SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/1079

Karar No

2024/1107

Karar Tarihi

16 Temmuz 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

43. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2024/1079

KARAR NO: 2024/1107

KARAR TARİHİ: 16/07/2024

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ARA KARAR TARİHİ: 20/03/2024

NUMARASI: 2024/2 Esas

DAVA Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 16/07/2024

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati tedbire itiraz eden davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ TALEP: İhtiyati Tedbir Kararına itiraz eden vekili itiraz dilekçesinde özetle; müvekkil Şirket adına kayıtlı tüm gayrımenkul ve araçlara ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesinin şirketin ticari istikbali açısından mutlak kısıtlayıcı nitelikte olduğunu, ülkenin içinde bulunduğu ekonomik zorluklar dairesinde dar bir para ile istihdamını ve işleyişini sürdürmeye çalışan şirkete ait bir gayrimenkul bulunmadığı gibi araçların da zaman zaman satılması ile kaynak yaratarak ticari döngü sağlanmaya çalışıldığını, davacıların açmış olduğu davada, ayrılık akçesi talebinin koşullarının oluştuğuna ve kanunda sayılan çıkma sebeplerinin varlığına dair yaklaşık ispat koşulunun da sağlanmadığını, şirketin var olan vergi ve SGK borçları ile diğer kamu borçları, dava teminatları, banka kredileri, özel ve tüzel kişilerden alınan ve kullanılan borçlar müvekkil şirket yetkilisi tarafından verilen ipotekler ve oluşan ticari riskin de göz önünde tutulması gerektiğini, şirketin tüm mali verileri dikkate alındığında ve mahkemece yaptırılacak olan incelemede ortaya çıkacak olan tabloda, ayrılık akçesi ödemek bir yana, ortakların şirket ortaklığına var olan borçlarının bulunduğunun ortaya çıkacağını, şirketin davacıların da kusuru doğrultusunda oluşmuş olan mali yapısının, acil bir kurtuluş reçetesi gerektirmekte olduğunu ve ortaklıktan çıkma ve ayrılık akçesinin muaccel olmasının, huzurdaki davada mümkün olmayan bir olgu olduğunu, Kanuna göre ayrılma akçesinin; şirketin kullanılabilir bir özkaynak üzerinde tasarruf ediyor olması durumunda, ayrılan kişinin esas sermaye payları devredilebiliyorsa ve esas sermaye, ilgili hükümlere göre azaltılmışsa ayrılma ile muaccel olacağını, gerek davacıların dayandığı nedenler gerekse cevaplarının ve mahkemece yapılacak araştırma neticesinde celbedilecek başka deliller neticesinde bu savunmalarının doğruluğunun ortaya konacağını, bu aşamada verilmiş olan tedbir kararının şirketin ticari işleyişini çıkmaza sokacak nitelikte olduğunu belirterek ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu ihtiyati tedbir kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, ", ...Mahkememizin 2024/2 esas, 206/02/2024 tarihli ara kararında bazı kararlara atıf yapılmıştır. İhtiyati tedbir taleplerinde somut olaya göre mahkemelerin durum ve koşullara göre karar verdiği görülmüştür. Bu tür davalarda ilke olarak uygulanan bir karar olmadığı anlaşılmıştır. 6102 sayılı TTK'nın 638. Maddesi " Şirket sözleşmesi, ortaklara şirketten çıkma hakkını tanıyabilir, bu hakkın kullanılmasını belirli şartlara bağlayabilir. (2) Her ortak, haklı sebeplerin varlığında şirketten çıkmasına karar verilmesi için dava açabilir. Mahkeme istem üzerine, dava süresince, davacının ortaklıktan doğan hak ve borçlarından bazılarının veya tümünün dondurulmasına veya davacı ortağın durumunun teminat altına alınması amacıyla diğer önlemlere karar verebilir" hükmünü getirmiştir. Davacılar vekilinin dava dilekçesinde bahsettiği şirketlerin herkese açık İTO kayıtları incelenmiş davalı şirketin "... mah. ... cad. No: ... Kadıköy" adresinde mukim olduğu görülmüştür. Şirketin yetkilisinin ... olduğu, ortaklarının ... olduğu görülmüştür. 6102 sayılı TTK'nın 638. Maddesi davacı ortağın durumunun teminat altına alınması amacıyla diğer önlemlere karar verebileceğini düzenlemiştir. Bilindiği üzere ayrılma akçesi şirket aktifinin karar tarihine en yakın dönemdeki mal varlığının rayiç değeri üzerinden hesaplanmalıdır. Şirketin 3 ortaklı olması, ortaklar arasında husumet olması, şirket aktifindeki malların muvazaalı olarak satılması durumunda davacılar açısından telafisi güç zararların meydana gelebileceği, davalı şirket vekilinin itiraz beyanına göre şirket aktifinden taşınmazın bulunmadığı anlaşılmakla davalı şirket adına kayıtlı (varsa) gayrımenkullere ve araçlara tedbir konulmasına yönelik kararın yerinde olduğu, davacıların hisseleri nazara alınarak alınan tedbirin ölçülü olduğu, yargılama süresince değişen durumlarda tedbirin her zaman değiştirilebileceği, kaldırılabileceği hususu da nazara alınarak bu aşamada tedbire yönelik itirazın reddine" karar verilmiştir. İhtiyati tedbir kararına itirazın reddine dair karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati Tedbir Kararına itiraz eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkil şirket adına kayıtlı tüm gayrımenkul ve araçlara ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmiş olmakla bu kararın şirketin ticari istikbali açısından mutlak kısıtlayıcı nitelikte olduğunu, ülkenin içinde bulunduğu ekonomik zorluklar dairesinde dar bir para ile istihdamını ve işleyişini sürdürmeye çalışan şirkete ait bir gayrimenkul bulunmadığı gibi araçların da zaman zaman satılması ile kaynak yaratarak ticari döngü sağlanmaya çalışıldığını, davacıların açmış olduğu davada, ayrılık akçesi talebinin koşullarının oluştuğuna ve kanunda sayılan çıkma sebeplerinin varlığına dair yaklaşık ispat koşulunun da sağlanmadığını, şirketin var olan vergi ve SGK borçları ile diğer kamu borçları, dava teminatları, banka kredileri, özel ve tüzel kişilerden alınan ve kullanılan borçlar müvekkil şirket yetkilisi tarafından verilen ipotekler ve oluşan ticari riskin de göz önünde tutulması gerektiğini, şirketin tüm mali verileri dikkate alındığında ve mahkemece yaptırılacak olan incelemede ortaya çıkacak olan tabloda, ayrılık akçesi ödemek bir yana, ortakların şirket ortaklığına var olan borçlarının bulunduğunun ortaya çıkacağını, şirketin davacıların da kusuru doğrultusunda oluşmuş olan mali yapısının, acil bir kurtuluş reçetesi gerektirmekte olduğunu ve ortaklıktan çıkma ve ayrılık akçesinin muaccel olmasının, huzurdaki davada mümkün olmayan bir olgu olduğunu, Kanuna göre ayrılma akçesinin; şirketin kullanılabilir bir özkaynak üzerinde tasarruf ediyor olması durumunda, ayrılan kişinin esas sermaye payları devredilebiliyorsa ve esas sermaye, ilgili hükümlere göre azaltılmışsa ayrılma ile muaccel olacağını, gerek davacıların dayandığı nedenler gerekse cevaplarının ve mahkemece yapılacak araştırma neticesinde celbedilecek başka deliller neticesinde bu savunmalarının doğruluğunun ortaya konacağını, bu aşamada verilmiş olan tedbir kararının şirketin ticari işleyişini çıkmaza sokacak nitelikte olduğunu, ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE: Talep haklı nedenle limited şirket ortaklığından çıkma ve ayrılma akçesinin ödenmesi istemine ilişkin derdest davada tedbiren; şirketin gayrimenkul ve araçlar üzerine ihtiyati tedbir konulması talebine ilişkindir. İlk derece mahkemesince, ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmiş, davalı vekilinin itirazı üzerine açılan duruşmada itirazın reddine karar verilmiş, davalı vekiline süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. TTK'nın 638/2 Maddesinde; (2) Her ortak, haklı sebeplerin varlığında şirketten çıkmasına karar verilmesi için dava açabilir. Mahkeme istem üzerine, dava süresince, davacının ortaklıktan doğan hak ve borçlarından bazılarının veya tümünün dondurulmasına veya davacı ortağın durumunun teminat altına alınması amacıyla diğer önlemlere karar verebilir." düzenlemesini içermektedir. Alınacak önlemler konusunda ayrıntılı düzenleme bulunmadığından, tamamlayıcı hüküm olarak HMK'nın ihtiyati tedbire ilişkin hükümleri uygulanacaktır.HMK'nın 389. maddesi uyarınca; "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyat tedbir kararı verilebilir ".Aynı Yasa'nın 390/3 maddesi,'' Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkca belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır'' düzenlemesini içermektedir.Davacılar dava dışı ortak arasında anlaşmazlıklar bulunduğu görülmektedir. Geçici hukuki koruma önlemi alınırken tarafların ve şirketin menfaatlerinin korunması gerekir. Ancak, geçici hukuki koruma kararı verebilmek için HMK'nın 390/3.maddesindeki yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmiş olması gerekir. Somut olayda karşılıklı iddia ve savunmaların içeriği ve dosya kapsamı göz önüne alındığında, durum ve şartların değişmesi halinde ihtiyati tedbir konusunda her zaman karar verilebileceği, davacı iddialarının varlığı ihtilaflı ve tespite muhtaç olduğu, tedbir kararının değerlendirildiği aşamada yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediği anlaşılmaktadır. Ayrıca ilk derece mahkemesince kurulan kararda ihtiyati tedbirin niteliği konusunda da bir belirleme bulunmadığı, taşınmazlar ile araçlar üzerine niteliği belirlenmeyen "ihtiyati tedbir" konulmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda ihtiyati tedbire itirazın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine yönelik karar isabetli olmamıştır. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; Mahkemece ihtiyati tedbire itiraz talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesi isabetli görülmemiş ve bu nedenle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce esas hakkında yeniden karar verilmiştir.

KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;1-İhtiyati tedbire itiraz eden vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 20/03/2024 tarihli ve 2024/2 Esas Esas sayılı ihtiyati tedbire itirazın reddine ilişkin ara kararın HMK'nın 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA,2-Aleyhine ihtiyati tedbir talep edilen vekilinin itirazının KABULÜNE; İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 06/02/2024 tarih ve 2024/2 Esas sayılı ihtiyati tedbire ilişkin ara kararın KALDIRILMASINA,3-İhtiyati tedbire itiraz eden davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istem halinde kendisine iadesine,4-İstinaf yargılama giderlerinin verilecek nihai kararla birlikte değerlendirilmesine,Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi 16/07/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

sürülentaraflarınŞirketVeyaözetisavunmalarınınkararistinafkabulünedereceÇıkmaistanbulgerekçesebepleriÇıkarılmayaTicarikararıtalepileriİlişkin)kabulüiddianumarasımahkemesi(Ortaklıktan

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:35:52

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim