Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
bam
2024/593
2024/1275
19 Eylül 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/593
KARAR NO: 2024/1275
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 22/01/2024
NUMARASI: 2023/612 Esas - 2024/59 Karar
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 19/09/2024
Taraflar arasındaki İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın usulden reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;müvekkili şirketi kalem, tükenmez kalem, boya kalemi ve diğer kırtasiye ürünlerinin üretimi başta olmak üzere dağıtım, satış ve pazarlama alanlarında uzun yıllardır Türkiye'de faaliyet gösterdiğini, müvekkili şirketi ile davalı Şirket arasında Oyuncak Satış Sözleşmesi akdedildiğini, müvekkili şirketi tarafından, davalı şirket'in talep etmiş olduğu Sözleşme kırtasiye malzemeleri Davalı Şirket'e teslim edildiğini, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında akdedilmiş olan Sözleşme uyarınca; müvekkili Şirket Sözleşme'ye konu malları Davalı Şirket'e teslim etmeyi, buna karşılık davalı Şirket ise Sözleşme kapsamındaki ücretleri ödemeyi ve sözleşme gereği satın aldığı oyuncak bedellerini ifa etmeyi yüklendiğini, müvekkili Şirket yüklendiği edimi gereği gibi ifa ettiğini, ancak borçlu tarafından aynı özen gösterilmediğini ve sözleşme gereği sorumluluk altına girdiği kalemler için ödemede bulunulmadığını, müvekkili şirketi tarafından; Sözleşme'den doğan alacağı için; Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası nezdinde Sözleşme kapsamında yer alan cari hesap ekstresinde ve ödenmemiş toplam 60.992,74-TL cari hesap alacağının tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığını, devamında davalı şirket tarafından Müvekkili Şirket'in başlattığı icra takibine haksız ve dayanaksız olarak itiraz edildiğini, davanın kabulü ile davalı şirket'in Küçükçekmece ... icra müdürlüğü ... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu haksız ve hukuki mesnetten yoksun itirazın iptaline, takibin tüm fer'ileri ile devamına, takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere davalı şirket aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, ve yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı şirket'e yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı, İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile müvekkiline karşı icra takibi başlattığını, müvekkilinin yerleşim yerinin ''İkitelli/Küçükçekmece/İstanbul'' olması sebebiyle hem yetkiye hem borca karşı itirazda bulunulduğunu ve takibin durdurulmasına karar verildiğini, davacı, itirazlarının üzerine 20.01.2022 tarihinde ''... Dosyanın yetkili Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'ne'' gönderilmesini talep ettiğini, sundukları talep dilekçelerinden görüldüğü üzere davacı, taraflar arasındaki hukuki ilişkide Küçükçekmece Adliyesi'nin yetkisini kabul edip icra dosyasının Küçükçekmece Adliyesi'ne gönderilmesini talep etmiş fakat; huzurdaki davayı taraflar arasında yetki sözleşmesi imzalandığından bahisle İstanbul Çağlayan Adliyesi'nde açtığını, davacı eğer İstanbul Çağlayan Mahkemeleri'nin yetkili olduğunu düşünüyorsa, müvekkilinin ödeme emrine itirazında usulüne uygun olarak icra dairesinin yetkisine de itiraz etmiş olması sebebiyle, ikame edeceği itirazın iptali davasında öncelikle takibin başlatıldığı icra dairesinin yetkisinin belirlenmesini de talep etmesi gerektiğini, davacı tarafça da sunulan sözleşmeler de farklı mahkemeler yetkili kılındığını, İstanbul Çağlayan Mahkemeleri'nin yetkili olmadığı açık olduğunu, davacı, 15.09.2022 tarihinde itirazın iptali davası açmak üzere arabuluculuğa başvurulduğunu, davacı en geç bu tarihte müvekkilinin itirazına muttali olduğundan en geç 15.09.2023 tarihinde huzurdaki davayı ikame etmesi gerektiğini, bir yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açılan davanın reddi gerektiğini, davacının borca itirazın kendisine tebliğ edilmediği gerekçesiyle bir yıllık hak düşürücü sürenin başlamadığı şeklindeki iddiasında ise isabet olmadığını, davacı şirket, alınan malın toplam adetine göre alıcılara teşvik amaçlı çeşitli iskontolar uyguladığını ve yapılacak iskonto oran ve bedelini de bizzat kendisi belirlediğini, bu ticari ilişki kapsamında müvekkili de davacı tarafın kendisine belirttiği oranlar üzerinden iskonto faturası düzenlediğini, müvekkili tarafından davacının ''Bayi Yöneticisi olan ...'in'' 22.03.2019 tarihinde attığı e-mail doğrultusunda mal fazlası iskontosu açıklamalı'' ... numaralı 112.531,72 TL'lik'' iade faturası kesildiğini, bu iade faturasının kesilmesi akabinde 2019 yılı itibariyle taraflar arasındaki cari hesap özetine göre müvekkil davacı tarafa 89,93 TL borçlu olarak yılı kapattığını ve taraflar arasındaki ticari ilişki 2019 yılı itibari ile sona erdiğini, davacı tarafın muhasebe birimi tarafından 17.08.2020 tarihinde ''ticari mutabakat'' e-maili gönderildiğini, işbu mutabakat metninde müvekkilin ''bakiye borcunun 88,74 TL olduğu'' ay sonuna kadar cevap verilmediği takdirde TTK m.94 uyarınca belirtilen bu bakiye üzerinde mutabık kılınmış sayılacağı belirtildiğini, müvekkili de bu 88,74 TL borç bakiyesi üzerinde mutabık olduklarını belirten bir cevap verdiğini ve 29.09.2020 tarihinde bu borcunu ödeyerek taraflar arasındaki ticari ilişkiyi sıfırladığını, ticari ilişki ve borç bakiyesinin sona ermesi akabinde davacı 22.12.2020 tarihinde ''iskonto fiyat farkı'' açıklaması ile 40.749,27 TL'lik fatura kestiğini, müvekkili 24.12.2020 tarihinde bu faturayı iade ettiğini, davacı 21.01.2021 tarihinde iade faturası düzenlediğini, müvekkili 28.01.2021 tarihinde tekrar 40.729 TL'lik fatura düzenlediğini, 01.09.2021 tarihinde davacının muhasebe birimi tarafından gönderilen cari hesap mutabakatında ''müvekkilin 40.749,27 TL borcunun olduğu'' belirtildiğini ve taraflarınca bu mutabakat metnine itiraz edildiğini, yaklaşık iki ay sonra 02.11.2021 tarihinde davacının muhasebe birimi tarafından gönderilen cari hesap mutabakatında ise ''müvekkilin bakiye borcunun olmadığı'' belirtildiğini ve bizzat davacının kendi ikrar ve kabulü ile müvekkilinin hiçbir borcunun olmadığı ortaya çıktığını, davanın ve icra inkar tazminatı talebinin reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmişlerdir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "....davacı tarafından sunulan sözleşmelerin incelenmesinde, 31/12/2011 tarihinde düzenlenen sözleşmenin süresinin 5 yıl olarak kararlaştırıldığı, uzatıldığına dair bir kaydın bulunmadığı, oyuncak satış sözleşmesi başlıklı sözleşmenin ise 01/03/2017 tarihinde düzenlendiği, sözleşmenin sona ereceği yönünde yazılı mutabakata varmadıkları takdirde, sözleşmenin ihtarsız her sene otomatik uzayacağının kararlaştırıldığı ve bu sözleşmede yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu mahkeme ve İcra Dairelerinin yetkili olacağının kararlaştırıldığı görülmüş olup dava dilekçesinde de uyuşmazlığın Oyuncak satış sözleşmesinden kaynaklandığı beyan edilmiş olduğundan HMK 17 gereği kesin yetki hali bulunduğundan İstanbul Anadolu Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemelerinin bu davaya bakmaya yetkili olduğundan, davanın yetki yönünden usulden reddi ile mahkememizin yetkisizliğine ve karar kesinleştiğinde talep halinde dosyanın İstanbul Anadolu Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine ..." karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesince vekalet ücreti dahil olmak üzere yargılama giderleri hususuna hükmedilmemesi hatalı olduğundan istinaf kanunu yoluna başvurduklarını, vekalet ücreti dahil yargılama giderlerinin hükme bağlanmaması usul ve yasaya aykırı olduğundan İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/612 E., 2024/59 K. Sayılı kararının yalnızca bu yönden (vekalet ücreti) kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:Dava,oyuncak satış sözleşmesinden kaynaklanan cari(açık) hesaptan kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. İlk derece mahkemesince mahkemenin yetkisizliğine karar verilmiş,bu karara karşı davalı vekili istinaf yasa yoluna başvurmuştur.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, yetkisizlik kararında davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin gerekip gerekmediği noktasındadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 20/1 Maddesinde "Görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmesi hâlinde, taraflardan birinin , süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkemeye başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi gerekir. Aksi takdirde, bu mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verilir. " hükmü düzenlenmiştir.HMK'nın 326 maddesi uyarınca Kanunda yazılı hâller dışında yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği ve HMK'nın 323/1-ğ maddesinde ise vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücretinin, yargılama giderlerinden sayılacağı düzenlenmiştir. HMK'nun 331/2-3 maddesinde "Görevsizlik veya yetkisizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine davanın açıldığı mahkeme dosya üzernden bu durumu tespit ile davacıya yargılama giderlerini ödemeye mahkum eder. Davanın açılmamış sayılmasına karar verilen hallerde yargılama giderleri davacıya yükletilir" şeklinde düzenlenmiştir. Somut olayda, Mahkemece yetkisizlik kararı üzerine davacı vekilince dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmiştir. Buna göre HMK'nın 331/2. maddesine göre yetkisizlik kararı üzerine davaya yetkili mahkemede devam edileceği anlaşıldığından yargılama giderlerinden olan vekalet ücretine de davanın sonucuna göre yetkili mahkemece karar verilmesi gerektiğinden, yetki dava şartı yokluğu nedeniyle verilen kararda mahkemece davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmemesinde isabetsizlik yoktur. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davalı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 19/09/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:32