Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
bam
2024/1054
2024/1013
4 Temmuz 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/1054
KARAR NO: 2024/1013
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 20/02/2024 (Ek karar)
NUMARASI: 2024/67 Esas - 2024/68 Karar (D. İş kararı)
DAVA: İhtiyati Haciz
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 04/07/2024
İlk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati haciz talep eden vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ TALEP: Talep eden vekili talep dilekçesinde özetle; müvekkilinin elinde bulunan bono sebebiyle alacaklı olduğunu, bono borçlusu ... mirasçılarının borcu ödemediğini belirterek ihtiyati haciz talep etmiştir.İlk derece mahkemesince " borcun rehinle temin edilmediği, vadesinin geçtiği ve ödenmediği hususları anlaşıldığından talebin kabulüne karar verilmiştir.
İTİRAZ DİLEKÇESİNDE: Aleyhine ihtiyati haciz verilenler vekilince ilk derece mahkemesine sunulan itiraz dilekçesinde özetle; uyuşmazlık konusu bononun tamamen sahte olduğunu, keşideci imzasının ve lehtar imzasının sahte atıldığını, murisin asla böyle bir senet düzenlemediğini, ihtiyati hacizin uygulanmasının müvekkillerinin zararlarına yol açtığını, telafisi imkansız zararlar doğduğunu, ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığını iddia ederek, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep etmiş, dilekçesine bono üzerindeki imzanın müvekkillerinin murisine ait olmadığına dair ön bilimsel mütalaa sunmuş, dilekçesinin ekinde bir kısım evrakı da dosyaya ibraz etmiştir. İtiraz eden vekili 26/03/2024 tarihli dilekçesi ile iddialarını tekrar ederek bono üzerindeki imzaların muris keşideciye ait olmadığına yönelik belge üzerinde inceleme yapılması sonucu alınan üç kişilik akademisyen heyet raporunu ve ayrıca lehtar görünen kişinin de senet üzerindeki imzasının bu kişiye ait olmadığına yönelik akademisyen üç kişilik heyetten rapor örneklerini dosyaya ibraz etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNCE 29/03/2024 TARİHLİ EK KARARI: İlk derece mahkemesince duruşmalı yapılan inceleme sonucunda; 29/03/2024 tarihli ek karar ile; " itiraz eden dilekçe içeriğinden de anlaşılacağı üzere ihtiyati hacze konu kıymetli evrak altındaki imzaya itiraz edilmiştir. Yasada ihtiyati hacze itiraz nedenleri tahdidi olarak sayılmıştır. Her ne kadar itiraz edenin itirazı sayılan nedenler arasında bulunmasa dahi taraflar arasında Savcılık nezdinde yürütülen soruşturmada ihtiyati haciz talep edence belge altındaki imzanın itiraz edene ait olmadığı yönünde raporlar düzenlenmiştir. Bunun yanında Mahkememizin 2024/108 D.iş sayılı dosyasında da yapılan değerlendirmede; çekteki keşideci imzasının tarafların murisine ait olmadığına kanaat getirilerek itiraz edenler lehine ihtiyati tedbir kararı verilmiştir. Mezkur tedbir dosyası da dosya arasına alınmıştır. Buna göre anılan kıymetli evrak nedeni ile itiraz edenin, ihtiyati haciz talep edene karşı borçtan sorumlu olduğunu söylemek mümkün değildir" gerekçesiyle itirazın kabulü ile Mahkememizin 2024/67 D.İş sayılı 20/02/2024 tarihli ihtiyati haciz kararının itiraz eden borçlular yönünden kaldırılmasına, karar verilmiştir.Bu karara karşı talep eden vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati haciz talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; İİK 257/1 maddesinde ihtiyati haciz verilmesi şartlarının belirtildiğini, karşı tarafça sunulan raporların gerçeği yansıtmadığını, bu raporlara dayanarak ihtiyati hacze karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, kendilerince keşidecinin imzalarının bulunduğu evraklar üzerinde uzman mütalası yaptırıldığının bu mütalaya göre senet üzerindeki imzanın keşideci ... eli ürünü olduğu şeklinde rapor verildiğini, ihtiyati hacze itiraz sebeplerinin yasada belirtilmiş olduğunu belirterek, ilk derece Mahkemesinin ek kararının kaldırılmasına ve ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiş, dilekçesine senet fotokopisi ve diğer fotokopi evraklar üzerinde yapıldığı anlaşılan inceleme sonucu düzenlenen ve bono üzerindeki imzanın müteveffa keşideciye ait olduğu yönünde görüş bildiren 16/03/2024 tarihli uzman görüşü sunmuştur. Karşı taraf vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle: ilk derece mahkemesi kararının yerinde olduğunu, mahkemenin senet üzerindeki imzaların sahte olduğuna kanaat getirdiğini, alacaklı tarafından sunulan uzman görüşünün gerçeği yansıtmadığını, kendilerince sunulan uzman görüşleriyle senedin sahte olduğunun açıkça ortaya konulduğunu, HMK 209/1 uyarınca söz konusu senedin ihtiyati hacize konu edilemeyeceğini, ihtiyati haciz isteğinin senedin yetkili hamili olmadığını belirterek istinaf talebinin reddi
GEREKÇE :Talep, ihtiyati haciz istemine ilişkindir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 257/1. Maddesine göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. İİK'nın 258/1. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterlidir. Mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından'' anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmez, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamaktadır (Yargıtay 19.HD'nin 12/12/2019 Tarih, 2019/2300 E-2019/5531 K). Borçlu tarafından kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati hacze karşı İİK'nın 265/1. maddesine uyarınca, ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzurunda yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edilebilir. İİK'nın 265/3. Maddesinde ise, Mahkemenin, gösterilen sebeplere hasren tetkikat yaparak itirazı kabul veya reddedeceği, düzenlenmiştir. Buna göre mahkemece ihtiyati hacze vaki itiraz, ancak kanunda gösterilen ve itiraz eden tarafından ileri sürülen itiraz sebepleriyle sınırlı olarak incelenebilir. Somut olayda; dosyaya toplanan deliller ile ihtiyati haciz verilebilmesinin genel koşulu olan alacağın varlığının yaklaşık olarak ispatlanması gerektiği, dosyada bu koşulun sağlandığının söylenemeyeceği, bu durumda ilk derece mahkemesince ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına yönelik verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından ihtiyati hacze itiraz eden vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-İhtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-İstinaf karar harcı ihtiyati haciz talep eden tarafından peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-İhtiyati haciz talep eden tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)f maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 04/07/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09