Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
bam
2024/211
2024/1277
19 Eylül 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2024/211
KARAR NO:2024/1277
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:09/11/2023
NUMARASI:2023/648 Esas - 2023/789 Karar
DAVA:Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (Menfi Tespit)
İSTİNAF KARAR TARİHİ:19/09/2024
Taraflar arasındaki Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (Menfi Tespit) davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın feragat nedeniyle reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı ... Şti ile davalı banka arasında .... referans numaralı, 60 ay taksitli, 5.350.000,00 TL miktarlı ticari ihtiyaç kredisi sözleşmesi imzalandığını, müvekkilinin sözleşmenin kefili olduğunu, kredi sözleşmesinden kaynaklı borcun teminatı olarak dava dışı asıl borçlu şirketin taşınmazları üzerine ipotek tesis edilmesinin yanında bir de 22.12.2016 Tanzim, 28.11.2017 Vade Tarihli, 12.500.000,00 TL bedelli bono verildiğini, davalı yanın sözleşmeden kaynaklı borcun ödenmediği iddiası ile dava dışı şirket aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası üzerinden ipotek takibine giriştiğini, dava dışı şirketle birlikte müvekkili aleyhine ise .... sayılı kambiyo takibine başladığını, her iki takip dosyasının da aynı alacağa konu oluğunu, davalının ipotek dosyasından -taşınmazların satışı yoluyla- 31.10.2018 Tarihinde 2.732.000,00 TL tahsilat elde edilmiş olmasına rağmen, işbu tahsilatı, aynı alacağı konu alan... sayılı takip dosyasına bildirmediğini, halen tüm alacak yönünden takibe devam ettiğini, davalının, müvekkilinin taleplerini Arabuluculuk aşamasında kabul etmeyerek huzurdaki davanın açılmasına sebebiyet verdiğini, müvekkilinin kendisi ve ailesinin geçimini güçlükle sağladığını, müvekkilinin haklı iddiasında ıslah harcını ödeme gücünden yoksun olduğunu, bu nedenle HMK'nun 334 vd. maddeleri kapsamında ıslah harcı yönünden adli yardım taleplerinin olduğunu belirterek öncelikle; müvekkilimin huzurdaki davadaki taleplerinin açıkça dayanaktan yoksun olmaması, kendisi ve ailesinin geçimini zora düşürmeden yargılama giderlerini ödeme gücünden yoksun olması, hakkında altmış adet icra takibi bulunması hususları nazara alınarak adli yardım talebinin kabulüne, müvekkilinin .... sayılı takip dosyasından 31.10.2018 Tarihi itibariyle 2.732.000,00 TL borcunun bulunmadığının tespitine, haksız şekilde mükerrer tahsile yol açacak şekilde cebri icraya devam eden davalı yan aleyhine % 20'den az olmayan kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Dava henüz taraf teşkili aşamasında olduğundan cevap verilmemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "...Davadan feragat H.M.K. nun 307. maddesi hükümü gereğince uyuşmazlığı ve dolayısıyla davayı sona erdiren, davalı tarafın kabulünü gerektirmeyen ve kesin mahkeme hükmünün hukuksal sonuçlarını doğuran bir taraf işlemidir. H.M.K. nun 309. Maddesi hükmüne uygun olarak davacının davadan feragatının mahkemece saptanması halinde feragat sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerekir. Feragat bildirimi de H.M.K. nun 309. maddesi hükmüne uygun olarak mahkemece tesbit olunmuştur. Bu yasal nedenlerle davanın feragat sebebiyle reddine " karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafça davadan feragat edildiğinden ve 01.11.2023 tarihli beyan dilekçesi ile davacıdan yargılama gideri ve vekalet ücreti talebimizin olduğu bildirildiğinden, davacı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücreti ödemesine hükmedilmesi gerekirken, dosya içeriğine göre aksi yönde karar verilmesinin yasal düzenlemelere aykırı olduğunu, bu nedenle 09.11.2023 tarihli kararın müvekkili banka lehine yargılama gideri ve vekalet ücreti ödenmesi yönünde kaldırılmasına karar verilmesi gerektiğini, İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/648 Esas 2023/789 Karar sayılı 09.11.2023 tarihli kararı, dosyaya sunulu 01.11.2023 tarihli beyan dilekçesi uyarınca yasal düzenlemelere aykırı olarak verilmiş olduğundan, yargılama gideri ve vekalet ücreti açısından kaldırılarak müvekkili banka lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesine, istinaf yoluna başvurulmak zorunda kalınması, tamamen Mahkemenin hatasından kaynaklandığından, istinaf harç ve masraflarının taraflarına iade edilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiş, karara karşı davalı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davalı lehine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesinin yerinde olup olmadığı noktasındadır.Somut olayda mahkemece 20.10.2023 tarihli ara karar ile davacı vekilinin adli yardım talebinin reddine , aynı tarihli tensip zaptı ile davacı vekiline 46.655,73 TL peşin/nispi harcı, 269,85 TL başvurma harcını ikmal etmek üzere 1 ay kesin süre verilmesine karar verilmiş olup, davacı vekilince kesin süre içinde 01.11.2023 tarihinde feragat dilekçesi sunulması üzerine davalı vekiline, davacı vekilinin feragat dilekçesine karşı vekalet ücreti ve yargılama gideri talebi olup olmadığı hususunda beyanda bulunulması için tebligat çıkartılmıştır. Yapılan tebligat üzerine davalı vekili 01.11.2023 tarihli dilekçe ile yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunduğunu bildirmiştir. Davadan feragat 6100 sayılı HMK.'nın 307. ve 309. maddeleri hükümleri gereğince uyuşmazlığı ve dolayısıyla davayı sona erdiren, davanın kabulünü gerektirmeyen ve kesin mahkeme hükmünün hukuksal sonuçlarını doğuran bir taraf işlemidir. Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 6. maddesi, anlaşmazlık, davanın konusuz kalması, feragat, kabul, sulh veya herhangi bir nedenle; ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar giderilirse, Tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilirse tamamına hükmolunur, şeklindedir.Somut davacı vekili olayda henüz ön inceleme duruşması yapılmadan davadan feragat etmiş olup, bu halde Tarife hükümleriyle belirlenen vekalet ücretinin yarısına hükmolunması gerekir. Tarifenin 13/1. Maddesine göre konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla nispi olarak belirlenir. Ayrıca 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 169. Maddesine göre; yargı mercilerince karşı tarafa yükletilecek avukatlık ücreti, avukatlık ücret tarifesinde yazılı miktardan az ve üç katından fazla olamaz. Davanın ön inceleme duruşmasından önce ve eksik harç tamamlanmadan davacı tarafça davadan feragat edildiği anlaşıldığına göre Mahkemece davalı lehine Tarife hükümlerine göre maktu ücretinin yarısı olan 8.950 TL tutarında vekalet ücreti takdiri gerekirken, davalı yararına vekalet ücreti takdir olunmaması yerinde görülmemiştir. Öte yandan, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 22. maddesi uyarınca, davadan feragat, muhakemenin ilk celsesinde vuku bulursa karar ve ilam harcının üçte biri, daha sonra olursa üçte ikisi alınır. Anılan hüküm uyarınca, ön inceleme duruşmasından önceki feragat beyanı nedeniyle harcın 1/3 oranında alınması gerekir.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesince davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi isabetli görülmemiş ve bu nedenle davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından dairemizce yeniden karar verilmek suretiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, istinafa konu ilk derece mahkemesinin kararının HMK.'nın 353(1)b-2 maddesi gereği KALDIRILMASINA,1-Feragat nedeniyle davanın REDDİNE,2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 142,53 TL peşin harç ile davacı tarafça davanın başında yatırılmayan 269,85 TL başvurma harcının davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına 3-Davalı tarafça yapılan tebligat gideri olan 30,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-Davacı tarafça herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına 5-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider ve delil avansının HMK 333 .maddesi ve .... Tarifesinin 5. maddesi uyarınca yatırana iadesine 6-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT hükümlerine göre 8.950 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine7-İstinaf Yargılamasına İlişkin Olarak;a-Davalı vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine, b-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan istinaf başvuru harcı 1.169,40 TL ile istinaf posta tebligatmasrafı 195,00 TL olmak üzere 1.364,40 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 19/09/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:32