Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
bam
2024/606
2024/1060
11 Temmuz 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/606
KARAR NO: 2024/1060
KARAR TARİHİ: 11/07/2024
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİH: 25/01/2024
NUMARASI: 2023/740 Esas - 2024/75 Karar
DAVA: Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/07/2024
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalının 22/05/2019 tarihinde kurulan ... Ltd. Şti.'nin kurucu ortağı ve şirket sözleşmesine göre de ana sermayenin %50 hissedarı olduğunu, davalı tarafın şirket kuruluşundan beri şirketle alakalı olan hiçbir faaliyete katılmadığı gibi şirkete dahi uzun zamandır gelmediğini, kendisinin defalarca çağrılmasına rağmen davete icabet etmediğini, kendisinin şirketin itibarını düşürmek amacıyla Beşiktaş ... Noterliğinin 23/07/2023 tarih ... nolu ihtarnamesini gönderdiğini, 2019 yılında davacı şirket ortağı olan ... kendisi ve eşine ait olan şirketin ihracat işlemlerini ve müşterilerini ... ile açtıkları davacı şirkete devrettiğini, aynı zamanda Hollanda'da ... şirketi kurulduğunu, buradaki amacın Türkiye'de üretim yaparak kendi markalarını büyütüp neticesinde ciddi yatırımlar yapmak olduğunu ancak davalı tarafın bu şirketin hesap numarası alamayacağını çünkü hissedarında bir Türk vatandaşı olduğunu söylediğini, bunun üzerine şirketin diğer ortağı müvekkili ... davalı tarafın kendi adına bir firma daha kurmasını istediğini ve ... firmasının kurulduğunu, davalı tarafın hesap numaralarını aldıktan sonra ... hisse devirlerinin yapılmasının istediğini fakat davalının devir işlerini yapmaktan sürekli kaçtığını, bu durumun müvekkilinde şüphe yarattığını, bu şüphe üzerine davalı taraftan devir evrakları istendiğini, sonrasında şirket sahibinin ... , şirket hissedarının da ... şirketinin olduğunun görüldüğünü, yani iki şahsın ortak olması gerekirken davalı tarafın %50 ortak olduğu ... ortak yapmak için başvuru yaptığını, bu şekilde şirket devirlerini tamamlamaya çalışarak %75 oranında şirket sahibi olmak istediğini, müvekkilinin bunu farketmesi üzerine devir işlemlerinin yapılmadığını, davalının Hollanda'da açtığı firmalara ihracat yapıldığını, bu bedellerin müvekkili şirkete gönderilmediğinden Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin konu ile ilgili resmi kurumlarına yüklü miktarda cezalar ödemek durumunda kaldığını, şu an itibariyle davacı şirketin davalı taraftan 498.000 Euro alacaklı olduğunu, bu sebeplerle davalı tarafın ortaklıktan çıkarılması, paylarının şirkete aktarılması, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... Ltd. Şti.'nin 22.05.2019 tarihinde beri 1000,00 Türk Lirası değerinde 1000 paya ayrılmış toplam 1000000,00 Türk lirası değerinde olup, 500 paya karşılık gelen 500000,00 Türk Lirası ... tarafından nakdi, 500 paya karşılık gelen 500000,00 Türk Lirası ... tarafından nakdi taahhüt edilmiş şekilde tarafların münferiden temsile yetkili olarak eşit hissedar olarak kurulduğunu, şirket içerisinde kuruluşundan bu yana herhangi bir yetki devri olmadığını ve esas sermaye paydaşların oranına etki edecek şekilde değişmediğini, davacının davasına temel dayanak olarak sunduğu ispata muhtaç sebeplerden önce dava şartı sayılan genel kurul kararı alınmadan iş bu davanın ikame edildiğini, şirketin haklı sebeple çıkarma davası açabilmesi için öncelikle bu konuya ilişkin bir genel kurul kararının alınması gerektiği, ... Ltd. Şti. Ortaklarının eşit sermaye ve oy hakkına sahip olduğu, nisabı sağlayacak bir oy oranını olmaması ile birlikte ortaklıktan çıkarılmaya yönelik bir genel kurul kararı bulunmadığı, iki ortaklı limited şirketlerde her iki ortağın da aynı yönde oy kullanmaması halinde bile TTK m. 621 hükmündeki nisabın oluşamayacağı yönündeki değerlendirilmesi neticesinde genel kurulda alınan bir karar olmaması sebebiyle davanın reddi gerektiği, Yargıtay’ın değerlendirmesine göre, diğer ortağın ortaklıktan çıkarılmasını davacı ortağın şirketteki sermaye payı ne kadar büyük olursa olsun, onun tek başına alacağı bir kararla da diğer ortak aleyhine ortaklıktan çıkarma davası açılmasına imkân bulunmadığını, bir ortağın haklı sebeplere dayanılarak şirketten çıkartılmasının ancak mahkeme kararıyla mümkün olabildiğini, bu davada davacı sıfatına yani aktif husumet ehliyetine sahip olan şirketin tüzel kişiliği olduğunu, davanın açılabilmesi içinse genel kurulun TTK m621/1'de düzenlenen yeter sayıyla ortağın şirketten çıkartılması için dava açılması yönünde karar alması gerektiği, şirket esas sözleşmesinde şirketten çıkarılma için öngörülebilir sebebin olmaması ve haklı sebeplerinin oluşmamasından dolayı davanın esastan reddi gerektiği, davacı şirket ortağı olan ... kendisi ve eşine ait olan firmayı davacı şirkete devrettiğini söylemiş ise de bu devir ile ilgili olarak herhangi bir ticari kayıt belgelendiremediğini, Hollanda da kurulduğu söylenen ve hissedarı olduğu iddia edilen ... şirketinde şirket hisselerini gösteren ve soyut devir ilişkisini açıklayıcı herhangi bir belge/bilgi sunulmadığını, bu nedenlerle davanın reddine masraf ve vekalet ücretininde davacı tarafa tahmil edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "Davanın, şirket ortağının şirket ortaklığından çıkarılması istemine ilişkin olduğu, uyuşmazlık konularının davalının şirket ortaklığından çıkarılmasını gerektirir haklı sebeplerin bulunup bulunmadığı, TTK m.630/1 de belirtilen şartların gerçekleşip gerçekleşmediği hususlarına ilişkin olduğu tespit edilmiştir. TTK'nun 621/h maddesi uyarınca bir ortağın haklı sebepler dolayısıyla şirketten çıkarılması istemiyle mahkemeye başvurulabilmesi için, şirkette temsil edilen oyların en az 2/3'ünün ve oy hakkı bulunan esas sermayenin tamamının salt çoğunluğunun bir arada bulunması şart koşulmuştur. TTK'nın 640/3. maddesi uyarınca haklı sebeplerle ortaklıktan çıkarılabilmesi davasının açılabilmesinin ön şartı TTK'nın 621/h maddesi uyarınca usulüne uygun olarak alınmış genel kurul kararıyla mümkündür (Yargıtay 11 HD, 08.02.2016 trh, 2016/24-1120 E.K sayılı ilamı) Haklı sebeple ortaklıktan çıkarma için mahkemeye başvurulmadan önce limited şirket genel kurulunda TTK'nın 621/1-h maddesi uyarınca ve nitelikli çoğunluk tarafından bu kapsamda bir kararın alınması dava şartı olup, davacı tarafça dava tarihinden önce alınmış bir genel kurul kararı mevcut olmamakla birlikte, bu eksiklik tamamlanabilir nitelikte olup, mahkememizce davacı vekiline, davalının ortaklıktan çıkarılması talebine ilişkin TTK'nun 621/1-h bendinde öngörüldüğü şekilde genel kurul kararı alınması için sonuçları hatırlatılarak kesin süre verilmiş olup, davacı vekili 14/12/2023 tarihli Genel Kurul Toplantısı kararının sunulmasına ilişkin beyan dilekçesinin ekinde 13/12/2023 tarihli 2023/03 karar no'lu Genel Kurul toplantı tutanağı fotokopisi sunulmuş olup incelenmesinde ortaklıktan çıkarılması talebinin reddine karar verildiği , davacı tarafça verilen kesin süre içerisinde haklı sebeple ortaklıktan çıkarma için limited şirket genel kurulunda TTK'nın 621/1-h maddesi uyarınca ve nitelikli çoğunluk tarafından alınmış bir karar da dosyaya sunulmadığı anlaşılmakla dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine, ..." karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı ... Limited Şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemenin "TTK'nun 621/h ve TTK'nın 640/3. maddesi uyarınca dava şartı yokluğu sebebiyle davayı reddettiğini, 2 ortaklı şirketlerde söz konusu maddenin uygulanmasının mümkün olmadığını, şirkete zarar veren ortağın haklı sebep ile ortaklıktan çıkarılması söz konusu olup bu ortağın oyunun ve payının değerlendirme dışında bırakılması veya bu hususun mahkeme tarafından değerlendirilmesi gerektiğini, aksi takdirde kanunda ön görülen çifte çoğunluk 2 ortaklı şirketlerde hiçbir zaman gerçekleşemeyeceği için 2 ortaklı şirketlerde ortaklıktan çıkarmanın imkansız hale geleceğini, her iki ortağın hisselerinin eşit olması durumda ise sorunun çözümü hakime bırakıldığını, şirketin devamı için tek yolun hakimin ortaklığı sonlandırması olduğunu, TMK m. 1’in hâkime tanıdığı hukuk yaratma yetkisine de dayanarak, her bir ortak; tek başına ya da en azından aynı zamanda müdür de olan ortak, genel kurul kararı olmaksızın, diğer ortağın haklı sebeple şirketten çıkarılması için mahkemeye başvurabilmesi gerektiğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından davalıya yöneltilen Türk Ticaret Kanunu hükümleri uyarınca ortaklıktan çıkartılma davasında dava açılırken dava şartı olan Genel Kararı dosyaya sunulmamış sunulması için 1 aylık kesin süre verilmiş olup, süresi içerisinde davacı tarafından sunulamadığını, TTK m. 621 hükmünde belirtildiği üzere, temsil edilen oyların en az üçte ikisinin ve oy hakkı bulunan esas sermayenin tamamının salt çoğunluğunun bir arada bulunması suretiyle alınması gerektiğini, genel kurulun bu yetkisinin devredilemez nitelikte olduğunu, dava şartı alınmışcasına davanın esasına girilmesinin istenilmesinin hukuk düzeni içerisinde karşılığı bulunmadığını, kararın hukuka uygun olduğunu, istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:Dava, limited şirket ortağının ortaklıktan çıkarılması davasıdır.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, eşit hisseler ile iki ortaklı limited şirket ortağı hakkında ortaklıktan çıkarma davası açılabilmesi için genel kurul kararının gerekli olup olmadığı noktasındadır.Davacı şirket tarafından, davalı ortağın haklı nedenle limited şirket ortaklığından çıkarılmasına karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 640/3. Maddesinde, şirketin istemi üzerine ortağın mahkeme kararıyla haklı sebebe dayanılarak şirketten çıkarılması hâli saklıdır, olduğu düzenlenmiştir. TTK'nın 616/1-h maddesinde ise, bir ortağın şirketten çıkarılması için mahkemeden istemde bulunulması, genel kurulun devredilemez yetkileri arasında sayılmıştır. TTK'nın 621/1-h maddesinde de, bir ortağın haklı sebepler dolayısıyla şirketten çıkarılması için mahkemeye başvurulması ve bir ortağın şirket sözleşmesinde öngörülen sebepten dolayı şirketten çıkarılması, önemli kararlar arasında sayılmış olup, bu genel kurul kararlarının, temsil edilen oyların en az üçte ikisinin ve oy hakkı bulunan esas sermayenin tamamının salt çoğunluğunun bir arada bulunması hâlinde alınabileceği düzenlenmiştir. TTK'nın 621/1-h maddesi emredici şekilde düzenlenmiş olup bir istisnası da öngörülmemiştir.Buna göre haklı sebeplerle çıkarma davası açılması için şirket genel kurulunda geçerli bir karar alınabilmesi, temsil edilen oyların en az üçte ikisinin ve oy hakkı bulunan esas sermayenin tamamının salt çoğunluğunun bir arada bulunmasına bağlıdır. Bu yeter sayı koşulu sağlanmayan genel kurul kararları yok hükmünde olup böyle bir karara dayalı olarak açılan çıkarma davasının da dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilir. Zira bu vasıftaki şirket genel kurul kararı, 6100 sayılı Kanun'un 114/2 nci maddesi anlamında çıkarma davası için aranan özel dava şartı niteliğindedir. Bu husus mahkemece yargılanmanın her aşamasında resen gözetilecek hususlardan biridir. Limited şirket ortağının çıkarılmasına ilişkin nitelikli nisapla alınmış bir genel kurul kararının bulunmaması halinde davanın 6100 sayılı Kanun'un 115/2 nci maddesi gereğince dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmelidir.İlk derece mahkemesince ortaklardan birinin haklı sebeple ve mahkeme kararı ile şirketten çıkarılabilmesi için genel kurul kararı alınması için TTK'nın 621/1-h maddesine göre davacı tarafa süre verilmiş, ancak ibraz edilen 13/12/2013 tarih ve 2023/03 nolu genel kurul kararında davalının şirket ortaklığından çıkarılmasına ilişkin olarak geçerli nisaplarla karar alınamamıştır. Bir ortağın limited şirket ortaklığından haklı sebeplerle çıkarılmasına ilişkin olarak geçerli nisaplarla alınmış genel kurul kararının bulunması dava şartı olup, eldeki davada bu şart sağlanamadığından ilk derece mahkemesince davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı ... Limited Şirketi vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.11/07/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:35:52