Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
bam
2024/921
2024/1022
4 Temmuz 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/921
KARAR NO: 2024/1022
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 01/03/2024
NUMARASI: 2024/341 D.İş - 2024/350 Karar
DAVA: İhtiyati Haciz (Finans)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 04/07/2024
Taraflar arasında değişik iş dosyası üzerinden görülen ihtiyati haciz talebi hakkında ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati haciz talep eden vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ TALEP:İhtiyati haciz talep eden vekili talep dilekçesinde özetle; ... (...)"'nin 2009 yılında denizcilik sektöründeki faaliyetlerinde kullanmaları amacıyla ...A.Ş.' ye 55 milyon Amerikan Doları tutarında kredi tahsis edildiğini, ... söz konusu sözleşmeden kaynaklannan tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini ancak borçluların sözleşmeden doğan borçlarını yerine getirmediğini, davalıların yıllar süren temerrütlerinin akabinde ...,'nin kredi sözleşmesinden doğan bütün alacaklarını ...'ya devrettiğini, gerek ..., gerekse ... borçluların sözleşmesel borçlarını yerine getirebilmesi için elinden gelen tüm çabayı gösterdiğini, borçluların talebi üzerine kredi sözleşmesinin bir çok kez revize edildiğini ve borçların defaatle yeniden yapılandırıldığını, ancak borcun ödenmediğini, bu kapsamda ... alacağın tahisili amacıyla Türk mahkemelerine başvurmak zorunda kaldığını, Yargıtay'ın birçok kararında sözleşmelerinden doğan borçların ödenmeyen borçlu ve müteselsil kefile karşı yapılan ihtiyati haciz başvuruların kabul edilmesi gerektiğine hükmedildiğini, ihtiyati hacze konu kredi sözleşmesi ve kat ihtarlarının sunulduğunu, alacağın rehin ile teminat altına alınmadığını, ... müteselsil borçlulardan 8.276.883,33 Amerikan Doları tutarında bir alacağı olduğunu ve bu alacağında muaccel olduğunu beyanla fazlaya dair hakları ve işlemeye devam eden faizleri talep etme hakkı saklı kalmak kaydıyla, işin önemine ve aciliyetine binaen dosya üzerinde yapılacak incelemeyle takdiren teminat alınmaksızın yahut uygun bir teminat karşılığında müteselsil borçlulara ait şimdilik 100.000 Amerikan Doları borcu ve masrafları karşılayacak şekilde menkul, gayrimenkul ve üçüncü şahıslardaki alacaklarına İİK.m.257 vd. Maddeleri hükümleri gereğince ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince ihtiyati tedbir/haciz talebi hakkında yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda, "... somut olayda alacaklı talep dilekçesine ekli EK-1 , EK-2 ve EK-3' de kredi sözleşmesinin, kefalet sözleşmesinin ve şahsi garanti sözleşmesinin bir sayfalık kısmi tercümeleri sunmuş olup sözleşmenin tamamı sunulmadığı gibi sözleşmelerde apostil şerhi de bulunmamaktadır. Yine dilekçeye ekli olup EK-4' de yer alan alacağın devri anlaşmasına ilişkin apostil şerhi de bulunmamaktadır. EK-7' de sunulu olan 09/06/2023 tarihli fesih ihbarı ve ödeme talebi başlıklı belgenin tercümesi sunulmuş ise de; borçlulara tebliğ edildiğine ilişkin bir tebligat şerhi sunulmamıştır. EK-8' de Beşiktaş ... Noterliği' nin 07/02/2024 tarihli ... yevmiye kayıtlı belgenin tercümesi sunulmuş olup; tercüme içeriğine göre alacaklılara ödeme ihtarı gönderildiği görülmüş ve ihtarnameye ilişkin gönderen muhatap bilgilerine yer verildiği anlaşılmış ise de; mahkememizce denetimi yapılabilecek şekilde tebligat şerhleri olmadığı gibi tebligatların yapıldığına ilişkin bir bilgiye de rastlanmamıştır. EK-9' da davalılarla yapılan sulh anlaşmasının yalnızca fesih başlıklı hükmün yer aldığı tercümesi sunulmuş olup; daha önce belirtildiği üzere bunun tebliğine ilişkin bir evrak da sunulmamıştır. EK-10' da yer alan belgede 17/02/2009 tarihinde ... ve ... ile ... arasında 71.500.000,00 USD limit ipoteği ile 1. derece 1. sırada Türk Gemi İpoteği Akdi kurulduğu görülmüştür. EK-11' de bankaya hitaben 13/03/2020 tarihinde borçlular ... ve ... tarafından yenilenmiş sulh anlaşması başlıklı mail gönderildiği; EK-12' de sulh sonrası ödemeler tablosu başlıklı bir tabloda 30/09/2018 itibariyle kalan borç tutarının 18.100.000,00 USD olduğu; EK-13' de 06/11/2018 tarihli mutabakat başlıklı kısmi tercümede 55.000.000,00 USD tutarındaki 13/02/2019 tarihli kredi sözleşmesinde borcun 18.1 milyon ABD Doları olduğunun belirtildiği, kalan diğer eklerde ise hukuki dayanaklara ilişkin belgelerin sunulduğu görülmüş olup; dosyada alacağın temliki sözleşmesinde temlik edilen alacağın 13/02/2019 tarihli sözleşmeden kaynaklı alacak olduğu bu alacağın 71.500.000,00 USD limit ipoteği ile teminat altına alındığı kaldı ki alacaklı tarafça İİK 258. Maddesi gereğince alacağını yaklaşık ispat ölçü derecesinde ispata yeterli delillerin (apostil şerhli sözleşmelerin tam tercümeleri, banka tarafından gönderilen kat ihtarları, ihtarlara ilişkin tebligat şerhleri)sunulmadığı anlaşıldığından alacaklının ihtiyati haciz talebinin reddine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati haciz talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin sözleşmelerin apostil şerhinin olmaması sebebiyle ihtiyati haczi reddetmesinin hatalı olduğunu, birtakım belgelerin tebliğ şerhlerinin sunulmaması nedeniyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, mahkemeye sunulan sözleşmelerin tercümeleri ihtiyati haciz kararı için yeterli iken aksi yönde hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, mahkemenin kısmi tercümelerin neden yetersiz olduğunu açıklayamadığını, yurtdışında yapılan bir sözleşmenin Türkiye'de hüküm ve sonuçlarını doğurabilmesi için ayrıca söz konusu sözleşmeye apostil şerhi alınmasına gerek olmadığını, öte yandan, İlk Derece Mahkemesinin, sözleşmelerin apostil şerhli hallerini, söz konusu sözleşmelerdeki imzaların gerçekliğini öğrenmek için aradığı düşünülse dahi (guod non) söz konusu sözleşmelerin asılları sunularak da ilgili sözleşmelerde yer alan imzaların gerçek olduğunun ispatlanabileceğini talep konusu kredi ve kefalet sözleşmelerine uygulanacak olan hukuk olan Alman hukukunda, söz konusu sözleşmelerin elektronik halde imzalanması halinde dahi söz konusu sözleşmelerin geçerli bir şekilde kurulduğu kabul edildiğini, elektronik ortamda sunulan imzalar dahi talep konusu alacağın ispatı (en azından yaklaşık ispatı) için yeterli olduğunu, İlk Derece Mahkemesinin, her iki tarafça da imzalanan sulh anlaşmasının neden ayrıca borçlulara tebliğ edilmesini beklediğini anlamanın mümkün olmadığını, fesih ihbarı niteliğindeki ihtarnamenin tebligat şerhlerinin dosyaya sunulmadığının doğru olduğunu, söz konusu ihtarın borçlulara ulaştığında hiçbir duraksama bulunmadığını, borçlular vekilinin Haziran 2023 tarihinde gönderilen fesih bildiriminin akabinde, 16 Haziran 2023 tarihinde borçlular vekili bu bildirime e-posta ile cevap verdiğini, mahkemenin sunulan kısmi tercümelerin yetersiz olması sebebiyle ihtiyati haciz talebini reddettiği kararın kaldırılması gerektiğini, açıklanan nedenlerle İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/341 D. İş, 2024//350 sayılı kararın kaldırılmasını ve başvurucu Tnaja'nın fazlaya dair hakları ve işlemeye devam eden faizleri talep etme hakkı saklı kalmak kaydıyla, işin önemine ve aciliyetine binaen dosya üzerinden yapılacak incelemeyle, takdiren teminat alınmaksızın yahut uygun bir teminat karşılığında müteselsil borçlulara ait şimdilik 100.000 Amerikan doları borcu ve masraflarını karşılayacak şekilde menkul, gayrimenkul ve üçüncü şahıslardaki alacaklarına İİK m. 257 vd. Hükümleri gereğince ihtiyati haciz konulmasına, talebin kabul edilmemesi halinde dosyanın esastan inceleme yapılmak üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretlerinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE :Talep, ihtiyati haciz kararı verilmesi istemidir.İlk derece mahkemesince ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş, verilen karara karşı ihtiyati haciz isteyen tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, talep konusuna ilişkin olarak ihtiyati haciz şartlarının oluşup oluşmadığı noktasındadır.Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 2008/4717 Esas ve 2008/6504 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere yabancı mahkemenin münhasır yetkisi ve yabancı hukukunun uygulanması noktasındaki sözleşme hükmünün alacaklının ihtiyati haciz istemesine ve şartları oluştuğu takdirde ihtiyati haciz kararı verilmesine engel bir etkisi yoktur. Aksi düşünce, kişilerin geçici hukuki koruma önlemlerinden yararlandırılmasına engel olan ve kurumun amacına aykırı olan sonuçlara yol açacaktır.İhtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini güvence altına almak için mahkeme kararı ile borçlunun mallarına geçici olarak el konulmasıdır. İhtiyati haciz talep edebilmek için, İİK'nın 257/1. maddesine göre alacağın para alacağı olması, vadesi gelmiş ve rehinle temin edilmemiş olması, müeccel para alacağı yönünden ise İİK'nın 257/2. maddesindeki şartların bulunması gerekir. İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 258/1. maddesinin 2. cümlesine göre: "İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacaklı, alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermeye mecburdur." Bu madde uyarınca İhtiyati haciz talep eden, İİK'nın 257/1. maddesi kapsamında bir para borcunun alacaklısı olduğunu, borcun rehinle temin edilmediğini ve borcun vadesinin gelmiş olduğunu yaklaşık olarak mahkemeye kanaat getirecek tarzda ispat etmek durumundadır. Mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından'' anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmez, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamaktadır(Yargıtay 19 HD'nin 12/12/2019 Tarih,2019/2300 E-2019/5531 K). İhtiyati haciz isteyen tarafından kısmen tercümesi sunulan belgelerde karşı taraf ... A.Ş. ile ... A.G (...) arasında 21.05.2008 tarihinde 80.000.000,00 ABD doları limitli kredi sözleşmesi imzalandığı, yine karşı taraf olan ... A.Ş. Ve ... A.Ş ile ... (HCOB) arasında 13.02.2019 tarihinde 55.000.000,00 ABD doları limitli kredi sözleşmesi imzalandığı, ... A.Ş.'nin müteselsil kefil, ... ve ... şahsi garanti veren oldukları, 17.02.2009 tarihinde ... Petrol ve İstanbul Denizcilik ile ... arasında İstanbul ... Noterliğinin 17.02.2009 tarih ve ... yevmiye nolu düzenleme şeklinde 1. derece 1. Sırada 71.500.000,00 USD limit ipoteği ile ... akdi kurulduğu, kredi ve kefalet sözleşmelerinde Alman hukukunun uygulanacağının kararlaştırıldığı, dosyaya tercümesi de sunulan 07.12.2023 tarihli alacağın devri anlaşmasında 21.05.2008 tarihli kredi sözleşmesi nedeniyle ... A.Ş. ile müteselsil kefil ... A.Ş., şahsi garanti veren ...; 13.02.2009 tarihli kredi sözleşmesi nedeniyle ... A.Ş. ve ... A.Ş ile müteselsil kefil ... A.Ş. , şahsi garanti veren ... ve ... kredinin ödenmemiş tutarının geri ödenmesi hakkı dahil olmak üzere tüm hakların (şahsi garanti ve müteselsil kefalet sözleşmesi dahil) ... tarafından ihtiyati haciz isteyene devredildiğinin, devir anlaşması içeriğinde ... ile 25.08.2020 tarihli kredi devir ve yenileme anlaşması uyarınca sulh anlaşması kapsamındaki hakların da devredildiğinin yazılı olduğu anlaşılmaktadır. İhtiyati haciz isteyen, talebini, kredi sözleşmesi imzalandıktan sonra devam eden süreçte banka ve kredi borçluları arasında düzenlenen sulh anlaşmasında garanti veren ... tarafından 6 aylık finansal tabloların belirtilen tarihlerde ve verilen makul süre içinde sunulmasının kararlaştırılmasına rağmen bu şartın yerine getirilmemesi sebebiyle devir alınan sulh anlaşmasının feshedilmesi sonucu yine devir ve temlik alınan kredi sözleşmesine dayalı olarak karşı taraftan alacaklı olduğu iddiasına dayandırmaktadır. İktisadi Müesseselerde Mecburi Türkçe Kullanılması Hakkında 805 sayılı yasa uyarınca taraflardan birinin yabancı olması halinde Türk şirketleriyle yapılacak sözleşmelerde Türkçe kullanılması zorunluluğu bulunmamaktadır. Somut olayda yabancı banka ile Türk vatandaşları ve Türk şirketleri arasında yabancı dilde düzenlenen kredi sözleşmesi, kefalet sözleşmesi ve şahsi garanti sözleşmeleri geçerli olup, mahkemenin bu sözleşmelerde apostil şerhi bulunması gerektiğine ilişkin tespiti yerinde değildir. Bununla birlikte dosya kapsamında bankanın kredi borçlularına yönelik herhangi bir kat ihtarı bulunmamaktadır. Dolayısıyla kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacak nedeniyle muacceliyetin oluşup oluşmadığı bilinmediği gibi banka ile kredi borçluları arasında imzalanan sulh anlaşması hükümlerinin ve ihtiyati haciz isteyen ile banka arasında imzalanan ve yabancılık unsuru taşıyan alacağın temliki anlaşmasının tartışılması ve değerlendirilmesi gerekli olup, iddia edilen alacağın miktarı ve muacceliyeti ve miktarı gibi tüm hususların varlığı ihtilaflı ve tespite muhtaç durumdadır. Bu durumda olan bir alacak talebi yönünden ortada muaccel veya müeccel bir bir para alacağı bulunduğu söylenemeyecektir. Buna göre dosyaya ibraz edilen deliller, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için gerekli olan yaklaşık ispata elverişli olmayıp, mahkemece koşulları oluşmayan ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesi sonucu itibariyle doğrudur.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından ihtiyati haciz talep eden vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;1-İhtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-İhtiyati haciz talep eden tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-İhtiyati haciz talep eden tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 04/07/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09