Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
bam
2024/1258
2024/1220
12 Eylül 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/1258
KARAR NO: 2024/1220
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ARA KARAR TARİHİ: 23/07/2024
NUMARASI: 2024/513 Esas (Derdest)
TALEP: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 12/09/2024
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati haciz talep eden vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
TALEP: Davacı vekili 19/07/2024 tarihli ihtiyati haciz istemli dava dilekçesinde özetle; davanın taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı bir alacak davası olduğunu, cari hesap kayıtlarının açık olduğunu, borçlunun hiçbir sebep göstermeden borcunu ödemekten kaçındığını, müvekkii şirket tarafından faturaya konu ürünlerin teslim edilmiş olmasına rağmen davalı tarafından kötü niyetli bir şekilde malların bedelinin müvekkiline ödenmediğini, İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyası ile icra takibinin başladığını, tarafların ticari defterlerinin ve mahkemeye sunulan cari hesap bakiyelerinin incelenmesi sonucunda açıkça borcun varlığı ispatlanabilecek olduğunu, borçlunun itirazı nedeniyle takibin durdurulduğunu, borçlunun itirazının kötü niyetli olduğunu, takibe haksız olarak itiraz edildiğini, yargılamaların uzun sürmesi sebebiyle işbu davanın neticelenmesine kadar davalıların mal kaçırma ve müvekkili şirketin dava sonucunda alacağına kavuşamama ihtimali bulunmakta olduğunu beyan ederek davalının menkul ve gayrimenkulleri ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerinde ihtiyati haciz kararı verilmesine, İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyasına vaki itirazın 8.428,75 USD alacak açısından İPTALİ'ne Her bir fatura borcundan doğan alacağa, fatura tarihinden itibaren dankalarının USD üzerinden açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı işletilerek takibin devamına, davalının en az %20 icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama gideri ve ücreti vekaletin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " ...Talep, e-fatura ve cari hesap kaydına dayalı ihtiyati haciz talebine ilişkindir. 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu Madde 257” (1) Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. (2) Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa; Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadı ile mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa; Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder.” hükmü düzenlenmiştir. Aynı Kanunun 258. Maddesinde; "... Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur." denilmektedir. Buna göre ihtiyati haciz talep eden, talebini yaklaşık ispat derecesinde ispatlamalı ve buna ilişkin belgeleri dosyaya ibraz etmesi gerekmektedir. Her ne kadar ihtiyati haciz talep eden vekili tarafından e-fatura ile birlikte irsaliye talebe dayanak edilmiş ise de; irsaliyelerde imza atan kişinin kim olduğu, davalı adına mal teslim almaya yetkili kişi olup olmadığının da bu aşamada belli ve veya belirlenebilir olmadığı bu anlamda sunulan bilgi ve belgelerin İİK m.258/1 hükmü kapsamında faturaya konu mal ve hizmetin teslim edildiği hususunu yaklaşık olarak ispat eder nitelikte olmadığı dolayısıyla İİK m.257/1 hükmü kapsamında ihtiyati haciz verilmesine ilişkin koşulların oluştuğunun söylemeyeceği kanaatine varılarak istemin reddine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati haciz talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davalı, takibe haksız olarak itiraz edildiğini, yargılamaların uzun sürmesi sebebiyle davanın neticelenmesine kadar borçlunun mal kaçırma ve müvekkil şirketin dava sonucunda alacağına kavuşamama ihtimali bulunduğunu, İİK'nın 257. maddesinde düzenlenen ihtiyati haciz kurumunun, vadesi gelmiş para borçları için itirazın iptali davalarında da talep edilebileceğini, nitekim, itirazın iptali davası tam bir alacak davası niteliğinde olduğundan ve yargılamanın uzun sürebileceği dikkate alındığında, borçlunun mal kaçırma veya ödeme kabiliyetini kaybetmesi oldukça yüksek bir ihtimal olduğunu, bu sebeple, alacaklının ihtiyaten haciz istemesi son derece yerinde bir talep olduğunu, yukarıda hukukçu olmayan herhangi bir sade vatandaşın dahi anlayabileceği sadelikte ve açıklıkta izah edilen olayda, ihtiyati haciz şartları bakımından incelemeye tabi tutulduğunda, 2004 sayılı İİK md. 257/1. maddesine uygun olarak, talep konusu alacağın vadesi geldiğini ve söz konusu bu alacak herhangi bir rehinle de teminat altına alınmadığını, tarafça alacağın varlığını kanıtlayan faturalar, teslim formları, cari hesap dökümleri ve alacağın varlığını ispata yeterli her türlü yazılı delil işbu dilekçe ekinde sunulduğunu, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan inceleme konusunda takdir sayın mahkemenin olmakla birlikte sunmuş olunan deliler, Yargıtay'ın yaklaşımı nazara alındığında, alacağın varlığını yaklaşık olarak ispat eder nitelikte olduğunu, artık yaklaşık ispat için nasıl bir ispat aracının dosyaya sunulması gerektiğinin taraftan beklendiğini anlamakta zorlanıldığını, alacaklı olarak kanunun bize tanıdığı hukuki himayelerden mümkün olduğunca çabuk ve seri şekilde faydalandırılmadığı takdirde telafisi güç ve imkansız hak kaybına ve zarara uğrayacağını, İİK md. 258/3'te, İhtiyatî haciz talebinin reddi kararına karşı istinaf yoluna başvurulması halinde, bölge adliye mahkemesi bu başvuruyu öncelikle inceleyeceğini, o halde, işbu dilekçe ekindeki delillerin yaklaşık ispata elverişliliğinin Yargıtay kararları ışığında değerlendirilerek İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 23.07.2024 tarihli kararının kaldırılarak ihtiyati hacze karar verilmesi talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE: Talep, 2004 sayılı İİK m. 257 vd. hükümleri uyarınca ihtiyati haciz kararı verilmesi istemine ilişkin olup; uyuşmazlık, somut olayda ihtiyati haciz koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. Dosya kapsamına göre talep dilekçesi ekinde e-fatura, irsaliye, gümrük beyannamesi ve eklerinin bulunduğu anlaşılmıştır. İhtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini garanti altına almak için mahkeme kararıyla borçlunun mallarına önceden geçici olarak el konulmasıdır. İhtiyati hacze ilişkin yasal düzenleme 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 257 ila 268. maddesinde yer almaktadır. Bilindiği gibi ihtiyati haciz talep edebilme koşulları İİK’nın 257. maddesinde gösterilmiş olup maddede hem vadesi gelen hem de henüz vadesi gelmemiş para alacakları için ihtiyati haciz şartları düzenlenmiştir. Bunlar muaccel alacaklarda alacağın vadesinin gelmiş olması ve alacağın rehinle temin edilmemiş olmasıdır. Müeccel alacaklarda ise kural ihtiyati haciz istenemeyeceği ise de borçlunun belli bir adresinin olmaması veya borçlunun taahhütlerinden kurtulmak amacıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu amaçla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa vadesi gelmemiş alacaklarda da ihtiyati haciz kararı verilebilir. Sözü edilen maddede bunun dışında herhangi bir koşul öngörülmemiştir. 2004 sayılı İİK’nın 258. maddesi “Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur” hükmünü içermekte olup ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın varlığı hakkında kanaat verilmesi yeterlidir. Mahkemenin alacağın varlığına kanaat getirmesinden anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi olmayıp yaklaşık ispat ölçüsünde alacağın varlığını gösteren delillerin sunulması aranmaktadır. Ancak, yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Bir taraf iddiasını mahkeme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan ibarettir. İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın, bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir. Yukarıda anılan ilke ve esaslar çerçevesinde somut olayda; talep edenin e-fatura, e irsaliye ile gümrük beyannamesi ve eklerine dayandığı, faturanın tek taraflı olarak düzenlenen belge olup alacağın varlığını ispata yeterli olmadığı gibi sunulan irsaliyelerde davalının malı teslim aldığına dair imzanın bulunmadığı diğer belgelerle de alacağın varlığının yaklaşık olarak ispat edilemediği, bu nedenle 2004 sayılı İİK'nın 257. maddesindeki koşulların oluşmadığı, alacağın varlığının ve miktarının yargılama neticesinde belirleneceği sonuç ve kanaatine varılmış olup, mahkemece ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş olmasının yerinde olduğu, kararda usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı ve istinaf başvuru dilekçesinde ileri sürülen istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından, ihtiyati haciz isteyen davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353(1)-b-1. madde hükmü uyarınca esastan reddine karar verilmese dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-İhtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İhtiyati haciz talep eden tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İhtiyati haciz talep eden tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)f maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.12/09/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:32