Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
bam
2024/1116
2024/1069
11 Temmuz 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/1116
KARAR NO: 2024/1069
KARAR TARİHİ: 11/07/2024
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 29/05/2024 (Ara Karar)
NUMARASI: 2024/150 Esas
TALEP: İhtiyati Tedbir
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/07/2024
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati tedbir isteyen davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ TALEP: İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili talep dilekçesinde özetle; stanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 25.09.2023 tarihli, 2023/539 esas ve 2023/618 karar sayılı kararıyla; “Davacı ... Tic. A.Ş.’nin olağanüstü genel kurul toplantısı için çağrı yapmak ve gündemi düzenlemek için kayyım olarak tayinine” karar verilmiş ve atanan kayyım tarafından olağanüstü genel kurulun 13.12.2023 tarihinde yapılmasına karar verildiğini, olağanüstü genel kurulun 2 numaralı kararıyla yönetim kurulu üyeleri olarak seçilen ... ikişer aylık asgari ücret ödenmesine 79.625 ret oyuna karşılık 361.375 kabul oyu ile karar verildiğini, söz konusu karara, şirket ortağı davacı ... vekili Av. ..., şirket ortağı Hande Deliismail'in vekili Av. ... ve şirket ortakları ... vekili ... tarafından "Şirketin hiçbir ticari faaliyetinin ve hatta hiçbir personelinin olmadığı halde ücret takdir edilmesinin şirketin menfaatlerine zarar verici nitelikte olması, bunun aynı zamanda aralarında husumet bulunan azınlık hissedarlara karşı yapılan bir hamle olması ve şirketin kurulduğundan bugüne kadar Yönetim Kurulu üyelerine ücret ödenmesi gibi bir uygulamasının bulunmaması nedeniyle muhalif olduğumuzu beyan ederiz." şeklindeki gerekçeyle muhalefet edildiğini, olağanüstü genel kurulun 3 numaralı kararıyla da yönetim kurulu üyelerine TTK'nın 395 ve 396. maddeleri çerçevesinde faaliyette bulunabilmeleri için izin verilmesine 79.625 ret oyuna karşılık 128.625 kabul oyu ile karar verildiğini, bu karara karşı da şirket ortağı davacı ... vekili Av. ..., şirket ortağı ... vekili Av. ... ve şirket ortakları ... ve ... vekili ... tarafından "Verilen iznin şirketin malvarlığı ve demirbaşlarının özellikle tek mal varlığı olan taşınmazının hileli yollarla yönetim kurulu aracılığıyla elden çıkartılması amacına matuf olması, bu durumun şirketin ve azınlık pay sahiplerinin haklarına zarar verici nitelikte olması nedeniyle bu karara muhalif olduğumuzu beyan ederiz." şeklindeki gerekçeyle muhalefet edildiğini, genel kurulca alınan 2 ve 3 numaralı kararların kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olmaları nedeniyle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 445 vd. maddeleri uyarınca iptalinin gerektiğini, pay sahibi olan yönetim kurulu üyelerinin ücret ödenmesine ilişkin genel kurul kararına katılıp oy kullanmalarının, TTK'nın 436. maddesine açıkça aykırı bir durum olduğunu, sürekli zarar eden ve hiçbir ticari faaliyeti bulunmayan şirketin yönetim kurulu üyelerine ücret ödenmesine ilişkin kararın, dürüstlük kurallarına ve şirket teamüllerine de aykırı olduğunu, yönetim kurulu üyelerine TTK'nın 395 ve 396. maddeleri çerçevesinde faaliyette bulunabilmeleri için izin verilmesine ilişkin 3 numaralı genel kurul kararının da hem 436. maddesine; hem de dürüstlük ilkesine aykırılık teşkil etmekte olduğunu, pay sahibi olan yönetim kurulu üyelerinin ücret ödenmesine ilişkin genel kurul kararına katılıp oy kullanmaların, TTK'nın 436. maddesine açıkça aykırı bir durum olduğu gibi, alınan kararın da basit çoğunluğun sağlanmaması nedeniyle batıl olduğunu, alınan kararın, aynı zamanda dürüstlük kurallarına da aykırı olduğunu, tüm bu nedenlerle öncelikle 13/12/2023 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan 2 ve 3 numaralı kararlarının yürütülmelerinin geri bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince ihtiyati tedbir talebi hakkında yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda, "Somut olayda;13/12/2023 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan 2 ve 3 numaralı kararların hukuka ve dürüstlük kurallarına aykırı olduğundan bahisle, kararların yürütülmesinin geri bırakılması hususunda, davacı tarafça dayanılan gerekçeler ile davalı tarafça sunulan beyanlar kapsamına ve davacı dışında beyanları alınan yönetim kurulu üyelerinin olumsuz görüş bildirmiş olmaları karşısında yaklaşık ispat olgusunun gerçekleşmemiş olduğu, ayrıca dava konusu genel kurul kararının nitelikleri dikkate alındığında tedbir kararı verilmemesi halinde davacının hakkını elde etmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden şu aşamada bahsedilmesinin mümkün olmadığı, tedbir kararı verilmemesi halinde ciddi bir zararın doğacağına dair emarelerin de bulunmadığı, tarafların menfaat dengelerinin de gözetilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak, genel kurul kararlarının yürütülmesinin geri bırakılması talebinin reddine," karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati tedbir isteyen davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; pay sahibi olan yönetim kurulu üyelerinin ücret ödenmesine ilişkin genel kurul kararına katılıp oy kullanmaları TTK'nın 436. maddesine açıkça aykırı bir durum olduğunu, sürekli zarar eden ve hiç bir ticari faaliyeti bulunmayan şirketin yönetim kurulu üyelerine ücret ödenmesine ilişkin karar, dürüstlük kurallarına ve şirket teamüllerine de aykırı olduğunu, davalı şirketin sürekli zarar ettiği ve hiç bir ticari faaliyeti bulunmadığı, İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesinin 29.02.2024 Tarih, 2023/830 E., 2024/143 K. sayılı kararı uyarınca davalı şirket defterleri üzerinde yapılan 02.04.2024 tarihli inceleme sonucunda da kayıt altına alındığını, ... AŞ tarafından dava dışı ... AŞ'ye, iki şirket arasında herhangi bir ticari ilişki olmadığı halde, 2022 ve 2023 yıllarında düzenli olarak para transferinin yapıldığı anlaşıldığını, davalı şirketi esas sözleşmeye aykırı olarak tek başına idare eden yönetim kurulu üyesi ... 2022 yılında usulsüz para transferi gerçekleştirildiğini,yapılan incelemede davalı şirketin parasının vadeli USD ve vadeli repo hesabında tutulması da davalı şirketin amacı doğrultusunda gelir getirici hiç bir faaliyetinin bulunmadığını, sürekli olarak mevcut öz sermayesini harcamak zorunda gösterdiğini, tedbir kararı verilmemesi halinde yönetim kurulu üyelerine aylık toplam 153.019,00-TL ödenecek olması ciddi bir zarar doğurmakta olup yönetim kurulu üyelerine TTK'nın 395. ve 396. maddeleri çerçevesinde faaliyette bulunabilmeleri için izin verilmesine ilişkin (3) numaralı genel kurul kararı da hem 436. maddesine hem de dürüstlük ilkesine aykırılık teşkil ettiğini, pay sahibi olan yönetim kurulu üyelerinin ücret ödenmesine ilişkin genel kurul kararına katılıp oy kullanmaları TTK'nın 436. maddesine açıkça aykırı bir durum olduğu gibi alınan kararın da basit çoğunluğun sağlanmaması nedeniyle batıl olduğunu beyanla, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE :Talep, anonim şirket genel kurulunda alınan kararların iptali istemli açılan davada genel kurul kararlarının yürütmesinin durdurulması suretiyle ihtiyati tedbir kararı verilmesi, istemidir.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, ilgili genel kurulda alınan davaya konu kararların yürütmesinin durdurulmasına ilişkin olarak ihtiyati tedbir şartlarının oluşup oluşmadığı noktasındadır.İhtiyati tedbir isteyen davacı tarafça, hiçbir ticari faaliyeti olmamasına rağmen yönetim kurulu üyelerine ücret takdir edilmesinin şirkete zarar verme amaçlı ve azınlık hissedarlara karşı yapılan bir hamle olduğu, yönetim kurulu üyelerine TTK'nın 395 ve 396 maddelerine göre izin verilmesinin şirketin malvarlığı ve demirbaşlarının yönetim kurulu aracılığıyla elden çıkartılması amacına matuf olduğu ve bu durumun şirketin ve azınlık pay sahiplerinin haklarına zarar verici nitelikte olduğu, oy yoksunluğu halinin bulunduğu iddiasıyla açtığı davada genel kurul kararının yürütmesinin durdurulması için ihtiyati tedbir kararı verilmesi talep edilmiştir. TTK'nın 449. Maddesine göre, genel kurul kararı aleyhine iptal veya butlan davası açıldığı takdirde mahkeme, yönetim kurulu üyelerinin görüşünü aldıktan sonra, dava konusu kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verebilir.6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 389/1. Maddesi ise, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir, şeklindedir. HMK'nın 390/2 maddesine göre de, tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Davalı ... Anonim Şirketi 13/12/2023 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurulunun, 2 nolu maddesi yönetim kurulu üyelerine ücret ödenmesine; 3. nolu maddesi yönetim kuruluna TTK'nın 395 ve 396. maddelerinde sayılan hususlarda yetki verilmesine ilişkindir.Somut olayda, ihtiyati tedbir isteyen davacı taraf genel kurulca alınan 2 ve 3 nolu kararların kanuna ve esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olduğuna dayanılmış ve bu kapsamda davacı tarafça anılan genel kurul kararlarının yürütmesinin durdurulması ileride telafisi güç ve imkansız zararların doğmasını önlemek gerekçesi ileri sürülmüştür. Ancak, davacının ihtiyati tedbir talebine dayanak olarak ileri sürdüğü hususlara ilişkin olarak toplanacak delillere göre yapılacak yargılama sonucu bir neticeye varılabileceğinden bu haliyle yaklaşık ispat olgusunun dosyanın bulunduğu aşama itibariyle gerçekleşmediğinin kabulü gerekir. Bunun yanı sıra HMK'nın 389. Maddesinde düzenlenen "mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi" sebeplerinin varlığı da yaklaşık olarak ispatlanamamıştır. Bu nedenlerle ilk derece mahkemesince genel kurul kararlarının yürütmesinin durdurulmasına ilişkin ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından ihtiyati tedbir isteyen davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;1-İhtiyati tedbir isteyen davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-İstinaf karar harcı ihtiyati tedbir isteyen davacı tarafından peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-İhtiyati tedbir isteyen davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)f maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 11/07/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:35:52