SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/905

Karar No

2024/1045

Karar Tarihi

11 Temmuz 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

43. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2021/905

KARAR NO: 2024/1045

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 04/02/2021

NUMARASI: 2019/528 Esas - 2021/99 Karar

DAVA: Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/07/2024

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacılar vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkillerinden ...'ün davalı ... Ltd Şti'nin eski ortak ve müdürü iken hissesini Bakırköy ...Noterliğinin 20/12/2016 tarih ve ... yevmiye nolu limited şirket pay devri sözleşmesi ile devir ve temlik ettiğini, diğer müvekkili ... ise davalı şirkette ortak iken Bakırköy ...Noterliğinin 18/01/2017 tarih ... yevmiye nolu limited şirket pay devri sözleşmesi ile payını davalılardan ...'ya devrettiğini, müvekkillerinden ...'ün kendi hisselerini devrettiği 20/12/2016 tarihinde devralan ... a şirket müdürlüğünden istifa ettiğine ilişkin yazılı belgeyi teslim ettiğini, müvekkilinin hisse devrini gerçekleştirdikten sonra şirket ortaklığından ve müdürlüğünden ayrıldığı düşüncesi ile şirket ile ilgilenmediğini, ancak zaman içinde devralanların İstanbul Ticaret Sicil Memurluğuna herhangi başvuru yapmadığını ve şirket müdürü ve şirket sahibi olarak müvekkili göründüğünü, T.C Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulunun müvekkillerinden ...'e 09/05/2018 tarihli defter ve belge isteme konulu çağrı belgesi gönderdiğini, müvekkil tarafından vergi müfettici ile görüştüğünü, müfettiş tarafından müvekkilinden davalı şirketin defter ve belgelerini ibraz etmesi gerektiğini, firma üzerinden 1 yıl içinde 10.000.000,00 TL den fazla fatura düzenlendiğini bu faturaların sahte olduğunu düşündüklerini dolandırıcılık amacı ile kullanılmış olabileceğini belirtiğini, müvekkilinin vergi müfettişine davalı şirketin hisselerini devrettiğini, şirket ile herhangi bir bağının bulunmadığını belirttiğini ancak kendisinin elindeki belgelere bağlı kaldığını, sahtecilik işlemlerinden doğabilecek tüm cezaların muhatabının kendisi olabileceğini söylediğini, müvekkili ... in halen şirket ortağı ve müdürü olarak göründüğünden Büyükçekmece ... Noterliğinin 23/07/2019 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarname ile müdürlük görevinden istifa ettiğini davalı şirkete ihtar ettiğini, bu durumun ticaret siciline tescili için başvurduklarını ancak tescil işlemi yapılmadığını, bunun üzerine müvekkili ... tarafından davalılardan ... ve işbirliği halinde olduğu meçhul kişiler hakkında Bakırköy CBS nin 2018/65889 Hz dosyası ile sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından şikayette bulunduğunu, yapılan soruşturma sonucunda kovuşturma yapılmasına yer olmadığı kararı verildiğini ve bu karara yaptıkları itirazın Bakırköy 1.Sulh Ceza Mah 2018/7110 d.iş sayılı kararı ile kesin olarak reddedildiğini beyan ederek davanın kabulüne karar verilerek davalı ... Ltd Şti'de ortak ve yetkili olarak görünen müvekkili ...'ün 20/12/2016 tarihi itibarı ile ortak ve yetkili olmadığının, diğer davalı ...'ın ortak olduğunun tespitine ve sicil kayıtlarının bu şekilde düzeltilmesine, yine davalılardan ...Mimarlık Ltd Şti'de ortak olarak görünen müvekkili ...'ın 18/01/2017 tarihi itibarı ile ortak olmadığının , diğer davalı ...'nun ortak olduğunun tespitine ve sicil kayıtlarının bu şekilde düzeltilmesine karar verilmesini, taleplerinin kabul edilmemesi halinde HMK'nun 111. Mad uyarınca davanın terditli dava olarak açıldığı göz onunda bulundurularak feri taleplerinin müvekkillerinin TTK'nun 638 maddesinde düzenlenen haklı sebeplerle ortaklıktan çıkmasına karar verilmesini yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerine yükletilmesini talep dava etmiştir.

CEVAP: Dava dilekçesinin davalılara tebliğ edildiği ancak davalıların cevap dilekçesi ibraz etmedikleri anlaşıldı.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "... davacılar noterde düzenlenen pay devri sözleşmesi ile paylarını davalılara devretmiştir. Şirket sözleşmesinde pay devrinin noterde devri ile geçerli olacağına ilişkin bir hüküm yer almamaktadır. Pay devrine ilişkin ortaklar genel kurulu tarafından alınmış bir kararda bulunmamaktadır. Bu durumda pay devri için ortaklar genel kurulunun onayı bulunmadığından yapılan devir onaya kadar askıdadır. Dolayısıyla davacılar halen davalı şirketin ortağı olup şirket ortağı olmadıklarına ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. Davacılar terditli olarak haklı nedenlerle ortaklıkta çıkma isteminde bulunmuştur. TTK'nın 638/2 maddesine göre her ortak, haklı sebeplerin varlığında şirketten çıkmasına karar verilmesi için dava açabilir. Davacılar ortaklıktan çıkmak için haklı bir sebep ileri sürüp ispatlayamamıştır. Her iki ortağın birlikte ortaklıktan çıkarılması halinde şirket organsız kalacaktır. Diğer yandan her iki davacı ortaklar genel kurulunda karar alıp yapılan pay devrine onay vermek suretiyle her zaman ortaklıktan çıkabilirler. Bu yönüule davacıların birlikte haklı nedenle ortaklıktan çıkmayı talep etmelerinde hukuki yararı da bulunmamaktadır. Bu nedenle terditli talebinde reddine" karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; Asli talep yönünden, müvekkil ... ve ...’nın şirket ortağı olmadığının tespiti ile davalı şahısların ortak olduğunun tesciline ilişkin olduğunu, mahkeme payın devri için ortaklar genel kurul kararının gerektiğini, davacıların ise paylarını noter devri ile yaptıklarını, pay devrine ilişkin genel kurul kararı olmadığı gerekçesi ile asli talebini reddettiğini, mahkemenin kararı usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkillerin hisselerini devrettiği ...Mimarlık Ltd. Şti.’nde müvekkiller dışında başkaca ortak olmadığını, her iki müvekkil hemen hemen aynı zamanlarda paylarını davalılara devrettiklerini, müvekkiller birbirlerine karşı pay devrinin geçersiz olduğu yönünde itiraz ileri sürmediğini, huzurdaki davayı da birlikte açtıklarını, bu durum karşısında müvekkillerin şirket paylarını devretmeleri ortak bir karar olup bu kararın yazılı olması önemli olmadığını, bir kararın kamu düzenine açıkça aykırılık oluşturması dışında örtülü şekilde de kabulü mümkün olduğunu, bir hususun tescili zorunlu olmakla beraber, husus tescilden önce de doğduğunu ve hüküm ifade etmişse, bu takdirde sicilin açıklayıcı bir rol oynadığından söz edildiğini, TTK. sistemine göre, ticaret sicili kural olarak açıklayıcı nitelikte olduğunu ve bu devrin ticaret siciline tescili ise, pay devrinin gerçekleşmesi için zorunlu bir şekil şartı değildir.” demek olduğunu öğreti ve Y. HGK.’nın da vurguladığı üzere sicil gazetesindeki ilanın, işlemin hukuken varlık kazanmasına değil, bu hususun üçüncü kişilere açıklanması amacına yönelik olduğunu, yani inşai değil bildirici bir işlem olduğu anlaşıldığını, öğretide ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararında açıkça belirtildiği üzere pay devir işleminin geçerli olabilmesi için ticaret siciline tescil edilmesi zorunluluğu olmadığını, tescil inşai değil bildirici bir işlem niteliğinde olduğunu, bu nedenle mahkemenin asli talebine ilişkin ret kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE: Dava, limited şirket ortağı olmadığının tespiti ve terditli olarak haklı sebebe dayalı olarak limited şirket ortaklığından çıkma istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçe doğrultusunda davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davacı ...'ün davalı ... Ltd Şti'nin hissesini Bakırköy ...Noterliğinin 20/12/2016 tarih ve ... yevmiye nolu limited şirket pay devri sözleşmesi ile davalı ...'a devir ve temlik ettiği, diğer davacı ... ise Bakırköy .... Noterliğinin 18/01/2017 tarih ... yevmiye nolu limited şirket pay devri sözleşmesi ile payını davalılardan ...'ya devrettiği, görülmüştür. Davacı ... hakkında Bakırköy 37. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/569 Esas sayılı dosyasında Vergi Usul Kanununa muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı, yargılamanın halen devam ettiği görülmüştür. 6102 sayılı TTK da limited şirket pay devri, esas sermaye payının geçişi hâlleri/ devir başlıklı 595. maddesinde düzenlenmiştir. Anılan maddede "(1) Esas sermaye payının devri ve devir borcunu doğuran işlemler yazılı şekilde yapılır ve tarafların imzaları noterce onanır. Ayrıca devir sözleşmesinde, ek ödeme ve yan edim yükümlülükleri; rekabet yasağı ağırlaştırılmış veya tüm ortakları kapsayacak biçimde genişletilmiş ise, bu husus, önerilmeye muhatap olma, önalım, geri alım ve alım hakları ile sözleşme cezasına ilişkin koşullara da belirtilir. (2) Şirket sözleşmesinde aksi öngörülmemişse, esas sermaye payının devri için, ortaklar genel kurulunun onayı şarttır. Devir bu onayla geçerli olur.(3) Şirket sözleşmesinde başka türlü düzenlenmemişse, ortaklar genel kurulu sebep göstermeksizin onayı reddedebilir.(4) Şirket sözleşmesiyle sermaye payının devri yasaklanabilir. (5) Şirket sözleşmesi devri yasaklamış veya genel kurul onay vermeyi reddetmişse, ortağın haklı sebeple şirketten çıkma hakkı saklı kalır.(6) Şirket sözleşmesinde ek ödeme veya yan edim yükümlülükleri öngörüldüğü takdirde, devralanın ödeme gücü şüpheli görüldüğü için ondan istenen teminat verilmemişse, genel kurul şirket sözleşmesinde hüküm bulunmasa bile, onayı reddedebilir.(7) Başvurudan itibaren üç ay içinde genel kurul reddetmediği takdirde onayı vermiş sayılır." denilmiştir. TTK'nın olağan karar alma başlıklı 620. maddesinde kanun veya şirket sözleşmesinde aksi öngörülmediği takdirde, seçim kararları dâhil, tüm genel kurul kararlarının, toplantıda temsil edilen oyların salt çoğunluğu ile alınacağı belirtilmiştir. Somut olayda davacıların noterde şirket hisselerini davalılara devrettikleri görülmüş olmakla birlikte pay devrine ilişkin ortaklar genel kurul onay kararı alınmamıştır. Pay devri onayı bulunmadığından davacılar halen davalı şirketin ortağıdır bu nedenlerle ilk derece mahkemesince davacıların davalı şirketin ortağı olmadıklarının tespiti talebinin reddi kararı yerindedir. Davalı şirkette davacılar dışında ortak bulunmamakta ise de şirket ana sözleşmesinde pay devrinin noterde devir ile geçerli olacağına ilişkin bir hüküm bulunmaması karşısında davacıların pay devrinin geçersizliğini ileri sürmemeleri de pay devir işlemini geçerli hale getirmeyecektir. Davacıların terditli ortaklıktan çıkarılmaya ilişkin talebi bakımından ise; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 638/2. maddesinde, her ortağın, haklı sebeplerin varlığında şirketten çıkmasına karar verilmesi için dava açabileceği düzenlenmiştir. Buna göre ortak, haklı bir sebebin varlığı hâlinde, diğer ortakların rıza ve muvafakatlerine lüzum olmaksızın şirketten çıkmasına müsaade edilmesini mahkemeden talep edebilmekte ve mahkeme kararı ile şirketten çıkabilmektedir. Ancak kanunda haklı sebebin tanımı yapılmamıştır. Bu durumda haklı sebebin varlığı somut olayın özelliğine göre tespit edilmelidir. Bunun yanı sıra haklı nedenler somut olarak kanıtlanmalıdır. Haklı sebep ile kast edilen örneğin; şirket ortaklığını çekilmez kılacak nitelikteki husumet, şirketin işleyişi, yönetimi ve faaliyetleri hakkında bilgi vermemenin süreklilik kazanması, ortakların şirketten dışlanması, şirket yöneticilerinin kişisel menfaatleri yönünde hareket edip şirketi borca batık hale sürüklemesi, şirkete ihanet etmesi olarak sayılabilir. Davacı, haklı neden olarak ileri sürdüğü hiçbir iddiasını somut olarak ispatlayabilmiş değildir. Bu haliyle mahkemenin ortaklıktan çıkmaya ilişkin olarak haklı neden bulunmadığına ilişkin kabulünde her hangi bir isabetsizlik görülmemiştir. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davacılar vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacılar tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-Davacılar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 11/07/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

sürülenŞirketesastanVeyaistinafreddinedereceÇıkmaistanbulgerekçesebepleriÇıkarılmayaTicarikararıileriİlişkin)numarasımahkemesi(Ortaklıktancevap

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:35:52

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim