Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
bam
2024/1320
2024/1258
19 Eylül 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/1320
KARAR NO: 2024/1258
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 04/06/2024
NUMARASI: 2024/520 D. İş - 2024/549 Karar
DAVA: İhtiyati Haciz
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 19/09/2024
Taraflar arasında değişik iş dosyası üzerinden görülen ihtiyati haciz talebi hakkında ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati haciz talep eden tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
TALEP: İhtiyati haciz talep eden talep dilekçesinde özetle; sunulan belgeler nedeni ile borçlu taraftan alacaklı olduğunu, alacağın vadesinde ödenmediğini, bütün talep ve ihtarlarına rağmen borçların ödenmediğini, borçluların kaçma ihtimali olduğunu, borçlular hakkında yapılacak icra takibi için ihtiyati haciz talep ettiğini beyanla, borçlunun mal varlığı değerleri hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince ihtiyati haciz talebi hakkında yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda, "...somut olayda davacı taraf, tüzel kişilik perdesinin kaldırılması davası dava şartı olan zorunlu arabuluculuk sürecinde borçlu kişilerin mal kaçırmasına engel olmak için ihtiyati haciz kararı verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. Dosya kapsamı itibariyle tüzelkişilik perdesinin aralanması iddialarının yargılamayı gerektirdiği noktasında tereddüt bulunmamaktadır. Bu sebeple somut olayda yaklaşık ispat koşullarının oluşmadığı ve talebin yargılamayı gerektirdiği anlaşılmakla ihtiyati haciz talebinin reddine " karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati haciz talep eden istinaf dilekçesinde özetle; dosyaya sunulan Bursa icra dairesinin acizlik belgesi yerine geçen mal varlığı sorgulaması borcun ödenmediğini, mevcut borcun devam ettiğini, Ticaret sicil gazetesi kayıtlarında borçlu şirketin sahiplerinin alacaklidan mal kaçırma amaciyla borçlu şirketin borcunu ödemeyerek malvarlığını kaçırarak İcra takibi sürecinde başka şirketler kurarak hileli davranışlar ile alacağımı tahsil etmelerine engel olduklarını, dosyaya delil olarak bildirdikleri Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 2024/1695 Esas ve 2024/1624 karar sayılı kararın borçlu şirkete yapılan icra takibinde mal kaçırma ile ilgili ispat niteliğinde olduğunu, borçlu şirketin mal varlığı sahipleri olan davalilarca mal kaçırmaları nedeniyle olmadığını, kağıt üzerinde nitelendirilecek bir şirket haline getirilerek mal varlıkları borçluların şahsi mallarına ve borcun doğumundan sonra mal kaçırmak amacıyla kurmuş oldukları diğer şirketlerine kaydırarak içinin boşaltıldığını, şirketin mal varlığı olmadığı gibi resmi adresinin de boş olduğunu, bu aşamada borçlu şirketin sahipleri tüzel kişilik perdesinin arkasına saklanarak sahip oldukları borçlu şirketin mallarını kaçırdıklarının ortada olduğunu, bu nedenlerle istinafa konu olan borçluları koruyan onlara mal kacirmalarina fırsat veren hukuksuz kararın gerekçesi olan yaklaşık ispat koşullarının oluştuğunu, bununla ilgili delileri dosyada mevcut olduğundan ve ihtiyati haciz talebimin yargılamayı gerektirdiği gerekçesinin ise zaten ihtiyati haciz taleplerinin yargılama aşaması öncesinde başvurulan alacağı güvence altına almak icin hukuki bir önlem olması nedeniyle verilen red kararının hukuka aykırı olduğunu, hukuka aykırı verilen bu karar borçlulara mal kacirmalarina fırsat vermekte olup, alacağının hukuki güvencesini ortadan kaldırdığını, adli yardım talebinin kabulüyle ilgili verilmiş kararın metni incelendiğinde adli yardım talebinde bulunan ... olmasına rağmen dava ile hiç alakası olmayan ... adına adli yardım kararı verilmesi düzeltilmesi ve nedeninin araştırılmasının hukuk adına gerekli olduğunu, davalı borçlulardan 2012 yılı 39.000 TL alacağı olmasına rağmen adli yardımdan haberdar edilmemesi nedeniyle kısıtlı imkanlarıyla açmış oldukları davada 26.000TL kesinleşmiş alacağı bulunduğunu, dosyaya referans olarak Bursa ... Genel İcra dairesinin ... nolu dosya bilgisi verildiğini, bu nedenlerle ihtiyati haciz talebi hakkında verilen ... nolu kararın istinaf yoluyla bozularak kaldırılması kararı verilmesini ve ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: Talep, tüzel kişilik perdesinin kaldırılması ile alacağın tahsili için değişik iş dosyası üzerinden ihtiyati haciz kararı verilmesi istemidir. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, ihtiyati haciz şartlarının oluşup oluşmadığı noktasındadır.İhtiyati haciz talep eden tarafından, ... Turizm Sanayi Ticaret Limited Şirketi hakkında çalışma ücretinin ödenmemesi nedeniyle Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2011/85 Esas ve 2012/20 Karar sayılı 16/02/2012 tarihli kararı ile Bursa ... Genel İcra Dairesinin ... esas sayılı ilamli icra takibi devam etmesine rağmen borçlu şirketin sahipleri ve yoneticileri olan karşı tarafın alacaklıdan mal kaçırma vb. hukuka aykırı eylemleri hileli davranışları nedeniyle alacağını alamadığı, ticaret sicil gazetesi kayıtlarına göre borçluların borcun doğumu olan 2012 yılındaki icra takibinden sonra borclu şirketin mal ve sermayesiyle aynı şirket ismi kullanarak aynı faaliyet alanında başka şirketler kurma, hileli satın alma ve devretme gibi mal kaçırmak için kötu niyetli hareket ettikleri iddiasıyla karşı taraf hakkında ihtiyati haciz verilmesi talep edilmiştir.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 257/1. Maddesine göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. 2004 sayılı İİK'nın 258/1. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterlidir. Mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından'' anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmez, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamaktadır (Yargıtay 19. HD'nin 12/12/2019 Tarih, 2019/2300 E-2019/5531 K). Tüzel kişilerin, kendisini oluşturan gerçek kişilerden ayrı ve bağımsız bir hukuk süjesi olmasına göre, ortakları kısmen veya tamamen aynı olan tüzel kişiler de birbirlerinden bağımsız kişiliklere haizdir. Bu nedenle malvarlıkları da ayrıdır. Dolayısıyla bir tüzel kişi diğerinin borcundan kural olarak sorumlu tutulamaz. Ancak bazı hallerde "tüzel kişilik perdesinin aralanması yoluyla tüzel kişileri oluşturan gerçek kişilerin veya başkaca bir tüzel kişi arasındaki ayrılık ilkesi bir kenara bırakılarak iki ayrı hukuk süjesi olarak değerlendirilmeyip, bunlara tek bir bütün olarak yaklaşılması mümkündür. Bu husus özdeşlik ilkesi olarak karşımıza çıkmaktadır. Şirketlerin faaliyet konuları, ortağı ve yöneticileri kısmen aynı olması, bu alacağın davalıdan talep edilebilmesinin yanı sıra, aleyhine ihtiyati haciz talep edilen davalı şirket ile borçlu şirketin malvarlığının birbirine karıştığı, iktisadi bir bütünlüğün olduğu ve tüzel kişilik perdesinin arkasına sığınılarak kötü niyetle, mal kaçırma ya da alacağın tahsilini kısmen veya imkansız hale getirme yönündeki eylemlerinin bulunması gibi bir takım olguların gerçekleşmesi gerekir. Bu olgular ise, yargılamada, tarafların gösterdiği tüm delillerin toplanıp birlikte değerlendirilmesi ile aydınlığa kavuşacak niteliktedir. Ayrıca tüzel kişilik perdesinin aralanması istisnai bir kurum olup, salt organik bağ içinde olunması yeterli değildir. Başka bir ifadeyle ticari merkez ve faaliyet alanının aynı olması, şirket ortaklarının aynı veya yakın akraba ve/veya eş olmasının ötesinde tüzel kişilikler arasında iktisadi bütünlüğün ispatı şarttır. Somut olayda dosyaya sunulan deliller ve ihtiyati haciz talep eden tarafından beyan edilen Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesi ilamına konu ceza mahkemesi kararı, yargılamanın bulunduğu aşama itibariyle İİK 258. maddesindeki yaklaşık ispata elverişli değildir. Bu nedenle şartları oluşmayan ihtiyati haciz talebinin reddine dair mahkeme kararında herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir. HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından ihtiyati haciz talep edenin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-İhtiyati haciz talep edenin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Adli yardım talebinin mahkemece kabul edilmiş olması nedeniyle alınmayan 1.169,40 TL istinaf başvuru harcı ile 427,60 TL istinaf karar harcının ihtiyati haciz talep edenden alınarak hazineye irad kaydına, 3-Adli yardım talebinin mahkemece kabul edilmiş olması nedeniyle suçüstü ödeneğinden karşılanan posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 1.070 TL yargılama giderinin ihtiyati haciz talep edenden alınarak hazineye irad kaydına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 19/09/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:32