SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/213

Karar No

2024/1273

Karar Tarihi

19 Eylül 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

43. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2024/213

KARAR NO: 2024/1273

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 26/10/2023

NUMARASI: 2023/454 Esas - 2023/859 Karar

DAVA: Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 19/09/2024

Taraflar arasındaki Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın usulden rerddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "Davalı şirket ... San. ve Tic. Ltd. Şti. ("... Nakliyat") ile müvekkil şirket ... Tic. Ltd. Şti. ("... İnşaat"), yakıt tankı cinsi emtianın Katar'a taşınması hususunda, 06/07/2022 tarihli elektronik posta ile taşıma sözleşmesi akdettiğini, Katar ordusunun alıcısı olduğu taşımaya konu emtialar için vergi muafiyeti söz konusu olup, bu itibarla da, vergi muafiyeti ve ayrıca yükün çekilmesi ve teslimi için prosedürel işlem ve kayıtların önceden tamamlanabilmesi ve emtia varış limanına vasıl olduğunda bekleme olmaksızın ve vergi ödenmeksizin çekilebilmesi amacıyla önceden, taşımaya ait konşimento görüntüsünün ve bilgilerinin, Katar'daki ilgililerle paylaşılması zarureti davalı tarafla gerek sözlü gerekse de yazılı şekilde, e-posta yoluyla paylaşılmıştır.24/11/2022 tarih ve 13.23 saatli ve müvekkil ... İnşaat tarafından, davalı ...'a iletilen e-posta ile; "... Bey merhaba, aşağıda hem benim hem de ...’in bahsetmiş olduğu gemi konşimentosunu hazırlayabildik mi? Ne kadar erken olursa o kadar iyi olacaktır. Örneğin bazı diğer evrakları karşı tarafa ilettik biz. Konşimento kaldı bir tek. Sizden ricamız bir an evvel hazır edersek karşı tarafa gönderip işlemlerini başlatsınlar onlar da. Desteğiniz için teşekkür ederiz şimdiden. İyi çalışmalar" şeklinde, bu hususta tekrar hatırlatma yapılmıştır. 24/11/2022 tarih ve 14.54 saatli e-posta ile de davalı taraf, cevaben "Gemi firması ile yazışmalarımız devam ediyor. Alır almaz sizlere ileteceğiz." demiştir. 30/11/2022 tarihli e-postada, yazılı ve sözlü talepler üzerine davalı ... Nakliyat; "Merhaba , ... (konşimento) görüntüsü ektedir ancak düzeltilmesi gereken yerler var bir önceki bill of gibi alıcı ve gönderici notify ekleniyor. Gün içinde size revizesi iletilecektir." şeklinde talebe geri dönüş yapmıştır. Gün içinde taşımaya ait konşimento iletilmeyince de, bu kez yazılı şekilde yine 01/12/2022 tarihinde müvekkil ... İnşaat tarafından "Merhaba, Revize bill of görüntüsü gelmedi sanırım?" şeklinde hatırlatma e-postası atılmıştır. ... İnşaat yetkilisi tarafından 01/12/2022 tarihli e-postası ile, " Bu evrak ne kadar geç gelirse, o ka.dar Katar’daki Free Time dan yemiş oluyoruz. Bu evrak olmadan muafiyet işlemlerini başlatamıyorlar. Muafiyet evrakı olmadan da gümrükten çekemiyorlar. Dolayısıyla Free Time bitince mecburen demurrage kesiyorlar. ... bey bu konudaki desteğiniz çok önemli. Teşekkürler, .." şeklinde konunun önemi tekrar yetkilisince de açıkça vurgulanmıştır. Gemi ve konşimento değişikliği olduğunu bilmesi gereken davalı taraf olup, müvekkilin bu konuda kendilerine önceden yapılmış olan açık uyarısı ve konunun öneminin vurgulanmış olması karşısında, bu değişikliği ve ilk gönderdiği konşimentonun geçerli olmayacağını ve değiştiğini müvekkile davalı ... Nakliyat'ın bildirmesi gerektiği ve bunun görev tanımları dahilinde kalan ve bir "yan edim yükümlülüğü" olduğu ve TBK ve borca aykırılık hükümleri gereği sorumlu oldukları sarihtir. Davalı ... Nakliyat, basiretli tacir gibi hareket etmek yükümlülüğüne uymayarak, taşıyanın, taşıma sözleşmesinden doğan yan edim yükümlülüğünü ihlal etmiş ve müvekkil Mad'ın, aslında muafiyet olmasına rağmen, bu eşya için vergi ve fazladan ardiye ücreti ödemesine sebebiyet vermiştir. Davalı ... Nakliyat, bu uyuşmazlıkta sorumluluğu üstlenmemiş, işbu taşımayı organize eden kendileri olduğu halde, taşıma işleri organizatörlüğü/taşıyan sıfatının içerdiği yükümlülükler ve sorumluluklar dışında kalarak, bu konudaki sorumluluğu gemi acentesine yükümlemeye çalışmışlardır. Yasal olarak müvekkilin muhatabının davalı olduğu kat'idir." Bunun üzerine müvekkil tarafından arabulucuya başvurulduğunu, mahkemenin dikkatine sunulan tutanaklardan anlaşılacağı üzere, arabuluculuk toplantısından da olumlu bir sonuç alınamamış olup, işbu davanın ikame edilmesi ve yukarıda anılan sebeplerle müvekkilin zararının davalı taraftan tahsilinin talep edilmesi istenmiştir.

CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ... Tic.ltd.şti ile dava dışı yükün alıcısı arasında kararlaştırılan teslimat şeklinin "cıp" teslim şekli olduğu, ödenen gümrük vergisi ve ardiye ücretleri masraflarının yükün alıcısı olan katar silahlı kuvvetleri'ne( qatar armed forces) ait olduğu, bu hakkın davacı firma tarafından dava konusu edilerek davalı müvvekilden talep edilemeyeceği, davalı müvekkil saygınlar uluslararası taşımacılık, taşıyan sıfatının kendisine yüklediği sorumluluklardan doğan yüklemeye konu taşımanın güzergahını, gerekli olan diğer formalitelerin ve yükle ilgili bilgileri, gemi acentasına bildirerek doğru konişmento düzenlenmesine ilişkin yükümlü olduğu sorumluluğunu yerine getirerek emtiaları alıcısına eksiksiz ve sağlam şekilde etmiş,bu sebeple, konşimento hamili olan yükün alıcısı katar silahlı kuvvetlerinin konşimentodan doğan zararlarının tazminini, davacı satıcı firma talep edemeyeceği gibi(aktif husumet yokluğu sebebiyle) yine bu zararın tazminini konşimentoyu düzenleyen yetkili acente firması falcon uluslararası taşımacılıktan talep etmesi gerekirken(pasif husumet yokluğu sebebiyle) davalı müvekkil firmadan talep etmesi maddi gerçeklerle örtüşmeyen iddialar olup ileri sürdüğü işbu dava ile mahkemenizi yanıltma ve haksız kazanç sağlama gayreti içerisinde olup huzurdaki haksız davanın reddini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "....Dava, davacının alacak istemine ilişkin olup, davacı yanca karayolu taşımasının sonlanarak deniz yolu taşımasının başladığı Katar Al Ruwais limanında emtiaya ilişkin muafiyeti bulunmasına rağmen davalının kusuruyla ödemek durumunda kalınan gümrük vergisi ve liman ardiye ücretinin davalıdan tahsili talep edilmiş olup, bu haliyle uyuşmazlık deniz ticaretine ilişkindir. Dolayısıyla deniz ticaretine ilişkin bir uyuşmazlıktan kaynaklanan eldeki bu davada asliye ticaret mahkemesi değil, deniz ihtisas mahkemesi görevlidir. Asliye ticaret mahkemesi ile deniz ihtisas mahkemesi arasındaki ilişki görev ilişkisi olup HMK'nın 114/1-c maddesine göre dava şartlarından olan mahkemenin görevli olması davanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden(HMK m. 115/1)nazara alınır. davacı tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın mahkememizin görevsizliği nedeniyle; HMK 115-2 md uyarınca dava şartı noksanlığından usulden reddine, karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli denizcilik ihtisas davalarına bakmaya görevli İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmek üzere Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna gönderilmesine" karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel Mahkemenin görevsizlik kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, Ankara-İran-Katar güzegrahlı taşımanın, emtia Ankara'da tırlara yüklenmek ve bir daha hiçbir şekilde tır üzerinden indirilmeyerek aynı tırların, İran'a kara yolu ile vasıl olmasından sonra taşımayı, İran'da ... gemisine binerek ve Katar'a ... ile ulaşarak tamamlanması şeklinde organize edildiğini ve gerçekleştiğini, CMR Konvasiyonunun uygulanma şartlarından birisinin taşımanın tamamının karayolunda gerçekleştirilmesi olduğunu, bu şartın tek bir istisnası olan CMR m.2/I’e göre, “Yüklü aracın güzergahının bir kısmında deniz yolu, demir yolu, iç suyolu veya hava yolu ile ve CMR m.14 hükümlerinin uygulandığı haller dışında üzerindeki yük boşaltılmadan bir başka araçla taşındığı hallerde yine CMR hükümleri, yapılan taşımanın tümüne uygulanır.” şeklindeki düzenleme olduğunu, buradaki hareket noktasının yükün, üzerinde bulunduğu tır üzerinden boşaltılarak mı yoksa boşaltılmadan mı nakliyesinin tamamlandığı olduğunu, CMR’nin 2.maddesinin multimodal (çoklu, karma) taşımayı konu alacağını, somut olayda olduğu gibi multimodal taşımada tek bir sözleşme mevcut olduğunu ancaak taşıma işinde en az iki farklı taşıma modeli kullanılması gerektiğini, tek bir sözleşmenin var olmasının gereği olarak da taşıyıcının tüm taşıma modellerinde yaşanacaklardan, daha kısa bir anlatımla tüm taşıma işinden sorumlu olacağını, malları taşıyan aracın güzergahın bir bölümünde demiryolu, denizyolu ya da iç su yolları (veya havayolu) üzerinden taşınması ve malların karayolu yük taşıma aracından boşaltılmamış olması halinde, CMR Konvansiyonu yine tüm taşıma için geçerli olduğunu ve taşımanın tamamının "kara nakliyesi" şeklinde gerçekleşmiş kabul edildiğini, ... nakliyesinin de bu istisna hallerden olduğunu, ilgili bu düzenlemeye göre de, davaya konu taşımanın, tümüyle kara yolu ile gerçekleşen bir taşıma olarak kabul edilmesi gerektiğini, dosyanın deniz ticaretine ilişkin davalara bakmakla görevli İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesini talep etse dahi işbu dosya İstanbul 17 ATM tarafından da görülemeyeceğini, Usul ekonomisi gereği daha az zaman kaybetmek adına ve ilgili CMR Konvansiyonu gereği, işbu hatalı karara karşı istinaf kanun yoluna başvurduklarını, Deniz ihtisas mahkemesinin görevli olmadığını, kararın hatalı olup usul ve yasaya aykırı olduğunu, İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/454 E. - 2023/859 K. sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını ve dosyanın yeniden incelenmek üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE: Dava, taşıyıcının kusur nedeniyle ödendiği iddia olunan gümrük vergisi ve liman ardiye ücretinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece görev dava şartı noksanlığından usulden reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, mahkemenin görevli olup olmadığı noktasındadır.Değişik araçlarla taşımaya ilişkin Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 902. maddesi " Bu Kitabın Birinci ve İkinci Kısım hükümleri, aşağıdaki şartların tamamının bir arada varlığı hâlinde, değişik tür araçlar ile taşıma sözleşmelerine de uygulanır: Eşyanın taşınması bütünlük gösteren bir taşıma sözleşmesine dayanıyorsa, bu sözleşme bağlamında taşıma değişik türde araçlarla yapılacaksa, taraflar, her bir türdeki araç için ayrı sözleşme yapmış olsalardı, söz konusu sözleşmelerin en az ikisi farklı hükümlere bağlı tutulacak idiyse, aşağıdaki hükümlerle, uygulanması gerekli milletlerarası sözleşmelerde aksi yolda bir düzenleme yoksa." hükmünü haiz olup, (d) bendinde belirtildiği üzere, somut uyuşmazlıkta uygulanması gereken milletlerarası sözleşme yoksa TTK’nın 850 ve devamı maddeleri uygulanır. Kural böyle olmakla birlikte, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin taraf olduğu CMR Konvansiyonu’nun 2. maddesinde aksine hüküm bulunmaktadır. Anılan maddede "Mal yüklü taşıt, 14 üncü madde hükümlerinin uygulandığı haller dışında yolun bir kısmında deniz, demiryolu, nehir, kanal veya havayoluyla yük boşaltılmadan taşındığı hallerde bu Sözleşme taşımanın tümü için uygulanır. Ancak diğer taşıtlarla yapılan taşımalarda ortaya çıkan kayıp, hasar veya gecikmelerin, karayolu taşımacısının bir fiil veya ihmalinden doğmayıp yüklerin diğer taşıtlarda taşınması sırasında ve nedeniyle oluşabileceği kanıtlanır ise, Karayolu taşıyıcısının sorumluluğu bu Sözleşmeye göre, eğer sözkonusu diğer taşıtlar ile yükün taşınması için yasal koşullara uygun olarak o taşıt taşıyıcısı ile gönderen arasında bir mukavele yapılmış sayılır ve o mukavele konulması gelenekleşmiş hükümlere göre tayin edilir. Ancak, konulmuş bu gibi koşulların bulunmaması hallerinde, karayolu taşıyıcısının sorumluluğu bu Sözleşmeye göre tayin edilir. Eğer, karayolu taşımacısı diğer taşıtlar ile de taşıma yapıyor ise, sorumluluğu bu maddenin 1. paragrafına göre tayin edilir. Ancak bu durumda, karayolu ve diğer taşıtlar ile taşıma yapan kimse, iki ayrı kişi gibi işlem görür." düzenlemesi yer almaktadır. Somut olayda taşıma sözleşmesi multi modal taşıma denilen karma taşıma sözleşmesi olup, davaya konu taşıma, Ankara'dan İran'a karayolu, İran'dan deniz yoluyla Katar'a yapılmıştır. Dosya kapsamında yer alan ve davalı şirketin kaşesi bulunan 3 adet fotokopi şeklindeki CMR senedinin 3 adet 30.000 galon kapasiteli çelik yerüstü yakıt tankının .../ ..., .../..., ...plakalı araçlarla Ankara'dan Katar'a taşınmasına ilişkin olduğu, yine fotokopisi sunulan 11/29/2022 ve 12/05/2022 tarihli konşimentoların 3 tankın İran limanından Katar limanına taşınmasına ilişkin olarak hazırlandığı anlaşılmaktadır. Eldeki davada, dava konusu taşıma multimodal bir taşıma olup, taraflar arasındaki e-mail yazışmalarından deniz taşımasının ... gemisi vasıtası ile gerçekleştirildiği konusunda ihtilaf bulunmamaktadır. Taşımanın yapıldığı kara aracının bir süre deniz vasıtasıyla taşınması, "yolun bir kısmında yük boşaltılmadan taşınması halinde CMR nin taşımanın tümü için uygulanacağı" düzenlemesine ilişkin CMR 2. maddesi gereği bir bütün olarak CMR hükümlerine tabi olup, iş bu davaya bakmakla görevli mahkemenin Ticaret Mahkemeleri olduğu anlaşılmakla ilk derece mahkemesince Denizcilik İhtisas Mahkemesinin görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmesi isabetli olmamıştır. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda, Mahkemece görevsizlik kararı verilmesi isabetli görülmemiş ve bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

KARAR:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)a-6 maddesi uyarınca USULDEN KALDIRILMASINA, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine,2-Davacı tarafça yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine, 3-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yapılacak yargılama sırasında değerlendirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)g maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 19/09/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

sürülenistinafileriderecesebepleriusuldenkabulüistanbulAlacakkaldırılmasına(TaşımagerekçenumarasımahkemesikararıKaynaklı)cevapSözleşmesi

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:32

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim