Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
bam
2024/738
2024/1014
4 Temmuz 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/738
KARAR NO: 2024/1014
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEME: İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 20/12/2023
NUMARASI: 2022/669 Esas - 2023/1135 Karar
DAVA: Tanıma Ve Tenfiz
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 04/07/2024
Taraflar arasındaki Tanıma Ve Tenfiz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davalılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;müvekkili banka tarafından davalılar aleyhine Kırgız Cumhuriyeti Bişkek Şehri Pervomaisky Bölge Mahkemesinde kredili mevduat hesabı borcunun tahsili amacıyla açılan davada, 2.11.2020 tarih ve ... sayılı karar ile müvekkil bankanın 98.275.590 Som 55 tıyın (97.802.708 som 2 tıyın+472.882 Som 53 tıyın) alacağının davalılardan tahsiline karar verildiğini, verilen hükmün kesinleştiğini, verilen hükümde davalıların savunma hakkına riayet edildiğini, söz konusu yabancı mahkeme kararının Türkiye'de geçerli olması için kararın tenfiz ve tanınması gerektiğini, Kırgızistan ile Türkiye arasında uluslararası sözleşmeye dayanan karşılıklılık bulunduğundan yabancı ülke şirketi olan müvekkilinden dava açılırken teminat alınmasına gerek bulunmadığını, arz edilen nedenlerle, Kırgız Cumhuriyeti Bişkek Şehri Pervomaisky Bölge Mahkemesinin 2.11.2020 tarihli ... sayılı kararının tanınmasını ve tenfizini talep etmek zorunlu olduğunu iddia ederek, Kırgız Cumhuriyeti Bişkek Şehri Pervomaisky Bölge Mahkemesinin 2 Kasım 2020 tarihli GD-922/20.BZ sayılı kararının tanımasına ve tenfizine, 1.214.823,67 USD (98.275.590 Som 55 tıyın) alacağın davalılardan tahsiline, faiz alacağı ve ferileri saklı kalmak kaydı ile, alacak aslı 1.214.823,67 USD (98.275.590 Som 55 tıyın) karşılığında borçluların taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü sahıslar nezdindeki hak ve alacakları üzerine teminatsız olarak, mahkeme aksi kanaatte ise takdir olunacak teminat karşılığında ihtiyati haciz konulmasına, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından Kırgızistanda açılmış olan davadan davalı müvekkilerinin hiçbirinin haberi olmadığını, davalıların eline ulaşmış herhangi bir tebligat olmadığını, davalılara savunma hakkı tanınmadığını, bu kapsamda davalıların eline tebligat ulaştığına dair tebligat mazbataları bulunmadığını, mahkeme kararında usule uygun dense de, tanıma tenfiz davasında bu usul işlemi tetkik edileceğinden dolayı tebligat parçalarının kime teslim edildiği, ne zaman teslim edildiğine ilişkin evrakların bulunmadığını, bunun da şüphe uyandırdığını, gerçek kişi olan müvekkillerinin Kırgızistan'da yasal bir adresleri olmadığını, Türkiye'de ikamet ettiklerini, bu kapsamda Türkiye'ye de yapılmış uluslararası bir tebligat bulunmadığını, tüzel kişi olan müvekkili içinde tebligatın kime ne zaman ve hangi yolla yapıldığına ilişkin belgeler bulunmadığını, Kırgızistan Cumhuriyeti tarafından verilmiş kararın kamu düzenine aykırı olduğunu, kamu düzenine aykırılık taşıyan bir kararın ülkemizde tanınması ve tenfizinin kabul edilemeyeceğini, davacı tarafından sunulmuş belgeler arasında Kırgızistan Cumhuriyeti kararının kesin olduğunu gösterir kesinleşme şerhi yahut eşdeğer evrak sunulmadığını, davacının açmış olduğu haksız, hukuka aykırı ve mesnetsiz davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " ...Türkiye Cumhuriyeti ile ilâmın verildiği devlet arasında karşılıklılık esasına dayanan bir anlaşma bulunması olduğu, Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile Kırgız Cumhuriyeti Aralarında Hukuki, Ticari ve Cezai Konularda Adli İşbirliği Anlaşması'nın 5 Eylül 2006' da imzalandığı görülmüştür. Diğer şart, ilâmın, Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine girmeyen bir konuda verilmiş olması olup davanın konusu kredili mevduat borcunun tahsili olduğundan tenfizi istenilen ilam Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine girmemektedir. Bir başka şart, hükmün kamu düzenine açıkça aykırı bulunmaması olup tenfizi istenilen ilam borç alacak konusunda olduğundan kamu düzenine aykırı bulunmamaktadır. Son şart, o yer kanunları uyarınca, kendisine karşı tenfiz istenen kişinin hükmü veren mahkemeye usulüne uygun bir şekilde çağrılmamış veya o mahkemede temsil edilmemiş yahut bu kanunlara aykırı bir şekilde gıyabında veya yokluğunda hüküm verilmiş ve bu kişinin yukarıdaki hususlardan birine dayanarak tenfiz istemine karşı Türk mahkemesine itiraz etmemiş olması olup Kırgız Cumhuriyeti Bişkek Şehri Pervomayskiy İlçesi Mahkemesi'nin 14 Kasım 2022 tarihli Türkiye Cumhuriyeti ilgili makamlarına ithafen yazmış olduğu yazısında; "Kırgız Cumhuriyeti Yüksek Mahkemesi'nin 14.04.2021 tarihli kararının nihai olduğu, temyize tabi olmadığı, Bişkek Şehri Pervomayskiy İlçesi Mahkemesi'nin 02.11.2020 tarihli kararının bir nüshasının davalıların '... Cad. ... İş Merkezi No:... Blok D:... Hasanpaşa-Kadıköy-İstanbul Türkiye Cumhuriyeti, ...-... ... Sok. Bişkek, ... Sok.' adreslerine gönderildiğini, mahkeme kararının taraf temsilcilerinin katılımıyla verildiğini, Kırgız Cumhuriyeti yasalarına uygun olarak gerekli bildirimlerin yapıldığını, yargılamada tüm davalıların savunma haklarına uyulduğunu, söz konusu kararın yürürlüğe girdiğini, davacı ve davalılar için nihai olduğunu, temyize tabi olmadığını ve tüm davalılar için bağlayıcı olduğunu" resmen teyit ettikleri, bu suretle taraf teşkilinde sorun olmadığı anlaşılmıştır. Davalı taraf tenfiz şartlarının oluşmadığı savunmasında bulunmuş ise de, gerek dosya kapsamına sunulan deliller gerekse bilirkişi raporuyla sabit olduğu üzere tanıma ve tenfiz şartları oluştuğundan davanın kabulüne, Kırgız Cumhuriyeti Bişkek Şehri Pervomaisky Bölge Mahkemesi'nin 2 Kasım 2020 tarihli ... sayılı yabancı mahkeme kararının, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 50 ve devamı maddeleri gereğince tanınmasına ve tenfizine " karar verilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ EK KARARI: İstinaf incelemesine konu ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında 23.02.2024 tarihli ek kararı ile " ..Mahkememizce eksik harcın ve eksik istinaf avansının yatırılması konusunda davalılar vekiline muhtıra çıkarılarak 1 hafta kesin süre verilmiş, çıkarılan muhtıra 22/01/2024 tarihinde davalılar vekiline tebliğ edilmiş, ancak davalılar vekili tarafından 29/01/2024 tarihinde yalnızca istinaf gider avansı ve istinaf yoluna başvuru harcı ile istinaf maktu karar harcının yatırıldığı, verilen kesin süre içinde istinaf nispi karar harcının yatırılmadığı anlaşılmakla davalılar vekilinin istinaf talebinin reddine..." karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalılar vekili ek karara karşı istinaf dilekçesinde özetle; tanıma ve tenfiz davalarında istinaf kanun yoluna başvururken tarafların maktu harç yatırmasının yeterli olduğunu, nitekim bu yönde kararların da mevcut olduğunu, müvekkili çakır yapı aleyhinde açılan bir diğer tanıma tenfiz davasında istinaf mahkemesi alınması gereken harcın maktu olması gerektiği dolayısıyla fazla alınan harcın talep edildiği taktirde taraflara iadesine yönelik hüküm kurulduğunu, açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 23.02.2024 tarihli ve 2022/669 E. 2023/1135 K. Sayılı Ek Kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; Kırgızistan'da görülen davada müvekkillerin savunma hakları ihlal edilmiş olduğundan davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırılık teşkil ettiğini, davacı tarafından Kırgızistan'da açılmış olan davada müvekkillerine usule uygun tebligat yapılmamış olup davacı tarafından da herhangi bir tebligat parçası veya tebliğe ilişkin herhangi bir belge sunulmadığını, Kırgızistan Cumhuriyeti tarafından verilmiş kararın kamu düzenine aykırı olduğunu, kamu düzenine aykırılık taşıyan bir kararın ülkemizde tanınması ve tenfizinni kabul edilemeyeceğini, tenfiz kararı verecek hakimin, yabancı hakimin bu karara hangi kanunu, nasıl uyguladığını inceleme yetkisine sahip olmayıp, yalnızca tanıma tenfiz konusunda hukukumuzda yer alan şartları araştırması gerektiğini, yabancı karara uygulanan kanunun, kamu düzenine aykırı olmadığı halde hükmün Türkiye'de icrasının kamu düzenine aykırı olmasının mümkün olduğunu, kendisini bir cümle ile bile olsa savunamamış kişi/kurum aleyhinde hükmedilmiş bir karar olduğunu ve ortada bir temel hak ihlali olduğunu, temel hakkı hiçe sayılarak verilmiş bir hükmün de açık ve net bir şekilde kamu düzenine aykırılık teşkil ettiğini, davacı tarafından sunulmuş belgeler arasında Kırgızistan Cumhuruyeti kararının kesin olduğunu gösterir kesinleşme şerhi yahut eşdeğer evrak sunulmadığını, davacı tarafın sunmuş olduğu ekler arasında "referans" şeklinde tercüme edilmiş bir ek evrak mevcut olduğunu, evrak içeriğinin son paragrafında "Bilginize, bu infaz emrinin Kırgız Cumhuriyeti topraklarında uygulanmadığını bildirmek isteriz." ibaresi yer aldığını, bu ibarenin kararın kesinleşmemiş olduğunun göstergesi olmakla birlikte Kırgız Cumhuriyetinde uygulanmayan bir kararın Türkiye Cumhuriyetinde tanınıp tenfiz edilmesinin hiçbir şekilde tutarlı olmadığını, davacı tarafın kendi ülkesinde infazı yapılmayan kararın ülkemizde uygulanmasının açıkça hukuka aykırı olduğunu, Kırgızistan'da görülen davanın tamamının celp edilmesi talebinin yerel mahkemece kabul edilmediğini, dosyada alınan bilirkişi raporu da tek başına karar verilmesine yeterli olmayıp, yerel mahkemece bilirkişi raporuna da itirazlarının dinlenmediğini, müvekkili ... Şirketini ve diğer müvekkillerini Kırgız mahkemelerinde temsil eden vekil olmadığını, tanıma tenfiz davalarında vekalet ücreti maktu olarak hesaplanması gerekirken yerel mahkeme tarafından nispi olarak hesaplanmış olup bu nedenle de kararın kaldırılması gerektiğini, müvekkili ... aleyhinde açılan İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/969 Esas sayılı tanıma tenfiz davasında savunma hakkının kısıtılandığına kanaat getirildiğini ve davanın reddine karar verildiğini beyanla İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 20.12.2023 tarihli ve 2022/669 E. 2023/1135 K. Sayılı kararının kaldırılmasını ve yeniden yargılama yapılarak fazlaya dair hakları da tespit edilerek davanın reddine; vekalet ücreti ile masrafların karşı tara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi davasıdır.Mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar davalı tarafça istinaf edilmiş ancak istinaf başvurusu, istinaf nispi karar harcının yatırılmadığından bahisle reddedilmiştir. Davalı tarafça bu kez istinaf başvurusunun değerlendirilmesine ilişkin ek karara karşı istinaf yoluna başvurulmuştur.Tenfiz davaları nitelikleri itibariyle eda davası olarak değil, tespit davası mahiyetinde olduğundan maktu harca tabidir.(Emsal Yargıtay 11. H.D'nin 2015/2117 Esas ve 2015/8206 Karar sayılı, 2020/6717 Esas ve 2020/4927 Karar sayılı , 2021/7259 Esas 2022/3180 Karar sayılı ilamı ). Hal böyle iken mahkemece davalının istinaf başvurusunun, istinaf nispi karar harcının yatırılmadığından bahisle reddi doğru olmamış ve buna dair ek kararın kaldırılması gerekmiştir.Bu halde davalının nihai karara karşı sunmuş olduğu istinaf dilekçesinin incelenmesi gerekir.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, yabancı mahkeme kararının tenfizi şartlarının bulunup bulunmadığı noktasındadır.Davacı tarafça, Kırgız Cumhuriyeti Bişkek Şehri Pervomaisky Bölge Mahkemesinde kredili mevduat hesabı borcunun tahsili amacıyla açılan davada, 2 Kasım 2020 tarih ve ... sayılı karar ile bankanın 98.275.590 Som 55 tıyın (97.802.708 som 2 tıyın+472.882 Som 53 tıyın) alacağının davalılardan tahsiline dair kararın tenfizi istemiyle eldeki dava açılmıştır.5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk Ve Usul Hukuku Hakkında Kanun(MÖHUK)'un 54. Maddesine göre yetkili mahkeme tenfiz kararını aşağıdaki şartlar dâhilinde verir:a) Türkiye Cumhuriyeti ile ilâmın verildiği devlet arasında karşılıklılık esasına dayanan bir anlaşma yahut o devlette Türk mahkemelerinden verilmiş ilâmların tenfizini mümkün kılan bir kanun hükmünün veya fiilî uygulamanın bulunması.b) İlâmın, Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine girmeyen bir konuda verilmiş olması veya davalının itiraz etmesi şartıyla ilâmın, dava konusu veya taraflarla gerçek bir ilişkisi bulunmadığı hâlde kendisine yetki tanıyan bir devlet mahkemesince verilmiş olmaması.c) Hükmün kamu düzenine açıkça aykırı bulunmaması.ç) O yer kanunları uyarınca, kendisine karşı tenfiz istenen kişinin hükmü veren mahkemeye usulüne uygun bir şekilde çağrılmamış veya o mahkemede temsil edilmemiş yahut bu kanunlara aykırı bir şekilde gıyabında veya yokluğunda hüküm verilmiş ve bu kişinin yukarıdaki hususlardan birine dayanarak tenfiz istemine karşı Türk mahkemesine itiraz etmemiş olması.Bir yabancı mahkeme kararına karşı tenfiz isteminde bulunulduğu takdirde MÖHUK'un 55/2. Maddesine göre, karşı taraf ancak tenfiz şartlarının bulunmadığını veya yabancı mahkeme ilâmının kısmen veya tamamen yerine getirilmiş yahut yerine getirilmesine engel bir sebep ortaya çıkmış olduğunu öne sürerek itiraz edebilir.Somut olayda taraflar arasında yabancı mahkeme kararlarının tanınması ve tenfizine ilişkin Kırgızistan Devleti ile ülkemiz arasında Hukuki Konularda Adli İşbirliği Anlaşması başlıklı 05.09.2006 tarihinde imzalanan ve 11.02.2012 tarihi itibariyle yürürlüğe giren anlaşma ile mütekabiliyet esasının iki ülke arasında mevcut olduğu, karşılıklılık ilkesinin gerçekleştiği anlaşılmaktadır. Yabancı mahkeme kararının tenfiz şartlarını taşıyıp taşımadığı hususunda ise Kırgız Cumhuriyeti Bişkek Şehri Pervomaisky Bölge Mahkemesinin 2 Kasım 2020 tarih ve ... sayılı kararının yürürlük tarihinin 12 Nisan 2021 olduğu, verilen kararın 30 gün içerisinde Bişkek Şehir Mahkemesi'ne itiraz yolunun açık olduğu, davalı ... A.Ş.'nin itirazı üzerine Bişkek Şehri Medeni ve Ekonomik Davalar Hakimler Kurulu' nca 19 Ocak 2021 tarihinde Kırgız Cumhuriyeti Bişkek Şehri Pervomaisky Bölge Mahkemesinin 2 Kasım 2020 tarihli ... sayılı kararına ilişkin itirazın reddildiği, Kırgız Cumhuriyeti Yüksek Mahkemesi'ne temyiz yolunun açık olduğu, Bişkek Şehri Medeni ve Ekonomik Davalar Hakimler Kurulu'nca 19 Ocak 2021 tarihli kararına karşı davalı ... A.Ş.'nin Kırgız Cumhuriyeti Yüksek Mahkemesi'ne temyiz başvurusunda bulunduğu, Kırgız Cumhuriyeti Yüksek Mahkemesi'nin 12 Nisan 2021 tarihli kararı ile davalının temyize konu itirazlarının reddedildiği, kararın kesin olduğu, tenfiz talebine konu yabancı mahkeme kararının Kırgızistan makamlarınca apostille şerhi bulunan usulen onanmış örneğinin ve onanmış tercümesini eklendiği görülmüştür (MÖHUK m. 53).Dosyaya ibraz edilen referans başlıklı belgede infaz emrinin Kırgız Cumhuriyeti topraklarında uygulanmadığı hususu kararın kesinleşmediğini göstermeyip, yabancı mahkeme kararının yerine getirilmediğine işaret etmektedir . MÖHUK'un 54/1-ç maddesinde tanıma ve tenfiz kararı şartlarından biri olarak "O yer kanunları uyarınca, kendisine karşı tenfiz istenen kişinin hükmü veren mahkemeye usulüne uygun bir şekilde çağrılmamış veya o mahkemede temsil edilmemiş yahut bu kanunlara aykırı bir şekilde gıyabında veya yokluğunda hüküm verilmiş ve bu kişinin yukarıdaki hususlardan birine dayanarak tenfiz istemine karşı Türk Mahkemesi'ne itiraz etmemiş olması" düzenlenmiş olup, davalı tarafça tanıma ve tenfize konu davada usulüne uygun tebligat yapılmadığı iddia edilmiş ise de Kırgız Cumhuriyeti Bişkek Şehri Pervomaisky Bölge Mahkemesinin 2 Kasım 2020 tarihli ... sayılı kararında davalılar ..., ... Anonim Şirketinin duruşmanın yerinin usulüne uygun olarak tebliğ edildiği halde duruşmaya katılmadıklarının, 15 Kasım 2019 yılı tarihli vekaletnameye göre hareket eden ..., 13 Temmuz 2020 yılı tarihli vekaletnameye göre hareket eden ...'nun davalı ... A.Ş.' temsilci olarak katıldıklarının yazılı olduğu, ilgili avukatlar tarafından yasa yollarına başvurulmak suretiyle yabancı mahkeme tarafından verilen kararın kesinleştiği ve bu avukatlar hakkında herhangi bir yasal işlem yapıldığı yönünde bir delilin sunulmadığı gözetildiğinde davalıların savunma hakkının ihlal edilmediği anlaşılmıştır. Davalı tarafça yabancı mahkeme kararının Türk kamu düzenine aykırı olduğu ileri sürülmektedir. Kırgız Cumhuriyeti Bişkek Şehri Pervomaisky Bölge Mahkemesinde kredili mevduat hesabı borcunun tahsili amacıyla açılan davada, 2 Kasım 2020 tarih ve ... sayılı karar ile bankanın 98.275.590 Som 55 tıyın (97.802.708 som 2 tıyın+472.882 Som 53 tıyın) alacağının davalılardan tahsiline dair kararda herhangi bir şekilde kamu düzenine aykırılık bulunmamaktadır. Bunun dışında yabancı mahkemenin kararındaki isabet derecesi ve gerekçenin doğruluğunun tenfiz davasında incelenmesi mümkün değildir. Bu kapsamda yabancı mahkeme dava dosyasının tümünün dosyaya getirtilmesinin de sonuca etkisi bulunmamaktadır.Somut olayda, MÖHUK'un 54. Maddesinde sayılan tenfiz şartları gerçekleşmiş olup, tenfize konu mahkeme kararının geçerli ve infaz kabiliyetinin bulunduğu, davalı tarafça yabancı mahkeme kararının yerine getirildiği veya yerine getirilmesine engel bir sebebin ortaya çıktığı iddia ve ispat olunmadığı ve HMK 266 maddesindeki "Mahkeme, çözümü hukuk dışında özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir..." ve yine HMK 282 maddesindeki "Hakim bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir," yasal düzenlemeleri gözetildiğinde mahkemece yabancı mahkeme kararının tenfizine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Bununla birlikte tenfiz davaları tespit davası mahiyetinde olup, maktu harca ve maktu vekalet ücretine tabi olduğundan mahkemece davalılar aleyhine nispi vekalet ücretine hükmedilmesi isabetli olmadığı gibi kamu düzenine ilişkin olan harcın tenfize konu ilamda hükmedilen alacak üzerinden hesaplanarak nispi harcın davalılardan tahsiline karar verilmesi hatalı olmuştur. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; Mahkemece davalılar aleyhine nispi harç ve nispi vekalet ücretine hükmedilmesi isabetli görülmemiş ve bu nedenle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce esas hakkında yeniden karar verilmek suretiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davalılar vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesinin istinaf başvurusunun değerlendirilmesine ilişkin ek kararın KALDIRILMASINA, nihai karara karşı istinaf başvurusunun KABULÜ İLE istinaf incelemesine konu kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,1-Davanın KABULÜ ile, Kırgız Cumhuriyeti Bişkek Şehri Pervomaisky Bölge Mahkemesi'nin 2 Kasım 2020 tarihli ... sayılı yabancı mahkeme kararının, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 50 ve devamı maddeleri gereğince TANINMASINA VE TENFİZİNE,2-Harçlar yasasına göre alınması gerekli 427,60 TL harcın, davacı tarafından dava açılırken yatırılan 80,70 TL peşin harç ile 07/09/2022 tarihli makbuzla yatırılan 378.766,85 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 378.847,55 TL harçtan mahsubu ile arta kalan 378.419,95 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine 3- Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL peşin harç ile 80,70 TLbaşvuru harcı olmak üzere toplam 508,30 TL harç giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 4- Davacı tarafından sarf edilen 3.383,00 TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 5- Kabul edilen dava yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davacı lehine takdir olunan 17.900 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 6- Dosyada mevcut gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 7-İstinaf yargılamasından sarf edilen harç ve giderler yönünden;a-Davalı tarafından yatırılan toplam 855,20 TL istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalı tarafa ilk derece mahkemesince iadesine, b-Davalı tarafından sarf edilen 2.338,80 TL istinaf başvuru harcı ile 180,00 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 2.518,80 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine,8-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.04/07/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09