SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2022/1255

Karar No

2024/1112

Karar Tarihi

17 Temmuz 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

43. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2022/1255

KARAR NO: 2024/1112

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 22/02/2022

NUMARASI: 2021/786 Esas - 2022/166 Karar

DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 17/07/2024

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı ve davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ..., diğer davalı şirket aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Es. Sayılı dosyasında 05/04/2019 tarihli 12/07/2019 vade tarihli 150.000,00 TL bedelli senet sebebiyle kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip yaptığını, davalı ... diğer davalı şirketten alacağının tahsili için iş yeri adresine 28/10/2019 tarihinde hacze gittiğini, iş yerinde yapılan kasa haczi ile müvekkilinin davalı şirkete sözleşmeye dayalı imalat ve ürünlerin garanti süresini teminat altına almak amacıyla vermiş olduğu dava konusu teminat çekini haczettiğini, çek icra müdürlüğü kasasına alındığını, icra dairesi tarafından gönderilen cebri icra müzekkeresine taraflarınca süresinde itiraz edildiğini, açıklanan nedenlerle 01/09/2020 keşide tarihli 97.000,00 TL bedelli ... bank T.A.Ş Kavacık Şubesine ait ... seri numaralı teminat çekine ilişkin HMK 389 maddesi ve devamı hükümleri gereğince herhangi bir cebri icra işlemine konu edilmeyeceğine, teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesini, bu talep kabul edilmediği taktirde teminat ile tedbir kararı verilmesini, 01/09/2020 keşide tarihli 97.000,00 TL bedelli ... bank T.A.Ş. Kavacık Şubesine ait ... seri numaralı çek sebebiyle müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini, 01/09/2020 keşide tarihli 97.000,00 TL bedelli ... bank T.A.Ş. Kavacık Şubesine ait ... seri numaralı çek sebebiyle müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, 01/09/2020 keşide tarihli 97.000,00 TL bedelli ... bank T.A.Ş. Kavacık Şubesine ait ... seri numaralı çekin teminat çeki olduğu tespit edilerek kambiyo senedi vasfı bulunmaması sebebiyle İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... Es. Sayılı dosyasındaki haciz fekki ile müvekkiline iadesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraftan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin borçlu sıfatının haiz olduğu İstanbul ...İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyadan müvekkil şirkete hacze gelinmiş olup haciz esnasında teminat fonksiyonuna sahip olan bir takım evraklar haczedildiğini, bu evrakların arasında ... Şirketine ait ...bank A.Ş. Kavacık Şubesine ait ... seri numaralı 97.000- TL'lik çek de haczedilen evraklar arasında olduğunu, işbu uyuşmazlık konusu çek, ... ile müvekkili şirket arasındaki arasındaki satım sözleşmesinin konusu olan emtiaların ve hizmetin gerçekleşmesi muhtemel rizikoları karşılamak amacıyla davacı şirketçe müvekkili şirkete verildiğini, Eylül 2020 tarihine kadar gerçekleşebilecek rizikoların karşılığını talep hamyüno saklı kalmak kaydıyla, bugüne kadar herhangi bir riziko gerçekleşmemiş olup söz konusu çek kasalarında yalnızca teminat vasfıyla durmakta olduğunu, ticari faaliyetin bitiminin akabinde cari hesaplar sıfırlanmış olup iki şirket nezdinde de bakiye borç miktarı bulunmamakta olduğunu, ticari faaliyetin bitiminin akabinde cari hesaplar sıfırlanmış olup, iki şirket nezdinde de bakiye borç miktarı bulunmamakta olduğunu fakat sehven olarak bu belgenin iadesinin atlandığını, açıklanan nedenlerle davacı ... A.Ş.'nin, müvekkili şirkete borcunun olmadığının kabulüyle birlikte, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacı yana bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı takibinin durdurulması yönündeki talebin reddedilmesini ve takibin kaldığı yerden devamına karar verilmesinin gerektiğini, mağduriyete sebebiyet verilmemesi için takibin teminatsız yada teminatlı olarak durdurulmaması gerekmekte olduğunu, zira huzurdaki davada davacı söz konusu icra takibinde, ne alacaklıdır ne de borçlu olduğunu, borçlu aleyhine yapılan haciz işlemine aksi takdirde çok büyük mağduriyetlere yol açılacak ve mağduriyetin yaşanmasından sorumlu kişilere buradan oluşan zarar rücu edileceğini, müvekkilinin alacaklı olduğu İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası kapsamında diğer davalı aynı zamanda bahsi geçen icra dosyasının borçlusu ...Anonim Şirketi'ne hacze gidildiğini, bu haciz esnasında çok sayıda kıymetli evrak borçlu şirketin kasasında bulunarak haczedildiğini, icra dairesinin kasasına giren tüm kıymetli evraklar cebri icra yolu ile ele geçirildiğini, diğer Davalı ... Şirketi ile davacı şirket arasında ticari ilişkinin olup olmadığının taraflarınca bilinmesinin imkansız olduğunu, taraflar arasındaki ilişkide 3. kişi oldukları için sadece elilerindeki senet ile ilgili kısmı bilebileceklerini, senet de cebri icra yolu ile ele geçirildiğini, bonoda teminat kaydı varsa da neyin teminatı olduğu belirtilmediğinden bu ibare bononun mücerrettik vasfını ortadan kaldırmayacağını, bononun teminat amaçlı verildiğinin kabul edilebilmesi için, neyin teminatı olarak verildiğinin ya bononun önündeki veya arkasındaki yazılar veya ayrı bir belge (iik’nun 169/a maddesinde öngörülen) ile teminat senedi olduğunun kanıtlanmasının gerektiğini, açıklanan tüm bu nedenlerle takibin durdurulması ve ihtiyati tedbir talebinin reddi ile takibin kaldığı yerden devamına karar verilmesini, haksız ve mesnetsiz iddialara dayalı hukuka aykırı olarak açılan davanın esastan reddine karar verilmesini, haksız ve kötü niyetli olarak itirazda bulunan davacı-borçlu tarafın %40 nispetinde kötü niyet tazminatına hükmedilmesine dair karar tesisini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "Davacı iddiası ve dosya kapsamına göre eldeki dava da; davalı ...'a yönelik dava 2004 sayılı İİK'nun 89. maddesi gereği, davalı ... Anonim Şirketi'ne yönelik dava aynı kanunun 72. maddesi gereği menfi tespit istemine ilişkindir. Davalı ...'ın, diğer davalıdan olan alacağı için İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı takip dosyasında başlattığı takip nedeni ile borçlu iş yerinde hacizde davacı yana ait dava konusu 01.09.2020 keşide tarihli 97.000 TL bedelli ...bank T.A.Ş Kavacık Şubesine ait ... seri numaralı çekinde haczedildiği, icra dairesi tarafından davacı yana İİK 89/1 haciz ihbarnamesi gönderildiği, 3. kişi konumundaki davacının 09.12.2019 tarihinde süresi içerisinde çekin borçluya teminat amacıyla verildiği gerekçesi ile itiraz edildiği 24.07.2020 tarihinde eldeki menfi tespit davasının açıldığı anlaşılmıştır. Davacının iddiası dava konusu çekin davalı şirket ile aralarındaki ticari ilişkinin teminatı olduğu yönündedir. Çekte lehtar konumunda olan davalı şirket mahkememize sunduğu 18.08.2020 tarihli cevap dilekçesi ile çeki teminat amacıyla elinde bulundurduğunu çeki sehven iade etmediğini ikrar etmiş, davalı ikrar ve kabulü gereği davalı şirkete yönelik menfi tespit isteminin kabulüne karar verilmiştir. Davalı ...'a yönelik davaya gelince ; İİK.nun 89/3. maddesi uyarınca 3. kişinin menfi tespit davası açılabilmesi için aynı madde gereğince 1. ve 2. haciz ihbarnamelerine süresinde itiraz etmemiş olması gerekir. Üçüncü kişi 1. haciz ihbarnamesine süresi içinde itiraz etmiş ise artık İİK. 89. madde uyarınca menfi tespit davası açmasına gerek yoktur. Eldeki olayda davacı taraf gönderilen haciz ihbarnamesine 09.12.2019 tarihinde itiraz etmiştir. 3. Kişi tarafından 1. Haciz ihbarnamesine itiraz edildikten sonra bunun aksini ispat yükümlülüğü icra mahkemesinde açacağı dava ile alacaklıya geçmektedir. Davacı 1. haciz ihbarnamesine süresi içinde itiraz ettiğinden alacaklı hakkında menfi tespit davası açmasında herhangi bir hukuki yarar bulunmamaktadır. Yukarıda yapılan açıklamalar gereği davalı ...'a yönelik davanın hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine, davalı şirkete yönelik davanın ise kabulüne " karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davalı ..., diğer davalı ... Taah. Tic. A.Ş aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyasında 05.04.2019 tarihli 12.07.2019 vade tarihli 150.000,00 TL bedelli senet sebebiyle kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip yaptığını, davalı ..., diğer davalı ... San. Müh. Taah. Tic. A.Ş.'den alacağını tahsil etmek için iş yeri adresine 28.10.2019 tarihinde hacze gittiğini, iş yerinde yapılan kasa haczi ile müvekkilin davalı ...'ya sözleşmeye dayalı imalat ve ürünlerin garanti süresini teminat altına almak amacı ile vermiş olduğu dava konusu teminat çeki haczedildiğini, çek icra müdürlüğü kasasına alındığını, İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasından müvekkile 15.11.2019 tarihinde gönderilen müzekkere " Müdürlüğünün dosya borçlusuna taraftan verilen 97.000,00 TL'lik ... BANK TAŞ ... seri numaralı çekin vadesi geldiğinde müdürlüğü dosyasına yatırmanız aksi halde vadesi gelen senetlerin müdürlüğünün dosyasına ödenmesi, ödenmemesi halinde cebri icra yoluna başvurulmasına karar verilmiştir." denilerek davalı ...'ın dava konu çekin bedelin tahsili konusunda müvekkil aleyhine cebri icra işlemlerini başlayacağına dair ihtaratlı müzekkere gönderildiğini, icra dairesi tarafından gönderilen müzekkere ile emir verdiğini, müvekkil aleyhine yükümlülük doğurduğunu, dolayısıyla emir ve ihtarat içeren cebri icra müzekkeresi sonuçlarına katlanmamak için takip alacaklısını taraf olarak göstermek kanuni zorunluluk ve mahkeme hükmünün bu takibe etki etmesinin bir koşulu olduğunu, icra müdürlüğü tarafından gönderilen müzekkere icra iflas kanunununda düzenlenen 89 Haciz İhbarnamesi vasfında olmadığını, icra müdürlüğü müvekkile dosya borçlusuna borcu olup olmadığını sormadığını, icra dosyası alacaklısına haczedilen ve dava konusu olan çeke ilişkin tahsil yetkisi hatta ödenmediği takdirde icra takibi başlatma yetkisi dahi verdiğini, ödeme konusunda müvekkile yükümlülük verdiğini, diğer bir deyişle dava konusu çek için müvekkile gönderilen müzekkerede davalı ...'ın alacaklı sıfatı kazandığını, dolayısıyla açılan davada müvekkilin dava konusu çeke ilişkin hem davalı ... nezdinde hem de diğer davalı nezdinde borçlu olmadığının tespitini talep etmekte menfaati bulunduğunu, mahkemenin gönderilen cebri icra müzekkeresinin 89 Haciz ihbarnamesi olarak değerlendirmesi son derecederece hatalı olup kararın ortadan kaldırılması gerektiğini, ayrıca müvekkile icra müdürlüğü tarafından gönderilen kapalı tebligat zarfın "haciz müzekkeresi ihtiva eder" diyerek gönderilen evrakın mahiyeti bildirdiğini, eğer gönderilen evrak 89 Haciz İhbarnamesi mahiyetinde olsa idi kapalı zarfta haciz ihbarnamesi yazması gerekirdi ki bu husus bile gönderilen müzekkerenin cebri icra haciz müzekkeresi olduğunu ispatladığını, mahkeme diğer davalı ... San. Müh. Taah. TİC. A.Ş. yönünden davanın kabulüne karar verildiğini, vehe vekalet ücreti hükmetmediğini, yargılama giderlerinin de karşı taraftan tahmiline karar vermediğini, mahkeme diğer davalı ... San. Müh. Taah. TİC. A.Ş. yönünden davanın kabulüne karar verilmiş olmasına rağmen lehine vekalet ücreti hükmetmediğini, yargılama giderlerinin de karşı taraftan tahmiline karar vermediğini, HMK 326 .Maddesinde " Kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir." havi hükmü gereğince yargılama giderlerin tarafa ödenmesine ilişkin mahkeme karar vermediğini, HMK 330.Maddesinde "Vekil ile takip edilen davalarda mahkemece, kanuna göre takdir olunacak vekâlet ücreti, taraf lehine hükmedilir." hükmü gereğince lehine vekalet ücretine karar vermesi gerekirken vekalet ücretine hükmetmediğini, mahkeme kararı yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden de eksik olduğunu, mahkemenin davanın usulden reddi, yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden eksik kararın ortadan kaldırılarak haklı davanın kabulüne, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraftan tahmiline karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İş bu dava kapsamında mahkeme tarafından bize göre de doğru ve talebimizle eşdeğer verilen "Davalı ...'a yönelik davanın HMK.’nun 114/1-h maddesi gereğince hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle HMK.’nun 115/2 maddesi uyarınca usulden reddine" ilişkin karara katılmakla birlikte bu talebi istinaf ettiğini, lakin Türkiye Barolar Birliği Başkanlığından avukatlık asgari ücret tarifesi genel hükümler madde 7 incelendiğinde görülecektir ki "davanın dinlenebilmesi için kanunlarda öngörülen ön şartın yerine getirilmediğini ve husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde, davanın görüldüğü mahkemeye göre bu tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçmemek üzere üçüncü kısımda yazılı avukatlık ücretine hükmolunur." dava şartı yokluğu nedeniyle HMK.’nun 115/2 maddesi uyarınca usulden reddine yönelik verilen kararlar da davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, lakin ne gerekçeli karar da ne de son duruşma zaptında böyle bir hüküm bulunmadığını, bu nedenle açıkça kanuna aykırı olarak verilen karar ile verilmeyen vekalet ücretinin tarafa verilmesi talep ve istinaf etmiştir.

GEREKÇE: Davacı, davalı şirket ile aralarındaki ticari ilişkinin teminatı olarak dava konusu çekin davalı şirkete keşide edilerek teslim edildiğini, davalı şirketin borçlu diğer davalı ...’ın alacaklısı olduğu icra dosyasında yapılan haciz esnasında, dava konusu çekin icra müdürlüğünce haczedildiğini ve icra müdürlüğünce çekin vadesinde icra dosyasına ödenmesinin ihtar edildiğini, bu ihtara itiraz edildiğini, çekin teminat çeki olup kambiyo senedi vasfında olmadığını belirterek çekten dolayı borçlu olmadığının tespitine ve çek üzerindeki haczin fekki ile çekin davacıya iadesine karar verilmesini istemiştir. Dairemizin kaldırma kararı öncesinde davaya konu çekin ilk derece mahkemesince teminat çeki olduğu değerlendirilerek davanın davalı şirket yönünden kabulüne ve davaya konu 97.000,00-TL bedelli ...BANK T.A.Ş Kavacık Şubesine ait ... seri numaralı 01/09/2020 tarihli çek yönünden davacının davalı ... San. Müh. Taah. Tic. A.Ş. ye borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş olup hükmün bu haliyle kesinleştiği görülmüştür. İlk derece mahkemesince, yukarıda açıklanan gerekçe doğrultusunda, davalı şirket yönünden davanın kabulüne, diğer davalı hakkındaki davanın ise, hukuki yarar yokluğundan usulden reddine karar verilmiş, bu karara karşı davacı vekili tarafından süresi içerisinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Dairemizce 2022/836 E.-2022/620 K. Sayılı kararı ile davalı ... vekili 16/03/2022 tarihinde istinafa cevap dilekçesi katılma yoluyla istinaf talebi mahiyetinde olduğundan eksiklik ikmali için dosyanın geri çevrilmesine karar verilmiş ve ilk derece mahkemesince dairemiz kararı yerine getirilmiş ise de davalı ... vekilinin istinaf karar ve harçlarının yatırılmadığı görüldüğünden istinaf talebinden vazgeçilmiş sayılmasına karar verilmiştir. Bu karara karşı istinaf başvurusunda bulunulmamıştır. Davacı vekilinin istinaf başvurusunda davalı ... aleyhine açılan davada hukuki yarar yokluğundan mahkemenin usulden red kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğu belirtilmiş olmakla yapılan inceleme sonucunda; Davacı tarafın davalı ... tarafından diğer davalı şirket aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasında kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip yapıldığını, davalı ...’ın diğer davalı şirketten alacağının tahsili için iş yeri adresinde 28/10/2019 tarihinde haciz yapıldığını, iş yerinde yapılan kasa haczi ile müvekkilinin davalı şirkete sözleşmeye dayalı imalat ve ürünlerin garanti süresini teminat altına almak amacıyla vermiş olduğu dava konusu teminat çekinin haczedildiğini, çekin icra müdürlüğü kasasına alındığını, icra müdürlüğü tarafından gönderilen cebri icra müzekkeresine taraflarınca süresinde itiraz edildiğini ileri sürerek 01/09/2020 keşide tarihli 97.000,00 TL bedelli çekten dolayı borçlu olmadığının tespitine, çekin teminat çeki olduğundan kambiyo senedi vasfı bulunmaması sebebiyle İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Es. Sayılı dosyasındaki haczin fekki ile çekin müvekkiline iadesine karar verilmesini talep ettiği, davalı şirketin söz konusu çekin taraflar arasındaki satım sözleşmesinin konusu olan emtiaların ve hizmetin gerçekleşmesi muhtemel rizikoları karşılamak amacıyla davacı şirketçe kendilerine teminat olarak verildiğini beyan ettiği, diğer davalı ...'ın ise davacının kendilerine karşı dava açmasında hukuki yararı olmadığını, savunduğu görülmüştür. İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasında icra dairesince davacı şirkete 15/11/2019 tarihinde '' Müdürlüğünüz dosyası borçlusuna tarafımızdan verilen 97.000,00-TL bedelli ...BANK T.A.Ş Kavacık Şubesine ait ... seri numaralı çek vadesi geldiğinde müdürlüğümüz dosyasına yatırmanız aksi halde vadesi gelen senetlerin müdürlüğümüz dosyasına ödenmesini, ödenmemesi halinde cebri icra yoluna başvurulmasına karar verilmiştir" şeklindeki yazının tebliğ edildiği ve davacı tarafça 09/12/2019 tarihinde yazıya itiraz edilmiştir. İİK'nun 88. maddesinin birinci fıkrasına göre ise, haczolunan paraları, banknotları, hamiline ait senetleri, poliçeler ve sair cirosu kabil senetlerle altın ve gümüş ve kıymetli şeyleri icra dairesi muhafaza eder. Bu fıkrada yazılan şeylere icra dairesi tarafından el konulması, bunların haczi için geçerlik şartıdır. Davaya konu çekin İİK'nun 88. maddesinin yukarıda belirtilen hükmü uyarınca haczi gerçekleştirilmiştir. İİK.nun "Alacaklar Ve Üçüncü Şahıs Elinde Haczedilen Mallar Hakkında" başlıklı 89. maddesi gereğince; Hamiline ait olmıyan veya cirosu kabil bir senetle müstenit bulunmıyan alacak veya sair bir talep hakkı veya borçlunun üçüncü şahıs elindeki taşınır bir malı haczedilirse icra memuru; borçlu olan hakiki veya hükmi şahsa bundan böyle borcunu ancak icra dairesine ödiyebileceğini ve takip borçlusuna yapılan ödemenin muteber olmadığını veya malı elinde bulunduran üçüncü şahsa bundan böyle taşınır malı ancak icra dairesine teslim edebileceğini, malı takip borçlusuna vermemesini, aksi takdirde malın bedelini icra dairesine ödemek zorunda kalacağını bildirir (Haciz ihbarnamesi).Bu haciz ihbarnamesinde, ayrıca 2, 3 ve 4 üncü fıkra hükümleri de üçüncü şahsa bildirilir. Üçüncü şahıs; borcu olmadığı veya malın yedinde bulunmadığı veya haciz ihbarnamesinin tebliğinden önce borç ödenmiş veya mal istihlak edilmiş veya kusuru olmaksızın telef olmuş veya malın borçluya ait olmadığı veya malın kendisine rehnedilmiş olduğu veya alacak borçluya veya emrettiği yere verilmiş olduğu gibi bir iddiada ise, keyfiyeti, haciz ihbarnamesinin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde icra dairesine yazılı veya sözlü olarak bildirmeye mecburdur. Davacıya gönderilen ve yukarıda belirtilen 15/11/2019 tarihli yazı birinci haciz ihbarnamesi niteliğinde değildir. Gönderilen yazılarda itiraz süresi dahi yazılmamıştır. Davanın hukuki nitelendirmesi hakime ait olmakla birlikte İİK'nun 72. Maddesi gereğince açılan menfi tespit davasında, İlk derece mahkemesince davanın İİK.nin 89. maddesine dayanılarak açılan alacak davası olarak nitelendirilmesi ve bu nitelendirmeye göre Mahkeme kararında belirtilen gerekçeler ile davacının davalı ... yönünden dava açmakta hukuki yararı bulunmadığından usulden reddine karar verilmesinde isabet görülmemiş olup, davacı vekilinin buna ilişkin istinaf sebepleri yerindedir. HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:1-Davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)a-6 maddesi uyarınca USULDEN KALDIRILMASINA, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, 2-Davacı ve davalı tarafça yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine, 3-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yapılacak yargılama sırasında değerlendirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)g maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.17/07/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

sürülen(KambiyoTespitusuldenkaldırılmasınaMenfiKaynaklanan)Senetlerindenistinafdereceistanbulgerekçesebeplerikararıilerikabulünumarasımahkemesicevap

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:35:52

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim