SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2023/907

Karar No

2024/1043

Karar Tarihi

11 Temmuz 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

43. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2023/907

KARAR NO: 2024/1043

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 24/03/2022

NUMARASI: 2021/321 Esas - 2022/288 Karar

DAVA: Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/07/2024

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı ve davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı bankanın Merter şubesinin ... hesap numarası ile müşterisi olup gerek şahsi gerekse de ticari olarak çalıştığını, müvekkilinin şahsi hesabına Yalova İli, Armutlu İlçesi, ... Mah. ... Ada,.. Parselde yer alan ...'a ait taşınmazın 1/2 hissesinin satın alım işlemi için davalı bankadan kredi talebinde bulunduğunu, bankanın ekspertiz incelemesi ve kredi onayı ile söz konusu taşınmazı satın almaya karar verdiğini, davalı bankaca söz konusu taşınmazın 1/2 hissesini satın aldığı takdirde sadece bu hisse üzerine olmayıp, taşınmazın tamamı üzerine ipotek tesis edilebileceğini aksi halde kredi onayının olmadığını müvekkiline bildirdiğini ancak başkaca bir bildirimde de bulunulmadığını, müvekkilinin dava dışı arsa sahibi ... ile yaptığı görüşme neticesinde muvafakat alındığını, tüm taşınmaz üzerine arsa sahibi ...'ın muvafakati ile ipotek tesisine karar verildiğini ve arsa sahibi ile müvekkili arasında anlaşmanın bu şekilde kurulduğunu, 07/10/2016 tarihinde bu taşınmazın 1/2 hissesi arsa sahibi ...'dan müvekkili adına tescil ile intikalin gerçekleştirildiğini, hemen akabinde ise taşınmazın tamamına davalı banka tarafından ipotek tesis işlemi yapıldığını, ipotek tesisinden sonra davalı banka tarafından ödemenin gerçekleştirilmesinin beklenildiğini ancak davalı bankadan şifahen alınan bilgiye göre ipotek tesis işlemi için muvafakat veren arsa sahibinin evli olması sebebiyle eşinin de icazeti ve onayı olmadığı takdirde ödemenin yapılamayacağının bildirildiğini, bu durumunun kanuna ve hukuka açıkça aykırılık teşkil ettiğini, taşınmazın 1/2 hissesini satın almaya çalıştığı halde, sadece satın aldığı hisse üzerine ipotek tesisi mümkün iken tamamı üzerine ipotek tesis işlemi talep ettiğini, söz konusu talep her ne kadar hukuki ve etik olmasa da karşılıklı anlaşma çerçevesinde müvekkili ve dava dışı ... tarafından kabul edildiğini ancak bu durumun müvekkilinin saygınlığını satıcı arsa sahibi nezdinde zedelendiğini, Türk Hukuk Sisteminde eşin rızasının sadece kefalet ilişkisinde gerikli iken haksız bir şekilde kefalet ilişkisi bulunmayan arsa sahibi ...'ın hem taşınmazına ipotek tesis edildiğini, hem de söz konusu ipotek tesis işlemi için arsa sahibi ...'ın eşinin rızası ve onayının talep edildiğini, bu durumla birlikte ikinci kez müvekkilinin saygınlığının davalı tarafından zedelendiğini, dava dışı arsa satıcısının müvekkilinin kefiliymiş gibi işleme tabi tutulduğunu, bu durumun müvekkilini zarara uğrattığını, peşin ödeme ile satın almak istemediği bir taşınmazı almak zorunda kaldığını, bu satın alım işlemleri sırasında müvekkilinin 5.460,00 TL maddi zarara uğradığını, bu nedenle müvekkilinin zararının karşılanması için 5.460,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminat talebinin ihtar tarihi olan 18/10/2016 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;davacı ile müvekkili banka arasında genel kredi sözleşmesi imzalanmış olduğunu, buna rağmen finansman aktarımı işlemlerinin askıda kalması ve finansmanın kullandırılamaması hususlarında müvekkili bankanın hiçbir kusurunun bulunmadığını, bu durumun davacının tamamen yasaya aykırı eylem ve işlemlerinden kaynaklanan sözde zararlarınını müvekkili bankaya yönlendirme çabası niteliğindeki haksız iddialarından ibaret olduğunu beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " ...Dosyaya sunulan deliller ile toplanan bilgi ve belgelere göre yapılan yargılama sonunda; Davacının Maddi tazminat talebi yönünden; eş muvafakatnamesi olmadan gayrimenkulun alış-satış işleminin yapılamayacağı, bankaların kendilerine kredi başvurusu yapan tarafa konuyla ilgili ipotek şartı getirdiğinde eş rızasını bildiren yasal belgeyi istemek durumunda olduğu, dava dosyasında davalı bankanın eş muvafakatnamesini almadan gayrimenkul üzerine ipotek tesis ettirdiği, davacının dava dilekçesinden ve davalı bankanın cevap dilekçesinden anlaşıldığı, davalı bankanın ipotek tesisinden sonra eş muvafakatnamesini kendisinden talep ettiği, bankaların bir güven kurumu olarak basiretli tacir gibi davranması gerektiği ve objektif özen yükümlülüğünü yerine getirmek zorunda olduğu, davaya konu olayda davalı bankanın eş muvafakatnamesi talebinin yasal olduğu, ipotek tesisinden önce alınması gereken eş muvafakatnamesinin özen yükümlülüğüne aykırı davranan davalı banka tarafından ipotek tesisinden sonra davacıdan talep edilmesi nedeniyle, ayıplı hizmet verdiği bu nedenlerle davacının yapmış olduğu masrafları davalıdan alma hakkının olduğu, bu kapsamda yapmış olduğu ve tapu sicl müdürlüğünden gelen yazı cevaplarına göre 1.600,00 TL tapu harcı ve 174,50 TL döner sermaye giderinin davacı tarafından yapıldığı fazlaya ilişkin talebini belgelendirmediği anlaşılmakla açılan davanın maddi tazminat yönünden kısmen kabul kısmen reddi ile 1.774,60 TL'nin ihtar tarihi olan 10/10/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiştir. Davacının manevi tazminat yönünden talebinin ise; manevi zarar mal varlığında bir azalmayı değil, kişilik haklarına vaki tecavüz nedeniyle bir kimsenin duyduğu cismani ve manevi acı ve ızdırabı, elemi ve böylece yaşama zevkinde bir azalmayı ifade ettiği, 818 Sayılı Borçlar Kanunu’nun 49. (TBK 58) maddesine göre, "şahsiyet hakkı hukuka aykırı bir şekilde tecavüze uğrayan kişi, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat namıyla bir miktar para ödenmesini dava edebilir" hükmünün yer aldığı, şahsiyet haklarına saldırıda, manevi tazminat istenebilmesi için 818 sayılı BK 49. (TBK 58) maddede belirtilen şartların gerçekleşmesi gerektiği, bu şartların ise şahsiyet haklarına saldırı olması, saldırının haksız olması, manevi zarara uğranılması, kusurlu olunması ve illiyet bağı bulunması olduğu, somut olayda geç teslim durumunun MK'nın 24 ve BK'nın 49. (TBK 58) maddeleri anlamında kişilik haklarının ihlaline neden olacağının kabulü mümkün olmadığı, her sözleşmeye aykırılık halinin manevi tazminat gerektirmeyeceği gibi, davacı tarafça da meydana gelen olay nedeniyle kişilik haklarının ihlal edildiği ispat edilemediği, bu itibarla, davacının kişilik haklarına saldırı bulunmadığı, BK'nın 49. (TBK 58) maddesinde öngörülen manevi tazminat şartlarının oluşmadığı sonucuna varılmış, bilirkişi raporu ve davacının istemi dikkate alınarak davanın manevi tazminat yönünden reddine, maddi tazminat yönünden kabulüne" karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/321 Esas, 2022/288 Karar sayılı ve 24.03.2023 tarihli kararı ile davalı bankanın haksız bir eylem içerisinde olduğu kanaatine varıldığını, bu kanaat doğrultusunda da; müvekkilin zararı olduğunu da tespit ettiğini, ancak bu netice olarak takdir edilen tutarlar yönünden eksik bir karar verildiğini, her ne kadar hukuki olarak tapu harçları alıcı ve satıcı tarafından ayrı ayrı ödenmesi mevzuat gereği kararlaştırılmışsa da uygulamada ve gerçek hayatta tapu harçlarının tamamının alıcı tarafından ödendiği su götürmez bir gerçek olduğunu, bu sebeple de; tüm tapu harçları müvekkil tarafından ödendiğini, diğer alacak kalemleri ise müvekkilin Yalova Tapu Müdürlüğü'ne akit işlemleri için gidiş dönüş masraflarını göstermekte olup, söz konusu bedellerin hayatın olağan akışına uygun olduğunu, belgelendirilmesinin gerekmeyeceği ve kadri maruf olduğu açıkça ortada olduğunu, davalı bankaca, bir parseldeki müvekkil adına satın alınacak hisseye ipotek tesisi mümkün iken parselin tamamına ipotek tesis edilmesi hususu, açıkça kanuna aykırı olduğunu, ancak bu durum müvekkil ile satıcı arasında konuşularak çözülmüş ve satıcının da muvafakati alındığını, davalı bankanın bu talebi hukuk dışı almakla birlikte satıcı nezdinde müvekkili satıcı nezdinde kişilik haklarının zedelenmesine sebebiyet verdiğini, davalı bankaca sözleşme imzalandığını, kredi onayı verildiğini, taşınmaz intikali ve ipotek tesisi sonucunda davalı bankaca ödeme yapma aşamasına kadar gelindiğinde; davalı bankanın ödeme yapmak yerine hukuka aykırı talebi; dava dışı satıcı nezdinde müvekkili dolandırıcı konumuna getirdiğini, bununla birlikte kişilik haklarını zedelediğini, bu duruma rağmen herhangi bir manevi tazminata karar verilmemesi de açıkça hukuka aykırı olduğunu, tüm anlatılanlar kapsamında; müvekkilin bir iş insanı olması, davalı bankanın hukuksuz talepleri ile tapu intikal ve ipotek tesisi yapılmış olmasında rağmen, bankaca ödeme yapılmaması kişilik haklarına saldırının en açık örneği olduğunu, ispat edilemediği gerekçesi ile hüküm kurulması mantık ve hakkaniyet dışı olduğunu, netice olarak Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/321 Esas, 2022/288 Karar sayılı ve 24.03.2023 tarihli kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılarak talepler gibi karar verilmesini vekaleten talep etmek zarureti doğduğunu, açıklanan sebeplerle fazlaya ilişkin hakların saklı kalmak kaydıyla Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/321 Esas, 2022/288 Karar sayılı ve 24.03.2023 tarihli kararı için; mahkemenin görevsiz olduğu, görevli mahkemenin Bakırköy Tüketici Mahkemesi olması sebebiyle görev yönünden, usulden ve esastan olmak üzere istinaf kanun yoluna başvurduğunu, ilgili kararın istinaf incelemesi sonunda kaldırılarak dava dilekçesindeki talepler gibi karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ticari nitelikte bir taşınmazın alımı için müvekkili banka ile genel kredi sözleşmesinin imzalandığını, mahkemenin görevli olmadığını, müvekkili bankanın işlemlerin mevzuata ve hukuka uygun olduğunu belirterek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasını istemiştir.

GEREKÇE: Davacı, arsa vasfındaki taşınmazın ½ hissesini satın almaya karar verdiğini, taşınmaz alım-satım bedelinin davalı bankadan kullanacak kredi ile karşılanması konusunda davalı banka ile anlaşıldığını, kredinin teminatı olarak taşınmaz üzerinde ipotek tesis edildiğini, ancak taşınmaz malikinin eşinin rızası gerektiğinin bildirilerek taşınmaz finansman bedelinin tarafına verilmediğini, bunun üzerine kredi kullanmaktan vazgeçildiğini ve taşınmaz bedelinin peşin olarak ödenmek zorunda kalındığını iddia ederek uğradığı maddi ve manevi zararın tazminini istemiş, davalı banka ise, davanın reddini savunmuştur. Dairemizin 2020/159 Esas - 2021/123 Karar sayılı 12/02/2021 tarihli kaldırma kararımız uyarınca yapılan yargılama sonucunda; İlk derece mahkemesince, yukarıda açıklanan gerekçe doğrultusunda, davanın maddi tazminat talebi yönünden kısmen kabulüne, manevi tazminat talebinin ise reddine karar verilmiş, bu karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak 02/12/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı kanunun 41. maddesi ile değişik HMK'nın 341/2 madde hükmü uyarınca miktar ve değeri 3.000,00 TL'yi geçmeyen mal varlığına ilişkin davalar kesin olup yeniden değerleme oranındaki artış sonucu yerel mahkeme hükmünün verildiği 2022 yılı için HMK'nın 341/2. maddesindeki kesinlik sınırı 8.000,00 TL olmuştur. Maddi tazminat davasında dava değeri 5.460,00 TL TL olup mahkemece 1.774,60 TL nin kabulüne karar verilmiştir. Mahkemenin istinaf incelemesine konu edilen maddi tazminat davasının kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin kararı, kabul ve ret kararı yönünden karar tarihi itibarı ile HMK'nun 341/2. maddesinde düzenlenen kesinlik sınırının altındadır. Bu nedenle davanın kısmen kabul ve reddedilen kısmına yönelik kararın hüküm tarihinde geçerli olan istinaf sınırını geçmediği görülmekle taraf vekillerinin kabul ve reddedilen kısma yönelik istinaf sebepleri yönünden istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 341 ve 352/1 maddesi gereğince usulden reddine karar verilmiştir. Manevi tazminat talebi yönünden ise; davacı davalı bankanın eylemlerinin kişilik haklarına saldırı oluşturduğu ve saygınlığının zedelendiğini iddia ederek manevi tazminat talep etmiş ise de; tüm dosya kapsamından davacının manevi değerlerine dahil ticari itibarını ihlal eden, kişilik haklarına saldırı teşkil eden haksız fiil niteliğinde bulunmadığı gözetildiğinde mahkemece şartları oluşmayan manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesinde de isabetsizlik yoktur. Bu yönlere ilişkin davacının istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle; maddi tazminat davası yönünden davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 341, 346. maddeleri yönünden usulden reddine, manevi tazminat davası yönünden ise davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Taraf vekillerinin maddi tazminat davası yönünden nın istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 341, 346. maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE, 2-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 3-Davacı tarafından istinaf yoluna başvuru sırasında yatırılan istinaf karar harcı ile istinaf başvuru harcının istemi halinde iadesine,4-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 179,90 TL istinaf peşin harcının alınması gereken 427,60-TL karar harcından mahsubu ile eksik olan 240,70 - TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,5-Taraflarca istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.11/07/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

sürülenusuldenesastanVeyaKaynaklı)SözleşmesiistinafreddinedereceistanbulgerekçesebepleriHesap(CariTicarikararıileriKrediAlacaknumarasımahkemesi

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:35:52

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim