SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/1033

Karar No

2024/1066

Karar Tarihi

11 Temmuz 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

43. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2024/1033

KARAR NO: 2024/1066

KARAR TARİHİ: 11/07/2024

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 10/05/2024 (Ara Karar)

NUMARASI: 2024/280 Esas

TALEP: İhtiyati Tedbir

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/07/2024

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati tedbir isteyen davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ TALEP: İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili talep dilekçesinde özetle; davalı yanın "..." adlı görsel medya yoluyla yayınlanan reklam filminin ve sair hukuka ve özellikle reklam mevzuatına aykırı reklam faaliyetlerinin haksız rekabet teşkil etmesi nedeniyle TTK mad. 55 vd. hükümleri uyarınca mevcut haksız rekabetin tespitini, önlenmesi ve halihazırda internet ve televizyonlarda yayınlanan reklamların yayınının, mevcut dış mekan kullanımlarının TTK md. 61 uyarınca durdurulması talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince ihtiyati tedbir talebi hakkında yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda, "Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebi değerlendirildiğinde; davalının eylemlerinin haksız rekabet oluşturup oluşturmadığı, TTK gereğince haksız rekabet koşullarının meydana gelip gelmediği hususlarının yargılamayı gerektirdiği, bu aşamada yaklaşık ispat koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla, ihtiyati tedbir talebinin reddine," karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davalının 17.04.2024 tarihinden bu yana "... ...!” başlıklı hukuka aykırı ve haksız rekabet yaratan dava konusu pazarlama faaliyetlerini tüm reklam mecralarını kullanarak haksız rekabet oluşturacak şekilde gerçekleştirdiğini, kurumu tarafından aynı konulu reklamlar ...sayılı “hukuka aykırılık ve reklamları durdurma kararına da Davalı tarafından uyulmamakta, söz konusu karara rağmen yayınlara haksız bir şekilde devam edildiğini, ilk derece mahkemesi tarafından herhangi bir gerekçe gösterilmeksizin ihtiyati tedbir talebinin reddedildiğini, her şeyden önce aynı reklamlara ilişkin verilen ve işbu istinaf talebin ekinde sunulan RÖK kararı dahi gerekçesiz kararda yazıldığının aksine yaklaşık ispat koşullarının evleviyetle sağlamakta ve dahi derece mahkemesi nezdindeki haklı davanın ispatına da hizmet ettiğini, davacı şirket'in söz konusu reklamların yayınlanmaya başlaması ile ciddi bir zararının oluştuğu ve yayınlara ısrarla devam edildiğinde doğan zararın arttığını, bilindiği üzere bir ihtiyati tedbir başvurusunun mahkemece kabul edilebilir olmasının en önemli koşulunun aciliyet olduğunu, somut olayda davanın dayanağı olan ve haksız rekabet oluşturan Davalı reklamlarının, şehirlerin sokak ve caddelerinde billboard'larda (ilan panolarında), tüm internet, televizyon ve sair sözlü ve görüntülü sosyal medya mecralarında tüketicilere sunulmaya devam edilmekte, zarar telafisi imkansız boyutlara ulaşmakta olup bu reklamların yayınlanmaya devam ettikçe davacı Şirket'in zararı artmakta, reklamdaki yanlış ve yanıltıcı bilgiler sebebi ile davacı Şirket bakımından telafisi imkânsız bir durum oluştuğunu, davalı faaliyetlerinin tedbir kararı verilmezse dava neticesinde Mahkemece durdurulması için verilecek kararın bir etkisi de kalmayacağını, reklam özdenetim kurulu kararı ile söz konusu reklamların açıkça hukuka aykırılık teşkil ettiği ispatlanmış; yaklaşık ispat koşulundan daha fazlası yerine getirilmiş olup tedbir talebine konu edilen ve tüm mecralarda davalı tarafından haksız biçimde yayınlanan reklamların ivedilikle durdurulması gerektiğini, davalının yayımlanmış olan işbu dava konusu reklamlarında da herhangi bir rapor veya araştırma dayanak gösterilmediğini, dolayısıyla reklamlar hali hazırda mevzuata açıkça aykırılık teşkil etmektedir. bu aykırılık bağımız bir kurul olan reklam özdenetim kurulu tarafından da tespit edildiğini, davalının yayımlanmış olan işbu dava konusu reklamlarında da herhangi bir rapor veya araştırma dayanak gösterilmediğini, dolayısıyla reklamlar hali hazırda mevzuata açıkça aykırılık teşkil ettiğini, bu aykırılık bağımız bir kurul olan Reklam Özdenetim Kurulu tarafından da tespit edildiğini, Kurumu Haksız ve hukuka aykırı davranışlarda ısracı olan Davalı ... tarafından aynı konulu reklamlar hakkında verilen 08.05.2024 tarih ... sayılı hukuka aykırılık ve reklamları durdurma kararına da uyumamış söz konusu karara rağmen yayınlara haksız bir şekilde devam etme iradesinde sabat etmiş olduğunu beyanla, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve ihtiyati haciz kararı verilmesini talep ve istinaf etmiştir.

GEREKÇE :Talep, haksız rekabet nedeniyle ihtiyati tedbir kararı verilmesi, istemidir.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, talep konusuna ilişkin olarak ihtiyati tedbir şartlarının oluşup oluşmadığı noktasındadır.İhtiyati tedbir isteyen davacı taraf, davalının ... ifadesini kullanarak yayınlanan reklamlar yoluyla haksız rekabette bulunduğundan bahisle reklamların tüm mecralarda yayınlarının durdurulması ve engellenmesi ile ayrı bir reklam konusu yapılmasının önlenmesine karar verilmesi istemiyle ihtiyati tedbir talep etmiştir.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun Madde 61/1. Maddesine göre, dava açma hakkını haiz bulunan kimsenin talebi üzerine mahkeme, mevcut durumun olduğu gibi korunmasına, 56 ncı maddenin birinci fıkrasının (b) ve (c) bentlerinde öngörüldüğü gibi haksız rekabet sonucu oluşan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, haksız rekabetin önlenmesine ve yanlış veya yanıltıcı beyanların düzeltilmesine ve diğer tedbirlere, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun ihtiyati tedbir hakkındaki hükümlerine göre karar verebilir. 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 389/1. Maddesi ise, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir, şeklindedir. HMK'nın 390/2 maddesine göre de, tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Ayrıca bu kapsamda talebin somutlaştırılması gerekir.Yukarıda ifade edildiği üzere HMK'nın 390/2 maddesine göre, tedbir talep eden taraf, davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Yaklaşık ispattan anlaşılması gereken ise usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Buradaki amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için tam ispat gerekmez. Bu düşürülmüş ispat ölçüsü çerçevesinde, tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir. Yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Bir taraf iddiasını mahkeme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan ibarettir. İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın, bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir. Tam ispatın arandığı durumlarda, bu ölçü tereddütsüz ortaya konmalıdır. Yaklaşık ispat durumunda ise hâkim o iddianın ağırlıklı/kuvvetli ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğu ihtimalini göz ardı etmez.Davacı taraf, 08.05.2024 tarih ... sayılı Reklam Özdenetim Kurulu kararında "...'nın “...” olduğuna dair herhangi bir atfa ve bu paralelde gerçekleştirilmiş olan tüketici araştırmasına dair bir açıklamaya da yer verilmediğinin görüldüğünün ve o nedenle, reklamveren tarafından açıklanan“...” ifadesinin tanıtım kampanyasının temelini oluşturan reklam filminde olduğu gibi, bilimsel araştırma sonucu olan “...” neticesine referansla kullanıldığı yönündeki görüşe katılmanın mümkün olamadığının ifade edildiğini beyan etmiştir. Ayrıca bu kararda, internet sitesi, ... ve ... hesabındaki reklamlar ve paylaşımlarda bu yönde bir bilgilendirmeye yer verilmemiş olduğundan ve bu kapsamdaki gerekli ispat belgeleri de sunulmamış olduğundan; “...'da ...” ve “ ...” iddialarına internet sitesi, ... ve ... hesabındaki tanıtımlarda yer verilmesi Özdenetim Esasları'nın “Doğruluk” ve “Kanıtlama/Destekleme” başlıklı maddesine aykırı nitelikte görülmüş, kurul görüşü reklam verene iletilmiş, “..." iddiasının yer aldığı internet sitesi, ... ve .... hesabındaki tanıtımlarda gerekli düzeltmeler yapılmadıkça bu hali ile yayınlanmaması istenmiştir.Bu kararın atıf yaptığı 02.05.2024 tarih... sayılı Reklam Özdenetim Kurulu kararında ise, sunulan 19.01.2024 ve 24.04.2024 tarihli tüketici araştırmaları doğrultusunda “en çok tavsiye edilme” iddiasının desteklenebildiği; yukarıdaki Kurul görüşü doğrultusunda gerekli düzeltmeler yapılarak, “...” iddiası kullanılmadan “... ...” iddiasına yer verilmesinin Özdenetim Esasları'nın “Kanıtlama/Destekleme” başlıklı maddesine aykırı bulunmayacağı değerlendirmesi yapılmıştır. Anılan Reklam Özdenetim Kurulu kararları nazara alındığında davacının ileri sunduğu hususlar hakkında toplanacak delillere göre yapılacak yargılama sonucu bir neticeye varılabileceğinden bu haliyle yaklaşık ispat olgusunun dosyanın bulunduğu aşama itibariyle gerçekleşmediğinin kabulü gerekir. Bu nedenle ilk derece mahkemesince ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından ihtiyati tedbir isteyen davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.

KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;1-İhtiyati tedbir isteyen davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-İhtiyati tedbir isteyen davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-İhtiyati tedbir isteyen davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)f maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.11/07/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

sürülentaraflarınesastanTedbirözetisavunmalarınınkararistinafdereceistanbulgerekçesebeplerikararıİhtiyatitalepileritarihiiddianumarasımahkemesi

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:35:52

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim