Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
bam
2021/883
2024/1046
11 Temmuz 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/883
KARAR NO: 2024/1046
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 12/07/2019
NUMARASI: 2017/998 Esas - 2019/806 Karar
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/07/2024
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı aleyhine davacı tarafça Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası ile takibin başlatıldığını, davalı tarafından haksız ve mesnetsiz şekilde takibe itiraz edilerek takibin durduğunu, davacı ile davalı şirket arasında tekstil ürün alış satışına ilişkin ticari ilişkinin söz konusu olduğunu, müvekkili şirketin davalı şirketten Şubat 2017 tarihinde aldığı ürünleri, şortlarda kordon olarak kullandıktan sonra dava dışı ... firmasına gönderdiğini, dava dışı ... firmasının, müvekkili şirket tarafından gönderilen şortlardaki kordonlarda yağ kusma sorunu olduğunu, kontroller sonucu ... An varyanta giden ... kordonun katlama poşetleme sonrası kolilerde yağ lekesi olduğunu, kordonlann kontrolleri için bir an önce aksiyon alınmasını elektronik mail ortamından müvekkili şirketten talep ettiğini, davalı şirketten alınan ayıplı ürünler nedeniyle ... firmasının ayıplı ürünlere ilişkin 42.599,70-TL tutarlı ek maliyet faturasını müvekkil şirkete kesmesi üzerine, müvekkili şirketin davalı şirket ile söz konusu bedelin ödenmesi veya cari hesaplarından düşmesi yönünde gerek şifahen gerek elektronik haberleşme yolu ile görüştüğünü, hiçbir sonuç alınamadığını, davalı şirketin ürünlerinin ayıplı çıkması sonucu İstanbul Teknik Üniversitesi’nin Tekstil Teknolojileri ve Tasanm Fakültesi Tekstil ve Konfeksiyon Kalite Kontrol ve Araştırma Laboratuvarına müvekkili şirket tarafından başvurularak, ... etiketli şortlardaki lekelenmelerin nereden kaynaklandığının araştırılmasını talep edildiğini, başvuru sonucu düzenlenen 12.06.2017 tarih 17/2017287 sayılı Test Raporu konulu raporlu aynen “Laboratuvanmızda hataların dağılımı incelendiğinde, lekelerin kordonların şortlara temas ettiği bölgelerde bulunduğu tespit edilmiştir. Aynca 60 derecede 2g/L sökücü kullanılarak yapılan yıkama neticesi lekelerin çıktığı tespit edilmiştir. Sonuç olarak, bölüm elemanlarımızdan oluşan uzman kurulumuz, söz konusu lekelenmelerin şortlara takılan kordondan kaynaklandığı kanaatine varılmıştır” şeklinde raporun düzenlendiğini, İstanbul Üniversitesi’nden alınan rapor ile ürünlerin ayıplı olduğunun belgelenmesi üzerine davalı şirketten ayıplı mallardan doğan müvekkilin zararının karşılanmasının talep edildiğini, sonuç alınamadığını, görüşmelerden netice alınamaması üzerine müvekkili şirket tarafından 15.08.2017 tarihinde Seri A sıra No ... fiyat farkı faturası kesilerek davalı şirkete ayıplı mallar ile ilgili hazırlanan rapor ile birlikte faturanın gönderildiğini, faturanın ödenmediğini ve Beyoğlu .... Noterliği’ nin 17.08.2017 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile iade edildiğini, davalı şirketin iade ettikleri faturaya ilişkin ihtarnameye ilişkin ihtarnameye ve itiraz dilekçesinde de bahsettiklerinin cari hesaptan kaynaklı alacaklarına karşı tarafça Kadıköy .... Noterliğinden gönderilen 25.08.2017 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname ile itiraz ederek kabul edilmediğinin bildirildiğini, bunun üzerine Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğü’nün ... E sayılı dosyası ile 15.08.2017 tarihli Seri A sıra no ... fiyat farkı faturasına ilişkin takibin başlatıldığını, davacının haksız ve yersiz itiraz sonucu takibin durdurulduğunu, borçlu itirazında haksız olduğunu, kötü niyetli olduğunu, icra takibini uzatmak maksadıyla borca itiraz ettiğini, borçlunun borca itirazının iptaline, takibin Küçükçekmece ... icra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyasından devamına, haksız itiraz eden borçlu aleyhine alacağın % 20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin borçlu tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkiline haksız ve mesnetsiz olarak icra takibini açtığını, itirazı üzerine mezkur takibin durduğunu, müvekkilinin davacı taraftan 17.08.2017 ihtar tarihi itibariyle 38.462,81-TL alacağının mevcut olduğunu, Beyoğlu ... Noterliği’nin 17 Ağustos 2017 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davacı tarafa “müvekkilin davacı taraftan 38.462,81 TL alacaklı olduğunun, bu tutan ödemesinin, aksi takdirde temerrüde düşeceği" hususlarının ihtar edildiğini, müvekkilinin davacı taraf aleyhinde Bakırköy ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibinin açıldığını, taraflar arasındaki ihtilafın, ayıplı olduğu iddia edilen ürünlerin müvekkilden alınan ürünler olup olmadığının ve bu ürünlerin müvekkile ait ise ürünlerin ayıplı olup olmadığının, davacının kullanım hatası ile kendisini zarara uğratıp uğratmadığı konularında toplandığını, davacının müvekkilden aldığı ürünlerin ayıplı olduğunu ve ayıplı ise aldığı ürünlerin müvekkilden alınan ürünler olduğunu, uğradığı zaran ve bu zarara müvekkilin kusuru ile sebebiyet verdiğini ispat etmek zorunda olduğunu, davacının ... ile yaşadığı sorunun davacının müvekkilden aldığı ürünlerden kaynaklandığını kabul etmediğini, davacının ...’ nin ürettiği ürünlerin üretimi sırasında müvekkilden alınan ürünleri kullanmış olduğunu ispat etmesi gerektiğini, davacının kendi kusuru ile dava dışı ... ve Tic. A.Ş.’ ye ürettiği ürünlerde sorun yaşanmasına sebebiyet vermiş olabileceğini, müvekkilin ürün kataloğunda test edilmeden üretime geçilmemesi uyarısında bulunduğunu, davacının bu uyarıyı dikkate almadan test etmeden üretime geçmek suretiyle ürünlerde defoya sebep olduğunu, haksız davanın reddine, davacının müvekkile % 20 den az olmayan kötü niyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, mahkeme masrafları ile ücreti vekaletin davacı taraf uhdesinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " ...dosya kapsamı toplanan deliller birlikte değerlendirilmiştir. Davacı taraf, davalı şirket arasında tekstil ürün alış satışına ilişkin ticari ilişkinin söz konusu olduğunu, müvekkili şirketin davalı şirketten aldığı ürünleri, şortlarda kordon olarak kullandıktan sonra dava dışı ... firmasına gönderdiğini, dava dışı ... firmasının, müvekkili şirket tarafından gönderilen şortlardaki kordonlarda yağ kusma sorunu olduğunu, kontroller sonucu ... An varyanta giden ... yeşil +... kordonun katlama poşetleme sonrası kolilerde yağ lekesi olduğunu, kordonlann kontrolleri için bir an önce aksiyon alınmasını elektronik mail ortamından müvekkili şirketten talep ettiğini, davalı şirketten alınan ayıplı ürünler nedeniyle ... firmasının ayıplı ürünlere ilişkin 42.599,70-TL tutarlı ek maliyet faturasını müvekkil şirkete kestiğini ileri sürmektedir. Davacı tarafça bu amaçla davalıya 46.007,74 TL bedelli reklamasyon faturasının kesildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda taraflar arsındaki uyuşmazlık davalının davacıya satığı ürünlerin ayıplı olup olmadığı ve davacının muayene ve ihbar yükümlülüğünü yerine getirip getirmediği noktasında toplanmaktadır. Bilirkişi kök ve ek raporunda taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacının ayıplı olduğunu iddia ettiği ürünler nedeniyle davalıya düzenlemiş olduğu bu faturanın geçerli olup olmadığı noktasında toplandığı, yavalının “tuana” markası, davalı faturaları, ... Waikiki e-mail yazışmalan ve İTÜ test raporu, tarih ve içerikleriyle birlikte değerlendirildiğinde yağ lekesi ayıplı kordonların davalının davacıya satmış olduğu “tuana” markalı ipliklerden imal edildiğinin anlaşıldığı veya kalitesiz yağlı ipliklerin ayıbının gizli ayıp olduğu, davacının ayıplı ipliklerden imal edilen kordonların kullanımı esnasında müşterisinin yağ lekesi ayıbını fark etmesi sonrasında ayıbın farkına vardığı ve davalıya hemen ayıp ihbarında bulunduğu, İTÜ laboratuvarında yapılan testin güvenilir olduğu kanaatiyle davacının davalıya düzenlediği 46.007,74 TL bedelli faturanını yerinde olduğu kanaati bildirilmişse de mahkememizce bilirkişi raporundaki kanaate itibar edilmemiştir. Şöyle ki; davacı davalıdan aldığı ne kadar miktarda ve hangi ürünlerin ayıplı olduğunu ya tüm ürünleri bilirkişi incelemesine sunmak yada söz konusu ürünlerin tümü üzerinde gerekirse sondajlama yöntemi kullanılarak inceleme ve test yaptırmak suretiyle ürünlerin ayıplı olduğu iddiasını ispatlayabilir. Oysa davalının davacıdan ürünleri aldığı ürünleri şortlarda kordon olarak kullandıktan sonra dava dışı ... firmasına gönderdiği, ... firması tarafından ürünlerin ayıplı olduğunun ve ayıbın giderilmesi için masraf yapıldığının bu masrafın davacıya fatura edileceğinin bildirildiği anlaşılmakta ise de, ne kadar üründe ne tür ayıplar bulunduğu, bu ayıpların ne şekilde giderildiği hususunda tüm ürünler üzerinde yapılan bir inceleme ve tespit olmadığı gibi ayıplı olduğu iddia edilen kordonlar veya kordonların kullanıldığı ürünler (şortlar) bilirkişi incelemesine de sunulmamıştır. İTÜ laboratuvarında yapılan incelemenin davacı tarafından laboratuvara gönderilen bir kaç adet nümüne ürün üzerinde yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda bu ürünlerde tespit edilen ayıpların tüm ürünlerde mevcut olup olmadığı, veya nümune ürünlerdeki yağ kusma sorununun ürününün kendisinden mi yoksa kullanıldıktan sonraki aşamalar da mı kaynaklandığı da ortaya konulmuş değildir. Bu itibarla davacının muayene yükümlülüğünü tüm ürünler için yerine getirdiğinden bahsedilemez. Açıklanan nedenlerle davacının ayıp iddiasının ispatlanamadığı anlaşılmakla, davalıya düzenlediği 46.007,74 TL bedelli faturanın yerinde olmadığı anlaşılmakla davanın reddine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Mahkeme tarafından yapılan yargılamada dosyada bulunan Bilirkişi Raporlarının aksine davanın reddine karar verildiğini, mahkeme davalıdan alınan ürünlerin miktarı ve hangi ürünlerin ayıplı olduğunun tespiti için tüm ürünlerin bilirkişi incelemesine sunulması ya da söz konusu ürünlerin tümü üzerinde gerekirse sondajlama yöntemi ile inceleme ve test yaptırmak suretiyle ürünlerin ayıplı olduğunun ispatlanabileceğini belirttiğini, ancak dosyada bulunan beyanlarımızdan ve bilirkişi raporundan da görüleceği üzere söz konusu mallar üzerinde bulunan ayıp kullanmakla ortaya çıkan ayıp olduğunu, müvekkil şirket ayıplı ürünleri davalı şirketten aldıktan sonra dava dışı şirkete sattığını, ayıplı ürün olan lastikler dava dışı firma tarafından şortlarında kullanılmış tüketiciye sunulduğunu, söz konusu ürünler tüketici ile buluşmasından sonra bu ürünlerin geri toplanarak inceleme yapılmasının olanağı bulunmadığını, müvekkil şirket söz konusu ürünler üzerinde Türkiye'nin en saygın üniversitelerinden biri olan İstanbul Teknik Üniversitesi laboratuvarlarında inceleme yaptırdığı ürünlerin ayıplı olduğunu ispatladığını, müvekkil şirket mahkeme kararının aksine muayene yükümlülüğünü yerine getirdiğini, söz konusu ürünlerin tamamın üzerinde inceleme yapılmasına ilişkin mahkeme görüşünün kabul edilmesi hakkaniyet ile bağdaşmamakta olup müvekkilin söz konusu mallardan dolayı zarara uğramasına yol açtığını, davalı tarafından verilen cevap dilekçesinde taraflar arasında mal alışverişi olduğu kabul edildiğini ancak ne kadar mal verildiği hangi malların sorunsuz olduğu belirtilmediğini, davalı tarafın müvekkile temin ettiği malların üretim faaliyeti ele alınırsa söz konusu ürünlerin "parti" denilen tabirle aynı makineden aynı standartlarda üretildiği ve bu ürünlerin hepsinin kalitesinin aynı olduğu ve standart olduğunun tespiti ile gizli ayıbın buna göre değerlendirilmesinin gerektiğini, söz konusu ürünlerde yer alan ayıp İTÜ raporundan da görüleceği üzere hatalı üretimden kaynaklandığını, bu ürünlerin aynı anda makineden çıkarak sarıldığı ve ürünlerin tüm parçalarının anı özellikleri taşıdığı bilinen bir üretim gerçeği olduğunu, hal böyle iken ürünlerin tamamının incelenmemesi sebebiyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığını, mahkeme bu değerlendirmeleri yapmadan ayıplı malların tümünün incelenmesini istemişse de tarafça inceletilen ve gizli ayıp bulunan mallara ilişkinde bir hüküm kurmadığını, bu sebeple eksik ve hatalı incelemelerle yargılama yapıldığını, dosyadan alınan bilirkişi raporlarına itibar edilmediğini, dosyada bulunan Bilirkişi Raporlarında mallar üzerinde bulunan ayıbın kullanmakla ortaya çıkan nitelikte olduğunu tespit edildiğini, hal böyle iken ve söz konusu mallar tüketici ile buluşmuşken müvekkil şirketin tüm ürünler üzerinden inceleme yapılmadığından bahisle davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE: Dava, ticari satım sözleşmesi kapsamında ayıplı olarak teslim edildiği iddia olunan ürün nedeniyle fiyat farkı faturasının tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş olup davacı vekilince süresinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davacının dava dışı ... verdiği ürünlerde kullanılan ve ayıplı olduğu iddia edilen ürünlerin davalıdan alınan ürünler olup olmadığı, davalıdan alınan ürünlerin gizli- açık ayıplı olup olmadıkları, ayıp söz konusu ise davacının ayıp nedeniyle uğradığı zarar bulunup bulunup bulunmadığı, varsa miktarı, davalının varsa söz konusu zarardan sorumlu olup olmayacağı hususlarındadır. Küçükçekmece 2.İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusuna karşı 46.007,68-TL nun tahsili istemiyle 15/08/2017 tarihli fiyat farkı faturasına dayalı ilamsız takip talebinde bulunulduğu süresinde itiraz üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır. Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır. Taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu ve davacının davalıdan dikiş ipliği satın aldığı konusunda uyuşmazlık bulunmadığı görülmüştür. Öğretide ayıp satılanda, hasarın geçtiği anda, vaad edilen nitelikleri bir diğer ifade ile bulunması gereken bir özelliğin bulunmaması ya da bulunmaması gereken bir kusurun ya da eksikliğin bulunması ya da dürüstlük kuralı gereğince ondan beklenen lüzumlu vasıfları taşımaması hali olarak tanımlanmakta ve maddi, hukuki ya da ekonomik ayıp şeklinde sınıflandırılmaktadır. Maddi ayıp bir malda madden hata bulunmasıdır (örneğin malın yırtık, kırık, bozuk, lekeli olması gibi). Hukuki ayıp malın kullanımının hukuken sınırlandırılmış olmasıdır (malın üzerinde rehin, haciz, intifa hakkı gibi kısıtlamalar bulunması gibi). Ekonomik ayıp ise malın iktisadi vasıflarında eksiklik olmasıdır(Yargıtay HGK'nın 24.05.2017 tarih, 2017/19-1633 E.- 2017/1013 K. Sayılı kararı). Ayıba karşı tekeffül borcu, satılan şeyde satıcı tarafından zikir ve vaat edilen vasıfların bulunmamasından veya satılan şeyin değerini yahut akit gereğince ondan beklenen faydaları azaltan veya kaldıran noksanları bulunmasından satıcının sorumlu tutulmasını ifade eder. Satıcının ayıba karşı tekeffül borcunun doğabilmesi için ayıbın sözleşmenin kurulduğu anda mevcut olması, ayıbın önemli olması, alıcının sözleşmenin kurulduğu anda ayıbın varlığından haberdar olmaması ve en nihayetinden alıcının kendisine düşen muayene ve ihbar yükümlülüklerini yerine getirmiş olması gerekir. Aksi halde satılan, alıcı tarafından mevcut haliyle kabul edilmiş sayılır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 23/1-c maddesi; "Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır." şeklinde düzenlenmiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu(TBK)'nun 223/2. maddesine göre ise, alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır. Satış sözleşmesinde, satıcı zapttan ve ayıptan ari bir şekilde satılanın, mülkiyetini geçirmek amacıyla, zilyetliğini alıcıya devretmekle yükümlüdür. Satılanın ayıplı olması halinde alıcı TBK'nın 227/1. maddesinde düzenlenen seçimlik haklarını kullanabilir. Alıcının ayıba karşı tekeffül hükümlerinden kaynaklanan seçimlik haklarını kullanabilmesi için muayene ve ihbar külfetinin yerine getirilmiş olması gerekir. TTK'nın 23/1-c maddesine göre de ticari satımlarda muayene süresi sekiz gündür. Davacı tarafça dava öncesinde İstanbul Teknik Üniversitesi tekstil ve konfeksiyon kalite kontrol ve araştırma laboratuvarından alınan 12/06/2017 tarih ve 17/20170287 sayılı test raporu sonucu düzenlenen raporda; hataların dağılımı incelendiğinde, lekelerin kordonların şortlara temas ettiği bölgelerde bulunduğunun tespit edildiğini, ayrıca 60 derecede 2g/L yağ sökücü kullanılarak yapılan yıkama neticesi ile lekelerin çıktığının tespit edildiğini, uzman kurulun söz konusu lekelenmelerin şortlara takılan kordondan kaynaklanığı şeklinde rapor düzenlendiği anlaşılmıştır. Yargılama sırasında alınan SMMM bilirkişi ve Tekstil Mühendisi bilirkişiden oluşan heyetten alınan raporda; davacının 2017 yılları ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu, davacının ticari defterlerine göre; takip tarihi (27.09.2017) itibariyle davacının davalıdan 7.544,93 TL alacaklı olduğu, davalının 2017 yılı ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu, davalının ticari defterlerine göre; takip tarihi (27.09.2017) itibariyle davalının davacıdan 38.462,81 TL alacaklı olduğu, taraf ticari defterlerinin 14.08.2017 tarihi itibari ile birbiri ile uyumlu olduğu, takip tarihi itibari ile taraf ticari defterleri arasındaki cari hesap farkının 46.007,74 TL tutarında olduğu, bu farkın sebebinin ise davacının davalıya düzenlemiş olduğu 15.08.2017 tarihli ... no.lu faturadan kaynaklı olduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacının ayıplı olduğunu iddia ettiği ürünler nedeniyle davalıya düzenlemiş olduğu bu faturanın geçerli olup olmadığı noktasında toplandığı, davalının “tuana” markası, davalı faturaları, ... e-mail yazışmalan ve İTÜ test raporu, tarih ve içerikleriyle birlikte değerlendirildiğinde yağ lekesi ayıplı kordonlan davalının davacıya satmış olduğu “tuana” markalı ipliklerden imal edildiğinin anlaşıldığı veya kalitesiz yağlı ipliklerin ayıbının gizli ayıp olduğu, davacının ayıplı ipliklerden imal edilen kordonların kullanımı esnasında müşterisinin yağ lekesi ayıbını fark etmesi sonrasında ayıbın farkına vardığı ve davalıya hemen ayıp ihbarında bulunduğu, özetle, taraf ticari defterlerinin 14.08.2017 tarihi itibari ile birbiri ile uyumlu olduğu, takip tarihi itibari ile taraf ticari defterleri arasındaki cari hesap farkının 46.007,74 TL tutarında olduğu, bu farkın sebebinin ise davacının davalıya düzenlemiş olduğu 15.08.2017 tarihli ... no.lu faturadan kaynaklı olduğu, yapılan teknik değerlendirmede davalının davacıya ayıplı ürün imal ettiği bu itibarla davacının davalıya düzenlemiş olduğu ihtilaf konusu (takip konusu alacağa da esas olan) faturanın yerinde olduğunun kabulünün gerekeceği, neticeten, ayıplı mallar nedeniyle davacının davalıya düzenlemiş olduğu (takip dayanağı olan) 15.08.2017 tarihli ... no.lu 46.007,68 TL tutarındaki faturanın kabulü ile davacı ticari defterleri çerçevesinde takip tarihi itibari ile davacının davalıdan 7.544,93 TL alacaklı olduğu kanaatini bildirmişlerdir. Buna göre, davacı ile dava dışı ... e-mail yazışmaları ve İTÜ test raporu, davaya konu ürünlerin davalıya ait “tuana” markası olması, davalının satışa konu faturaları birlikte değerlendirildiğinde yağ lekesi ayıplı kordonların davalının davacıya satmış olduğu “tuana” markalı ipliklerden imal edildiğine dair tespitin yerinde olduğu, davaya konu ürünlerdeki ayıp, kullanım ile ortaya çıktığından ve davacı alıcının dava dışı şirketin bildirimi ile ayıptan haberi olduğu ve davalı tarafın ayıp ihbarının süresinde yapılmadığı itirazı da bulunmadığına göre davalının davacıya sattığı ürünlerin gizli ayıplı olduğunun kabulü gerekir. Ancak hangi miktarda ayıbın bulunduğunu ve bu ürünlerden oluşan zararın ne kadar olduğunu davacı tarafın ispatlanması gerekir. Davacı bu hususta dava dışı ... şirketi tarafından kendilerine kesilen faturaya dayanmış olup bu miktar üzerinden talepte bulunmuştur. Alınan bilirkişi raporunda faturanın kadri maruf olup olmadığı noktasında inceleme ve değerlendirme yapılmamıştır. Bu durumda İlk Derece Mahkemesince yapılması gereken, uyuşmazlık konusunda bilirkişi heyetinden, davacının dava dışı şirkete ödeme yapıp yapmadığı, yansıtma faturasında belirtilen iş ve ücretlerin kadri maruf olup olmadığı noktasında denetimine elverişli, açıklamalı, tereddütten uzak ve bilimsel verilere uygun nitelikte ek rapor aldırılıp oluşacak sonuç dairesinde karar verilmesi gerekmektedir. Açıklanan sebeple davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile HMK 353/1-a/6 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından verilen kararın kaldırılarak yukarıda açıklandığı şekliyle dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)a-6 maddesi uyarınca USULDEN KALDIRILMASINA, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, 2-Davacı tarafça yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine, 3-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yapılacak yargılama sırasında değerlendirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)g maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.11/07/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:35:52