SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/1010

Karar No

2024/1024

Karar Tarihi

4 Temmuz 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

43. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2024/1010

KARAR NO: 2024/1024

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ARA KARAR TARİHİ: 26/04/2024 (Derdest)

NUMARASI: 2024/249 Esas

DAVA: Ticari Şirket (Tasfiyeye İlişkin)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 04/07/2024

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen ara kararın ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ TALEP: Davacı vekili ihtiyati tedbir talepli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirketin %49 oranında paya sahip ortağı olduğunu, aile şirketi olan davalı şirketin ortakları arasında yaşanan ailevi, kişisel ve ticari işletmenin işletilmesi ve yönetimsel sorunlar nedeniyle şirketin devamlılığı açısından olumsuz etkiler yaratmaya başladığını, ortaklığın davalı şirket ortakları tarafından çekilmez hale geldiğini, şirketin dilekçesinde bildirdiği nedenlerle haklı nedenle feshinin gerektiğini, müvekkil bilgisi dışında davalı şirkette iş ve işlemler yapıldığını, şirketin zarara uğratıldığını ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle davalı şirketin feshine karar verilmesi talepli eldeki davada şirkete kayyım atanması ve şirkete ait malvarlıklarının devrinin önlenmesi hususunda ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince ihtiyati tedbir/haciz talebi hakkında yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda 26.04.2024 tarihli ara karar ile "...Somut olayda dilekçe ve ekli belgelere göre; Davalı şirketin malvarlığı üzerine tedbir konulması istemi yönünden yapılan inceleme sonrasında; Somut olayda; ihtiyati tedbir konulması istenen davalı şirketin taşınır ve taşınmaz malları dava ve uyuşmazlık konusu olmadığından ve bu nedenle HMK'nın 389. maddesindeki koşullar gerçekleşmediğinden bu yöndeki ihtiyati tedbir isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. Davalı şirkete tedbiren kayyım atanması talebi yönünden yapılan inceleme sonrasında; 6102 sayılı TTK'nda yönetim kayyımı atanmasına ilişkin düzenleme mevcut olmadığından, isteme ilişkin olarak TTK'nın 1.maddesinin yollamasıyla 4721 sayılı TMK'nın 403/2.maddesinin uygulanması gerekir. TMK'nın 403/2. maddesinde kayyımın, belirli işleri görmek veya malvarlığını yönetmek için atanacağı, 426. maddesinde vesayet makamının, maddede yazılı olan veya kanunda gösterilen diğer hallerde ilgilisinin isteği üzerine veya res'en temsil kayyımı atayacağı, 427. maddesinde ise hangi hallerde yönetim kayyımı atanacağına ilişkin düzenlemeler mevcuttur. Somut olayda; ibraz edilen belgeler ile incelenen sicil kayıtlarına göre; şirketi temsil ve ilzama yetkili yönetim kurulu üyelerinin bulunduğu, bu durumda şirkette organ eksikliğinin bulunmadığı, diğer konularda ileri sürülen iddiaların yargılamayı gerektirdiği ve yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediği anlaşıldığından yerinde görülmeyen ve yasal dayanağı bulunmayan bu yöndeki istemin de reddine " karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin şirketten usulsüz şekilde azledildiğini, şirketteki kamera görüntülerini izlemesi engellendiğini, şirkette yapılan ticari işlerde elden para alınması şeklinde bir yönteme geçildiğini ve davalıların şahsi hesaplarının kullanıldığını, davalılar tarafından şirket anahtarlarının değiştirildiğini, ... üzerinden müvekkilinin şirket ile bağının kalmadığına ilişkin paylaşımlar yapıldığını, müvekkilinin şirkete ait telefon hattının iptal edildiğini ve taşıt tanıma sisteminden çıkartıldığını , maaşların ödenmediğini ve müvekkiline kar payı verilmediğini, müvekkilinin şirkete girişi engellenerek davalılar tarafından müvekkiline kasıtlı şekilde mağduriyetler yaşatıldığını, davalıların, şirkette yasal olmayan yollardan mal alım satımı ve faturasız işlemler yaparak, şahsi hesaplara para aktararak şirketi zarara uğrattıklarını, ileride oluşacak zararların önüne geçilebilmesi amacıyla şirketin malvarlığı üzerine ihtiyati tedbir konulması gerektiğini, ihtiyati tedbirin sebepleri ve davanın esası hakkındaki haklılıklarının yaklaşık olarak ispat edildiğini ve bu hususta dosya kapsamına yasal deliller de sunulduğunu, ihtiyati tedbiri düzenleyen HMK m.390'da; "(3)Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.” denildiğini, dolayısıyla ilgili kanun hükmü de göz önüne alınacak olursa ihtiyati tedbir talebinin reddi kararının açıkça hukuka ve kanuna aykırılık teşkil ettiğini beyanla İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/249 E. 26.04.2024 tarihli dosyasında verilen ihtiyati tedbir talebinin reddi kararının bozulmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE:Talep, anonim şirketin haklı nedenle feshi davasında ihtiyati tedbir kararı verilmesi, istemidir.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, talep konusuna ilişkin olarak ihtiyati tedbir şartlarının oluşup oluşmadığı noktasındadır.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nda 531.maddesi "Haklı sebeplerin varlığında, sermayenin en az onda birini ve halka açık şirketlerde yirmide birini temsil eden payların sahipleri, şirketin merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden şirketin feshine karar verilmesini isteyebilirler. Mahkeme, fesih yerine, davacı pay sahiplerine, paylarının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerlerinin ödenip davacı pay sahiplerinin şirketten çıkarılmalarına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme karar verebilir." düzenlemesini içermektedir.TTK'da anonim şirketin feshinin istenmesi halinde şirket hakkında verilecek tedbirlere ilişkin bir düzenleme yoktur. Bu halde, tedbire ilişkin 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (HMK)nın 389 vd. Maddelerinin uygulanması gerekir.HMK'nun 389/1. Maddesi, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir, şeklindedir. HMK'nın 390/2 maddesine göre de, tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Ayrıca bu kapsamda ihtiyati tedbir talebinin somutlaştırılması gerekir.Somut olayda, şirketin feshine ilişkin derdest davada davacının sunduğu deliller davanın niteliği ve yargılamanın bulunduğu aşama itibariyle davacının haklılığını yaklaşık olarak ispatlayamadığı , davanın ilerleyen aşamalarında , davacının mahkemeden her zaman yeniden ihtiyati tedbir talebinde bulunması mümkün olup, ara karar tarihi itibariyle yaklaşık ispat koşulu gerçekleşmediğinden ilk derece mahkemesince davalı şirketin taşınır ve taşınmaz malları üzerine üçüncü kişilere devir ve temliki engelleyecek mahiyette tedbir konulması talebinin reddine karar verilmesi isabetli olmuştur.HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-İhtiyati tedbir talep eden davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-İhtiyati tedbir talep eden davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)f maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 04/07/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

sürülentaraflarınŞirketesastanözetisavunmalarınınkararistinafdereceistanbulsebeplerimahkemesiTicarikararıtalepileriİlişkin)tarihiiddianumarası(Tasfiyeye

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim