SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/392

Karar No

2024/1109

Karar Tarihi

16 Temmuz 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

43. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2024/392

KARAR NO: 2024/1109

KARAR TARİH: 16/07/2024

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEME: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 19/12/2023

NUMARASI: 2022/67 Esas - 2023/876 Karar

DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 16/07/2024

Taraflar arasındaki İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili nezdinde ... numaralı Flektranik Cihaz Sigorta Poliçesi ile 28.05.2012-2013 tarihleri arasında ... A.Ş adına sigorta edilen elektronik cihazların, 22.05.2013 tarihinde şehir enerjisinin orta gerilim fiderlerindeki arızaya bağlı olarak davalı tarafından yapıları manevra sonucunda trufoda arıza yaşanmasından ve şehir enerji beslemesinin peş peşe 2 kez kesilmesi sırasındaki yüksek voltaj (elektriksel darbe) sonucu hasara uğradığı, bu olay nedeniyle müvekkili tarafından onarım yapan şirkete 08.01.2014 tarihinde 12.000,00- USD ve KDV karşılığı 30.221,00-TL, sigortalısına ise 09.01.2014 tarihinde 45.000,00-USD olmak üzere toplam 57.000,00-USD hasar tazminatı ödendiği, hasarın ödenmesi ile TTK 1472. maddesine göre sigortalısının yerine kaim olduğu, buna bağlı olarak ödenen bu tazminatın rücuen davalıdan tahsili amacıyla yapılan icra takibine haksız olarak itiraz edildiğini belirterek davalının itirazının iptaline, takibin devamına ve alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; meydana gelen arızanın ve hasarın davacının sigortalısının kendi iç tesisatından kaynaklandığı, davacının hasar nedenine ilişkin iddiasının gerçeği yansıtmadığı, zira aksi durumda sigortalının bulunduğu iş merkezinde bulunan diğer işyerlerinde de benzeri hasarların meydana gelmesi gerektiği, mülkiyeti ve sorumluluğu müşteriye ait yapı bağlantı hattı ve iç tesisattaki kusurlar nedeniyle meydana gelen hasarlarda mevzuat gereği müvekkiline yükletilebilecek kusur bulunmadığı dolayısıyla tazminat yükümlülüğünün de olmadığı, Elektrik Dağıtımı ve Perakende Satışına İlişkin Hizmet Kalitesi Yönetmeliği’nin hükümleri gereği müvekkil şirkete başvuru yapmadan hasar bedelini davacı sigorta şirketinden aldığı, hasarın müvekkili şirketin ilgili birimlerine gösterilmeden ve hasar nedeninin dağıtım şebekesinden kaynaklanıp kaynaklanmadığı belli olmadan, davacının yaptırdığı ekspertiz raporunun kabul edilmesinin mümkün olmadığı, müvekkilinin kusurlu olduğunun ve zarar miktarının davacı tarafından ispat edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda 07/12/2020 tarih ve 2015/613 esas 2020/850 karar sayılı ilamı ile; "Mahkemece toplanan deliller ve alınan üç ayrı bilirkişi raporundan benimsenen üçüncü rapor ve ek rapor doğrultusunda; sigortalı şirketin UPS kullanma zorunluluğunun bulunmadığı, Elektrik İç Tesisler Yönetmeliğinin 19/a maddesinde, "Elektrik iç tesislerine ait uygunluk belgesi olmayan veya muayeneler sırasında uygun bulunmayan tesise enerji verilmez" hükmünün bulunduğu, dava konusu olayın meydana geldiği yere davalı şirket tarafından elektrik verildiyse bu yerin Elektrik İç Tesisler Yönetmeliği m. 19'a göre iç tesisatının uygun olduğu anlamına geldiği, aynı yerde aynı tarihte başka arızaların meyana gelmemesinin nedeninin elektrik sisteminin trifaze sistemine göre tesis edildiğinden bir aboneye verilen bir fazdaki gerilim yükselmesi veya düşmesi olabilecekken diğer fazda bağlantı yapılan abonelerin bu dalgalanmadan etkilenmeyeceği aynı elektrik faza bağlı bütün cihazlarında bu nedenle arızalanmasının beklenemeyeceği, elektrik kesintisinden sonra hatta limitlerin dışında voltaj gelmesi durumunda hatta bağlı bulunan cihazlarda özellikle ana kartların arızalandığı, dava dışı sigortalının cihazlarının davalının elektrik kesintilerinden kaynaklı yüksek voltaj nedeniyle arızalandığının tespit edildiği, hasar gören cihazların değerinin 156.368,00 USD olduğu, bunun 289.290,00 TL'ye karşılık geldiği, davacının sigortalısına ödediği bedeli talep edebileceği bu miktarın ise 57.000,00 USD olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.Kararın istinafı üzerine dairemizin 16/12/2021 tarih2021/402 esas 2021/1530 karar sayılı ilamı ile; ,...."hasarın meydana gelmesinde davalının kusurlu olduğunun kanıtlanması HMK 190. ve TMK 6. maddelerine göre davacıya ait olup, davalıdan sağlanan elektriğin iki kez kesilmesi ve buna bağlı olarak kesintiden sonra iki kez enerji verilmesi tek başına, hasarın yüksek voltajdan kaynaklandığının kabulü için yeterli değildir. Davalının hasar bedelinden sorumlu tutulabilmesi için sigortalıya ait cihazların arızalanma nedeninin, davalının kusurlu eylemi olarak tanımlanabilecek yüksek voltajdan kaynaklandığının ve davalının bu kusurlu eylemi ile zarar arasında uygun illiyet bağı bulunduğunun tereddüte yer vermeyecek bir biçimde saptanması zorunlu olup, bu hususun davacı tarafından ispatlaması gerekir. Ne var ki mahkemece, tüm deliller toplanmadan karar verilmesi isabetli olmadığı gibi teknik inceleme ile çözüme kavuşabilecek bir konuda, raporlar arasındaki çelişki giderilmeden eksik inceleme ile karar verilmesi de doğru görülmediğinden; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına; olayın meydana geldiği gün itibarıyla sigortalının bulunduğu bölgedeki orta gerilim fiderlerindeki arıza ve onarım çalışmalarına ilişkin tutanak ve belgelerin, sigortalının bulunduğu binadaki trafonun arızasından dolayı davalı teknisyenlerince yapılan tamirata ilişkin tutanağın davalı şirketten celbedilerek ayrıca aynı bölgede başka hasar başvurularının olup olmadığı da sorulup tüm deliller toplandıktan sonra elektrik enerjisi konusunda uzman yeni bir bilirkişi kurulundan, raporlar arasındaki çelişkiyi giderici nitelikte, hasar nedeninin ne olduğu, elektrik kesintisinden sonra yeniden enerji verilmesine bağlı yüksek voltajdan kaynaklanıp kaynaklanmadığını kesin olarak belirlenip sonucuna göre bir karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesi gerektiği" gerekçesiyle hükmün kaldırılmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kaldırma kararı doğrultusunda tahkikat yapılmıştır.

İLK DERECE 2022/67 ESAS 2023/876 KARAR SAYILI KARARI İLE;İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda ,...."Tüm bu açıklamalar ışığında somut uyuşmazlık değerlendirildiğinde; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi'nin 16/12/2021 tarih, 2021/402 Esas ve 2021/1530 Karar sayılı ilamına istinaden bilirkişi incelemesi yapıldığı, mahkememizce aldırılan ve hükme esas alınan gerek kök gerekse ek bilirkişi raporuyla da hem elektrik arızasının iki aşamalı bir çalışma ile giderilmiş olması, ilk arıza gideriminde hatalı/yanlış bir bağlantı yapılmış olabileceği şüphesini doğmuş ise de, yapılan çalışmanın içeriğine ilişkin bir bilgi ve belge sunulamadığı, elektriğin yeniden verilmesi sırasında oluşan darbe akımının söz konusu arızalara sebep olmuş olabileceği, UPS cihazının belirli süre çalıştıktan sonra devre dışı kaldığı bu haliyle doğrudan şebekeye bağlı kalan hazların tam da bu darbe akımı ile hasar görmüş olabileceği, oluşan darbe akımın ölçülmesi ve kaydedilmesinin ancak işyerinde elektrik otomasyon sistemi varsa söz konusu olabileceği ancak işyerlerinin böyle bir mecburiyeti olmadığı gibi, darbe akımlarının ölçülmesinin her zaman mümkün de olmadığı, bu durumda cihazlarda oluşan hasarların nasıl oluştuğundan bağımsız olarak, söz konusu cihaz arızalarının elektrik kesintileri ile oluştuğu konusunda şüphe olmadığı, davalı tarafın kesintisiz ve sürekli elektrik enerjisi sunamamış olması sebebiyle, tek seferde de giderilemediği anlaşılan elektrik arızasından ve oluşan cihaz hasarlarından sorumlu olduğu, onarım ve değişime ilişkin çıkarılan fatura bedellerinin yayın cihazı olduğu anlaşılan özellikli cihazların onarım ve değişimi için dönemindeki piyasa rayiç fiyatlarında doğru fiyatlar olduğu hususlarının tespit edildiği, davalı yanın kusur durumunun bu haliyle tespit edildiği anlaşılmakla; davanın kabulü ile, davalının İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın reddi ile, takibin aynı koşullarla devamına, yasal şartları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine ve davanın kabulüne" karar verilmiştir.Bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel mahkemece kaldırma sonrası yapılan yargılamada alınan bilirkişi raporlarına göre davanın kabulü ile takibin devamına karar verildiğini, ancak usul ve yasaya aykırı, özellikle BAM kararı gereğini yerine getirmekten uzak yerel mahkeme kararının kaldırılarak haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, kaldırma kararı sonrası hazırlanan ve hükme esas alınan kök ve ek raporların, BAM kararında açıkça ortaya konulan hususları irdelemekten uzak olduğu gibi, dosya içeriğinde yer alan bilgi ve belgelere de aykırılık teşkil ettiğini, BAM kaldırma kararında, ''Hasar nedeninin ne olduğu, elektrik kesintisinden sonra yeniden enerji verilmesine bağlı yüksek voltajdan kaynaklanıp kaynaklanmadığının kesin olarak belirlenmesi gerektiği, başka bir anlatımla dava konusu olayda müvekkil şirkete sorumluluk yükletilmesi sonucunu doğuracak illiyet bağının mevcut olup olmadığının net olarak ortaya konulması gerektiği''nin belirtildiğini, illiyet bağının sorumluluğun temel öğesi olduğunu, hasarın, mülkiyeti ve sorumluluğu müşteriye ait olan yapı bağlantı hattı ve iç tesisattaki kusurlar nedeniyle meydana gelmesi nedeniyle illiyet bağının kesildiğini ve müvekkil kuruma herhangi bir sorumluluk yüklenemeyeceğini, dava dışı davacı sigortalısının illiyet bağını kesen sorumluluğunun araştırılmamış olmasının hukuka aykırı raporun düzenlenmesine neden olduğunu, bilirkişi heyetinin hasar bedeli konusunda herhangi bir inceleme yapmaksızın, hasar bedelinin dönemdeki rayiç piyasa fiyatlara uygun olduğu kanaatini bildirdiğini, hükme esas alınan ek raporda yer alan ve tamamen ekspertiz raporundaki tespit ve hesaplamaların benimsenmesi ile hasar bedelinin piyasa rayiçlerine uygun olduğuna dair bildirilen görüşün kabulünün mümkün olmadığını, zira söz konusu ekspertiz raporunun, müvekkil şirketin gıyabında ve müvekkil şirket kayıtları temin edilmeksizin tek taraflı olarak tanzim edildiğini ve de hem işbu ekspertiz raporu nazara alınarak tanzim edilmiş olmasının hem de piyasa rayiçleri iliştirilmeden soyut kanaat bildirmiş olması nedeni ile denetime elverişsiz ek raporun kabulünün ve hükme esas alınmasının mümkün olmadığını, yine ilgili cihazların başka bir şekilde kullanımının mümkün olup olmadığı veya sovtaj gerektirip gerektirmediğinin de ne bilirkişi ne de yerel mahkemece incelenmeden hatalı sonuçlara varıldığını, fakat Yerel Mahkeme tarafından işbu raporlar nazara alınarak hüküm tesis edilmiş olduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle: Yerel Mahkemenin gerekçeli kararında ifade edilen ve dosyada tanzim olan bilirkişi raporlarında davalının sorumluluğunun ispatlandığını, sigortalıya ait cihazların arızalanma nedeninin davalının kusurlu eylemi olarak tanımlanabilecek; kesintisiz ve sürekli elektrik enerjisi sunamamış olmasının, arızanın tek seferde giderilmediğinin ve davalının bu kusurlu eylemi ile zarar arasında uygun illiyet bağı bulunduğunun dosyadaki bilirkişi raporları ile ortaya konduğunu ve davalının haksız istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE : Dava, Elektronik Cihaz Sigorta Poliçesi kapsamında ödenen hasar bedelinin rücuen tahsili amacıyla yapılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince, yukarıda açıklanan gerekçe doğrultusunda, davanın kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı, davalı vekili tarafından yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İlk derece mahkemesince 07/12/2020 tarih ve 2018/613 E. 2020/850 K sayılı ilamıyla davanın kabulüne karar verilmiş kararın istinafı üzerine dairemizin 2021/402 Esas. 2021/1530 K. Sayılı ilamı ile "Yukarıda da ifade edildiği üzere hasarın meydana gelmesinde davalının kusurlu olduğunun kanıtlanması HMK 190. ve TMK 6. maddelerine göre davacıya ait olup, davalıdan sağlanan elektriğin iki kez kesilmesi ve buna bağlı olarak kesintiden sonra iki kez enerji verilmesi tek başına, hasarın yüksek voltajdan kaynaklandığının kabulü için yeterli değildir. Davalının hasar bedelinden sorumlu tutulabilmesi için sigortalıya ait cihazların arızalanma nedeninin, davalının kusurlu eylemi olarak tanımlanabilecek yüksek voltajdan kaynaklandığının ve davalının bu kusurlu eylemi ile zarar arasında uygun illiyet bağı bulunduğunun tereddüte yer vermeyecek bir biçimde saptanması zorunlu olup, bu hususun davacı tarafından ispatlaması gerekir. Ne var ki mahkemece, tüm deliller toplanmadan karar verilmesi isabetli olmadığı gibi teknik inceleme ile çözüme kavuşabilecek bir konuda, raporlar arasındaki çelişki giderilmeden eksik inceleme ile karar verilmesi de doğru görülmediğinden; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına; olayın meydana geldiği gün itibarıyla sigortalının bulunduğu bölgedeki orta gerilim fiderlerindeki arıza ve onarım çalışmalarına ilişkin tutanak ve belgelerin, sigortalının bulunduğu binadaki trafonun arızasından dolayı davalı teknisyenlerince yapılan tamirata ilişkin tutanağın davalı şirketten celbedilerek ayrıca aynı bölgede başka hasar başvurularının olup olmadığı da sorulup tüm deliller toplandıktan sonra elektrik enerjisi konusunda uzman yeni bir bilirkişi kurulundan, raporlar arasındaki çelişkiyi giderici nitelikte, hasar nedeninin ne olduğu, elektrik kesintisinden sonra yeniden enerji verilmesine bağlı yüksek voltajdan kaynaklanıp kaynaklanmadığını kesin olarak belirlenip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir" gerekçesi ile karar kaldırılmıştır. İlk derece mahkemesince kaldırma kararı doğrultusunda davalı kurumdan ısrarla istenen belgeler kayıtlarında bulunmadığı gerekçesi ile mahkemeye sunulmamıştır. Dava konusu hasarın, davacı sigorta şirketi ile dava dışı sigortalısı arasında akdedilen sigorta poliçe örtüsü altında meydana geldiği, davacı tarafından sigortalısına 57.000USD ödemede bulunulduğu ve davacının TTK 1472.maddesine göre, sigortalısının haklarına halef olduğu dosya kapsamı ile sabit olduğu gibi taraflar arasında da ihtilafsızdır.Uyuşmazlık, hasarın davalının kusurundan kaynaklanan bir sebebe bağlı olarak meydana gelip gelmediği ve zarardan davalının sorumlu olup olmadığı konusundadır.Kaldırma kararı sonrası dosyaya alınan 01/03/2023 tarihli bilirkişi raporunda; Sunulan bilgi ve belgelere göre, hem elektrik arızasının iki aşamalı bir çalışma ile giderilmiş olmasının ilkinde hatalı yanlış bir bağlantı yapılmış olabileceği şüphesini doğurduğu, yapılan çalışmanın içeriğine ilişkin bir bilgi ve belge sunulamadığı için yapılan çıkarıma göre, elektriğin yeniden verilmesi sırasında oluşan darbe akımının söz konusu arızalara sebep olmuş olabileceği, UPS cihazının belirli süre çalıştıktan sonra devre dışı kaldığı göz önüne alınırsa, sonrasında doğrudan şebekeye bağlı kalan cihazların tam da bu darbe akımı ile hasar görmüş olabileceği, oluşan darbe akımın ve kaydedilmesinin ancak işyerinde elektrik otomasyon sistemi varsa söz konusu olabileceği, ancak işyerlerinin böyle bir mecburiyeti olmadığı gibi darbe akımlarının ölçülmesinin her zaman mümkün de olmadığı, bu durumda cihazlarda oluşan hasarların nasıl oluştuğundan bağımsız olarak, söz konusu cihaz arızalarının elektrik kesintileri ile oluştuğu konusunda zaten şüphe olmadığına göre, davalı tarafın kesintisiz ve sürekli elektrik enerjisi sunamamış olması sebebiyle, tek seferde de giderilemediği anlaşılan elektrik arızasından ve oluşan cihaz hasarlarından sorumlu olduğu, sunulan bilgi ve belgeler incelendiğinde onarım ve değişime ilişkin çıkarılan fatura bedellerinin yayın cihazı olduğu anlaşılan özellikli cihazların onarım ve değişimi için dönemindeki piyasa rayiç fiyatlarında doğru fiyatlar olduğu görüş ve kanaati bildirildiği görülmektedir.14/ 09/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda; dosyada bulunan bilgi ve belgelerden kesin olarak anlaşılan cihaz arızalarının davalı tarafından bölgede yürütülen elektrik alt yapı çalışmalarından mı yoksa iç tesisat kaynaklı bir kusurdan mı kaynaklandığının tespit edilmesi noktasında toplandığı, Sunulan bilgi ve belgelere göre, hem elektrik arızasının iki aşamalı bir çalışma ile giderilmiş olmasının ilkinde hatalı yanlış bir bağlantı yapılmış olabileceği şüphesini doğurduğu, yapılan çalışmanın içeriğine ilişkin bir bilgi ve belge sunulamadığı için yapılan çıkarıma göre, elektriğin yeniden verilmesi sırasında oluşan darbe akımının söz konusu arızalara sebep olmuş olabileceği, UPS cihazının belirli süre çalıştıktan sonra devre dışı kaldığı göz önüne alınırsa, sonrasında doğrudan şebekeye bağlı kalan fazların tam da bu darbe akımı ile hasar görmüş olabileceği, oluşan darbe akımın ölçülmesi ve kaydedilmesinin ancak işyerinde elektrik otomasyon sistemi varsa söz konusu olabileceği ancak işyerlerinin böyle bir mecburiyeti olmadığı gibi, darbe akımlarının ölçülmesinin her zaman mümkün de olmadığı, bu durumda cihazlarda oluşan hasarların nasıl oluştuğundan bağımsız olarak, söz konusu cihaz arızalarının elektrik kesintileri ile oluştuğu konusunda zaten şüphe olmadığına göre, davalı tarafın kesintisiz ve sürekli elektrik enerjisi sunamamış olması sebebiyle, tek seferde de giderilemediği anlaşılan elektrik arızasından ve oluşan cihaz hasarlarından sorumlu olduğu, sunulan bilgi ve belgeler incelendiğinde onarım ve değişime ilişkin çıkarılan fatura bedellerinin yayın cihazı olduğu anlaşılan özellikli cihazların onarım ve değişimi için dönemindeki piyasa rayiç fiyatlarında doğru fiyatlar olduğu görüş ve kanaati bildirildiği görülmektedir.6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun " Sorumluluğun ve giderim borcunun kapsamı" başlıklı 114. Maddesi "Borçlu, genel olarak her türlü kusurdan sorumludur. Borçlunun sorumluluğunun kapsamı, işin özel niteliğine göre belirlenir. İş özellikle borçlu için bir yarar sağlamıyorsa, sorumluluk daha hafif olarak değerlendirilir. Haksız fiil sorumluluğuna ilişkin hükümler, kıyas yoluyla sözleşmeye aykırılık hâllerine de uygulanır." düzenlemesini içermektedir. Sözleşmeye aykırılık nedenine dayalı eldeki tazminat davasında TBK 114/2 maddesi gereği "haksız fiil sorumluluğuna ilişkin hükümler kıyas yoluyla sözleşmeye aykırılık hallerinde de uygulanacaktır. Bu durumda, kusur, zararın saptanması, kusurun derecesi, tazminatın belirlenmesi husularında haksız fiillere ilişkin hükümler kıyas yolu ile uygulanacaktır.Türk Medeni Kanunu’nun 6. Maddesi; “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür” hükmünü içermektedir. Yine HMK’nın 190/1. maddesine göre ise, ispat yükü, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Öte yandan ispat yüküyle ilgili kanunda açık bir hüküm bulunması halinde öncelikle ona bakılmalıdır. Haksız fiillerde ispat yüküyle ilgili özel düzenleme getiren Türk Borçlar Kanunu’nun 50. maddesi gereği zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.Bu durumda davacı taraf halefiyet gereği sigortalısı yerine geçtiğinden davalının kusurunu ve sigortalısının zararını ispat yükü altında olduğunda duraksama yoktur. Ancak hukukumuzda ispat yükü yanında birde delil ikame yükünden bahsedilmektedir. Delil ikame yükü; Delili kimin mahkemeye getireceğine ilişkin yüktür. İspat yükü maddi hukuka göre belirlenir. Yani bir vakıadan kendi lehine kim hak çıkartıyorsa ispat yükü ona aittir. Oysa delil ikame yükü usul kuralları çerçevesinde o delili kimin sunacağı hususudur. Çoğunlukla ispat yükü kimdeyse delil ikame yükü de ondadır ancak her zaman böyle olmayabilir. İspat yükü yer değiştirmez. Ancak delil getirme yükü yer değiştirebilir. Buna örnek olarak taraflardan birinin diğer tarafın elinde bulunan belgeye dayanması halinde ispat yükü bu belgeden hak çıkaran tarafa ait iken belgeyi mahkemeye getirme yükü 6100 sayılı HMK 219/1 maddesi gereği belge elinde bulunan kişiye aittir. Delil ikame yükü altında bulunan kişinin delili mahkemeye getirmemesi halinde ispat yer değiştirmemekle birlikte delili mahkemeye sunmayan tarafın HMK 220/3 maddesinde düzenlenen müeyyide ile karşı karşıya kalabileceği yasal düzenleme gereğidir.Dairemizin kaldırma kararında "olayın meydana geldiği gün itibarıyla sigortalının bulunduğu bölgedeki orta gerilim fiderlerindeki arıza ve onarım çalışmalarına ilişkin tutanak ve belgelerin, sigortalının bulunduğu binadaki trafonun arızasından dolayı davalı teknisyenlerince yapılan tamirata ilişkin tutanağın davalı şirketten celbedilerek ayrıca aynı bölgede başka hasar başvurularının olup olmadığı da sorulup" tüm deliller toplandıktan sonra bilirkişi incelemesi yapılması yönünde eksiklik belirlenmiştir. İlk derce mahkemesince de bu hususta davalıya ısrarla müzekkereler yazılmış son olarak davalı vekilince 03/11/200 tarihli müzekkere gereği ifasıdır konulu dilekçesi ve ekindeki davalı şirket yazıları ile "istenilen evraklara ulaşılamadığı, bilge-belgeye rastlanmadığı" şeklinde cevap verildiği görülmektedir. Dairemizin ikmalini isteği kayıtların davalı elinde bulunması işin niteliği gereği olup mahkemeye sunulamaması davacının yükümlülüğü altında değil, davalının yükümlülüğü altındadır. Davalı tarafın delil ikame yükümlülüğünü yerine getirmeyip bilahare bu hususa dayalı eksik inceleme yapıldığı gerekçesi ile yaptığı istinaf istemi yerinde görülmemiştir.Kaldırma kararı sonrası ilk derece mahkemesince alınan ek ve kök raporlar, kaldırma önceki raporlar arasındaki çelişkiyi giderici, denetime elverişli ve dosya içeriğine uygun olduğu, bildirilen kanaatlerin dosyada toplanan delillerden hareketle bilimsel görüş olduğu, yine dosyaya toplanan delillerden sigortalı işyerinde meydana gelen arıza saatini kapsar şeklide davalı tarafça orta gerilim fiderlerinde arızadan dolayı manevra yapılıp aynı gün 07:00 da bitirildiği, arızanın 2 aşamalı olarak giderildiği, dosyaya alınan raporlar ile sigortalı işyerinde meydana gelen hasarın davalının kusurundan kaynaklandığı ve kusur ile hasar arasındaki illiyet bağının ispatlandığı sonucuna ulaşılmaktadır. Yine zarar miktarınında ekspertiz raporu ve bilirkişi raporları ile ispatlandığı anlaşılmakla davanın kabulüne dair verilen kararda bir isabetsizlik bulunmamaktadır. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 2.189,61 TL harcın, alınması gerekli olan 8.758,46 TL harçtan mahsubu ile bakiye 6.568,85‬ TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 16/07/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

sürülentaraflarınesastanİptaliözetisayılısavunmalarınınkararistinafKaynaklanandereceistanbul(HaksızgerekçesebepleriİtirazınZararkararıNedeniyle)ileriiddianumarasıEylemdencevap

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:35:52

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim