SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/2098

Karar No

2024/1056

Karar Tarihi

11 Temmuz 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

43. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2021/2098

KARAR NO: 2024/1056

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 08/09/2021

NUMARASI: 2017/91 Esas - 2021/356 Karar

DAVA: Alacak (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/07/2024

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 26/06/2016 tarihinde ... nolu konişmento ile.../Tanzanya’da bulunan ... şirketine gönderilmek üzere 1.552.700-Euro değerinde ticari eşyanın taşıma, yükleme, boşaltma, gemi içi sabitleme gibi tüm işlemler taşıyıcısının ... Tic A.Ş’ye ait olmak üzere taşıma sözleşmesinin yapıldığını, sözleşme kapsamında taşınacak ticari emtianın ... tarafından müvekkili şirketin fabrikasından teslim alınarak limana götürüldüğünü, buradan da ... adlı firmaya ait olan ... adlı gemiye bindirilerek yola çıktığını, 06/07/2016 tarihinde taşıma esnasında emtianın hasar görmesi üzerine geminin işletmecisi olan... tarafından taşıyıcı ...’a e-posta gönderildiğini, taraflarınca davalıya hasar ihbarının yapıldığını, davalı şirketçe sigorta eksperi olarak ... Ltd Şti’ni görevlendirilerek hasar tespitinin yapıldığını, yapılan ekspertiz işlemleri neticesinde hazırlanan raporda belirtilen eksperin hasarın poliçe kapsamında olmadığına dair kanaati kabul etmediklerini, raporda müvekkili şirketin zararının 127.595,00 Euro olarak hesaplandığını ve sigorta poliçesinde muafiyet klozu nedeniyle % 2 indirim yapılarak sigorta şirketinin sorumluluğunun 93.435,60 Euro olarak tespit edildiğini, hasarın nedeninin ambalaj yetersizliği olarak kabul edildiğini ve bu nedenle doğacak zararların poliçe kapsamında olmadığı bilgisinin paylaşıldığını, davalı ... şirketinin bu gerekçeye dayanarak hasarı ödemeyi reddettiğini, ancak müvekkili şirketçe ihraç edilmek üzere gönderilen emtianın ambalajlanabilen bir emtia olmadığını, taşıyıcı ...’ın taşıma yükümlülüğünü gereği gibi yerine getirmediğini, hasarın temel sebebinin gemiye yüklenen eşyanın istifleme ve sabitleme (lashing) işleminin yetersiz yapılmasından dolayı olduğunu, lashing yetersizliğinde müvekkili şirketin herhangi bir kusurunun olmadığını ve kaynaklanacak hasarlardan da poliçe harici tutulmadığını, meydana gelen zarardan davalı ... şirketinin sorumlu olacağını belirterek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile müvekkili şirketin uğradığı zarardan poliçe kapsamındaki 93.435,60 Euro’nun devlet bankalarının Euro cinsinden açılmış bir yıl vadeli mevduat faizine ödediği en yüksek faiz oranı üzerinden hesaplanacak faiz ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın müvekkilinin sigortalısı ...’ye ait emtianın İstanbul’dan .../Tanzanya’ya nakliyesi sırasında zarar görmesi sebebiyle ikame edildiğini, meydana gelen hasarın teminat dışı olduğunu, husumetin emtia nakliyat sigorta poliçesine dayandığını, müvekkili şirketin dava konusu taleplere ilişkin sorumluluğunun bulunmadığını, hasar nedeniyle müvekkili şirkete yapılan başvuru neticesinde emtea nakliyat sigorta poliçesi tahtında hasar dosyasının açıldığını, hasarın ambalaj yetersizliğinden meydana geldiğini ve enstitü yük klozları gereği teminat dışı olduğunun yapılan inceleme gereğince sabit olduğunu, hasarın davadışı...ve Tic AŞ. sorumluluğunda yapılan taşıma sırasında meydana geldiğini belirterek poliçe teminat kapsamında olmayan haksız ve mesnetsiz taleplerin reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "... davalı ... şirketi tarafından nakliyat sigorta poliçesi ile sigortalanan, davacının taşıtanı olduğu hava alanı yer hizmetlerinde kullanılan ekipmanların gemi ile taşındığı sırada hasarlandığı, emtiaların yapıları gereği ambalajlanabilecek özellikte olmadıkları, bu tip yüklerin deniz taşımasına uygun hale getirilmesi için önce birbirleriyle bağlanıp, sabitlenerek gemiye alınmaları, gemi ambarına istif edildikten sonrada yeterli lashing/sabitleme işlemlerinin yapılması gerektiği, bu nedenle yükteki hasarın temel nedeninin, emtialar gemiye alınırken ve gemi ambarında konulduktan sonra yeterli lashing/sabitlemenin yapılmamış olmasından kaynaklandığı, yükleme, istif ve sabitleme işlemlerinin yapılması taşıyanın yükümlülüğünde olduğundan, hasarın taşıyanın kusuru ile meydana geldiğinin kabulü gerektiği, olayın hava muhalefeti sonucunda meydana geldiği kabul edilse dahi, geminin seferini yaptığı mevsimde Arap Denizinde sert muson rüzgarlarının estiği önceden bilinebilir ve öngörülebilir olduğundan, yükün sabitlemesinin her türlü sarsıntıya dayanıklı şekilde yapılmasının taşıyandan beklenen bir durum olduğu, bu nedenle yolculuk sırasında karşılaşılan hava ve deniz muhalefeti mücbir sebep sayılamayacağından, hasarın nakliyat sigorta poliçesi genel hükümleri ve Enstitü Kargo Klozu (ICCA) hükümlerine göre sigorta teminatı kapsamında kaldığı kanaatine varıldığından davalının sigorta limiti tutarınca yük hasarından dolayı davacıya karşı sorumlu olduğu kabul edilmiştir. Davacının ticari defterine yansıyan bilgilerden, hasara uğrayan araç ve gereçlerin bir kısmının yeniden üretimi, tamir ve tadilatı ile nakliyesi için toplam 526.359,30 TL (398.414,45 + 37.968,95 + 74.462,45+15.513,45 ) harcama yaptığı, buna göre yük hasarından dolayı 526.359,30 TL zarara uğradığı, tespit edilen zararının ekspertiz raporunda belirlenen 93.435,60 USD sigorta tazminatı bedelinden daha fazla olduğu anlaşıldığından, dava dilekçesinde talep edilen 93.435,60 Euro üzerinden davanın kabulü ile bu tutar alacağın dava tarihinden itibaren 3095 yasanın 4/A maddesi gereğince işleyecek Euro faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine, davanın kabulüne" karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece davanın kabulü ile 93.435,60 Euro'nun dava tarihinden itibaren 3095 numaralı yasanın 4/A maddesi gereğince işleyecek Euro faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek müvekkil şirkete ödenmesine, yine davacı müvekkil tarafından yapılan 21.556,07 TL yargılama giderinin de davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine ve son olarak davacı müvekkil, vekil ile temsil edildiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin olunan 34.264,66 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine ilk derece mahkemesince hükmedildiğini, davanın kabulü gereği ilk derece mahkemesince hükmedilen asıl alacak olan 93.435,60 Euro'nun faizi ile birlikte ve 21.556,07 TL yargılama giderinin davalıdan tahsil edilerek davacı müvekkile ödenmesine karar verilmesini, bir itiraz olmamakla birlikte eksik hesaplama ile hükmedilen 34.264,66 TL vekalet ücretine itiraz ettiğini, mahkeme ilam vekalet ücretini asıl alacak olan 93.430,60 Euro üzerinden dava tarihi olan 07.03.2017 tarihindeki TCMB efektif satış kuru (1 Euro = 3.9107 TL) üzerinden hesaplayarak tayin ettiğini, ancak bu şekildeki bir hesaplama eksik ve yanlış olduğunu, asıl alacak olan 93.435,60 Euro'nun karar tarihi olan 08.09.2021 tarihi itibariyle TCMB efektif satış kuru üzerinden TL'ye çevirmek suretiyle (1 euro = 9.9723 TL) hesaplanması gerektiğini, bu şekilde yapılan hesaplama sonucu tayin edilecek ilam vekalet ücretinin ise, talep konusu Euro cinsindeki dövizin karar tarihindeki değeri olan (93.435,60 Euro X 9.9723) 931.767 TL üzerinden hükmedilmesi gerektiğini, bu durumda karar tarihindeki avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca 63.638,35TL avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğini, kararda hükmedilen 34.264,66 TL'nin usul ve yasaya aykırı oluşu izahtan varest olduğunu, Yargıtay da kararlarında istikrarlı bir şekilde yabancı para alacaklarında ilam vekalet ücretinin karar tarihi itibariyle efektif satış kurunun TL'ye çevrilmesi sonucu çıkan sonuç üzerinden hesap edilmesi gerektiğini, bu yöndeki bazı Yargıtay kararlarını da dilekçe ekinde sunulduğunu, kabule göre de, vekalet ücretinin USD üzerinden hüküm altına alacakların karar tarihindeki efektif satış kurundan TL'ye çevrilerek hesaplanması gerekirken, davacı lehine eksik vekalet ücreti takdir edilmesi hatalı olduğunu, ilam vekalet ücretinin, karar tarihi olan 08.09.2021 tarihi itibariyle TCMB efektif satış kuru üzerinden TL'ye çevrilerek (1 euro = 9.9723 TL) hesap edilmek suretiyle hüküm kurulması ve bu şekilde ilk derece mahkemesi kararındaki 34.264,66 TL kısmının kaldırılarak 63.638,35 TL olarak düzeltilmesini ve bu tutarın ilama eklenmesini vekaleten talep ve istinaf etmiştir.

GEREKÇE: Dava, gemi ile taşınan yükte taşıma sırasında meydana gelen hasar nedeniyle ortaya çıkan zararın, yükün nakliye sigortacısı olan davalıdan tahsili istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş olup davacı vekilince vekalet ücreti yönüyle istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin istikrarlı bir şekilde kabul ettiği üzere, yabancı para borcu ile ilgili alacaklarda talep edilen yabancı paranın dava tarihindeki efektif döviz kuru karşılığı Türk Lirası üzerinden, karar tarihindeki tarifeye göre vekalet ücreti ile nisbi karar ve ilam harcının hesaplanması gerekmektedir.(Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 14.12.2022 Tarih ve 2021/8284 E.- 2022/9092 K. sayılı; 19.09.2011 Tarih ve 2010/966 E. - 2011/10441 K. Sayılı kararları). Kabul edilen 93.435,60 EURO'nun dava tarihindeki kur 3,9107 TL üzerinden karşılığı 365.398,60 TL olduğuna göre, mahkemece hükmedilecek vekalet ücreti 34.027,90 TL olarak hesaplanmış olup istinaf edenin sıfatına göre ilk derece mahkemesi kararı yerindedir. Bu nedenlerle davacı vekilinin istinaf istemi yerinde değildir. HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 11/07/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

sürülenesastanYükKaynaklanan)AlacaklılığındanistinafreddinedereceistanbulVe(GemigerekçesebeplerikararıileriAlacaknumarasımahkemesicevap

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:35:52

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim