SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/1056

Karar No

2024/1230

Karar Tarihi

12 Eylül 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

43. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2024/1056

KARAR NO: 2024/1230

KARAR TARİHİ: 12/09/2024

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARETMAHKEMESİ

TARİHİ: 25/01/2024

NUMARASI: 2022/43 Esas - 2024/77 Karar

DAVA: Tazminat

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 12/09/2024

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalılar vekillerince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin hastahane işletmek üzere ... Mer. A.Ş isimli şirketi kurduklarını, davacılardan ...'in aynı zamanda doktor olduğunu; karı kocanın tüm bilgi, tecrübe, mesai ve mal varlıklarını bu iş için ayırdıklarını; bir müddet sonra şirkette nakit sıkıntısı doğduğunu, bunu aşmak için ... A.Ş ile finansal kiralama sözleşmeleri imzaladıklarını, davacı ...'ın kardeşlerinin ve onların ortağı olduğu ... Ltd.Şti'nin bu sözleşmelerde ... şirketine kefil olduklarını; zamanla biriken finansal kira bedelleri sebebiyle ailenin tüm fertlerinin mal varlığına haciz konulması tehlikesinin doğduğunu; birikmiş finansal kira borçlarının ödenmesini sağlamak, ailenin ve ... Ltd.Şti'nin kefaletlerinde ibra edilmesinin sağlanması için davalılardan ...A.Ş'ye %50 hissenin devri konusunda görüşmeler başlattıklarını; ... A.Ş tarafından müvekkilleri tarafından işletilen hastahanenin son derece değerli olduğu ve gelecekte hastahaneler zinciri oluşturabilecek kapasitede bulunduğu hususunun bilindiğini; taraflar arasında bu çerçevede 3 adet sözleşme imzalandığını; 23/02/2008 tarihli ... Hastahanesi Hissedarlık Anlaşmasının ... A.Ş ile ... A.Ş ve davacılar arasında imzalandığını, bu sözleşme ile ... A.Ş nin %50 hissesinin ... A.Ş ye devredilmesi ve ... A.Ş nin ... A.Ş deki %82 oranındaki ortaklığının sona erdirilmesi konusunda mutabakata varıldığını, 06/03/2008 tarihli ... Hastahanesi Hisse Devir ve Hisse Devir Vaadi Sözleşmesinin ...res A.Ş ile ... arasında imzalandığını; bu sözleşme ile ...'e ait ... A.Ş nin %50 hissesine tekabül eden 1000 adet hissenin ... A.Ş ye devri ve ödenecek bedel konusunda anlaşmaya varıldığını 24/07/2008 tarihli protokolün ise ... A.Ş ile davacılarımız arasında imzalandığını ve önceki sözleşmelerden kaynaklanan yükümlülükler bakımından tarafların karşılıklı olarak birbirlerini ibra ettiklerini, 24/07/2008 tarihli ibranamenin gabin ve ikrah sebebiyle geçersiz olduğunu; davalı ... A.Ş'nin bu sözleşmede üstlendiği edimleri yerine getirmekte bilerek geciktiğini, bu yolla ... A.Ş'nin durumunun fiilen ve hukuken daha da kötülüleştirdiğini, nihayet müvekkillerini oyalayarak özellikle ... Şirketi ile olan ilişkisinin kopma noktasına gelmesini sağladığını, planlı bir biçimde müvekkillerini önce zor duruma düşürdüğünü, başka çarelerinin kalmadığını sağlayarak ibra protokolünü imzalamak zorunda bıraktığını; hem ... Şirketine hemde kefil olan müvekkillerinin ailelerine ve şirketlerine haciz tehdidi ile ibranamenin imzalandığını; ibranamede devre konu hisselerin çok düşük değerli olarak belirlendiğini, müvekkillerinin ... şirketinden olan cari hesap alacaklarının ve huzur haklarının yok edildiğini belirterek; sözleşmeler gereği müvekkillerine ödenecek bedelin ... Şirketine olan borcun ödenmesi için ve kefaletlerin kaldırılması için ... Şirketine öncelikle konulup bu borçlar ödendikten sonra müvekkillerine ödeme yapılacağı kararlaştırıldığından dava konusu olan alacaklardan hem ... Şirketini hemde ... A.Ş nin birlikte sorumlu olduklarını beyan etmek suretiyle şimdilik 20.000,00 USD'nin, kredi faiz oranları ortalaması oranındaki faiziyle birlikte davalılardan ... A.Ş/den huzur hakkı ve cari hesap alacaklarının 20.000,00 TL tutarlındaki kısmının ise avans faiziyle birlikte her iki davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 24/07/2013 tarihli ıslah dilekçesi ile dava konusu alacaklara ilişkin talebini 1.260.000,00 TL'ye çıkarmıştır.

CEVAP: Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; ...A.Ş.'nin sermayesinin 2000 hisseye bölündüğünü; davacıların 1545 hisseyi kontrol ettiğini; bir başka anlatımla sermayenin % 77,25 hissesinin davacılara ait olduğunu; anılan şirketin Samsun Ticaret Sicil Müdürlüğü'nde tescilli olduğunu; poliklinik düzeyinde sağlık kuruluşu işletmesine rağmen, Aydın ilinde şube olarak 27.12.2006 tarihinde hastane işlettiğini; şirketin kalan % 22,5'luk hissesinin ise, halen bu şirketin yönetim kurulu üyesi olan ...'a ait olduğunu; ... A.Ş.'nin sağlık alanında yatırım yapan bir kuruluş olarak Türkiye'nin muhtelif illerinde ... Hastaneleri bulunduğunu; halen inşaatları ve tefrişleri devam eden açılmamış hastaneleri de olduğunu; ... A.Ş.'nin % 50 hissesi olan 1000 hissenin satışı için 23.02.2008 tarihli ... Hastanesi Hissedarlık Anlaşması 06.03.2008 tarihli ... Hastanesi Hisse Devir ve Hisse Devir Vaadi Sözleşmesi ile 06.03.2008 tarihli protokolün ... adına vekaleten kendi adına asaleten ... tarafından imzalandığını; anlaşmanın başlıca şartının ... A.Ş.'nin merkezinin Aydın'a taşınarak, Samsun'daki faaliyetlerin tasfiye edilmesi ve kapatılması olduğunu; taraflar arasında 06.03.2008 günü imzalanan hisse devir bedelinin tespiti ve ödenmesi başlıklı 3. maddeye göre, hisse bedelinin hastane binasının 31.01.2008 tarihinden sonra ödenmesi gereken Leasing ödemeleri için ...'ya olan 1.200.000,00 ABD Doları borç dışındaki tüm borçlardan arındırılmış olarak ... A.Ş.'nin değerinin 7.000.000,00 ABD doları olmak üzere 3.500.000,00 USD olarak belirlediklerini; tarafların mutabakatıyla 06.03.2008 itibariyle, Merkez Bankası kuru üzerinden 4.240.600,00 TL olarak tespit edildiğini; tüm muhasebe işlemlerinde TL cinsinden tespit edilen toplam devir bedelinin kullanılacağının kararlaştırıldığını; toplam devir bedelinden ... A.Ş.'nin 31.01.2008 tarihi itibariyle borç tutarı şirkete (... A.Ş'ye) ödenerek düşüldükten sonra bakiye rakam kapanışta nakden ve peşinen davacılardan ...'in banka hesabına ödeneceğini; 06.03.2008 tarihli sözleşmenin kapanış başlıklı 4. maddesinin son paragrafın¬da, kapanışta ... A.Ş.'nin belgelerin teslimi üzerine, 3. maddede belirtilen borç tutarını ilgili alacaklı Kurum, Kuruluş ve kişilere ödenmesi amacıyla, şirketin yazılı olarak bildireceği banka hesap veya hesaplarına ödemesi, bakiyeyi 3. maddede belirtilen hisse devir bedelinin tamamlanması amacıyla satıcının ... Bankasındaki hesabına nakden ve defaten ödeyeceğinin kararlaştırıldığını; aynı sözleşmenin davacı ...'in taahhütleri bölümünde 9.10. maddesinde, 3.500.000,00 USD'nin kapanış gününden 2 gün öncesi Merkez Bankası kuru ile TL'ye çevrilerek belirlenen toplam devir bedelinin 3.000.000,00 TL, 31.01.2008 rakamı kesinleşince, tutarının şirketin borçlarının ödenmesi amacıyla ... A.Ş. tarafından şirkete borç olarak konacağını; kendisinin ... A.Ş'ne devrettiği % 50 hisse karşılığında alacağı paranın ...'in şirkete ödeyeceği bu tutarın toplam devir bedelinden düşülmesinden sonra kalan bakiye olacağının kabul ve taahhüt edildiğini; bu düzenlemeden de anlaşılacağı üzere ...'in ... A.Ş.'den devir bedelinin tam olarak belirlenmediğini; ...'in hisse değerinin ... A.Ş.'nin 31.01.2008 tarihli bilançosuna göre ve bu tarih itibariyle bütün borçları çıktıktan sonra şirketin değerinin belirleneceği; 31.01.2008 tarihi itibariyle, finansal kiralama şirketine olan 1.200.000,00 ABD Doları vadesi gelmemiş borcun bu değerlendirmeden hariç tutulacağını; bu suretle şirketin tüm borçlarından arındırılacağını; sadece ileride tahakkuk edecek ...'ya olan Leasing ödemelerinin bunun dışında tutulduğunu; taraflarca belirlenen değerin şirket borçlarından arındırılmış haldeki öz varlık değeri olduğunu; bir başka anlatımla, üçüncü şahıs alacaklarının ödenmesinden sonra, ... ve/veya ...'ın alacaklı hale gelmesi, şirketin öz varlık hesabında bir değişiklik yapmayacağından tarafların bu yönde bir iradeleri olduğunu iddia etmenin abesle iştigal olduğunu; bilanço tetkik edildiğinde, şirketin TTK.m.324. maddesinde belirlenen halinin ortada ve her türlü izahtan vareste olduğunu; bir başka anlatımla davacıların eksilen sermayeyi tamamlama cihetine gitmeyi kabul ve taahhüt ettiklerini; şirketin ortakları olan 1.587.927,38 TL borcunun bir başka anlatımla davacıların alacağını ... A.Ş.'nin iştiraki ... A.Ş.'de sahip olduğu hisselerin devri suretiyle, takas edilerek tasfiye edilmesinin kararlaştırıldığını; 06.03.2008 tarihli protokol gereği davacı ...'in hesabına 07.03.2008 günü 500.000,00 ABD doları karşılığı 605.800,00 TL ... A.Ş.'deki % 25 hissesi olan 500 adet hisse karşılığı ödeme yapıldığını; müvekkili ... A.Ş.'nin sözleşme gereği ...'in devre konu bakiye 500 adet hissesinin devri için 28.03.2008 tarihinde 1.080.800,00 TL'yi banka hesabına havale ettiğini; yine sözleşme gereği hissesi devralınan ... A.Ş.'nin borçlarının ödenmesi için adı geçen şirketin hesabına da aynı gün 1.374.300,00 TL havale edildiğini; yine aynı gün ... şirketine birikmiş finansal kiralama borçlan kapsamında, 973.653,00 ABD Doları (1.230.697,39 TL) olarak havale yapıldığını; bu ödemenin de, doğrudan müvekkili ... tarafından yapıldığını; ancak, ödemede açıkça ... A.Ş. hesabına yapıldığının belirtildiğini, aksi iddianın doğru olmadığını; 06.03.2008 tarihli sözleşmedeki şartlara uygun 1000 adet hissenin kesin olarak değeri belirlenmemesine rağmen, toplam 4.291.597,39 TL ödemenin 28.03.2008 tarihine kadar gerçekleştirildiğini; davacılardan ...'in sahip olduğu 1000 adet hisse değerinin 31.01.2008 tarihine kadar bütün borçların ödendikten sonra tespit edilen azami değerin 4.240.600,00 TL olduğunu; 28.03.2008 tarihi itibariyle bu hisseler için 50.997,39 TL fazla ödeme de bulunulduğunu; kaldı ki davacıların 23.02.2008 ve 06.03.2008 tarihli sözleşmeye dayanarak herhangi bir talep hakları kalmadığı gibi, bir an için kaldığı düşünülse dahi zamanaşımına uğradığını; esasen müvekkilinin yaptığı ödemeler dışında, davacıların ödemeyi taahhüt ettikleri SGK, Vergi Dairesi, Makine ve ekipmanların nakli ve onarımların yapılması gibi parasal içerikli taahhütleri bulunduğunu; anılan sözleşmeler sebebiyle müvekkilinin herhangi bir borcu bulunmadığı gibi alacaklı durumda olduklarını; 1000 adet hissenin devir tarihi itibariyle, yönetim kurulunda olmaları ve yönetim kurulunun bu hisse devirlerini onaylayarak, şirketin pay defterine kaydedildiğini; bu durumun genel kurul toplantısı ve şirket kayıtlarıyla sabit olduğunu; davacıların naklini ve bakımını üstlendikleri ekipmanı getirmemeleri üzerine, onarım ve nakil giderlerinin müvekkili tarafından karşılandığını; bu hususun davacı tarafın iptalini talep ettiği 24.07.2008 tarihli protokolde hüküm altına alındığını; ayrıca müvekkili şirketin çalışanların maaşının ödenebilmesi için şirketin genel müdürü ...'in şahsi hesabına muhtelif tarihlerde 603.000,00 TL gönderdiğini; ayrıca şirket kayıtlarının davacılardan ... tarafından kaçırıldığını; bu durumun davacılara Kadıköy ... Noterliği'nden 16.06.2008 tarihinde ... yevmiye ile keşide edilen ihtarname ile bildirilerek taahhütlerin yerine getirilmesinin istendiğini; finansal kiralama borcu kapsamında ödeme yapılmasına rağmen sözleşmenin yenilenebilmesi için davacılar üstüne düşeni yerine getirmeyerek, hazır olmasına rağmen davacıların söz konusu sözleşmelerde kararlaştırılan kişiler haricindeki kişilerinde, kefaletlerinin kaldırılması talebinin kabul edilmemesi üzerine yenilemekten kaçındıklarını; bunun üzerine davacıların ... A.Ş.'deki bakiye hisselerin tamamını her iki davacının şirkete olan bütün borç ve alacaklarının silinmesiyle, kendileri hakkında herhangi bir sorumluluğa gidilmemesi karşılığında gerek kendileri gerek ise kontrolü altında tuttukları hisseleri ... A.Ş'deki diğer bütün alacaklarından vazgeçerek toplam 1.714.000,00 TL'ye devrini teklif ettiklerini; bunun üzerine gerek hisse devir sözleşmeleri ve protokollerin gerek ise finansal kiralama sözleşmelerini yenileme anlaşmalarının aynı anda imzalama kararının karşılıklı olarak verildiğini; 24.07.2008 tarihinde imzalanan bütün protokol, temlikname ve hisse devir sözleşmelerinin ...'nun binasında aynı anda yapıldığını; buna ilişkin ödemelerinde aynı gün kararlaştırılan şekilde banka hesaplarına ödendiğini; davacıların 24.07.2008 tarihli sözleşme ve protokolleri imzalamadan önce, Beşiktaş ... ve Aydın ... Noterliğinden keşide ettikleri ihtarname ile tavırlarını gizlediklerini; karşılıklı mutabakata bağlı imzaladıkları sözleşme için dürüstlük kuralına aykırı davrandıklarının en büyük göstergesi olduğunu; aslında ihtarname incelendiğinde, davacıların 24.07.2008 tarihli protokol hakkında önceden bilgileri olduğunun aşikâr olduğunu; müvekkili ... A.Ş.'nin finansal kiralama şirketiyle ilişkisinin davacılar sebebiyle başladığını; bu nedenle finansal kiralama binasına zorla getirilmesi ve imzalaması için başına güvenlik görevlisi dikildiği tezinin tamamen çürüdüğünü; finansal kiralama şirketinin tamamı yabancı sermayeli bir kuruluş olduğunu; bu biçimde faaliyet yürütmesinin mümkün olmadığını; % l'lik kontrol amaçlı 20 adet hissenin satışının, 26 ayın sonunda şirketin son 3 ay ciro ortalamasına göre belirleneceğini; davacı ...'in % l'lik 20 hissesi dahil şirkette kalan 342 hissesinin tamamını 1.644.000,00 TL'ye devretmeyi ilk hisse satışından 3 ay sonra anlaşmanın diğer şartlarını yerine getirmesinin istenmemesi karşılığında teklif ettiğini; bu teklifin müvekkili şirket tarafından uygun görülerek 24.07.2008 tarihinde ek protokol ve hisse devir sözleşmesi gereği devredildiğini; davacılardan ...'ın ise, söz konusu anlaşma gereği kendi üstüne düşen görevleri ve şartları yerine getirmemesine karşılık 200 adet hissesinden 199 hissesini 70.000,00 TL'ye müvekkili ... A.Ş/ye, kalan 1 adetini aynı şartlarda yerine getirmesinin müvekkili şirket tarafından sağlanması karşılığında ...'e devrettiğini; davacı ...'in 24.07.2008 tarihinde müvekkili şirkete sattığı hisselerin her halükarda piyasa değerinin çok üstünde olduğunun açık olduğunu; her iki davacının gabin ve ikrah iddialarının sözleşmeler nedeniyle kendilerine yapılan ödeme sebebiyle müzayaka iddiaları hukuk dışı, dürüstlük ve iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu; öte yandan, sözleşmeyi ... adına vekaleten ...'ın imzaladığını; imzalanan sözleşmelere karşı bir itirazı var ise, vekillik görevini asilin talimatlarına uygun yerine getirmeyen ... olduğundan, taleplerin muhatabının müvekkili şirket değil, adı geçen kişi olduğunu; öte yandan, ... A.Ş.'nin devri ile ilgili gerek ... A.Ş. adına gerek ... adına gerekse kendi adına imzaladığını; dolayısıyla, hem alıcı taraf, hem satıcı tarafı temsil ettiğini; ...'in bu işleme muvafakati olmaması halinde, sorumluluğun ...'a ait olduğunu; ...'ın 24.07.2008 tarihinde ... A.Ş. ve ... A.Ş. arasındaki sözleşmeleri imzalarken her iki şirketinde yönetim kurulu başkanı ve imza yetkilisi olduğunu; davacıların ... A.Ş.'nin içinin boş olup olmadığı konusunun daha iyi bilmesi gerektiğini; ... A.Ş.'nin sermayesinin 2006 yılında 2.460.000,00 TL'ye çıkarıldığını; bu sermayenin 2.017.200,00 TL'sinin ..., 344.400,00 TL'sinin ...'a ait olduğunu; dolayısıyla davacıların ... A.Ş/den 2.017.200,oo TL tutarındaki sermaye karşılığı hisselerinin 1.159.115,00 TL karşılığında nominal bedelin altında sahip olduklarını; hal böyle olunca, aksini iddia etmenin, abesle iştigal olduğunu; şirketin içinin boşaltıldığı ileri sürülüyorsa bunu en iyi davacıların bilmesi gerektiğini; ... A.Ş.'de yönetimde oldukları döneminde şirketin bilançosunda iştirakler olarak 3.094.314,48 TL gösterildiğini; bu durumun izahının ancak davacıların yapmasının mümkün olduğunu; kısacası kendilerine yük olan bu şirketi söz konusu sözleşmeler çerçevesinde davacılara satılmanın uygun görüldüğünü; taraflar arasındaki sözleşmelerde ... A.Ş.'nin hisselerinin mali ve vergisel yükümlülük getirmemek şartıyla, davacılara devredileceğinin şart edildiğinin kararlaştırıldığını; bir başka deyişle, işin başında bu hissenin onlara verileceğini ve bu suretle ... A.Ş.'nin pasifinde yer alan alacağının sıfırlanacağını; alacağın fiktif olduğunun davacıların kabulünde olduğunu; 24.07.2008 tarihli protokol ve sözleşme imzalamadan önce müvekkilinin keşide ettikleri ihtarnameden de anlaşıldığı üzere, protokolden haberdar olduklarını; köprüden geçene kadar hesabıyla hareket ettiklerini; imzalanmasından sonra ise, zor durumda olduklarını ileri sürerek ya tutarsa amacıyla hareket ettiklerinin ortaya çıktığını; finansal kiralama sözleşmesinin feshedildiği bilgisi saklanarak, bu sözleşme gereği kiralanan menkul ve gayrimenkullerin 31.01.2008 tarihli bilançoda gösterilmesi sebebiyle, ... A.Ş.'nin değerinin çok üstünde tespite, dolayısıyla devrettikleri hissenin değerinin piyasa fiyatının çok üstünde müvekkiline sattığını; öte yandan, finansal kiralama şirketinin feshedilen sözleşmeler sebebiyle, kefiller hakkında haciz tehlikesi altında bulundukları iddiasının faraziden ibaret olduğunu; bu sözleşmeler ile ilgili olarak kefiller hakkında herhangi bir haciz başlatılmadığını; gabin iddialarının zorlama ve kılıf uydurma çabası olduğunu; müvekkili şirketin anlaşmanın yapıldığı anda yaklaşık (gerek davacılara gerek üçüncü kişilere yaptığı ödemeler toplamının) 5.500.000,00 ABD doları olduğunu; davacının uzun yıllar farklı şirketler kurup, yönettiğini; bu nedenle kendilerinin tecrübesizliğinden bahsetmelerinin abesle iştigal olduğunu; hisse devir bedelleri arasındaki farkın ise, iddia edildiği gibi olmadığını; müvekkili şirket tarafından hisselerin bir bütün olarak değerlendirildiğini; davacıların vergisel kaygıları sebebiyle hisse devir bedellerinin kendileri tarafından aile arasında belirlendiğini; hisse bedeli şirket özvarlığı dikkate alınarak belirlendiğinden, aradaki bedel tayinlerinin müvekkili şirket için önem ifade etmediğini; bu satışlarda ... aleyhine bir durum varsa, bu kendi vergisel problemleri sebebiyle satış bedelinin yüksek kısmını eşi ... üstünde gösterme ihtiyacından olduğunu; ... A.Ş.'ye yönelik huzur hakkı talebinin diğer sözleşmelerden bağımsız olması sebebiyle davaların tefriki gerektiğini; yönetim kurulu üyelerine huzur hakkı ödenmesi, ana sözleşmede hüküm bulunmaması ya da şirket genel kurulu tarafından kararlaştırılması halinde, söz konusu olduğunu; ana sözleşmede bu yönde hüküm bulunmadığı gibi genel kurulda da gündeme gelmediğini; bu nedenle huzur hakkı talebinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu; bunlardan başka davacıların geçersizliğini talep ettiği 24.07.2008 tarihli ek protokolün ... A.Ş. ile doğrudan herhangi bir ilgisi bulunmadığını; dolayısıyla, buna dayalı taleplerin .. A.Ş. bakımından, tümüyle reddi gerektiğini; öte yandan ... A.Ş.'nin de ... A.Ş.'deki huzur hakkı ve cari hesap alacağıyla bir ilişkisi bulunmadığını; davacılardan ...'ın ... Şirketi'nde hiçbir zaman ortak olmadığı gibi, yönetim kurulu üyesi de olmadığını; 24.07.2008 tarihli protokolün 5. maddesinde bilançoya aksetmemiş şirket borçlarını ödediğine ilişkin belgelerin 30.09.2008 tarihine kadar ibrazı halinde, davacıya ödeme yapılacağının kararlaştırıldığını; ancak, herhangi bir belge ibraz edemediği gibi dava dilekçesinde de herhangi bir belge ve makbuz bulunmadığını; ... tarafından davacılar adına SGK, Vergi Dairesi, İcra Dosyaları ile tedarikçilere yapılan ödemeler toplamının 6.437.597,39 TL olduğunu; talebe konu faiz oranının da yasal mesnedi bulunmadığından bahisle haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "Mahkememizde açılan davada uyuşmazlık, 24/07/2008 tarihli ibranamenin gabin ve ikrah etkisinde yapılıp yapılmadığı, bu ibranamenin iptal şartlarının oluşup oluşmadığı, davacıların hisse devri ve işleyen cari hesap nedeniyle alacaklarının bulunup bulunmadığı, huzur hakkının bulunup bulunmadığı hususunda toplanmaktadır. Gabin (müzayaka) için edim ile karşı edim arasında bir oransızlığın bulunması taraflardan birinin, diğerinin şahsına ilişkin mevcut olan bir özel durumu bilerek istismar etmesi, bir başka deyişle sömürülmesi sonucunun ortaya çıkması gerekir. Gabinden söz edilebilmesi için objektif unsur edimler arasındaki aşırı nispetsizlik subjektif unsur ise sömürülenin kişiliği gibi sağlık durumu gibi ekonomik gücü gibi toplumdaki yeri gibi psikolojik yapısı gibi unsurların istismar edilmesi gerekmektedir. İkrah ise o tarihte meri 818 sayılı Borçlar Kanununun 29 ve 30. Maddesinde belirtildiği üzere bir kimsenin başka bir suretle yapamayacak olduğu bir hukuki muameleyi, bir kötülüğün başına geleceği korkusuyla yapmak zorunda bırakılması halidir. Bam kaldırma kararından sonra alınan bilirkişi raporunda davacı tarafın iddia ettiği gibi 24/07/2008 tarihli protokol ile davacıların daha önce 23/02/2008 ve 06/03/2008 tarihli sözleşmeler ile kararlaştırılan bir takım haklarından vazgeçildiği, bunun da ortağı oldukları ... Şirketinin finansal kiralama sözleşmesinden dolayı ... Şirketine olan birikmiş kira borçlarından ötürü kaynaklandığı, davalı ... Şirketinin ilk iki sözleşme gereğince edimlerini yerine getirmemesi sonucunda ağırlaşan koşullarında etkisiyle 24/07/2008 tarihli protokolü imzaladıkları; 24/07/2008 tarihli bu protokolde davacılar yönünden ilk iki sözleşme ile elde edilen hakların müzayaka oluşturacak şekilde ketim edildiği kanaatine varılmış bu nedenle davacı ... (bilahare boşanmakla ...) yönünden 100.000,00 TL hisse devir bedeli, davacı ... yönünden 100.000,00 TL huzur hakkı alacağı ve her iki davacı yönünden de 530.000,00'ar TL cari hesap alacağının devam ettiğinin tespit edilmesi sonunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu bedellerden her iki şirketin birlikte ve müteselsilen sorumlu olduğu da gözetilerek davanın kabulüne, ..." karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... Merkezleri A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; Gerekçeli kararda tarafların durumu ve kimliklerinin herhangi bir yanlış anlamaya yol açacak şekilde ifade edilmemesi gerektiğini, her ne kadar davalı ... A.Ş. bakımından işbu davaya konu sözleşmelerin tarafı değil bizzatihi konunun kendisi olması, işbu davaya konu sözleşmeleri davalı adına yetkili olarak bizzat Davacı ... tarafından imzalanmış ve borç altına sokulmuş olması, davacıların davalıyı kasıtlı olarak zarara uğratmış olmaları nedeniyle herhangi bir talep hakları olamayacağı hususu gözardı edilerek bu iddia ve savunmaların hiçbir şekilde dikkate alınıp inceleme yapılmaksızın istinaf bozmasına gerekçe olarak sunulan gabinin şartları ve davacıların müzayaka halinde bulunup bulunmadıklarının ayrıntısı ile araştırılıp değerlendirilmediğini, gabin hususunun varlığı için sadece edimler arasında orantısızlıklar ya da farklılıkların yeterli olmadığını, bilirkişilerin bu hususu bilmemeleri ve konunun uzmanı olmamaları nedeniyle hatalı değerlendirmeler yapmış ve yapılan itirazlar dikkate alınmaksızın incelendiğini, bilirkişilerin yapmış oldukları hesap hatalarından bahisle de fahiş farklılıklar ortaya çıktığını, işbu davanın tarafları basiretli tacir olup, istinaf mahkemesi gabin konusunda gerek objektif ve gerekse subjektif unsurun bir arada olması gerektiği hususunu göz ardı ettiklerini, mahkemece iddia ve delillerin hiçbir şekilde araştırılmamış ve değerlendirilmiş olup taraflar arasında imzalanan 06.03.2008 tarihli sözleşme devre konu ... A.Ş.’nin devir bedeli değil o tarihteki piyasa değeri olarak 7.000.000 Usd tespit edildiğini, sözleşmede karşılıklı edimler olduğu gibi hisseleri devre konu ... A.Ş.’nin bazı borçlarının da davacılar tarafından ödenmesi neticesinde satış bedelinin belirleneceğini, diğer davalı ... (...) tarafından 28.03.2008 tarihinde davalı ... adına 1.374.300,00-TL ödendiğini, 07.03.2008 tarihinde 605.800,00 TL ve 28.03.2008 tarihinde 1.080.800,00 TL ... adına olmak üzere toplam 1.686.600,00 TL ödendiğini, mahkemece bu ödemelerin kabul edildiğini, ayrıca ... A.Ş.’nin dava dışı ...'ya olan borçlarının ödenmesi adına yapılan 1.230.697,39-TL ödemenin de ...’ın hesabından mahsup edilmesi gerektiğini, bu durumda diğer davalı ... tarafından ...’ a fazla ödeme yapıldığını, kısaca devir bedeli sözleşmeye göre devir bilançosu olan 31.01.2008 tarihli bilançoda görülen borçların tamamı ödendikten sonra şirketin değeri belirlenecek, 31.01.2008 tarihi itibariyle finansal kiralama şirketine olan 1.200.000-ABD doları vadesi gelmemiş borç bu değerlendirmeden hariç tutulacağını, konu ile ilgili Aydın 1. AHM'nin 2016/2 Talimat sayılı dosyasından yapılan bilirkişi incelemesinde davalı ... A.Ş.’nin 2008 yılı menkul ve gayrimenkul malvarlığı değeri 1.274.554,00-TL olarak tespit edildiğini, dolayısıyla davalı ... hisse devir tarihinde büyük bir ekonomik değere sahip olmadığı açıkça ortaya çıktığını, bu nedenle devir tarihinde tespit edilen değer fazla olduğu, ödenen hisse devir bedelinin gerçek değerinin altında olmadığı ortaya çıktmakta olup dolayısıyla edimler arasında açık bir nispetsizlik olduğunu iddia etmenin abesle iştigal olduğunu, öncelikle usul bakımından HMK 267. Maddesine göre tek ve katlarından oluşturulmayan bilirkişi kurulunun hazırlamış olduğu raporun karara etki etmesine imkan ve olanak olmaması, zamanaşımı itirazlarımızı tekrarla, bilirkişilerin işbu davayı İstinaf kararı uyarınca incelemeye ve değerlendirmeye yeterli hukuki bilgilerinin olmaması, bilirkişiler arasında gabin ve müzaya konusunda uzmanlıkları bulunan ticaret hukuku ve/veya borçlar hukuku konusuna hakim mümkünse bir veya birden fazla kişinin heyette bulunmaması, bilirkişilerin İstinaf kararı ve bilirkişi incelemesi kararına aykırı ve kendilerine tanınan yetkilerini ve yetkinliklerini de aşarak inceleme ve değerlendirmelerde bulunmaları, bilirkişinin hesaplamalar kısmında fahiş hataları mevcut olması, gabin ve müzayaka hususunda incelenmesi gereken protokolün 24.07.2008 tarihli protokol olmasına rağmen, bilirkişilerin ondan önceki tarihli protokolleri de hatalı yorumlayarak hisse devir bedeli konusunda dahi hatalı değerlendirmelerde bulunmaları, en önemlisi de davacılar hisselerine sahip oldukları davalı ... hisselerini devrine ilişkin sözleşmelerin davalı ...’nin taraf olmaması gerekirken sözleşmelere taraf yaparak bir de üstüne üstlük davacılardan ... Yönetim Kurulu Başkanı sıfatı ile ... adına işbu sözleşmeleri imzalamış olmasından dolayı taleplerini davalı ...’e yöneltemeyecekleri, yine birikişiler tarafından şirketin devir bedeli kesin olarak belirlenmemiş iken (devir bilançosu olan 31.01.2008 tarihli bilançoda görülen borçların tamamı ödendikten sonra şirketin değerinin belirlenecek) tam olarak belirlenmiş olduğu kabul edilmesi, ...’ ın şirketteki kontrol hissesinin kapanışta (yaklaşık 3 yıl sonra) belirlenen farazi rakam göz önüne alınarak hisse bedellerinin tespitinin yapılmasının mümkün olmamasına rağmen nazara alınarak hesaplama yapılması ve dosyada davalı olarak ileri sürmüş olduğu iddia ve savunmalarını göz ardı edilerek eksik inceleme yapıldığını beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.Davalı Tasfiye Halinde ... A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; gerekçeli kararının gerekçe kısmının 13.02.2023 tarihli bilirkişi raporunun tekrarından ibaret olup, somut olayda gabinin objektif şartlarının gerçekleşmediğini, gabinin objektij şartı olan "edimler arasındaki açık nispetsizlik", yerel mahkemece davalı ...'dan tahsil edilerek davacılara verilmesine karar verilen hiç bir alacak kalemi bakımından gerçekleşmediğini, hisse devir bedeli yönünden; bahsi geçen sözleşmede, taraflar arasında hisse devir bedeli hiçbir zaman tam olarak belirlenmediğini, sözleşmeye göre devir bilançosu olan 31.01.2008 tarihli bilançoda görülen borçların tamamı ödendikten sonraki şirketin değerinin belirlenecek, 31.01.2008 tarihi itibariyle finansal kiralama şirketine olan 1.200.000-ABD doları vadesi gelmemiş borcun bu değerlendirmeden hariç tutulacağını, ... A.Ş.’nin 31.01.2008 tarihli bilançosuna göre ve bu tarih itibariyle bütün borçlar düşüldükten sonra 1.200.000-Usd borç hariç şirket değerinin belirleneceğinin kararlaştırıldığını, taraflarca belirlenen değer, şirketin borçlarından arındırılmış haldeki öz varlık değeri olup; hisse devir bedeli olmadığını, sözleşmeye göre hisse devir bedelinin belirlenmesi için öncelikle yapılması gereken, 31.01.2008 tarihli devir bilançosu uyarınca davalı ...’in borçlarının tespit edilmesi olup; toplam borcun 3.824.539,69-TL olduğunu, buna göre ...’lara ödenmesi gereken 1000 adet hisse devir bedelinin 416.060,31-TL olduğunu, yine taraflar arasında imzalanan 24.07.2008 tarihli protokole konu davacı ...’a ait 342 adet hisse devir bedeli olarak da davacı ...'a 1.644.000,00-YTL ödeme yapıldığını, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydıyla bir an için, davacıların 06.03.2008 tarihli sözleşmede belirtilen 3.500.000,00-Usd (4.240.600,00-TL) tutara herhangi bir itirazlarının olmadığı da göz önünde bulundurularak tarafların ...'ın 1000 adet hissesine karşılık toplam devir bedelini 3.500.000,00-Usd (4.240.600,00-TL) olduğunu kararlaştırmış oldukları varsayımında dahi (ki yukarıda ayrıntılarıyla belirtildiği üzere bu tutar hisse bedeli değil; şirketin borçlardan arındırılmış haldeki öz varlık değeridir); mezkur sözleşmeden yalnızca 4 ay sonra akdedilen ve yerel mahkemece gabin nedeniyle geçersiz olduğuna hükmedilen 24.07.2008 tarihli ek protokolle müvekkil tarafından devralınan 342 adet hisse bedeli "edimler arasında açık orantısızlık" teşkil edecek nitelikte olmadığını, zira 1000 adet hissenin 4.240.600,00-TL değerinde olduğu kabul edilirse, hisse birim değeri 4.240.600,00/1000= 4.240,60-TL olacağını, bu durumda, davacıların gabin nedeniyle hükümsüz olduğunu iddia ettikleri 24.07.2008 tarihli ek protokol ile devredilen 342 adet hisse bedeli 4.240,60*342= 1.450.285,20-TL değerinde olacağını, somut olayda ise, belirtilen 342 adet hisseye karşılık davacı ...'a toplam 1.644.000,00-YTL ödeme yapıldığını, görüldüğü üzere somut olayda davacıların hisse devir bedeli yönünden hiç bir alacağı olmadığı, bilakis davalı tarafından davacılara fazla ödeme yapıldığı yukarıda yer verilen mali verilerle sabit olduğunu, bam kararında açıkça, hisse devir bedeli alacağından mahsup edilmesi gerektiği belirtilen meblağı hesaba katmayan bilirkişi raporu doğrultusunda kurulan hükmün usul ve yasaya aykırı olduğu açık olup; salt bu sebep dahi yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi sonucu kaldırılması için yeterli olduğunu, somut olayda, taraflar arasında 23.02.2008 tarihinde ... Hastanesi Hissedarlık Anlaşması ve 06.03.2008 tarihinde ... Hastanesi Hisse Devir ve Hisse Devir Vaadi Sözleşmesi imzalandıktan sonra; ...’ya olan eski borçlar sebebiyle finansal kiralama sözleşmelerinin feshedildiği, 973.653-USD vadesi geçmiş borçların ödenmesi halinde sözleşmelerin yeniden canlandırılacağına dair 28.03.2008 tarihli fesih bildirim yazısı davalı şirkete tebliğ edildiğini, bu bildirim yazısı üzerine vadesi geçmiş borç aynı gün, yani 28.03.2008 tarihinde davalı şirket tarafından ... hesabına yatırıldığını, cari hesap alacağı yönünden bakiye 616.000,00-YTL’ye ilişkin ödemenin yapılabilme şartı, şirket borçlarının tevdi edildiğine ilişkin ödeme belgelerinin, protokolde hüküm altına alınan 30.09.2008 tarihine kadar ibraz edilmesi olup; davacılar tarafından ...’e ödeme belgeleri ile sair mutabakatlara ilişkin belgelerin 30.09.2008 tarihine kadar teslim edildiğine ilişkin tek bir delil dahi sunulamadığını, işbu sebeple somut olayda, 24.07.2008 tarihli protokolde belirtilen bakiye 616.000,00-YTL’nin ödenmesine ilişkin şartların vuku bulmadığını, raporda yer verilen 1.242.868,06-TL’nin, davacı ...’in cari hesap alacağı olarak değerlendirilemeyeceği yönündeki görüşün yerinde olduğunu, zira mezkur meblağın, davacıların talebiyle ...’ya yapılan ödeme olup; davacı ... değil davalının alacağı olduğunu, mahkemece davacılar lehine cari hesap alacağına hükmedilmesinin tek sebebi, 12.02.2023 tarihli bilirkişi raporunda yapılan işbu hatalı değerlendirmeler olup oysa, 08.03.2023 tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde de ayrıntılarıyla açıklandığı üzere raporda davacı ... yönünden işbu tespit yapılırken; tabloda 28. sıradan sonra gelen kısım dikkate alınmamış; bakiyesi tarafların mutabakatı ile sıfır olan bakiye 752.338,23-TL gerekçesiz biçimde “alacak” olarak işaretlendiğini, bahsi geçen 431-06 kodlu cari hesaba ilişkin davacı ...’ın alacaklı olmadığı tespit edilmiş olmasına rağmen; BAM kaldırma kararının kapsamına aykırı biçimde 431.05 kodlu cari hesap kapsamında değerlendirme yapılarak davacı ... lehine cari hesap alacağına hükmedilmesinin kabul edilebilir olmadığını, diğer davacı ... yönünden de tıpkı yukarıda zikredilen ...’a ait cari hesap alacağının hesaplanmasında yapıldığı gibi; 431-01 kodlu cari hesap tablosunun 27 ve en son satırında, bu borçların devir işleminden dolayı bakiyesinin 0,00-TL olduğunun göz ardı edildiğini, tespit edilmeye çalışılan alacak bir cari hesap alacağı olduğuna göre, tarafların cari hesap ilişkisi kapsamında birbirlerinden alacaklı-borçlu olup olmadıklarının belirlenmesi bakımından dikkate alınması gereken ilgili cari hesap tablosuna ait son satır olup; bu durum tartışmaya mahal vermeyecek kadar açık olduğunu, huzur hakkı alacağı yönünden dosyada mübrez dilekçelerde müteaddit kereler açıklandığı üzere huzur hakkının şirket ortağının ortaklığa ya da diğer ortaklara karşı ikame ettiği bir dava niteliğinde olduğu, davacının müvekkil şirketin hissedarı ya da ortağı olmaması sebebiyle davalıdan huzur hakkı talep edemeyeceğinin tartışmasız olduğunu, somut olayda gabinin subjektif şartlarının da oluşmadığını, gabin davasında öncelikle edimler arasındaki, aşırı oransızlık üzerinde durulmalı, objektif unsur ispatlandığı takdirde zarar gördüğünü iddia edenin kişiliği, yaşı, sağlık durumu, toplumdaki yeri, ekonomik gücü psikolojik yapısı gibi maddi, manevi yönler yani sübjektif unsur derinliğine araştırılıp incelenmesi gerektiğini, müzayaka halinin sözleşmenin tarafları nezdinde oluşması gerektiğini, bununla birlikte subjektif şartların vücut bulacağı kişinin sözleşmenin tarafı olması gerektiği hem kanunun lafzından hem de sözleşmesel sorumluluk hukuku kapsamında açık olup temsilci ile sözleşme akdedilmesi halinde gabinin varlığından söz edilemeyeceğini, tacir sıfatını haiz davacıların müzayaka halinde olduklarından bahsedilemeyeceğini, davacıların hisse devir bedeli alacağı ve cari hesap alacağı ile ilgili talepleri zamanaşımına uğradığını beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.

GEREKÇE: Dava, gabin ve ikrah sebebine dayalı olarak ibranamenin iptali ve hisse devir bedeli ile cari alacağın tahsili davasıdır. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, 24/07/2008 tarihli ibranamenin gabin ve ikrah etkisinde yapılıp yapılmadığı, bu ibranamenin iptali şartlarının oluşup oluşmadığı, davacıların hisse devri ve işleyen cari nedeniyle alacaklarının bulunup bulunmadığı noktasındadır. 23/02/2008 Tarihli ... Hastanesi Hissedarlık Anlaşması, ... A.Ş. İle ... A.Ş., ... ve ... arasında yapılarak, ... A.Ş.'nin %50 hissesenin ... A.Ş.'ye devri ve ... A.Ş.'nin ... A.Ş.'deki %82 oranındaki ortaklığının sona erdirilmesi konusunda mutabakata varılmıştır. 06/03/2008 tarihli ... Hastanesi Hisse Devir ve Hisse Devir Vaadi Sözleşmesi ... A.Ş. ile ... arasında yapılarak, ... A.Ş.'nin %50 hissesesine tekabül eden 1000 adet hissenin ... A.Ş.'ye devri ve ödenecek bedel konusunda anlaşmaya varılmıştır. Daha sonra 24/07/2008 tarihli protokol; ... A.Ş ile ... ve ... arasında akdedilerek önceki sözleşmelerden kaynaklanan yükümlülükler bakımından taraflar birbirlerini ibra etmişlerdir. Davacı, taraflar arasında akdedilen önceki sözleşmelerde tanınan hakları kaldırdığından bahisle 24/07/2008 tarihli ibra hükümlerinin yer aldığı protokolün, gabin ve/veya ikrah sebebiyle iptaline ve hisse bedeli, cari hesap alacağı ve huzur hakkı alacağının tahsiline karar verilmesi istemiyle eldeki davayı açmıştır. Ayrıca davacılar vekili ıslahtan sonra sunmuş olduğu 28/05/2018 tarihli dilekçesinde, davacı ... için 100.000,00 TL hisse devir bedeli ve 530.000,00 TL cari hesap alacağı olmak üzere 630.000,00 TL; davacı ... için 100.000,00 TL huzur hakkı alacağı ve 530.000,00 TL cari hesap alacağı olmak üzere 630.000,00 TL'nin davalılardan tahsili talep edilmektedir. İhtilafa konu protokol tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 21/1. Maddesine göre, bir akitte ivazlar arasında açık bir nispetsizlik bulunduğu takdirde, eğer mutazarrırın müzayaka halinde bulunmasından veya hiffetinden yahut tecrübesizliğinden istifade suretiyle vukua getirilmiş ise, mutazarrır bir sene zarfında akdi feshettiğini beyan ederek verdiği şeyi geri alabilir. Bu maddeye göre gabinden söz edilebilmesi için edim ile karşılık edim arasındaki oransızlık, gabine maruz kalanda aranılan hiffet, müzayaka veya tecrübesizlik hâli ve bu hâllerinin birinden istifade edilerek sözleşmenin meydana getirilmesi koşullarının mevcut olması gerekir. Müzayakadan bahsedilebilmesi için ise, mevcut ya da muhtemel iktisadî bir zarar veya sıkıntıyı karşılamak için ölçüsüz bir fedakârlıkta bulunma hâli olarak tanımlanabilecek bu durumdan bahsedilebilmesi için, kişinin içinde bulunduğu zor durumdan kurtulabilmesinin tek çaresi sözleşmede öngörülen orantısız, ağır koşulları kabul etmek olmalıdır. Gabinin mevcudiyeti için, bu hâlin yarattığı ortamda kabul edilmek durumunda kalınan sözleşmede tarafların edimleri arasında eş değerlilik bulunmaması, nispetsiz derecede aşağı olan karşılık eda için bir eda taahhüt edilmesi veya aksine, ahzolunacak bir eda için orantısız derecede yüksek bir karşılık değer konulması gerekmektedir (Yargıtay HGK'nın 22/11/2018 Tarih, 2017/13-636 E. - 2018/1762 K. Sayılı kararı) Ayrıca gabinin söz konusu olabilmesi için ivazlar arasında açık bir nispetsizlik şeklindeki objektif unsur ile müzayaka veya tecrübesizlik hâli şeklindeki sübjektif unsurun birlikte gerçekleşmesi ve sömürme kastının bulunması gerekir. 24/07/2008 tarihli protokolün 1. ve 2. maddesi ile taraflar aralarında mevcut 23.02.2008 tarihli "... Hastanesi Hissedarlık Anlaşması" gereği; ...'deki Dr. ...'a ait beheri 50,- YTL itibari değerde 1.000 adet hisse ...'e devir ve temlik edilmiş devir bedeli nakden ve tamamen ödendiği, ...'in 06.03.2008 tarihli "... Hastanesi Hisse Devir ve Hisse Devir Vaadi Sözleşmesi" nin (9.10.) maddesi gereği kendisine yüklenen edimini yerine getirdiğini, kabul ve taahhüt etmişler ve birbirlerini umumi ibra ile gayri kabili rücu olarak karşılıklı ibra etmişlerdir. 06/03/2008 tarihli ... Hastanesi Hisse Devir ve Hisse Devir Vaadi Sözleşmesinde sözleşmeye konu hisse devir bedeli 4.240.600,00 TL olarak tespit edilmiş olup, hisse devir bedelinin, Şirketin 31.01.2008 tarihi itibariyle borç tutarı Şirket'e ödenerek düşüldükten sonra bakiye rakam Kapanış'ta nakden peşin olarak ...'ın banka hesabına ödeneceği düzenlemesi bulunmaktadır. Bu sözleşmeden sonra davalı ... tarafından 07/03/2008 tarihinde 605.800,00 TL ve 28/03/2008 Tarihinde 1.080.800,00 TL ... adına olmak üzere toplam 1.686.600,00 TL ödenmiştir. Bunun yanı sıra davalı tarafından 28/03/2008 Tarihinde ... adına 1.374.300,00 TL ödenmiştir. Taraflar sözleşme konusu hisse devir bedelini hastane binasının 31.01.2008 tarihinden sonra ödenmesi gereken leasing ödemeleri için ...'ya olan 1,200,000 ABD Doları borç dışındaki tüm borçlardan arındırılmış olarak tespit edilmiş ve devir bedelinin, Şirket'in borçlarının ödenmesi amacı ile ... tarafından Şirket'e borç olarak konacağı, ...'ın ...'e devrettiği %50 hisse karşılığnda alacağı paranın, ...'in şirkete ödeyeceği bu tutarın toplam devir bedelinden düşülmesinden sonra kalan bakiye olacağının kararlaştırılmış olması karşısında davalı tarafından 28/03/2008 Tarihinde ... adına 1.374.300,00 TL ödemenin davacı ...'in hisse devri alacağından düşülmesi gerekir. Bu durumda davacı ...'in 1.179.700,00 TL hisse devri nedeniyle bakiye alacağı bulunmaktadır. Şirket hisse değeri tespit edilirken Şirketin 31.01.2008 tarihinden sonra doğan 1.200.000,00 TL borç nazara alınmış olup, ayrıca şirketin 31.01.2008 tarihine kadar olan borçlarının ödenmesi halinde davacı ...'in hisse devir bedeli alacağından düşüleceği kararlaştırıldığına göre davalı ...'in 28/03/2008 tarihinde ... adına yaptığı 1230.697,39 TL tutarlı ödemenin davacı alacağından mahsubu mümkün değildir. Bu halde davacı ...'in ... Hastanesi Hisse Devir ve Hisse Devir Vaadi Sözleşmesine konu hisse devri nedeniyle davalı ... A.Ş. 'den 1.179.700,00 TL hisse devri nedeniyle bakiye alacağı bulunmakta iken davalı ibra edilmiştir.24/07/2008 tarihli protokolün 4. Maddesi ile, taraflar bu kere, ...'de mevcut; ...'a ait beheri 50,- YTL itibari değerde 342 adet hisseyi toplam 1.644.000,00 YTL bedel mukabili, ...'a ait 200 adet hissenin 199'unu toplam 70,000 YTL bedel mukabili, olmak üzere cem'an 541 adet hisseyi, toplam 1.714.000,00 YTL bedel mukabili ...'e devir ve temlik edilmesini, ...'a ait 1 adet hissenin de ...'e 350,- YTL YTL bedel devir ve temlik edilmesini karşılıklı olarak kabul ve taahhüt etmişlerdir. Ancak hisse değerlerinin neye göre tespit edildiği ve davacı hisse değerleri arasındaki farkın neden kaynaklandığına ilişkin bir açıklama protokolde mevcut değildir.Protokolün bu hükmünden sonra 24/07/2008 tarihli 2 adet "Anonim Şirket Hisse Devir Sözleşmesi" ile davacı ..., ... A.Ş.'de sahibi bulunduğu 342 adet hisseyi davalı ... Sağlık Hizmetleri A.Ş.'ye 1.644.000,00 TL bedelle; davacı ... A.Ş.'de sahibi bulunduğu 199 adet hisseyi davalı ... Hizmetleri A.Ş.'ye 70.000,00 TL bedelle devir ve temlik etmiş ve bedelinin nakden ve tamamen tahsil edildiği belirtilmiştir. Bu hisse devirlerine ilişkin olarak hisse devir bedelleri aynı tarihte davalı ... tarafından davacılara ödenmiştir. Dairemizin kaldırma kararından sonra ilk derece mahkemesince alınan 14/02/2023 tarihli bilirkişi raporunda davacı ...'ın devrettiği 342 adet hissenin değeri 1.450.285,20 TL karşılık geldiği hesaplanmış, ancak davacı ...'ın devrettiği 199 hisse de nazara alındığında toplam 541 hissenin değeri sözleşmeye göre 1.714.000,00 TL olduğu nazara alındığında 342 adet hisseye isabet edin sözleşme değeri 1.083.526,80 TL itibariyle davacı ... yönünden hisse değerinin 366.758,40 TL eksik belirlendiği tespit edilmiştir. 24/07/2008 tarihli protokolün 5. Maddesinde, ...'deki ... ve Dr. '...'ın cem'an 1.855.696,00 TL alacağına karşılık, ...'nin; Aydın Ticaret Sicili Memurluğu'na kayıtlı ... Hastanesi Sağlık Anonim Şirketinde mevcut, hisselerinin tamamını 1.159.115,00- YTL bedel mukabili satın almayı Dr. ... ve ... kabul ve taahhüt etmiş, böylelikle karşılıklı takas 'mahsubunu taraflar kararlaştırmışlardır. Mahsup işlemi yapıldıktan sonra kalan bakiye'nin 44,000 YTL'si ...'in aktifinde kayıtlı olan araçların toplam 44,000.YTL bedel karşılığında satışı ve devri yoluyla yapılarak ödeneceği, ayrıca ..., ... A.Ş.'den olan alacağından, demirbaş olarak fatura edilenler dışında kalan 35.981,- YTL alacağını, ...'a alacağın temliki yoluyla devir edeceği, en son kalan bakiye 616.600,YTL'yi ..., ...'a ödemeyi kabul ve taahhüt etmiştir. Ancak, davacı ...'in yukarıda açıklandığı üzere ... Hastanesi Hisse Devri nedeniyle 1.179.700,00 TL bakiye alacağı bulunmaktadır. Davacı ...'ın ise 431-01 nolu hesaptan 1.262.566,98 TL alacağı bulunmaktadır. 06/03/2008 tarihli ... Hastanesi Hisse Devir ve Hisse Devir Vaadi Sözleşmesinde, mevcut hissedarların 31.01.2008 tarihinden sonra Şirket'e koydukları borç, talepleri üzerine, kapanış gününü takiben derhal, herhalükarda en geç 2 iş günü içinde, geri ödeneceği düzenlenmiştir. Talimat yoluyla alınan bilirkişi ek raporuna göre davacı ...'ın 431-01 kodlu hesaptan alacağının 1.362.806,63 TL, 136-01 Kodlu cari hesabından borcunun 30.239,65 TL olduğu tespit edilmiştir. Buna göre bu davacının ... şirketinden davacı 1.332.566,98 TL alacağı görünmektedir. Davacı ...'ın ise 431-05 kodlu cari hesap bakiyesi alacağı 752.338,23 TL ve 431-06 kodlu cari hesap alacağı 1.242.868,06 TL olmak üzere toplam 1.995.206,29 TL alacağı görünmektedir. Ancak 431-06 kodlu cari hesap davacının şahsi varlığından Şirket için yapılan ödemeye ilişkin olup, ...'ye havale açıklamasıyla hesap 1.242.868,06 TL borçlandırılmıştır. Bu tutara ilişkin bir kayıt ...'in ticari defterlerinde bulunmamaktadır. Söz konusu tutarın davalı ...'in kayıtlarına yansımaması ise davacının davalı ... şirketinden olan alacağını etkileyen bir husus değildir. Davacı ...'in 431-06 kodlu hesaptan olan 1.242.868,06 TL ve 431-05 kodlu hesaptan 752.338,23 TL cari hesap bakiyesi alacağı bulunmaktadır. Bu alacaklar üzerinden yukarıdaki mahsuplar yapıldığında 1.203.170,98 TL alacak kalmaktadır. Davacı ...'in 431-05 kodlu hesaptan 752.338,23 TL cari hesap bakiyesi alacağı ve davacı ...'ın 431-01 nolu hesaptan 1.262.566,98 TL alacağı üzerinden yukarıdaki mahsuplar yapıldığında davacıların 2.018.677,27‬ TL alacağı kalmaktadır. Bu açıklamalara göre, 24/07/2008 tarihli ek protokolün 1. maddesinde ... Hastanesine ilişkin hisse devir bedelinin nakten ve tamamen ödendiği ve tarafların birbirlerini ibra ettiği belirtilmiş ise de, hisse devri nedeniyle 1.179.700,00 TL bakiye alacağın ödenmesine ilişkin bir belge de bulunmadığı nazara alındığında, bu alacak yönünden davalı ...'in ibra edilmiş olması açık bir nispetsizlik teşkil eder niteliktedir. Bunun yanı sıra davacıların ...'in ticari defterlerine göre saptanan cari hesap alacağı ile 24/07/2008 tarihli ek protokolün 5. maddesinde yazılı 1.855.696,00 TL cari hesap alacağı(bu miktar üzerindeki alacaktan vazgeçilmiş olacağı için) arasında açık bir nispetsizlik bulunmaktadır.Bunun yanı sıra Beyoğlu ... Noterliği'nin 11/10/2007 tarih ve ... YN'lu Noter İhtarnamesi ile dava dışı ... A.Ş. Tarafından ... A.Ş. İle akdedilen Finansal Kiralama Sözleşmelerini taksitlerin ödenmesinde temerrüde düşülmesi nedeniyle finansal kiralama sözleşmesi feshedilmiş olması ve davalı ...'in bu sözleşmeyi yenilemeyi ve kefil olmayı kabul etmiş olmasına rağmen 24/07/2008 tarihli protokol tarihinde dahi bu edimine yerine getirmemiş olması ve bu nedenle davacıların ve finansal kiralama sözleşmesinin kefillerinin dava dışı ... A.Ş.'ye karşı sorumluluk altında bulunmaları ile davacı ... tarafından davalı ...'e çekilen Aydın ... Noterliğinin 24/07/2008 Tarih ve ... YN'lu ihtarnamesi ile davacı ... tarafından davalı ...'e çekilen Beşiktaş ... Noterliğinin 24/07/2008 Tarih ve ... YN'lu ihtarnamesinde "...dayatılan görünüşte takas mahsup işlemleri ile bir bedel ödemesi varmış gibi ...'in uhdesine geçmekte" olduğu ve "... ve ...'ın müzayaka halinden yararlanarak tek taraflı olarak dayatılan Ek Protokol ve eklerinin düzenlemiş olduğu hususlarda hukuka aykırılık nedeniyle geçerli olmadığı" şeklindeki ifadelerden davacıların 24/07/2008 tarihli ek protokol yapılırken müzayaka halinde oldukları anlaşılmaktadır. Davalı tarafça müzayaka halinin sözleşmenin tarafları üzerinde gerçekleşmesi gerektiği ileri sürülmüştür. 23/02/2008 Tarihli ... Hastanesi Hissedarlık Anlaması ile "hisse devri ve devir bedelinin ödenmesi öncesinde, Hastane binasına ilişkin ... Kiralama A.Ş. ile olan finansal kiralama sözleşmesinin yeniden düzenlenmesine ilişkin bir protokol ya da muvafakat çerçevesinde ... ile mutabık kalınarak yeniden yapılandırılacak leasing sözleşmesinde hisse devrinin gerçekleşeceği tarih itibariyle ile ...(...) veya ...'in kefaleti yerine ...'in kefaletinin yeni sözleşmeye konulması hususlan hüküm altına alınmaya çalışılacak, mümkünse Hisse Devri ile eş zamalı değilse de Hisse Devrinden sonra en kısa sürede leasing sözleşmesi akdedilecektir." şeklinde düzenlemiş olup, bu hususun davacılar yönünden önemi nedeniyle sözleşme ile düzenleme altına alınması karşısında, ... ve şirketinin ... A.Ş.ye olan yükümlülüğü nedeniyle oluşacak durumun dahi davacılar yönünden müzayaka hali oluşturacağının kabulü gerekir. 24/07/2008 tarihli ek protokol kendi adına asaleten ... adına vekaleten davacı ... tarafından imzalanmıştır. Kural olarak vekille yapılan sözleşmelerde gabin iddiası dinlenemez ise de, sözleşme görüşmelerinin asille yapıldığı ve sözleşmenin asilin talimatlarına göre hazırlandığı yani vekilin sözleşme içeriğine etki etmeyip sadece imzacı olarak yer aldığı durumlarda asilin gabin hükümlerinden yararlanmasına bir engel bulunmamaktadır. Somut olayda, davacı ... tarafından davalı ...'e çekilen Aydın ... Noterliğinin 24/07/2008 Tarih ve ... YN'lu ihtarnamesinde söz konusu protokolün 23/07/2008 tarihinde protokol ve eklerinin kendisine gönderildiğini beyan etmesi, ayrıca vekaletin kapsamının belli olmaması ve ayrıca davacı ...'ın da söz konusu protokolde taraf olması, bunların yanı sıra protokolün davacı ... adına davacı ...'ın iradesi ile hazırlandığının ispatlanamamış olması karşısında davacı ...'ın gabin hükümlerinden yaralanmasına engel bulunmamaktadır. 24/07/2008 tarihli ek protokolün müzayaka halinde imzalanması ve ibraya ilişkin hükümlerinde edimler arası aşırı ve açık nispetsizlik bulunması nedeniyle gabinin şartları gerçekleşmiş bulunmaktadır. Bu hükümlerin gabin nedeniyle iptali gerekli olup, davacıların hisse devri ve cari hesap nedeniyle davalı taraftan alacakları bulunmaktadır. 23/02/2008 Tarihli ... Hastanesi Hissedarlık Anlamasının Yönetim Kurulu Üyelerinin Huzur Hakkına ilişkin 3.2.6 maddesinde, yönetim kurulu başkanı ...'a huzur hakkı adıyla ya da şirket'deki görev, bilgi ve birikimi karşılığı olmak üzere aylık brüt 20,000 YTL (yirmi bin YTL) ödeneceği düzenlenmiştir. Her ne kadar bu konuda genel kurul kararı bulunmasa da söz konusu tutarın ...'a şirketteki görev, bilgi ve birikimi karşılığı olmak üzere de verileceği düzenlenmiş olduğundan bu bedelin ödenmesi için genel kurul kararın bulunmasına gerek olmayıp davalı taraf ...'a karşı bu istem yönünden de sorumludur. Hisse devrinden kaynaklanan alacak davalarında 10 yıllık zamanaşımı süresi geçerli olup, dava ve ıslah tarihi itibariyle bu istem zamanaşımına uğramamıştır. Cari hesap alacağı yönünden ise, alacak ödünç sözleşmesine dayalı olup, temerrüt şartı gerçekleşmediğinden dava ve ıslah tarihi itibariyle zamanaşımı dolmamıştır. Huzur hakkı olarak adlandırılan ödeme ise 2008 ve 2009 yılı boyunca belirlenmiş olup, 2009 dönemi için bu alacak kalemi bakımından da dava ve ıslah tarihi itibariyle zamanaşımı dolmamıştır. Bu ve yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar tarafı oldukları sözleşmeler nedeniyle davacılara karşı sorumlu olup, ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı ... Mer. vekili ile davalı Tasfiye Halinde ... vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.

KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-Davalı ... Mer. ile Tasfiye Halinde ... vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı ... Mer. tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 21.517,6‬ TL harcın, alınması gerekli olan 86.070,60 TL harçtan mahsubu ile bakiye 64.553‬,00 TL istinaf karar harcının bu davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı Tasfiye Halinde ... tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 21.517,6‬ TL harcın, alınması gerekli olan 86.070,60 TL harçtan mahsubu ile bakiye 64.553‬,00 TL istinaf karar harcının bu davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-Karardan sonra davacı yan gider avansından karşılanan 850,00 TL posta masrafının davalılardan alınarak davacıya verilmesini, 5-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.12/09/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararsürülenileriistinafreddinederecesebepleriistanbulTazminatgerekçeesastannumarasımahkemesikararıcevap

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:32

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim