SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/1125

Karar No

2024/1270

Karar Tarihi

19 Eylül 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

43. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2024/1125

KARAR NO: 2024/1270

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 01/02/2024

NUMARASI: 2023/216 Esas - 2024/99 Karar

DAVA: Alacak (Taşınmaz Alım-Satımı Kaynaklı)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 19/09/2024

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacılar vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; yüklenici ... İnş. ve Taah. A.Ş. ile arsa sahibi Sınırlı Sorumlu Oto Tamircileri ve Benzerleri Küçük Sanayi Sitesi Yapı Kooperatifi arasında Beyoğlu ...Noterliği'nin 16/10/2014 tarihli "Düzenleme Şeklinde Tahsis Suretiyle Yapıdan Pay Verilmesi Şeklinde İnşaat Sözleşmesi" akdedildiğini, sözleşmeye göre yüklenici ile arsa sahibi "Kooperatifin sahibi olduğu İkitelli Organize Sanayi Bölgesinde Atatürk Oto Sanayi Sitesi olarak kurulu alanda İstanbul İli, Başakşehir İlçesi, ... Mahallesi mevkii tapusunda kayıtlı ... ada ... parsel sayılı 3532,83 metrekare yüz ölçümlü arsa üzerinde ilişik avam projede gösterilen yapıların inşaası konusunda anlaşıldığını, sözleşmeye göre; yüklenicinin "anahtar teslim" suretiyle edimini ifa edeceğini, anahtar teslimin; fiziki ve hukuki olarak inşaatın tamamlanmış , ruhsat ve kullanma izni alınıp kat mülkiyeti kurulmuş olmasını ifade ettiğini, sözleşmenin noter huzurunda imzalandığı tarihten itibaren yürürlüğe gireceğini, yine sözleşmede; "inşaatın imar durumuna göre alınmış ruhsat ve müsadere üzerine yapılacak yapıda oluşan bağımsız bölümlerden bütün koşullar yerine getirilmiş olması kaydıyla %50' nin Kooperatife teslim edilmesi karşılığında % 50' ye tekabül eden bağımsız bölümler yükleniciye tahsis ve devir edilecektir. Bina sözleşme ekindeki teknik şartnameye uygun olarak yapılacaktır." şeklinde açıklama bulunduğunu, yine sözleşmede; "yüklenici edimini anahtar teslimi yapacak şekilde üstlendiğinden ötürü iş bu sözleşme kapsamındaki işle ilgili olarak ve işin hitamına kadar mali, sosyal sigortalar iş ve sair mevzulardan doğan tüm yasal vecibeleri takip etmek ve sonuçlandırmak durumunda olduğundan sözleşme konusu işin yapımından doğan hukuki, mali ve cezai sorumlulukları da sözleşme koşul ve sınırları içerisinde üstlenmiş sayılacağı, işin fenni sorumluluğu ve bütün işlerin mevzuat, plan ve projelerine uygun şekilde yapılmasını sağlamak, takip etmek ve denetlemek gibi sorumlulukların yükleniciye ait olduğu, inşaat temel ve temel üstü ruhsatlarının alımı için ödenecek vergi ve harçlar ile asansör, ruhsat harçları ve vergileri ile iskan alımı için gerekli her türlü müracaat ve işlemleri de yüklenici tarafından karşılanacağı, sözleşmenin 11. maddesine göre kademeli devir söz konusu olup iskan alınması halinde kalan %5 lik kısmın da yükleniciye devredileceği konusunda da anlaşıldığını, müvekkili şirketlerin İstanbul / Başakşehir İlçesi, ... Mahallesi ... Bulvarı, ... ada ... nolu parsel zemin katta bulunan ... ve ... nolu asma katlı iş yerini satın aldıklarını, davalı ... İnş. ve Taah. A.Ş. ile davacı ... Tic. A.Ş. arasında 13/06/2018 tarihli "Satış Ön Protokolü", 05/03/2018 tarihli "Gayrimenkul Satış Sözleşmesi", 25/06/2018 tarihinde "Satış Ön Protokolüne Ek Ön Ödemeye İlişkin Taksitlendirme Protokolü" nün imzalandığını, Gayrimenkul Satış Sözleşmesinde; sözleşmeye ek teknik şartnameye göre taşınmazın satıldığı, Eylül ayında iskanının alınacağı, tapu devrinin 1.500.000,00-TL'lik ödemeden sonra yapılacağı, 25/06/2018 tarihli Protokole göre; "Gayrimenkul tüm yasal ( projesine ve sair hiçbir eksiklik olmaksızın) unsurlarına haiz olarak alıcıya satılmıştır." hususunun kararlaştırıldığını, yine müvekkili şirketin dava konusu 7 nolu taşınmaz için davalı ... İnş. ve Taah. A.Ş ile davacı alıcı ... Tic. Ltd .Şti arasında 02/06/2016 tarihli Taşınmaz Satışı Sözleşmesi yapıldığını, sözleşmede kar paylaşımına ilişkin maddelerin davalı şirket tarafından yerine getirilmediğini, müvekkili şirketlerin sözleşme kapsamında üstenmiş olduğu yükümlülükleri yerine getirip satış bedellerini nakit, havale, sıralı çekler vermek suretiyle davalı tarafa ödeme yaptığını, davalının ise gerek arsa sahibi ile imzaladığı sözleşme ve gerekse müvekkilleri tarafınca imzalanan sözleşmeler uyarınca iskan ruhsatı almak ve taşınmazları her türlü ayıptan ari şekilde müvekkillerine teslim etmekle yükümlü olduğunu, müvekkillerinin söz konusu taşınmazları showroom ve araç tamir-bakım servisi olarak kullanma amacı ile satın almış olup davalı tarafın binanın iskanını (yapı kullanma izin belgesi) almaması ve binada projeye aykırı imalatlar yapılması nedeniyle müvekkillerini ağır bir zarara uğrattıklarını, taraflar arasında iskan alınmasına dair başka protokoller de imzalanmış olsa dahi halen iskanların alınamadığını, davalı yüklenicinin 7 nolu taşınmazdaki 192 metrekarelik eksiklikten sorumlu olup hileli davranışta bulunduğundan 192 metrekarenin dava tarihi itibariyle bilirkişiler tarafından hesap edilecek rayiç değerini müvekkiline ticari temerrüt faiziyle birlikte ödemek zorunda olduğunu, aynı şekilde davalı duvarın yıkılması nedeniyle müvekkil tarafından yapılan masraflardan da sorumlu olduğu, eğer mahkeme rayiç bedele hükmedilmemesi kanaatinde ise taşınmazın satış tarihi itibariyle gerçek ayıpsız rayiç değeri ile ayıplı haldeki rayiç değeri ayrı ayrı belirlenerek, bu iki değerin birbirine bölünmesi suretiyle elde edilecek oranın satış bedeline uygulanmak suretiyle tespit edilecek değerin müvekkile verilmesi gerektiğini belirterek açıklanan tüm bu nedenlerle, öncelikle davanın aralarında bağlantı bulunması nedeniyle 6100 Sayılı HMK'nın 166/1 maddesi gereğince İstanbul 8.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/723 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine, dava konusu İstanbul/Başakşehir İlçesi, ... Mahallesi ... Bulvarı, ... ada ... nolu parsel zemin katta bulunan ... ve ... nolu asma katlı iş yerleri için iskan ruhsatı alınmasının mümkün olup olmadığının tespitine, iskan ruhsatı alınması mümkün ise iskan ruhsatı masraflarının bilirkişi marifetiyle tespit ettirilmesini, davalıya uygun bir süre tanınarak tespit edilen bu ücreti depo ettirilmesinin sağlanmasına, belirlenen süre içerisinde davalı tarafından depo edilmez ise, müvekkiller tarafından davalı yüklenici nam ve hesabına ikmali için nama ifaya izin verilmesini ayrıca sözleşme uyarınca yükleniciye verilmesi gereken bağımsız bölümlerin masrafları karşılamaya yetecek kadarının satışı ve satılacak bağımsız bölümlerden elde edilecek bedelle iskan eksikliğinin yüklenici namına tamamlanması için davacı tarafa izin ve yetki verilmesine, yüklenici adına kayıtlı taşınmazların tapu kayıtlarına 3.kişilere devir ve temlikinin önlenmesi açısından teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesine, eksik ifa niteliğindeki iskan taleplerine ilişkin olarak 6100 Sayılı HMK'nın 107 maddesi gereğince fazlaya dair talep ve dava açma hakları saklı kalmak şartıyla şimdilik 10.000 TL tazminat bedelinin davalıdan tahsiline, davalı yüklenici 7 nolu taşınmazdaki 192 metrekarelik eksiklikten sorumlu olup; 192 metrekarenin dava tarihi itibariyle rayiç değeri hesap edilerek bu bedel ile duvarın yıkılması nedeniyle müvekkilinin yapmış olduğu masraflara karşılık gelmek üzere 6100 Sayılı HMK'nın 107 maddesi gereğince fazlaya dair talep ve dava açma hakları saklı tutularak şimdilik 10.000 TL 'nin ticari temerrüt faiziyle birlikte davalıdan alınarak müvekkile verilmesini,eğer mahkeme dava tarihi itibariyle rayiç bedele hükmedilmemesi kanaatinde ise taşınmazın satış tarihi itibariyle gerçek-fiili durumu ayıpsız kabul ederek ayıpsız rayiç değeri ile, ayıplı (192 metrekare azaltılmış) haldeki rayiç değeri ayrı ayrı belirlenerek, bu iki değerin birbirine bölünmesi suretiyle elde edilecek oranın satış bedeline uygulanmak suretiyle tespit edilecek değerin aynı şekilde ticari temerrüt faiziyle birlikte müvekkile verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmamış, davalı vekili duruşmalardaki beyanlarında, iskan alınyana tebligat yasası hükümlerine uygun şekilde dava dilekçesi ve duruşma günü bildirildiği halde; cevap ve delil bildirmemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " Somut olayda, davacı tarafça, dava konusu taşınmazlara ilişkin iskan ruhsatı alınmasının mümkün olup olmadığının tespiti, iskan ruhsatı alınması mümkün ise buna ilişkin talepler doğrultusunda gerekli işlemler yapılmasına yönelik kararlar verilmesi, iskan ruhsatı alınması mümkün değil ise sözleşmeyi feshetme saklı tutularak, eksik ifa nedeniyle tazminat talebi ve piyasa rayiç değerine göre alacak talebinde bulunmaktadır. Dava konusu taşınmazların İkitelli OSB kapsamında bulunması nedeniyle, taşınmazların yapı ruhsatı ve yapı kullanma izin belgesinin(iskan belgesi) İkitelli OSB Başkanlığı'nca değerlendirme yapılarak verileceği/verilmeyeceği anlaşılmaktadır. Ancak dosya kapsamından, taşınmazların maliki olan davacı tarafın, dava konusu taşınmazlar için yapı kullanma izin belgesi almak amacıyla İkitelli OSB Başkanlığı'na herhangi bir müracaatının bulunmadığı anlaşılmaktadır. Taşınmazların maliki olan davacıların, önce yapı kullanma izin belgesi alma talebiyle İkitelli OSB Başkanlığı'na, gerekli belgelerle başvuru yapması, buna ilişkin gerekli işlemleri yapması, başvurunun olumsuz sonuçlanması halinde, ilgili yargı mercilerine başvuruda bulunması gerekmektedir. Davacı tarafça, yapı kullanma izin belgesi alınması amacıyla hiç bir başvuruda bulunulmadan, gerekli yasal prosedürler izlenmeden, doğrudan Mahkemeden yapıl kullanma izin belgesi alınıp alınamayacağının tespiti ve buna bağlı taleplerde bulunulmasında hukuki yarar bulunmamaktadır. Tüm bu nedenlerle, davacı tarafından açılan davanın, hukuki yarara ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle 6100 sayılı HMK’nın 114/1-h ve 115/2. maddeleri gereğince usulden reddine, ..." karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının iskan belgesinin alınması için öncelikle idari başvuru yapması gerektiği yönündeki mahkeme gerekçesinin bir dayanağı olmadığını, iskan yani yapı kullanma izin belgesinin kim tarafından alınacağı sözleşme ve kanun ve içtihatlarla sabit olduğunu, mahkeme yüklenicinin sorumluluğundaki bir mükellefiyeti kanuna açıkça aykırı olarak 3.bir kişi veya kuruma yüklemeye çalıştığını, davacı şirketlerin araç alım satım ve servis hizmetlerinde faaliyet gösterdiğini, taşınmazların tüm yasal unsurlarına haiz olarak alıcıya satıldığı, teknik şartnamede ve projede eksiklik bulunmadığı, satılanın kullanıma hazır olduğu , ufak tefek eksikliklerin bulunması halinde bu eksikliklerin kendileri tarafından giderileceğinin taahhüt edildiği görülmekte olduğunu, davacıların faaliyet alanlarına uygun olarak gördüğü ve satıcının-yüklenicinin vermiş olduğu taahhütlere itimat ederek söz konusu satış sözleşmelerini imzaladıklarını, davacı şirketin sözleşme kapsamında üstenmiş olduğu yükümlülükleri yerine getirmiş satış bedellerini nakit, havale, sıralı çekler vermek suretiyle davalı tarafa ödediğini, sözleşmenin maddeleri birlikte değerlendirildiğinde iskan izni alma yükümlülüğünün yüklenici davalı müteahhitte olduğunun açıkça anlaşıldığını, İskan ruhsatı alınmadığı durumda, eserin tamamlanmamış yani sözleşmeye yahut yapının amacına göre gerekli olan bütün işlerin bitirilmiş ve yapı kullanıma hazır hale gelmediğini, söz konusu yıkım üzerine davacı 7 nolu asma katlı dükkanın projesine uygun şekilde inşa edilmediğini , tasdikli projeye göre 7 nolu dükkanın davacıya fiili olarak 192 metrekare daha büyük gösterildiğini , hile yapılmak suretiyle aldatıldığını öğrendiğini, dolayısıyla satıcının ayıba karşı tekeffül borcu bulunduğunu, ayrıca 8 nolu bağımsız bölüm için aynı yükleniciye karşı eksik ve ayıplı ifalar nedeniyle açılan davadan bu dosyanın tefrik edilmesinin de hatalı olduğunu, benzer talepler gözetildiğinde bu dosyanın İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/723 Esasındaki davayla birlikte değerlendirilip sonuçlandırılması gerektiğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle: davacının kendi kullanım amacına göre tesis edeceği noktaları eksiklikmiş gibi direterek çekin ödenmesinin önüne geçme niyetinde olduğunu, söz konusu eksikliklerin ayıplı malla ilişkilendirilmesinin hukuken mümkün olmadığını, davacının gayrimenkulü görerek isteyerek olduğu gibi kabul ettiğini, daha sonradan ortaya çıkan bir eksiklikte bulunmadığını, gayrimenkulün ayıplı olduğunun düşünülmesi durumunda bile, davacının davalı şirkete göndermiş olduğu ihtarname ile malı devir ve teslim aldığı tarih arasında iki buçuk ay kadar bir süre bulunduğunu, davacının, davalı şirketin “korunması gereken hukuki bir menfaatin olmadığı” yönündeki beyanlarına katılmadıklarını, HMK madde 394/1 (1) karşı taraf dinlenmeden verilmiş olan ihtiyati tedbir kararlarına itiraz edilebileceğini, aksine karar verilmedikçe, itirazın icrayı durdurmadığını,” “ İhtiyati tedbir kararının uygulanması sebebiyle menfaati açıkça ihlal edilen üçüncü kişilerin de ihtiyati tedbiri öğrenmelerinden itibaren bir hafta içinde ihtiyati tedbirin şartlarına ve teminata itiraz edebileceğini, dava konusu çekin ödenmemiş ve bahanelerle geciktirildiğini, halen de davacı firmadan çek bedeli haricinde de alacağın olduğunu, Bununla ilgili yasal haklarını saklı tuttuklarını, davacının dava konusu olayla ilgili ilk olarak İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne başvurduğunu, İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından ihtiyadi tedbir talebinin reddine karar verildiğini, bu kararın davacı tarafça istinaf edildiğini, İstinaf incelmesi neticesinde de istinaf talebinin reddine karar verildiğini, davacı tarafın aynı konuya ilişkin tedbir talebinin istinaf incelemesinden de geçip kesinleştiğini, davacı tarafın tarafları ve konusu aynı olan bir olayla ilgili birden fazla başvuru yapmak suretiyle dava açma hakkını kötüye kullandığını düşündüklerini, bu nedenle istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE: Dava, yükleniciden satın alınan ve projesine göre imal edilecek taşınmazın iskan ruhsatının alınmaması nedeniyle, tespit, iskan ruhsatı alınmasının mümkün olması halinde bunun için gerekli bedelin depo ettirilmesi, nama ifaya izin verilmesi, ruhsat alınmasının mümkün olmaması halinde eksik ifa nedeniyle tazminat, 7 nolu bağımsız bölüm yönünden 192 m2 eksik ifa nedeniyle tazminat yada ayıp oranında indirim, kira bedellerinin tahsili talebiyle açılmıştır. İlk derece mahkemesince; dosyaya toplanan deliller esas alınarak davacının taleplerinin iskan alınmamasına bağlı talepler olduğu ve davacıların iskan almak üzere öncelikle İkitelli OSB başkanlığına başvurmaları gerektiği, bu başvuru yapılıp iskan ruhsatının alınıp alınmayacağı belirlenmeden mahkemeden buna bağlı taleplerde bulunulmasında hukuki yarar yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacılar vekili tarafından yukarıda yazılı sebepler ile istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davacıların talepleri konusunda hukuki yararın bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. Medeni usul hukukunda hukuki yarar, mahkemede bir davanın açılabilmesi için, davacının bu davayı açmakta ve mahkemeden hukuksal korunma istemekte bir çıkarının bulunması gerektiğine ilişkin ilke anlamına gelir. Davacının davayı açtığı tarih itibariyle dava açmakta hukuk kuralları tarafından haklı bulunan (korunan) bir yararı olmalı, hakkını elde edebilmesi için mahkeme kararına ihtiyacı bulunmalıdır. 6100 sayılı Kanun'un sözü edilen maddesinin gerekçesinde de "...Maddenin birinci fıkrasının (h) bendinde ise davacının dava açmakta hukukî yararının bulunmasının bir dava şartı olduğu hususu açıkça vurgulanmıştır. Burada sözü edilen hukukî yarardan maksat, davacının sübjektif hakkına hukukî korunma sağlanması hususunda mahkemeye başvurmasında hâli hazırda hukuken korunmaya değer bir yararının bulunmasıdır. Bir başka ifadeyle, davacı hakkına kavuşmak için, hâli hazırda mahkeme kararına muhtaç bir konumda değilse onun hukukî yararının bulunduğundan söz etmek mümkün değildir..." yönünde açıklamalar yer verilmiştir.Öte yandan bu yararın "hukuki ve meşru", "doğrudan ve kişisel", "doğmuş ve güncel" olması da gerekir (Hanağası, E.: Davada Menfaat, Ankara 2009, s.135). Hukuki yarar dava şartlarından olup 6100 sayılı HMK'nın 114. maddesine göre, davacının dava açmakta hukuken korunmaya değer bir yararının bulunması gerekir. Bu şart, dava konusuna ilişkin genel dava şartlarından biri olup, davanın esası hakkında inceleme yapılabilmesi ve esas hakkında hüküm verilebilmesi için varlığı gerekli olduğundan, olumlu dava şartları arasında sayılmaktadır. Bu nedenle menfaate, davanın dinlenebilmesi (mesmu olması, kabule şayan olması) şartı da denilmektedir (Hanağası, s. 19-21). Bir davada, menfaat (hukuki yarar) ilkesinin dava şartı olarak gözetilmesinin, yargılamanın amacına ve usul ekonomisi ilkesine uygun olacağı her türlü duraksamadan uzaktır.Bu ilkeden hareketle bir davada hukuki menfaatin bulunup bulunmadığı mahkemece, tarafların dava dosyasına sunduğu deliller, olay veya olgular çerçevesinde yargılamanın her aşamasında ve kendiliğinden gözetilmelidir. Böylelikle kişilerin haksız davalar açmak suretiyle dava hakkını kötüye kullanmasına karşı bir güvence de sağlanmış olmaktadır (Pekcanıtez, s.946-949). Nitekim aynı görüş Hukuk Genel Kurulunun 24.11.1982 tarihli ve 1982/7-1874 E.-1982/914 K.; 05.06.1996 tarihli ve 1996/18-337 E.-1996/542 K.; 10.11.1999 tarihli ve 1999/1-937 E.-1999/946 K.; 25.05.2011 tarihli ve 2011/11-186 E. 2011/352 K. ve 01.02.2012 tarihli 2011/10-642 E.-38 K. sayılı kararları ve yukarıda emsal olarak gösterilen diğer kararlarda da benimsenmiştir. (emsal Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2019/853 E. 2020/907 K. ) Davacıların tespit istemleri ile birlikte ayıplı ifa ve/veya eksik ifaya dayalı tazminat istemlerinde bulunmuşlardır. ilk derece mahkemesince her bir talep yönünden ayrı ayrı değerlendirme yapılmadan, yapı kullanma izin belgesini alma konusunda sözleşme hükümleri değerlendirilmeden, davacıların yapı izninden bağımsız olarak eksik ifa nedeniyle tazminat talebi hakkında bir değerlendirme yapılmadan davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi isabetli olmamıştır. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda, Mahkemece eksik inceleme ile davanın sonuçlandırılması isabetli görülmemiş ve bu nedenle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)a-6 maddesi uyarınca USULDEN KALDIRILMASINA, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, 2-Davacı tarafça yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine, 3-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yapılacak yargılama sırasında değerlendirilmesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)g maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.19/09/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

sürülenistinafileridereceAlım-SatımısebepleriusuldenkabulüistanbulAlacakkaldırılmasınagerekçe(TaşınmaznumarasımahkemesiKaynaklı)cevap

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:32

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim