SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/1216

Karar No

2024/1221

Karar Tarihi

12 Eylül 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

43. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2024/1216

KARAR NO: 2024/1221

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ARA KARAR TARİHİ: 31/05/2024

NUMARASI: 2024/316 Esas (Derdest)

TALEP: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 12/09/2024

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün İhtiyati haciz talep eden davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

TALEP: İhtiyati haciz talep eden davacı vekilince sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, karşı tarafla araç alışverişinden kaynaklanan ticari alacağının bulunduğunu, işbu alacağa binaen İstanbul Anadolu .... İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası ile takip başlatılmış olup davalı tarafın kötü niyetli itirazı üzerine takibin durduğunu, davalı/borçlunun ikame edilmiş icra takibine vaki itirazı bir bütün olarak değerlendirildiğinde, işbu itirazın yalnızca zaman kazanmak, borçlarını ödemeyerek alacaklılarını zor durumunda bırakmak ve ticari ilişkiden kaynaklı alacak hakkını sürüncemede bırakmak olduğunun anlaşılacağını, müvekkili şirket ile davalı/borçlu şirket arasında, alacaklarının ispatı niteliğinde faturanın da mevcut olduğunu, davalı/borçlu ile alacaklı müvekkili şirket arasında mevcut BA/BS formları da incelendiğinde, davalı/borçlu şirkete yapılmış mal ve hizmetlerin aylık bazdaki toplam bedellerinin de işbu formlarda görüleceğini, davalı/borçlunun mahkemeyi sürüncemede bırakma gayesiyle hareket ettiğini, görüldüğü gibi, davalı/borçlu taraf aleyhine başlatılan icra takibini haksız ve mesnetsiz itirazı ile durdurduğunu, ikame olunan itirazın iptali davasını da sürüncemede bırakmak kastıyla mazeret ve beyanlarla ertelemeye çalıştığını, hal böyle iken, asli amacının mal kaçırmak ve sürecin sonunda mevcut alacak miktarının değer kaybetmesi sonucu Türk Mahkemeleri'ni kullanmak suretiyle muvazaalı davranmak olan davalı/borçluya karşı başvurulacak ve alacaklı müvekkilinin alacağına ulaşmasına imkan sağlayacak tek yolun ihtiyati haciz kanun yolu olduğunu belirterek fazlaya dair hak ve alacakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 150.000,00 TL alacaklarının tahsili sebebiyle, borçlunun, borca yeter miktarda menkul, gayrimenkulleri ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının haczine, menkullerinin muhafazası için mümkünse teminatsız, sayın mahkeme aksi kanaatte ise makul bir teminat karşılığında ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "...davanın, İİK 67 maddesi gereğince açılan itirazın iptali davası olduğu, İhtiyati haciz, İİK'nin 257 vd. Maddelerinde yazılmış olup, 257. Md. Uyarınca, ihtiyati haciz vadesi gelmiş bir para borcu için istenebilecektir. Aynı maddeye göre vadesi gelmemiş borçtan dolayı ihtiyati haciz istenebilmesi için borçlunun muayyen yerleşim yerinin olmaması veya borçlunun taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisinin kaçmaya hazırlanması, yahut kaçmış olması veya bu maksatla alacaklarının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunması gereklidir. Aynı yasanın 258.maddesinin ikinci cümlesi gereğince, alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur. Anılan kanun maddeleri, dosya kapsamındaki mevcut bilgi ve belgeler dikkate alındığında; faturaya dayalı alacakta talep edenin muaccel ve kuvvetle muhtemel bir alacağının bulunduğuna mahkememizce kanaat getirilmemiş olup; faturalar ile ilgili alacağın varlığı yargılamayı gerektirdiğinden ve anılan alacak kalemleri ile ilgili olarak İİK.nun 257 ve devamı maddelerinde öngörülen koşullar gerçekleşmediği, davacının iddiasını yaklaşık ispat ile ispat edemediği, borçlunun mal kaçırdığı iddialarının ise soyut olduğu, somut delillere dayanmadığı anlaşılmakla, faturaya dayalı ihtiyati haciz talebinin reddine" karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati haciz talep eden davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Talep doğrultusunda ilgili Vergi Dairesi'ne müzekkere yazılmak suretiyle dosya içerisine alınan davalı BA/BS formları incelendiğinde dava dilekçesi ile ileri sürülen iddiaların doğrulandığı görüldüğünü, davalı 2022 yılı (davaya konu fatura dönemi) BA formları da incelendiğinde, davalının müvekkil şirket ile arasındaki ticari ilişkiyi usulüne uygun olarak bildirmiş olduğu görüldüğünü, ilgili Vergi Dairesi'ne müzekkere yazılmak suretiyle dosya içerisine alınan davalı BA/BS formları incelendiğinde, davalının müvekkil şirket özelinde 708.818,56 TL tutarında BA bildiriminde bulunduğu yani müvekkil şirketten bu tutar kadar mal ve hizmet aldığını beyan ettiğini, ancak buna karşın herhangi bir BS bildirimde bulunmadığını yani davacı müvekkile davalı tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı açıkça görüldüğünü, bu husus dahi davacı müvekkilin davalıdan alacaklı olduğunun davalı kayıtlarınca da belgelenmiş olunduğunun ispatı olduğunu, ilgili Vergi Dairesi'ne müzekkere yazılmak suretiyle dosya içerisine alınan davalı BA/BS formları incelendiğinde davalının piyasaya yüklü miktarda borçlu olduğu da görüldüğünü, müvekkil şirket ile davalı borçlu arasında alacağın ispatı niteliğinde fatura mevcut olup işbu faturalar dilekçe ekinde sunulacağını, Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2017/5365 Esas 2018/497 Karar sayılı ilamı ile sözleşme, fatura, teslim tutanağı gibi delillerin borcun varlığı konusunda yaklaşık ispat için yeterli olduğu sonucuna varıldığını, bilindiği üzere muaccel olmuş alacaklar hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesi için borçlunun mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisinin kaçmaya hazırlandığına ya da kaçtığına ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden nitelikte işlemler yapması şartları aranmadığını, bu şartlar müeccel borçlar için ihtiyati haciz kararı verilmesinde aranan şartlar olduğunu, ilk derece mahkemesince bu şartların oluştuğuna dair dosya kapsamına yansıyan bir bilgi ve belge bulunmadığı gerekçe gösterilerek talebin reddedilmesi hukuka aykırılık teşkil ettiğini, belirtilmiş olunan nedenler sonucunda ilk derece mahkemesi tarafından ihtiyati haciz talebinin reddedilmesi sebebiyle istinaf kanun yoluna başvurma zorunluluğu hasıl olduğunu, çünkü, borçlu şirket yetkilisi aleyhine başlatılacak olası bir icra takibine karşı haksız bir biçimde itirazda bulunacak ve yargılama süresi içerisinde alacaklı alacağına kavuşmakta zorlanacağı gibi borçlu muvazaalı işlemlerle mal kaçırma eylemlerine başvuracağını, davacı/alacaklı müvekkil şirket ile davalı/borçlu şirket arasında alacağın ispatı niteliğinde faturaların mevcut olmasını, davacı/alacaklı müvekkil şirket ile davalı/borçlu şirket arasındaki alacaklı olduğunu gösterdiğini, BA-BS formlarının dosya içerisine sunulmuş olduğunu, alınacak likit ve muaccel oluşu davalı/borçlu şirketin mal kaçırma ve alacaklılarını zor durumda bırakma eylemlerinin varlığını, İİK. madde 257 düzenlemesi, dayanılan belgeler ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için öngörülen koşulların gerçekleştiğini ve bu istemin yerinde olduğunu, ihtiyati haciz için aranan yaklaşık ispat koşulunun sağlandığı görüleceğini, hal böyleyken ilk derece mahkemesinin talebini reddetmesi hukuka aykırı ve bu kararın kaldırılarak müvekkil davacı/alacaklı şirket lehine ihtiyati haciz kararı verilmesi talep ve istinaf etmiştir.

GEREKÇE: Talep; faturaya dayalı alacak iddiası ile başlattığı icra takibine itiraz üzerine açtığı itirazın iptali davasında ihtiyati haciz kararı verilmesi istemidir. İlk derece Mahkemesince 31/05/2024 tarihinde ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş, bu ara karara davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu hakkında İstanbul Anadolu ... İcra müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında 510.000,00 TL bedelli ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz edilmesi üzerine icra takibi durmuştur. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 257/1. maddesine göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. 2004 sayılı İİK'nın 258/1. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterlidir. Mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından'' anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmez, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamaktadır (Yargıtay 19. HD'nin 12/12/2019 Tarih, 2019/2300 E-2019/5531 K). Davacı tarafça dava dilekçesi ekinde e fatura ve araç satış sözleşmesinin dayanak olarak sunulduğu, ancak faturaya konu alacağın varlığının ihtilaflı ve tespite muhtaç olduğu, buna göre alacağın varlığı hususunda davacının haklılığı noktasında yaklaşık olarak ispatı ölçüsünde delil bulunmadığı anlaşılmakla mahkemece ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesi isabetli olmuştur. HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından ihtiyati haciz talep eden vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-İhtiyati haciz talep eden davacı vekilince vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İhtiyati haciz talep eden davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İhtiyati haciz talep eden davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)f maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 12/09/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

sürülenistinafilerireddinedereceİptaliSatımdanistanbulgerekçeesastanKaynaklanan)numarasısebepleriİtirazınkararımahkemesi(Ticaritalep

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:32

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim