SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/1148

Karar No

2024/1116

Karar Tarihi

17 Temmuz 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

43. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2024/1148

KARAR NO: 2024/1116

KARAR TARİHİ 17/07/2024

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 02/07/2024 (Ara Karar)

NUMARASI: 2024/263 Esas

TALEP: İhtiyati Hacze İtiraz

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 17/07/2024

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati hacze itiraz eden davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ TALEP : İhtiyati hacze itiraz eden davalı vekili itiraz dilekçesinde özetle; Davacının açtığı rücu niteliğindeki işbu itirazın iptali davasında, dava dışı tüketiciye karşı müşterek-müteselsil mesuliyet yüklenen iki taraf olarak, davacı ile davalı arasındaki ticari ilişki ve bayilik sözleşmesinin göz önünde bulundurulması gerektiğini, işbu dava süresince de taraflar arasındaki ilişki ve sözleşmeler irdelenip değerlendirilecek ve mahkemece davalının davacıya borçlu olup olmadığının tespit edileceğini, ortada muaccel hale gelmiş ve kesinleşmiş bir borç ve karar bulunmadığını, dava sonunda da davalıdan herhangi bir alacağı olmadığı anlaşılacağını, ihtiyati haciz kararına öncelikle bu nedenle itiraz ettiklerini, 100 yıldır Türkiye’de petrol dağıtım şirketi olarak bulunan ve ülke çapında binlerce, dünyada yüzbinlerce bayii, bilinirliği ve güvenilir markası/imajı olan davalı şirketin kaçma ve/veya mallarını kaçırma ihtimali olmadığının da âşikâr olduğunu, verilen ihtiyati haciz kararı gereğince davalının hesaplarına, mal ve haklarına haciz işlemleri uygulanması halinde itibarının ve kurucu ortaklarından ... A.Ş.’nin halka açık şirket olması sebebiyle de imaj ve sermaye piyasasında bulunduğu konumunun ve hisselerinin zarar göreceği ve bunun telafisinin imkansız/zor olacağını, davalının davacıya karşı borçlu olduğunu gösteren kesin ve muaccel bir karar bulunmadığından, şartları oluşmayan ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına Sayın Mahkeme aksi kanaatte ise İİK 266. md. gereğince teminat mukabilinde ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu ara kararı veren ilk derece Mahkemesi tarafından ihtiyati hacze itiraz hakkında yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda, "Talep ihtiyati haciz kararının kaldırılması istemine ilişkindir. Mahkememizin 13/06/2024 tarihli ara kararı ile dava değeri olan 106.131,42-TL üzerinden %15 teminat mukabilinde davalı ... Anonim Şirketi aleyhine ihtiyati haciz kararı verilmiştir. 2004 sayılı İİKnun 265.maddesinde "Borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir.Mahkeme, gösterilen sebeplere hasren tetkikat yaparak itirazı kabul veya reddeder. İtiraz eden, dilekçesine istinat ettiği bütün belgeleri bağlamaya mecburdur. Mahkeme, itiraz üzerine iki tarafı davet edip gelenleri dinledikten sonra, itirazı varit görürse kararını değiştirebilir veya kaldırabilir. Şu kadar ki, iki taraf da gelmezse evrak üzerinde inceleme yapılarak karar verilir." hükmü bulunmaktadır. İİK'nın 265. maddesinde ihtiyati haciz kararına karşı itiraz sebepleri sınırlı şekilde sayılmış olup, bu sayılanlar dışında başka bir sebebe dayanılarak ihtiyati hacze itiraz edilmesi mümkün değildir. Davalının itirazının ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı olmadığı, itiraz edenin itiraz sebeplerinin yargılamaya muhtaç olduğu anlaşılmakla bu bağlamda davalının itirazının 2004 sayılı İİKnun 265.mad belirtilen itiraz şartlarından olmadığı, davalı vekilinin ihtiyati hacze itirazlarının reddine," karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati hacze itiraz eden davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davacının 01.06.2018 ve 01.06.2023 tarihleri arasında Konya, Ereğli, E-90 Karayolu üzeri, ... Köyü mevkiinde kain, tapunun pafta:.. ve parsel ... sayısında kayıtlı taşınmazda müesses akaryakıt satış ve servis istasyonunu Müvekkil Şirket (bazı yerlerde “Shell” denmiştir) bayii olarak işletmek üzere Müvekkil şirketle 17.04.2018 imza tarihli bayilik sözleşmesi akdettiğini, davalının bu davadaki müşterek müteselsil sorumluluğu, tamamen ve münhasıran tüketiciye karşı olan bir sorumluluk olup, iki basiretli tacir olarak bayilik ilişkisi içinde olan davacı ile olan iç ilişkisi ile ilgili olmadığını, eğer tüketici davasını sadece davalıya karşı açmış olsaydı ve tüm tazminatı davalı Şirket ödemiş olsaydı dahi, davacı ile olan bu ticari ilişki ve sözleşme sebebiyle ödenecek meblağın tamamı için davacıya rücu edilecek olup zira davacının taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin 3.maddesinin 3.1.-3.6.-3.9.1-3.9.2 fıkralarını kabul ve taahhüt ettiğini ayrıca davacının, taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı olarak yetkin ve ehil olmayan kişileri çalıştırıp, tamamen kendi kusuru ile sebep olduğu bu zarar nedeniyle, Mersin ... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasına yaptığı ödemenin yarısını dönüp davalıdan talep etmesinin mümkün olmadığını, müteselsil ve müşterek sorumluluk hallerinde, borçlular arasındaki iç ilişkideki duruma göre rücu hakkının doğacağı ya da olayımızda olduğu gibi doğmayacağı izahtan vareste olup, davacının açtığı rücu niteliğindeki işbu itirazın iptali davasında, dava dışı tüketiciye karşı müşterek-müteselsil mesuliyet yüklenen iki taraf olarak, taraflar arasındaki ticari ilişki ve bayilik sözleşmesinin göz önünde bulundurulması gerektiğini, nitekim davacının, sözleşmenin eki olan “Genel Esaslar”ın 14.2 ve 14.2.1 maddesi gereğince; istasyonun işletilmesi sırasında üçüncü kişilerin ölümü, yaralanması, hastalanması veya mallarının kaybı veya hasar görmesi dahil her türlü zararı, 14.2.2. maddesi gereğince; petrol mevzuatında kararlaştırılan teknik düzenlemelere aykırı ürün satışı halinde üçüncü kişilerin uğrayabileceği her türlü zararı münhasıran karşılamayı ve müvekkilin bu nedenlerle herhangi bir zararının oluşması halinde ve shell’e rücu halinde bu zararları da tazmin etmeyi ve davalının zararlarını da gidermeyi kabul ve taahhüt ettiğini, dava dışı müteveffa ...’nin uğradığı zararın, davalının davacıya satıp teslim ettiği üründen kaynaklanmadığını, üründe bir ayıp olmadığını, zarar hizmet kusurundan doğmuş ki, esasen davalı Şirketin hizmet sağlayıcısı da olmadığını, bu olayda herhangi bir dahili ve kusuru olmadığını, davacının, işbu davayı açtığı tarih itibariyle davacıya karşı kesinleşmiş bir alacağı ve hakkı olmadığını, mahkemece ihtiyati haczin devamına karar verildiğinden, icra dosyasına dosya borcunun tamamını karşılar şekilde teminat yatırıldığını beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen ihtiyati haciz kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.

GEREKÇE : Talep, bayilik sözleşmesi ve mahkeme kararına dayalı olarak verilen ihtiyati haczin itirazen kaldırılması, istemidir.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, ihtiyati haczin şartlarının bulunup bulunmadığı noktasındadır. Adana BAM 15. Hukuk Dairesinin 2023/242 E. - 2024/142 K. Sayılı kararı ile, benzinli araca dizel yakıt konulması suretiyle tüketicinin aracında meydana gelen hasardan bayi ve dağıtıcı ... A.Ş.'nin müteselsil sorumlu olduğuna karar verilmiştir. Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında, "Adana Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi 2023/242 E 2023/142 K sayılı ilamı ile Mersin .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası ödeme bedeli" sebebine dayalı olarak 106.131,42 TL asıl alacağın tahsili istemiyle 25/03/2024 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur.İhtiyati haciz isteyen tarafça, açılan itirazın iptali davasında müteselsil sorumluluk esaslarına göre icra dosyasına ödenen tazminatın yarısından davalı dağıtım şirketinin sorumlu olduğundan bahisle, ihtiyati haciz kararı verilmesi talep edilmiş, Mahkemece talep kabul edilerek ihtiyati haciz kararı verilmiştir. Bunun üzerine ihtiyati hacze itiraz eden tarafından, bayilik sözleşmesi hükümleri gereğince mahkeme kararı ile hüküm altına alınan tutardan davacının sorumlu olduğu ve ihtiyati haczin şartlarının bulunmadığı iddiasıyla ihtiyati haczin kaldırılması istemiyle incelemeye konu itiraz yapılmıştır.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 257/1. Maddesine göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. İİK'nın 258/1. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterlidir. Mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından'' anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmez, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamaktadır (Yargıtay 19.HD'nin 12/12/2019 Tarih, 2019/2300 E-2019/5531 K). Borçlu tarafından kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati hacze karşı İİK'nın 265/1. maddesine uyarınca, ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzurunda yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edilebilir. İİK'nın 265/3. Maddesinde ise, Mahkemenin, gösterilen sebeplere hasren tetkikat yaparak itirazı kabul veya reddedeceği, düzenlenmiştir. Buna göre mahkemece ihtiyati hacze vaki itiraz, ancak kanunda gösterilen ve itiraz eden tarafından ileri sürülen itiraz sebepleriyle sınırlı olarak incelenebilir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu(TBK)'nun 167/1. Maddesi, aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar, şeklindedir.Taraflar arasında 01.06.2018 tarihinde imzalanan bayilik sözleşmesi ve ve eki zeyilnamede üçüncü kişilerin uğradıkları zarara ilişkin düzenlemeler bulunmaktadır. İhtiyati hacze itiraz eden davalı tarafça da Adana BAM 15. Hukuk Dairesinin 2023/242 E. - 2024/142 K. Sayılı kararı ile hüküm altına alınan tüketici zararından bayilik sözleşmesi uyarınca davacı bayinin sorumlu olduğu savunulduğu nazara alındığında iddia olunan alacağın varlığı çekişmeli olup ancak toplanacak delillere göre yapılacak yargılama sonucu bir neticeye varılabileceğinden bu haliyle yaklaşık ispat olgusunun dosyanın bulunduğu aşama itibariyle gerçekleşmediğinin kabulü gerekir. Bu halde İİK 257. maddesindeki koşulların oluştuğundan söz edilmesi mümkün görülmediğinden ilk derece mahkemesince, itirazın kabulü ile ihtiyati haczin kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken itirazın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; Mahkemece hatalı değerlendirme ile ihtiyati hacze itirazın reddine karar verilmesi isabetli görülmemiş ve bu nedenle ihtiyati haczin kaldırılmasını talep eden davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce esas hakkında yeniden karar verilmek suretiyle ihtiyati hacze itirazın kabulü ile ihtiyatin haczin kaldırılmasına karar verilmiştir.

KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;İhtiyati hacze itiraz eden davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; İstinaf incelemesine konu ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,1-İhtiyati hacze itiraz eden davalı vekilinin ihtiyati hacze vaki itirazının KABULÜ ile, İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/263 Esas sayılı dosyası üzerinden 13/06/2024 tarihli ara karar ile verilen ihtiyati haciz kararının tüm neticeleri ile birlikte KALDIRILMASINA,2-İhtiyati hacze itiraz eden davalı vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,3-İstinaf aşamasında yapılan yargılama masraflarını yapılacak yargılama sonunda ilk derece mahkemesince değerlendirilmesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olarak oy birliği ile karar verildi. 17/07/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

sürülentaraflarınözetisavunmalarınınkararistinafdereceİtirazistanbulHaczegerekçesebeplerikararıİhtiyatitalepilerikabulütarihiiddianumarasımahkemesi

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:35:52

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim