Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
bam
2024/1195
2024/1257
19 Eylül 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/1195
KARAR NO: 2024/1257
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ARA KARAR TARİHİ: 21/05/2024
NUMARASI: 2024/103 D. İş - 2024/115 Karar
DAVA: İhtiyati Haciz (Finans)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 19/09/2024
Taraflar arasında görülen D. İş dosyası neticesinde ilk derece mahkemesince verilen 21/05/2024 tarihli ara kararın ihtiyati haciz talep eden vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
TALEP: İhtiyati hacze itiraz eden vekili dilekçesinde ve özetle; İhtiyati Haciz kararında İİK md. 257'de sayılan şartların bulunmadığını, mahkemenin 19.01.2024 tarihli İhtiyati Haciz Kararı'nda "Talebin yasal dayanağı İİK'nın 257 vd. maddeleridir. Talep sahibinin dilekçesi ve ekindeki belgelerin incelenmesinden; rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun süresinde ödenmediğine kanaat getirecek delillerin İİK'nın 258/1 fırkası uyarınca sunulduğu ve yaklaşık ispatın da bu aşamada var olduğu kanaatine varılmakla İİK' nın 257/1 fıkrası uyarınca ihtiyati haciz kararı vermek gerekmiştir." denmek suretiyle ihtiyati haciz kararı verildiğini, sadece davacının haksız ve dayanaksız iddiaları dinlenerek ve dayanak belge sunulmaksızın müvekkili şirketin telafisinin imkansız şekilde zarara uğratacak nitelikte ihtiyati haciz kararının tesis edilmiş olmasının hukuka aykırı olduğunu, ihtiyati haciz kararının kaldırılması gerektiğini, ihtiyati hacze konu alacak rehinle teminat altına alındığını, sunmuş oldukları ipotek belgeleri; alacaklı bankanın, asıl borçlu ve kefil olduğu iddia edilenlerin borçlarını teminat altına almak üzere bugün itibariyle 233.535.000 Euro ve 500.000 TL tutarında birinci dereceden ipoteği olduğunu; ipotekli taşınmazların bugünkü değerinin ve tesis edilen ipotek bedellerinin ise ihtiyati hacze ve takibe konu alacağın çok daha üstünde olduğu ve alacağı olması gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin açıkça hukuka aykırı olduğunu, bankanın asıl borçluya takip başlatmaksızın, rehinle temin edilmiş alacağının olmasına karşın, müvekkilleri aleyhine ihtiyati haciz talebi ve icra takibi haksız ve dayanaksız olduğunu, İİK md. 257 kapsamında ihtiyati haciz koşulları oluşmamış olduğunu, İİK md. 265 kapsamında ihtiyati hacze itirazlarının kabulüyle müvekkili şirket hakkında verilen ihtiyati haciz kararının kaldırılmasının gerektiğini, daha önce aleyhine ihtiyati haciz kararı verilen kefillerden ... ve ...yönünden ihtiyati haciz kararına itiraz edildiğini ve mahkemenin 12.03.2024 tarihli kararı uyarınca ihtiyati haciz kararı ... ve ...açısından kaldırıldığını, ... Ltd yönünden mahkemenin ihtiyati haciz talep edenin hukuka aykırı beyanları doğrultusunda tesis ettiği ve telafisi imkansız derecede zarara sebep olan hukuka aykırı ihtiyati haciz kararına itirazlarının kabulü ile müvekkili şirket yönünden ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: İhtiyati haciz isteyen vekili ihtiyati hacze itiraza ilişkin cevap dilekçesinde ve özetle; Borçlunun itirazının süresinde yapıldığını, bu nedenle itirazın öncelikle süre yönünden incelenmesini ve itirazın itirazın süre yönünden reddine karar verilmesini talep ettiklerini, ihtiyati hacze itiraz eden .... Ltd. Firmasının direktörü - yetkilisi ... olduğunu kendisinin daha evvel söz konusu ihtiyati hacze itiraz ettiğini, direktörü olduğu firma hakkında da ihtiyati haciz kararı verildiğinin sabit olduğunu, dolayısıyla firmanın da yasal 7 günlük sürede ihtiyati haciz kararını öğrendiğini ancak süresi geçtikten sonra ihtiyati hacze itiraz ettiğinin aşikar olduğunu, alacak rehinle temin edilmiş olduğundan itiraz eden müteselsil kefiller hakkında ihtiyati haciz kararı verilemeyeceği iddiası hukuki ve fiili dayanaktan yoksun olduğunu, taleplerinin İİK 257/1 maddesindeki tüm koşullarını taşımakta olduğunu, alacağın ipotekle teminat altına alındığından bahisle, kefiller (itiraz eden borçlular) aleyhine ihtiyati haciz talep edilemeyeceği itirazının yerinde olmadığını, itiraz dilekçesinde belirtilen ipotekliler, asıl borçlunun teminatı olup; itiraz eden kefillerinin kefalet borcunun teminatını teşkil etmediğini, müvekkili banka dava dışı firma ... Ltd.'den alacaklı olduğunu, aleyhine ihtiyati haciz kararı verilen ...ve ... ise Genel Kredi Sözleşmesini müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, dava dışı ... Ltd. üzerindeki alacağımızın teminatını teşkil etmek üzere 13 Kıbrıs'ta kain 13 adet taşınmaz ipotek altına alınmış olduğunu, ... Ltd. İpotekli taşınmazlardan hiçbirinin maliki olmadığını davadışı borçlunun maliki olduğu taşınmazlar üzerinde firmanın kendi borçlarına teminat olarak ipotek tesis edilmiş olduğunu ipotekler kefil konumunda olan ... Ltd.'nin sorumluluk tutarını değiştirmediğini, ihtiyati haczin dayanağı; borçlular ... Ltd'nin dava dışı asıl borçlu firma borcuna müteslesil kefil olmalarından kaynaklanan kefalet sorumluluğu olduğunu, firma teminatında ipotek olsa dahi bu ipotekler ... Ltd'nin kefalet borcunun teminatını teşkil etmediğini, İİK'nın 45. Maddesi sadece asıl borçlu hakkında "rehne müracaat zorunluluğu" getirdiğini, müteselsil kefiller hakkında bu hükmün uygulanmasının söz konusu olmadığını, İİK'nın 45. Maddesinin yalnızca asıl borçlu için emredici bir kural olduğunu, kefiller ya da bu gibi diğer bir sıfatlı borcun ifasını deruhte etmiş olanlar hakkında emredici niteliği bulunmadığını; bunlar hakkında rehne müracaat edilmeksizin takip yapılabileceğinin açıkça ifade edildiğini, ödenmeyen borcun tahsilini teminen borçlu hakkında icra takibinin başlatılmış olması, İİK m.265 uyarınca ihtiyati haczin dayandığı sebeplere yönelik geçerli ve kabul edilebilir hiçbir itiraz sebebi ileri sürülememiş olması dikkate alınarak itirazın reddine karar verilmesini talep ettikleri, haksız, hukuki ve fiiil dayanaktan yoksun ve İİK 265' inci maddesindeki koşulları taşımayan ihtiyati hacze itirazlarının reddine yargılama giderleri ve yasal vekalet ücretinin itiraz eden borçluya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki D. İş dosyasında yapılan inceleme sonunda 21.05.2024 tarihli ara karar ile " ..dosya kapsamında bulunan delillerin bu aşamada yaklaşık ispat için yeterli olmadığı, davacının vadesi gelmiş bir para alacağının bulunduğuna kanaat getirilmiş olmakla beraber, ihtiyati haczin gerekli olduğuna ve Mahkememizce ihtiyati haciz kararı verilebilmesinin ön koşulu olan "rehinle temin edilmemiş" bir alacak olma şartı olup itiraz eden vekilin alacağın rehinle teminat alıtına alındığına dair belge ibraz ettiği görülmekle; davacı iddialarının yerinde olduğuna ilişkin yaklaşık ispat ölçüsünde kanıt bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu hususlar, yargılama içinde toplanıp incelenecek deliller ışığında yargılama sırasında ortaya çıkacaktır. Anılan durum karşısında yaklaşık ispat koşulu gerçekleşmediğinden ve ayrıca değişen durumlara göre yeniden ihtiyati haciz talep edilmesi de mümkün olduğundan, mahkememizce verilen ihtiyati haciz kararına yönelik itirazın kabulüne, mahkememizin itiraz eden borçlu şirket yönünden mahkememizce verilen ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati haciz talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; borçlunun itirazı süresinde yapılmadığını, bu nedenle itirazın öncelikle süre yönünden incelenmesini ve itirazın süre yönünden reddine karar verilmesini, alacak rehinle temin edilmiş olduğundan, itiraz eden müteselsil kefiller hakkında ihtiyati haciz kararı verilemeyeceği iddiası hukuki ve fiili dayanaktan yoksun olduğunu, taleplerinin İİK 257/1 maddesindeki tüm koşulları taşıdığını, alacağın ipotekle teminat altına alındığından bahisle, kefiller (itiraz eden borçlular) aleyhine ihtiyati haciz talep edilemeyeceği itirazının yerinde olmadığını, itiraz dilekçesinde belirtilen ipotekler, asıl borlçunun teminatı olup; itiraz eden kefillerin kefalet borcunun teminatını teşkil etmediğini, müvekkili Banka dava dışı firma ... Ltd.'den alacaklı olduğunu, aleyhine ihtiyati haciz kararı verilen ... ve ... ise Genel Kredi Sözleşmesini müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, İİK’nun 45. maddesi sadece asıl borçlu hakkında “rehne müracaat zorunluluğu” getirdiğini, müteselsil kefiller hakkında bu hükmün uygulanmasının söz konusu olmadığını, açıklanan sebeplerle, ödenmeyen borcun tahsilini teminen borçlu hakkında icra takibinin başlatılmış olması, İİK.m. 265 uyarınca ihtiyati haczin dayandığı sebeplere yönelik geçerli ve kabul edilebilir hiçbir itiraz sebebi ileri sürülememiş olması dikkate alınarak ihtiyati haczin kaldırılması yönündeki Mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini, İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/103 D.İş ve 21.05.2024 tarihli kararının kaldırılarak ... ve ...hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: Talep; değişik is dosyası üzerinden verilen ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına ilişkin ara kararın kaldırılarak ihtiyati haciz kararına yapılan itirazın reddine karar verilmesi istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince 19.01.2024 tarihinde ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmiş, karara karşı borçlu kefil .... Ltd tarafından alacağın rehinle teminat altına alınmış olduğu, mahkemenin 12.03.2024 tarihli kararı uyarınca ihtiyati haciz kararının ... ve ...açısından kaldırıldığı gerekçeleri ile itiraz edilmesi üzerine ilk derece mahkemesince duruşma açılarak yapılan inceleme sonucunda 21.05.2024 tarihli ara karar ile Mahkemenin 19/01/2024 tarihli 2024/103 D.İş esas, 2024/115 D.İş karar sayılı ihtiyati haciz kararının borçlu .... Ltd yönünden kaldırılmasına karar verilmiş, ihtiyati haciz kararının kaldırılması kararına karşı ihtiyati haciz isteyen vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde; ihtiyati hacze itirazın süresinde olup olmadığı, ihtiyati haciz şartlarının bulunup bulunmadığı noktasındadır. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 257/1. Maddesine göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. İİK'nın 258/1. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterlidir. Mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından'' anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmez, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamaktadır. (Yargıtay 19.HD'nin 12/12/2019 Tarih, 2019/2300 E-2019/5531 K) Borçlu tarafından kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati hacze karşı İİK'nın 265/1. maddesine uyarınca, ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzurunda yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edilebilir. İİK'nın 265/3. Maddesinde ise, Mahkemenin, gösterilen sebeplere hasren tetkikat yaparak itirazı kabul veya reddedeceği düzenlenmiştir. Kanunda ihtiyati hacze itiraz süresinin borçlu hazır olmaksızın yapılan hacizlerde öğrenmeden değil, haciz tutanağının kendisine tebliği ile işlemeye başlayacağı düzenlenmiştir. Somut olayda ihtiyati hacze itiraz eden borçluya ihtiyati haciz veya ihtiyati haczin tatbikiyle ilgili herhangi bir tebliğ yapılmadığından itirazın süresinde yapıldığının kabulü gerekir. Türk Borçlar Kanunu(TBK)'nun 586/1. Maddesinde; Kefilin, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebileceği, ancak, bunun için borçlunun, ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olmasının gerektiği düzenlenmiştir. İİK'nın 45. maddesi uyarınca, ipotekle temin edilmiş alacaklar için kural olarak adi takip yoluna gidilemez. Ancak, TBK’nın 586/1. maddesi uyarınca, rehinle temin edilmiş alacak için ayrıca müteselsil kefil varsa, rehin alacaklısı müteselsil kefile karşı haciz yoluyla takip yapabilir. Bir başka ifadeyle İİK'nın 45. maddesi hükmü, müteselsil kefiller hakkında uygulanamaz. Somut olayda dosyaya ibraz edilen ipotek belgeleri incelendiğinde ipoteğe konu taşınmazlar talep dışı kredi borçlusu şirkete ve yine talep dışı başka bir şirkete ait olduğu gibi ipotek belgelerinde talebe konu kredi kefillerinin kefaletten kaynaklanan borçlarının teminatı olduğuna dair bir düzenleme bulunmamaktadır. Aksine ipotek belgelerinde ipotek veren ... Ltd şirketinin asaleten ve kefaleten kullanacağı krediler için ipotek tesis edildiği belli olup, asıl borç için ipotek teminatı verilmesi müteselsil kefil hakkında ihtiyati haciz talebinde bulunulmasına engel teşkil etmez. İhtiyati haciz talep eden banka tarafından hesap kat edilerek kredi borçlusuna tebliğ edilmekle kredi borcu, ihtiyati hacze itiraz eden kefiller yönünden muaccel hale gelmiş ve ihtiyati haciz şartları gerçekleşmiştir. Açıklanan nedenlerle HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ihtiyati haciz isteyen vekilinin ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına ilişkin ek karara karşı istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin 21.05.2024 tarihli ara kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulanmadığından Dairemizce esas hakkında yeniden karar verilmek suretiyle ihtiyati hacze itiraz eden ... Ltd yönünden ihtiyati hacze vaki itirazın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: İhtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; istinaf incelemesine konu 19.01.2024 tarihli ihtiyati haciz kararına yapılan itirazın kabulüne ilişkin İlk Derece Mahkemesinin 21.05.2024 tarihli ara kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 1-Borçlu ... Ltd'nin İHTİYATİ HACZE VAKİ İTİRAZININ REDDİNE2-İhtiyati hacze itiraz aşamasında ihtiyati haciz talep eden tarafından yapılan posta ve tebligat gideri 30 TL yargılama masrafının karşı taraftan alınarak, ihtiyati haciz talep edene verilmesine, 3-İstinaf Yargılamasına İlişkin Olarak; a-İhtiyati haciz talep eden vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,b-İhtiyati haciz talep eden tarafça istinaf aşamasında yapılan istinaf başvuru harcı 1.169,40 TL, posta ve tebligat gideri 260 TL olmak üzere toplam 1.429,40 TL yargılama masrafının karşı taraftan alınarak ihtiyati haciz talep edene verilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-f maddesi ve İİK'nın 258/3. maddeleri uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 19/09/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:32