SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2023/1689

Karar No

2024/1260

Karar Tarihi

19 Eylül 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

43. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2023/1689

KARAR NO: 2024/1260

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 28/09/2023

NUMARASI:2021/137 Esas - 2023/621 Karar

DAVA: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 19/09/2024

Taraflar arasındaki İtirazın İptali (...) davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın usulden reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;müvekkili davacının, çelik fan parçaları, bağlantı fan parçaları cinsi eşyaların, 12 adet özel tip taşıma aracı ile... taşınma işini üstlenmek suretiyle davalı ile 08.11.2019 tarihinde anlaştığını, taşımaya konu edilen eşyaların,17.12.2019-23.12.2019 tarihleri arasında 12 araca yüklendiğini, tam ve sağlam olarak 25.12-2019-31.12.2019 tarihleri arasında varış yerinde teslime hazır hale geldiğini, davalının ilk-son yükleme zamanı, varış-boşaltma tarihine kadar, talep ve talimatlarına uygun riziko alan ve sorumluluğunda bulunan, teslimden önce refakat ve lüzumlu belgeleri teslim etmemesi, dış ticaret operasyonunu yönetememesi nedeniyle derhal tamamlanması gereken varış yeri gümrük iş vec işlemlerinin yerine getirilmediğini, davacının risk alanından kaynaklanmayan nedenlerle taşıma araçları varış ve boşaltma tarihlerine göre toplamda 296 gün beklemek zorunda kaldığını, her bir aracın niteliğine göre günlük bekleme ücretlerinin davalıya iletildiğini, bu kapsamda davalının riziko alanı ve sorumluluğunda oluşan bekleme ücretlerinin davalıca ödeneceğinin taahhüt edilmesi üzerine varış yeri gümrük işlemlerinin bitmesi sonrası eşyaların boşaltıldığını, taraflar arasındaki ticari teamüller uyarınca, bekleme ücretine ilişkin toplam 108.500 Euro tutarındaki faturaların davalıya iletildiğini, davacının, bekleme ücretlerine ilişkin uyarı ve bilgilendirmeleri birden fazla iletmesine rağmen anılan faturalara konu alacakların davalı tarafından ödenmemesi üzerine hukuki yollara başvurulacağına ilişkin ihtarname gönderdiğini, davalı temsilcisinin, ihtarname konusu sorunun giderilmesi için yasal yollara başvurulmadan ihtilafın kısa bir sürede çözüme kavuşturulacağını, bu nedenle yasal adımların atılmasından imtina edilmesini talep etmiş ancak kabul mümkün olmayan 20.000 Euro ödeme teklifi sunulduğunu, netice olarak, bekleme ücretinin ödenmemesi üzerine tahsili yönünden faturaya dayalı davalı aleyhine başlatılan ...sayılı takibe vaki itiraz üzerine zorunlu arabuluculuk görüşmelerinden bir neticeye varılamaması üzerine işbu dava davanın açılması söz konusu olduğunu, davalı yanca ikrarlı resmi ve y azılı belgeler uyarınca davalının taşıma konusu ile ilgili olayda bekleme ücretlerinin ödenmesinde kayıtsız kalması, davalının İİK 257/2-1.maddesi uyarınca Türkiye'de muayyen bir yerleşim yerinin bulunmaması, Türkiye'de malvarlığının bulunmaması ile davanın haklılığının gerçeğe yakın bir şekilde ispatının mahkemece takdir edilmesi sonucuna göre öncelikli olarak teminatsız, aksi halde uygun görülecek teminat karşılığında müvekkilinin mağduriyetine sebebiyet vermemek ve sonucunda davanın sonuçsuz kalmamasını sağlamak üzere, davalının sahibi olduğu taşınır ve taşınmazlarına, bankalardaki mevduat hesaplarına, hak ve alacakları ile 3.kişiler nezdinde doğmuş ve doğacak hak ve alacakları üzerine tedbir suretinde karar verilmesi için ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir yönünden karar verilmesini, davalının haksız ve kötü niyetli olarak takibe vaki itiraz nedeniyle dava konusu alacak miktarının %20'sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini, 4.926,50 TL miktarlı çeviri gideri dahil olmak üzere yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki davanın, ...tarafından .. aleyhine ... Esas sayısı ile başlatılan icra takibine karşı sundukları itirazlarının kaldırılmasına ilişkin olduğunu, her ne kadar davacı şirketin, bahsi geçen taşıma işi sonucunda 108.816,10 Euro bekleme ücretine hak kazandığını iddia etse de, bu iddianın haksız ve mesnetsiz olup, davacı şirketin taleplerinin reddini istemek zorunluluğunun hasıl olduğunu, taraflar arasında yapılan taşıma anlaşmasında yetki şartı olduğunu, mahkemenin somut uyuşmazlıkta yetkili olmadığını, huzurdaki uyuşmazlığın müvekkili şirket ile davacı.. numaralı ve 29.04.2019 tarihli sipariş emri uyarınca gerçekleştirilen taşıma işine ilişkin olduğunu, müvekkili şirket tarafından sunulan ve davacı şirket tarafından kabul edildiği belirtilen sipariş emrinin dördüncü sayfasında yer alan Yargı Yetkisi (...) başlıklı 28. maddesi uyarınca; "Sözleşme, her bakımdan İngiliz Hukukuna göre ele alınacak ve yorumlanacaktır ve Sözleşme kapsamında ortaya çıkan her türlü iddia veya ihtilafta İngiliz mahkemeleri münhasıran yetkili olacaktır.” ibaresinin yer aldığını, dolayısıyla tarafların yetkili mahkeme olarak İngiliz mahkemelerini seçtiği ve dava konusu uyuşmazlığın İngiliz mahkemeleri önünde görülmesi gerektiğinin ortada olduğunu, yargıtay kararları uyarınca da yetki sözleşmesi ile yabancı bir mahkeme yetkili kılındı ise, Türk Mahkemelerinde açılan davalar hakkında yetkisizlik kararı verilmesi gerektiğini, dolayısıyla uyuşmazlığın esasına girilmeden önce, huzurdaki uyuşmazlığa ilişkin olarak Türk Mahkemelerinin yetkisiz olması nedeniyle yetkisizlik kararı verilmesi ve davanın usulden reddedilmesi gerektiğinin açık olduğunu, taraflar, aralarındaki uyuşmazlıklarda İngiliz Hukuku'nun uygulanacağının kararlaştırıldığını, somut olayda Türk Hukuku’nun uygulanmasının olanaklı olmadığını, davacı şirketin taşıma işini üçüncü kişiye devrettiğini ve taşımanın üçüncü kişi tarafından gerçekleştirildiğini, bu nedenle davacının huzurdaki davada aktif husumet ehliyetinin olmadığını, müvekkili şirket ile davacı ... arasında sipariş emri uyarınca taşıma işi gerçekleştirilmesinin kararlaştırıldığını, buna göre sipariş emrinin ekinde listelenen malların dava dışı ...A.Ş.’den teslim alınarak ..., Sırbistan’a teslim edileceğini, düzenlenen transit refakat belgelerinden, dacacının dosyaya sunmuş olduğu taşıma (... senetlerinden ve davacının tercümesini sunmadığı gümrük belgelerinden görüleceği üzere...işbu taşıma işini alt taşıyıcıya devrettiğini, davacının delilleri arasında yer alan ... senetlerinin bir kısmının içeriği net olarak okunamamakla birlikte, ilgili senetler taşıyan ...sıfatıyla ... tarafından düzenlenmiş olup, davacı ...arafından da gönderen (“shipper”) sıfatıyla imzalandığını, ilgili ... senetlerinden açıkça görüldüğü üzere, huzurdaki davaya konu taşıma işinin fiilen dava dışı ... tarafından gerçekleştirildiğini ve söz konusu taşıma işi ve organizasyonun bir başka taşıma şirketi olan... Ltd. Şti. aracılığı ile yapıldığını, özetle Davacı ... deniz ve karayolu taşıma pratiğinde çok sık karşılaşıldığı üzere, müvekkiline karşı taahhüt ettiği taşıma işinin gerçekleştirilmesini bir başka 3. kişiye devrettiğini ve davaya konu taşıma işinin, dava dışı bir 3. kişi tarafından gerçekleştirildiğini, yapılan açıklamalar ışığında, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle birlikte, bir an için bekleme ücretine ilişkin dava konusu taleplerin haklı ve geçerli olduğu ve söz konusu ücretlerin müvekkili şirketten talep edilebilmesinin mümkün olduğu düşünülse dahi, iddia konusu bekleme olgusunun davacı nezdinde değil, fiili taşıyan nezdinde gerçekleştiğini, şayet bir zarar doğdu ise bunun yalnızca fiili taşıyan tarafından talep edilmesinin mümkün olduğunu, buna karşılık davacı şirketin, fiili taşıyanın uğradığı zararı, bir başka deyişle dava konusu bekleme ücretini, tazmin ettiğine dair dosyaya hiçbir kanıt sunmadığını, hatta böyle bir beyanda dahi bulunmadığını, aynı şekilde, doğduğu iddia edilen fiili taşıyanın zararlarının Davacı Şirket tarafından talep edilebilmesini mümkün kılan bir temlik ilişkisi olmadığının da açık olduğunu, dolayısıyla, kendi nezdinde doğmayan bir zarar bakımından davacı şirketin talep hakkı olmadığı gibi, aktif husumet ehliyetinin de mevcut olmadığını, Yerleşik Yargıtay içtihatları uyarınca da bekleme ücretinin yalnızca fiili taşıyan tarafından talep edilebileceğini, iddia konusu bekleme ücretlerine esas teşkil eden bekleme olgusunun davacı şirketin kusurundan kaynaklandığını, müvekkil şirkete yükümlülük atfedilmesinin mümkün olmadığını, davalı şirketin, müvekkil şirketin talimatlarına aykırı davrandığını, taşımanın başlamasının ardından önerdiği gümrük geçiş yöntemleri bakımından müvekkili yeterince aydınlatmadığını ve yanlış yönlendirdiğini, uyuşmazlığa konu taşıma işini müvekkili şirket ile dava dışı ......) arasında akdedilen satım sözleşmesi uyarınca sipariş emrinde belirtilen malların ... taşınmasına ilişkin olduğunu, taşımaya konu emtiaların, müvekkili tarafından dava dışı ... satın alınmış olup, müvekkili şirket tarafından ...e satıldığını, aynı emtiaların, müvekkilimizin müşterisi ... tarafından nihai alıcı konumunda bulunan dava dışı ... satıldığını, söz konusu satım zincirinin davacının da bilgisi dahilinde olup, yazışmalarda da açıkça belirtildiğini, müvekkili tarafından defalarca talimat verilmesine karşın davacı şirketin Sırbistan’daki gümrük komisyoncusu ile zamanında ve düzgün bir şekilde iletişim kurmadığını, davacı şirketin talimatlara aykırı olarak farklı gümrük kapısı kullandığını, müvekkili şirket tarafından önerilmesine karşın yüklenen malların bir depoya teslim edilmediğini, davacı şirket gümrük problemlerine sebebiyet vererek zararın meydana gelmesine neden olduğunu, taraflarca bekleme ücreti kararlaştırılmadığından müvekkili şirketten bu yönde bir talepte bulunulamayacağını, müvekkili şirketin davacının iddia ettiği bekleme ücreti bedelleri ile bağlı olmadığını, her halükârda talep edilen fahiş tutarın tenzil edilmesi gerektiğini, ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir kararı verilmesini gerektirir şartların oluşmadığını, davacı şirketin, müvekkili şirketin sahibi olduğu taşınır ve taşınmazlar, bankalardaki mevduat hesapları, hak ve alacakları ile 3. kişiler nezdinde doğmuş ve doğacak hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz ve ihtiyati tebdir koyulması talebinin, mahkeme tarafından 24.02.2021 tarihli tensip tutanağının 14. nolu ara kararı ile reddedildiğini, mahkemece re’sen nazara alınacak nedenlerle; taraflar arasında kararlaştırılan yetki şartı nedeniyle yetkisizlik kararı verilerek davanın usulden reddine, aktif husumet ehliyetini ve hukuki yararı haiz olmayan davacı şirket tarafından ikame edilen davanın usulden reddine, usuli itirazların kabul edilmemesi halinde davanın esastan reddine, davacı tarafından ... Esas sayılı dosyasında başlatılan takibin iptaline, İİK m. 67 uyarınca takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacacağın %20’sinden az olmamak üzere davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "...Davacı, davalı ile taşıma işi yapılması konusunda anlaşıldığını, anlaşmaya istinaden taşımaya konu eşyaların varış yerinde teslime hazır hale getirildiği, varış yeri gümrük iş ve işlemlerinin yerine getirilmediğinden davacının risk alanında kaynaklanmayan nedenlerle varış ve boşaltma tarihlerine göre toplamda 296 gün beklemek zorunda kalındığını, bekleme ücretine ilişkin düzenlenen faturadan kaynaklı alacağın tahsili talebi ile başlatmış olduğu takibe yapılan itirazın iptali talebi ile eldeki davayı açmış olup, davalı süresi içerisinde sunmuş olduğu cevap dilekçesi ile öncelikle taraflar arasında yapılan taşıma anlaşmasında yetki şartı bulunduğunu, uyuşmazlığın davalı ile davacı arasında... numaralı ve 29/04/2019 tarihli sipariş emri uyarınca gerçekleştirilen taşıma işine ilişkin olduğunu, sipariş emrinin dördüncü sayfasında yer alan yargı yetkisi başlıklı 28.maddesinde İngiliz Mahkemeleri'nin münhasıran yetkili olacağının kararlaştırıldığını, 5718 Sayılı MÖHUK madde 47 uyarınca yetki anlaşması yapılabileceğini, somut olayın yabancılık unsuru taşıyan bir borç ilişkisi olup Türk Mahkemeleri'nin yetkisiz olması nedeniyle yetkisizlik kararı verilerek davanın usulden reddedilmesini gerektiğini beyan ettiği görülmüştür. Davacı eşya adedi, araç türü, yükleme tarihi, teslim tarihi ve navlun ücretine ilişkin yeni ve asıl taşıma anlaşmasının 08/11/2019 tarihli olduğunu, yabancılık unsuru taşıyan uyuşmazlıklar bakımından ... 47/1 uyarınca Türk Mahkemeleri'nin münhasır yetkisini ortadan kaldıran sözleşme yapılmasının da mümkün olmadığını belirterek yetki itirazına karşı beyanda bulunmuştur.Taraflar arasında Türkiye'den Sırbistan'a kara yolu ile eşya taşıması kararlaştırılmış olup davalının da yabancı olduğu dikkate alındığında somut olayda yabancılık unsuru bulunduğu hususunda ihtilaf bulunmamaktadır. 5718 Sayılı MÖHUK'un 47/1.maddesi “Yer itibariyle yetkinin münhasır yetki esasına göre tayin edilmediği hâllerde taraflar, aralarındaki yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkilerinden doğan uyuşmazlığın yabancı bir devletin mahkemesinde görülmesi konusunda anlaşabilirler. Anlaşma, yazılı delille ispat edilmesi hâlinde geçerli olur. Dava, ancak yabancı mahkemenin kendisini yetkisiz sayması veya Türk Mahkemeleri'nde yetki itirazında bulunulmaması hâlinde yetkili Türk Mahkemesi'nde görülür.” şeklindeki hükümde açıkça ifade edilmiştir.Yargıtay 11. HD'nin 2021/7494 Esas 2023/1970 Karar sayılı onama ilamına konu; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nin 12. HD'nin 2020/970 Esas 2021/1078 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; "MÖHUK 47. maddesine göre, yer itibari ile yetkinin münhasır yetki esasına göre tayin edilmediği hallerde taraflar arasında yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkisinden doğan uyuşmazlığın yabancı bir devlet mahkemesinde görülmesi konusunda anlaşma yapılması mümkündür. Yetki şartının geçerli olması için; uyuşmazlığın yabancılık unsuru taşıması, Türk Mahkemelerinin yetkisinin münhasır yetki esasına göre düzenlenmemiş olması ile uyuşmazlığın borç ilişkisinden doğması gerekmektedir." (Benzer mahiyette İzmir BAM 17. HD'nin 2019/2311 Esas 2023/788 Karar, İstanbul BAM 14 HD'nin 2021/292 Esas 2023/572 Karar)Somut olayda taraflar arasında uyuşmazlık yabancılık unsuru taşımakta olup Türk Mahkemesi'nin yetkisinin münhasır yetki esasına göre düzenlenmemiş olduğu anlaşılmaktadır. Davalı süresi içerisinde sunmuş olduğu cevap dilekçesi ile yetki itirazında bulunmuştur. MÖHUK 47. maddesinde yetki şartının yazılı delille ispat edilmesi halinde geçerli olacağı hükme bağlanmış olup buradaki şekil şartı geçerlilik şartı olmayıp ispat şartıdır. (...)Her ne kadar davacı, taraflar arasındaki anlaşmanın yetki şartının kararlaştırıldığı ...443 numaralı sipariş emrinden kaynaklanmadığını, 08/11/2019 tarihinde yapılan anlaşma ile taşıma işinin üstlenildiğini iddia etmiş ise de; taraflar arasındaki taşıma işine ilişkin ilk olarak 29/04/2019 tarihli yazışma ve ekinde yer alan sipariş emri kapsamında anlaşıldığı, sipariş emrinin son halinin davacının yetkilisinin davalıdan talep ettiği, davalı tarafça sipariş emri davacıya iletildikten sonra sipariş emrinin davacı tarafça gözden geçirilmesinin talep edildiği ve değişiklik talebi varsa iletilmesinin istenildiği, davacının sipariş emrinde yer alan hüküm ve koşullara ilişkin herhangi bir değişiklik talebi bulunmadığı, dava dilekçesine ekli yazışmaların tercümelerinden anlaşılmaktadır. Taşıma şartlarına ilişkin sipariş emri çerçevesinde anlaşma yapılmakla birlikte ürünlerin sevkiyatının Aralık ayına ertelenmesi nedeniyle taraflar arasında 08/11/2019 tarihinde tekrar yazışma yapılmış ise de; bu yazışmada emtia içeriğinin değişmesi nedeniyle davacı tarafından yalnızca taşıma ücretinde değişiklik yapıldığı ve 29/04/2019 tarihli sipariş emrinde yer alan diğer hüküm ve koşullara dair herhangi bir değişiklik yapılmadığı görülmüştür. Nitekim davacı tarafça dava konusu takibe ilişkin bekleme ücretine dair faturalarda ve taşımaya ilişkin belgelerde de ...numaralı sipariş emrine atıfta bulunulduğundan sipariş emri sonrasında yapılan anlaşma bakımından da sipariş emrinin geçerli olduğu kanaatine varılmıştır. Sipariş emrinin yargı yetkisi başlıklı 28.maddesinde; "Sözleşme, her bakımdan İngiliz Hukuku'na göre ele alınacak ve yorumlanacaktır. Ve sözleşme kapsamında ortaya çıkan her türlü iddia ve ihtilafa İngiliz Mahkemeleri münhasıran yetkili olacaktır." düzenlemesi bulunmakta olup tarafların yetkili mahkeme olarak İngiliz Mahkemeleri'ni seçtiği, usulüne uygun yetki itirazında bulunulduğu, uyuşmazlığın yabancılık unsuru taşıdığı, Türk Mahkemelerinin yetkisinin münhasır yetki esasına göre düzenlenmemiş olduğu, taraflar arasındaki yetki şartının kararlaştırıldığı ...umaralı sipariş emrinde sözleşmenin kurulması bakımından taraflar arasında irade mutabakatının oluştuğu kanaatine varılmıştır. Türk Mahkemelerinin yargı hakkının bulunması yani milletlerarası yetkisi HMK 114/1-a maddesinde dava şartı olarak düzenlenmiş olup somut olayda öncelikle mahkememizin milletlerarası yetkisinin incelenmesi gerektiğinden davanın HMK 114/1-a ve HMK 115/2.maddeleri gereğince yargı yetkisi dava şartı yokluğundan usulden reddine" karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; borçlu yetkili icra müdürülüğünün hangi yer icra müdürlüğü olduğunu itiraz dilekçesinde açıklamamış olduğundan usulüne uygun yapılmayan yetki itirazının reddi gerektiğini, Yargıtay'ın kararlılık kazanmış uygulamasına göre itirazın iptali davasını gören mahkemenin, icra takibinin yapıldığı icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı öncelikle incelemesi gerektiğini, Mahkemenin yetkisine yönelik bir itirazın var olup olmamasının bu sonuca etkili olmadığını, kaldı ki itirazın iptali davasını görme yetkisinin, takibin yapıldığı yer mahkemesine ait olduğunu, bu itibarla usulüne uygun olarak icra müdürlüğünün yetkisine itiraz edilmediğinden eldeki itirazın iptali davasının, yargı yetkisi dava şartı yokluğundan bahisle reddedilmesi yerinde olmayıp, yerel mahkemece davanın esasına girilerek taraf delillerinin tartışılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekli olduğunu, 5718 Sayılı MÖHUK 1/2 maddesinde, Türkiye Cumhuriyetinin taraf olduğu milletlerarası sözleşme hükümlerinin saklı olduğunun belirtildiğini, uluslararası karayolu taşımalarında öncelikli olarak Eşyaların ... hükümlerinin tatbik edileceğini, yabancılık unsuru taşıyan uyuşmazlıklar bakımından MÖHUK 47/1 maddesi uyarınca, Türk mahkemelerinin münhasır yetkisini ortadan kaldıran sözleşme yapılmasının mümkün olmadığını, davacı müvekkilinin yetki kuralı ve yetkili hukuk seçimi yapıldığına ilişkin açık bir kabulü ve iradesinin bulunmadığını, yetki sözleşmesinin geçerlilik şartlarından biri olan yazılı kabulün somut olayda gerçekleşmediğini, bu nedenle taraflar arasında usule uygun bir yetki sözleşmesi bulunmadığını, ilk derece mahkemesince yapılan yargılamada taraflar arasında bir yetki anlaşmasının olduğundan bahsedilmişse de taraflar arasında 08.11.2019 tarihli yeni bir teklif yani yeni bir taşıma anlaşması bulunduğunu, davalı tarafından sunulan belge üzerinden 7 ay gibi uzun bir sürenin geçtiğini, neticede taşımanın ana unsurlarına ilişkin sabit kalan hiçbir hususun kalmadığını, taşıma anlaşmasının ana unsurları olan eşya adedi, araç türleri, yükleme tarihi, teslim tarihi ve navlun ücretlerinin aynı olmadığını, tamamen farklı olduğunu, dava konusu taşımaya ilişkin 12 adet araç için esya adedi, araç türü, yükleme tarihi, teslim tarihi ve navlun ücretine ilişkin yeni ve asıl taşıma anlaşmasının 8 Kasım 2019 tarihli olduğunu, 08.11.2019 tarihli tek teklifte her iki tarafın da yazılı onay vermiş olduğu bir yetki şartı bulunmadığından ve yine davalı tarafından süresi içerisinde yetki itirazında bulunulmadığından ilk derece mahkemesinin kararının hatalı olup kaldırılması gerektiğini, kararın istinaf sebepleri ve itirazları doğrultusunda kaldırılarak davanın esasına girilerek yargılama yapılmasını, her halükarda haklı davalarının kabulü ile davalı aleyhine başlatılan İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından takibin devamına, davalı aleyhine %20'den az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE: Dava, bekleme ücretine ilişkin düzenlenen faturadan kaynaklı alacağın tahsili talebi ile başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince Türk mahkemelerinin yargı hakkının bulunmasına ilişkin dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.Davacı tarafından davalı hakkında İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayalı takip dosyasında "fatura" sebebine dayalı olarak işlemiş faiziyle birlikte 108.816 Euro alacağın ve işlemiş faiziyle birlikte 25.012 TL manevi tazminatın tahsili istemiyle 09.07.2020 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur. İstinafa konu uyuşmazlık temelde, sipariş emrinde yer alan yetki şartının geçerli olup olmadığı noktasındadır.Taraflar arasında, davalı şirket ile dava dışı ... arasında akdedilen satım sözleşmesine konu emtiaların Türkiye'den Sırbistan'a kara yolu ile eşya taşınması konusunda anlaşma bulunduğu, davalı şirketin yabancı şirket olduğu, davalı tarafından davacıya gönderilen 29/04/2019 tarihli ve ... numaralı sipariş emrinin dördüncü sayfasında yer alan genel şartların yargı yetkisi başlıklı 28.maddesinin "Sözleşme, her bakımdan İngiliz Hukuku'na göre ele alınacak ve yorumlanacaktır. Sözleşme kapsamında ortaya çıkan her türlü iddia ve ihtilafa İngiliz Mahkemeleri münhasıran yetkili olacaktır. Herhangi bir ihtilafı çözmek üzere resmi makamlara başvurmadan önce taraflar aralarında sulh olmaya çalışacaklar ve ayrıca uygun bir alternatif çözüm prosedürüne başvurmayı da değerlendireceklerdir " şeklinde olduğu ihtilafsızdır. Türkiye Cumhuriyetinin taraf olduğu milletlerarası sözleşme hükümleri saklı olmak kaydıyla yabancılık unsuru taşıyan özel hukuka ilişkin işlem ve ilişkilerde Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisi, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun (MÖHUK) hükümlerine göre tespit edilmelidir. Bu kapsamda bir uyuşmazlıkta MÖHUK'un 47. Maddesine göre, yer itibariyle yetkinin münhasır yetki esasına göre tayin edilmediği hâllerde, uyuşmazlığın yabancı bir devletin mahkemesinde görülmesi konusunda taraflarca yapılacak yazılı bir sözleşme ile inhisari olarak kararlaştırılması halinde Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisi sona erecektir. Yabancı devlet mahkemesine yetki tanıyan anlaşmanın Türk hukuku bakımından hukuki değer taşıması için öncelikle yazılı ve taraflar arasında yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkisinden doğan bir uyuşmazlığa ilişkin olmalıdır. İkinci olarak söz konusu uyuşmazlık yönünden münhasır bir mahkeme tayin edilmiş olmalıdır. Üçüncü olarak ise yetki anlaşması "uyuşmazlığın yabancı bir devletin mahkemesinde görülmesi konusunda" olmalıdır. Diğer yandan yetki anlaşmasıyla yetkilendirilen yabancı devlet mahkemesinin HMK 17 ve 18. maddelerindeki düzenlemeye paralel olarak "belirli" olması şartı MÖHUK'un 47. maddesi yönünden de aranmalıdır. Seçilen mahkemenin belirli olduğunun kabulü için yetkili kılınan mahkeme ismen zikredilmiş olmalıdır.Somut olayda dava konusu taşıma işine ilişkin olarak davacı tarafça davalı hakkında tanzim edilen ... faturanın açıklama kısmında ve davacı tarafından davalı hakkında tanzim edilen, icra takibine dayanak 85.000 Euro bedelli e-arşiv faturanın açıklama kısmında ...numaralı sipariş emrine yer verilmiş olup, mahkemece taraflar arasındaki taşıma işine ilişkin ilk olarak yapılan 29/04/2019 tarihli yazışma ekinde yer alan sipariş emrinin davacı tarafça gözden geçirilmesi talebi sonrasında davacının sipariş emrinde yer alan hüküm ve koşullara ilişkin herhangi bir değişiklik talebi bulunmadığı, taraflar arasında 08/11/2019 tarihinde yapılan yazışmadaki emtia içeriğinin değişmesi nedeniyle davacı tarafından yalnızca taşıma ücretinde değişiklik yapıldığı belirtilerek 29/04/2019 tarihli sipariş emrinin geçerli olduğu kabul edilmiş ise de 29/04/2019 tarihli sipariş emrinin genel şartlar bölümünün 28. maddesinde yer alan "davaya bakmaya İngiliz Mahkemelerinin yetkili olduğu"na ilişkin yetki şartının "belirli olma" kriterini taşımadığı anlaşılmakla ilk derece mahkemesince işin esasına girilerek hüküm kurulması gerekirken, Türk mahkemelerinin yargı hakkının bulunmasına ilişkin dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi isabetli olmamıştır. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda, Mahkemece davanın usulden reddine kararı verilmesi isabetli görülmemiş ve bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

KARAR:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)a-6 maddesi uyarınca USULDEN KALDIRILMASINA, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine,2-Davacı tarafça yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,3-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yapılacak yargılama sırasında değerlendirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)g maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 19/09/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

sürülenusuldenkaldırılmasına"möhukİptaliKaynaklı)Sözleşmesiistinafdereceistanbul(Taşımagerekçesebepleriİtirazınmöhukkararıilerikabulünumarasımahkemesicevap

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:32

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim