SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 43. HD 2022/1183 E. 2023/801 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2022/1183

Karar No

2023/801

Karar Tarihi

14 Eylül 2023

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

43. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2022/1183

KARAR NO: 2023/801

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 14/04/2022

NUMARASI: 2021/385 Esas - 2022/290 Karar

DAVA: Ticari Şirket (Yöneticilerin Azline İlişkin)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 14/09/2023

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul Ticaret Sicili'nde ... sicil numarası ile kayıtlı ... Ltd. Şti., davacı müvekkili ve davalı tarafından 100.000.-TL sermaye ile kurulmuş olup, kuruluş sermayesi taraflarca eşit oranda (50.000.-TL) olacak şekilde taahhüt edildiğini, şirket müdürü olarak davalı ...'nin seçildiğini, taraflar (ortaklar) arasında farklı tarihlerde dört adet kar zarar paylaşım sözleşmesi imzalandığını, kar zarar paylaşım sözleşmesini davalı ... "sermayedar ortak", davacı müvekkili ... ise "danışman ortak" sıfatıyla imzaladığını, sözleşmelerin dilekçe ekinde olduğunu, bu sözleşmelere göre; satışlarda ilk olarak davalının Amerikan Doları (USD) bazında koyduğu sermayenin ödeneceğini, kalan bedelin ise taraflar arasında eşit oranda paylaşılacağını, taraflar arasında muhtelif tarihlerde imzalanan kar zarar paylaşım sözleşmelerine göre davacı ... taşınmazların satış ve pazarlama işlemlerinden sorumlu olduğunu, davacı sözleşme ile üstlendiği bu yükümlülüğe uygun olarak, tüm dairelere muteber ve ciddi alıcılar bulduğunu ancak davacının bulduğu bu alıcılardan gelen teklifler davalı tarafça reddedildiğini, taşınmazlar ... firması adına kayıtlı olduğunu ve şirketi temsil ve ilzama davalı tarafın yetkilendirilmiş olduğu için davacı müvekkili davalı olan ortağını satışa zorlayamamakta ve işlemleri gerçekleştiremediğini, davalının, müvekkili ile ortak olduğu firmayı kendisine haksız şekilde borçlandırarak haksız kazanç elde ettiğini, davacı müvekkili, davalı şirket müdürü ... tarafından gerçekleştirilen eylemler neticesinde ortak sıfatından doğan denetleme hakkından mahrum bırakıldığını ve ortağı olduğu firmanın mali ve ticari durumu hakkında bilgi istenmesine rağmen şirketle ilgili bilgilendirme yapılmadığını, bu nedenle şirketin mali tablolarının gerçeğe aykırı düzenlenip düzenlenmediği, belgelerde tahrifat olup olmadığı bilinemediğini, davalının, özen ve bağlılık yükümlülüğünü ağır şekilde ihmal ettiğini, müdürlük görevini yerine getirmede basiretsizlik sergilediğini, ağır ihmal ve yönetimde iktidarsızlık göstererek göstermekte olduğundan şirketin iyi yönetilmesi için gerekli yeteneği kaybettiğini, bu hallerin, TTK'da görevden azil için muhik sebep olarak kabul edildiğini, davalının bu kusurlu eylemleri neticesinde şirket doğrudan, şirket ortağı olan davacı da dolaylı olarak zarara uğradığını, işbu nedenlerle müvekkilinin, dava dışı ... firmasındaki müdürlük görevinden azli için haklı nedenler ortaya çıkmış olup, davalının müdürlükten azlini, şirketi temsil ve idare yetkisinin kaldırılmasını, tedbir kararı verilerek nihai karar verilinceye kadar şirketin temsil ve idare yetkisinin müvekkiline verilmesini, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla öncelikle ve ivedilikle ihtiyati tedbir kararı verilerek, İstanbul Ticaret Sicili'nde ... sicil numarası ile kayıtlı ... Ltd. Şti'nin temsil ve ilzam yetkisinin davalıdan alınarak davacıya verilmesini ve bu kararın tescil ve ilanını, bu taleplerinin kabul edilmemesi halinde İstanbul Ticaret Sicili'nde ... sicil numarası ile kayıtlı ... Ltd. Şti.'yi yargılama süresince temsil ve ilzam için şirkete kayyım atanmasını, davanın kabulünü, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ortağın müvekkille yapmış olduğu inşaat projelerini referans göstererek kendi hissedarı olduğu yeni bir şirket kurduğunu, müvekkilin sermaye koyduğu ve tüm masrafları üstlendiği şirkette davalının yapması gereken görev iş takipçiliği ve gayrimenkullerin satışı olduğunu ancak davacının bu edimlerini eksiksiz olarak yerine getirmediğini, müvekkilinin tüm sermayesini verdiği ve tüm masrafları yaptığı %95 hissedarı olduğu şirketi zarara uğrattığı iddiasının doğru olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "Şirket müdürünün yetkilerinin geri alınması ve sınırlandırılmasında; genel kurulun birçok kez kanuna aykırı şekilde toplantıya çağrılması, azlık hakları ile bireysel hakların devamlı ihlali, özellikle bilgi alma ve inceleme haklarının engellenmesi, şirketin sürekli zarar etmesi, dağıtılan kar payının sürekli azalması, ortaklar arasındaki şiddetli geçimsizlik, şirketin devamlı olarak kar getirmemesi, şirketin amacının gerçekleşmesinde ekonomik ve hukuki imkansızlık, kanun esas sözleşme ve genel kurul kararlarının yerine getirilmemesi veya sürekli şeklinde ihlali, uzun yıllar ciddi bir faaliyetin olmaması gibi hususlar haklı neden olarak kabul edilmektedir. TTK'nun 614.maddesi; "Her ortak, müdürlerden, şirketin bütün işleri ve hesapları hakkında bilgi vermelerini isteyebilir ve belirli konularda inceleme yapabilir." hükmünü içermektedir. Bunun yanında, TTK'nun 630.maddesi gereğince davalı şirket müdürünün yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılması için haklı nedenlerin bulunup bulunmadığının kanıt yükümlülüğü, iddiayı ileri süren davacı ortağa aittir. ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parselde kayıtlı 254,05 m2 yüzölçümlü yedi katlı betonarme bina ve arsası nitelikli ana taşınmazda, 4 kat 410/5081 arsa paylı çatı arasında yaşam mahalli olan ... arsa paylı ... nolu bağımsız bölüm 18.03.2021 tarih ve ... yevmiye ile ... ve ... adlarına kayıtlıdır. Davaya konu ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi ,... ada, ... parselde kayıtlı ... kat ... nolu bağımsız bölümün rapor tarihi itibariyle rayiç bedeli 5.000.000.-TL olabileceği, bu taşımamızın satış tarihi olan 18.03.2021 tarihi itibariyle TÜİK endeksi kullanılarak tespit edilen değerinin ise 3.800.000 TL olabileceği gayrimenkul değerleme uzmanı bilirkişi tarafından usulüne uygun bir şekilde tespit edilmiş olup, bu taşınmazın tam hissenin toplamda 600.000 TL'ye satıldığı 18.03.2021 tarihli resmi senetten anlaşılmakla ispat edilen tek bu hususun bile TTK nın 630. maddesinde öngörülen davalı şirket müdürünün azli yönünden haklı nedenlerin oluştuğu kanaatine varılmış ve diğer hususlar için tahkikatın devamına gerek görülmemiş ve tüm bu nedenlerle davalının şirket müdürülüğünden azline karar verilmiş, taraflar arasındaki husumet dikkate alınarak bağımsız biri şirkete yönetim kayyumu olarak atanmasına, ..." karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğuna ilişkin itirazlarda bulunulmasına rağmen mahkemece eksik ve hatalı bilirkişi raporu doğrultusunda hüküm kurulduğunu, o zaman ki şartlarda gayrimenkullerin satışlarının çok zor olduğu, devir bedellerinin belediye rayiç bedellerinden fazla olduğu, davalının ortağı olduğu şirketin yaklaşık altı gayrimenkulü olduğu, bu nedenle TTK'nın 630. md'nde belirtilen şirket müdürünün azlini gerektirir bir durumun olmadığı, kaldı ki davacının ortaklıktan çıkartılması için derdest dava olduğu belirtilmiş olmasına rağmen mahkemece haksız ve mesnetsiz olarak davanın kabulüne karar verildiğini, medeni kanunun 2.md uyarınca, bir hakkın kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumayacağından, davanın reddi gerektiğini, davacı, davalının sermayedar ortak olduğu kendisinin danışman ortak olarak %5 hissesinin bulunduğu ve borcu olmayıp bir çok gayrimenkulü olan İstanbul ... şirketini yönetmek için iş bu dava dilekçesinde tedbir talebinde bulunmuş ancak mahkemece talepleri reddedilince, istinaf dilekçesinde şirkete yalnızca kayyım atanmasına ilişkin istinaf talebiyle başvurduğunu, bilirkişi raporunun dosyaya sunulmasından sonra yine kendisinin müdür olarak atanması yada şirkete kayyım atanmasını talep ettiğini, bu durum dahi davacının kötüniyetli olduğunun açık bir göstergesi olduğunu, mahkemece 29/06/2021 tarihli tedbir talebinin reddi ara kararında, davacı tarafından şirket yetkilisi de atanması talep edildiğinden, şirkete davanın yöneltilmesi gerektiğinin belirtildiğini, bu nedenle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı davalı ile ortak olduğu İstanbul ... şirketinde, şirket ile ilgili evrakları her zaman inceleme hakkına sahip olup dava dilekçesinde bilgi alamadığı yönünde ileri sürmüş olduğu iddiaların gerçek dışı olduğunu, kaldı ki, ortaklardan herhangi birinin şirketten bilgi alamaması şirkete kayyım atanmasını gerektirecek bir neden olmayıp emsal yargı kararlarının da bu doğrultuda olduğunu, kaldı ki davacının açmış olduğu istanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/88 E. sayılı dava dosyasında, davanın reddine kesin olarak karar verildiğini, davacı aleyhine, TTK. 640/3 uyarınca, İstanbul 6.asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/576 E. sayılı dosyasıyla ortaklıktan çıkarma davası ikame edildiğinden ve davanın iş bu dosyayla bağlantısı olduğundan, ilgili davanın sonucunun bekletici mesele yapılmadan yani davacının istinafa konu iş bu davayı açmaya yetkisi olup olmadığı belli olmadan mahkemece hüküm kurulması bozmayı gerektirmekte olup davacı tarafından farklı tarihlerde akdedilen kar zarar sözleşmeleri ve 22/05/2018 tarihli mutabakat yazısı görmezden gelinerek farklı taleplerde bulunulmasının izahtan vareste olup diğer ortak davacı, yapmış olduğu harcamalar dışında iş bu durumdan dolayı herhangi bir kar veya hak talep etmeyeceği ilgili sözleşmede belirtildiğini, sözleşmenin dört numaralı hak ve yükümlülükler idare ve temsil üst başlığın son bendinde muhatabın satış ve pazarlama konusunda sorumlu olduğuna ilişkin hüküm de ortadan kalmış olup, kar zarar sözleşmesinin beşinci maddesi son paragrafında, davacı 36 aylık sürenin bitiminde inşaat maliyetinin yarısını ödemesi halinde kalan daireler ve dükkanların yarısını alabilir şeklinde belirtilmiş olmasına rağmen davacı tarafından 36 aylık sürenin bitiminde inşaat maliyetinin yarısının ödenmediğini, kar zarar paylaşım sözleşmesinin bu maddesi ile davacının isteğe bağlı kullanma süresi de sona erdiğini, bu nedenle davacının kar zarar paylaşımı sözleşmesi uyarınca hiçbir hak ve alacak talep edemeyeceği Beyoğlu ... Noterliğinin 31/10/2019 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davacıya ihtar edilmiş olup aynı zamanda davacı davalının sermayeder ortak olarak ödemiş olduğu 4.112.921USD masraf bedeli tahsil olduktan sonra paylaşım olacağına ilişkin muvaffakatname vermiş (ki orda yazan paylaşıma ilişkin beyan yukarıda belirtmiş olduğumuz kar zarar sözleşmeleriyle revize edilmiştir) olmasına rağmen kendisine ödeme yapılmadığını iddia etmesi, atmış olduğu imzalar ile örtüşmediğini, davacının üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmemiş olup bu durum defalarca muhataba yazılı olarak bildirilmiş ancak danışman ortaklık görevini davacının yerine getiremediğini, şirket müdürünün azli için ağır kusur gerektiğini, davalıya atfedilecek ağır kusur bulunmadığını, ... şirketine ait bir kısım tapuların dosyada mübrez olduğunu, ... şirketine ait gayrimenkullerin de hiçbir ipotek ve borçlandırıcı işlem söz konusu olmayıp, ... şirketinin gayrimenkullerden aylık düzenli olarak kira geliri bulunduğunu, ... şirketinin sahip olduğu ve belirtmiş olduğumuz üzere üzerinde hiçbir takyidat olmayan altı adet tapu dosyada mübrez olduğunu, davalının %95 ortağı olduğu ve tüm sermayeyi karşıladığı ve yatırdığı paranın halen büyük kısmını tahsil edemediğini, davacının amacı, hiçbir sermaye koymadığı şirketin, sahip olduğu gayrimenkullerde tasarruf sahibi olmak ve haksız kazanç elde ettiğini, mahkemece verilen tedbirin reddi kararını inceleyen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesinin belirttiği gibi, tüzel kişiliğe kural olarak kayyım atanması için ancak kişiliğin organsız kalması halinde ya da şirkete kayyım atanması için şirket müdürünün yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal etmesi veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesi haklı sebep olarak kabul edilebileceğini, davalının, yükümlülüklerini ağır bir biçimde ihlal etmediğini ve yönetme yeteneğini kaybetmediğini, bu durum şirketin sahibi olduğu gayrimenkullerden ve borçsuz olmasından açık bir şekilde anlaşıldığını beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.

GEREKÇE:Dava, limited şirket yöneticisinin haklı sebeple azli, davasıdır.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, şirket yöneticisinin azli için haklı sebeplerin bulunup ulunmadığı noktasındadır.Dava dışı ... Ltd. Şti'nin ana sözleşmesinin 8. maddesine göre, şirket müdürlüğüne 99 yıllığına davalı ... seçilmiş ve ayrıca münferit imza ile şirketi temsile yetkili kılınmıştır. Dava dışı şirket ticaret siciline 05/12/2012 tarihinde tescil edilmiş olup, sermaye arttırımından sonra davacının şirketteki payı %5, davalının şirketteki payı ise %95 olmuştur.Davacı tarafça, haklı sebeplerin bulunduğu iddiasıyla davalının dava dışı ... Ltd. Şti'nin yöneticiliğinden azline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 630/2-3. maddesinde, her ortağın, haklı sebeplerin varlığında, yöneticilerin yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılmasını veya sınırlandırılmasını mahkemeden isteyebileceği ve yöneticinin, özen ve bağlılık yükümü ile diğer kanunlardan ve şirket sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal etmesi veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesinin haklı sebep olarak kabul olunacağı düzenlenmiştir. TTK'nın 626/1. maddesine göre, müdürler ve yönetimle görevli kişiler, görevlerini tüm özeni göstererek yerine getirmek ve şirketin menfaatlerini, dürüstlük kuralı çerçevesinde, gözetmekle yükümlüdürler.Davacı ile dava dışı ... Ltd. Şti arasında ... Mahallesi/Şişli, ... Mahallesi/Beşiktaş ve ... Mahallesi/Beşiktaş'taki inşaat projeleri için ayrı ayrı üç adet "kar zarar paylaşım sözleşmesi" imzalanmıştır.Davacı tarafça, bu sözleşmeler ile üstlendiği edimlerini yerine getirmesine rağmen davalının şirket müdürü olarak satıştan kaçındığı ve taşınmazın değerinin çok altında satıldığı iddia edilmiştir. Ancak yukarıda bahsi geçen kar zarar paylaşım sözleşmelerinin tarafı dava dışı şirket olup esasen adi ortaklık sözleşmesi niteliğindedir. Oysa limited şirket bir sermaye şirketi olup, adi ortaklık sözleşmesindeki hükümlerin şirket ortaklığına ilişkin hususlarda uygulanması mümkün değildir. Bu halde, davacının ileri sürdüğü hususların kar zarar paylaşım sözleşmelerinden bağımsız olarak değerlendirilmesi gerekmektedir.İlk derece mahkemece, gayrimenkul değerleme uzmanı tarafından hazırlanan rapor esas alınarak ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi ,... ada, ... parselde kayıtlı ... kat ... nolu bağımsız bölümün rapor tarihi itibariyle rayiç bedeli 5.000.000.-TL olabileceği, bu taşımamızın satış tarihi olan 18.03.2021 tarihi itibariyle TÜİK endeksi kullanılarak tespit edilen değerinin ise 3.800.000 TL olabileceği gayrimenkul değerleme uzmanı bilirkişi tarafından usulüne uygun bir şekilde tespit edilmiş olup, bu taşınmazın tam hissenin toplamda 600.000 TL'ye satıldığı 18.03.2021 tarihli resmi senetten anlaşılmakla ispat edilen tek bu hususun bile TTK nın 630. maddesinde öngörülen davalı şirket müdürünün azli yönünden haklı nedenlerin oluştuğu kabul edilip, davanın kabulüne karar verilmiş ise de, bilirkişi raporu ve mahkemece yapılan inceleme karar vermeye elverişli değildir.Bu durumda, ilk derece mahkemesince, bir TTK mevzuatı nitelikli hesaplamalar uzmanı, bir mali müşavir ve bir gayrimenkul değerleme uzmanından oluşan bilirkişi heyetinden, dava dışı şirketin ticari defterleri de incelenerek tarafların iddia ve savunmaları kapsamında ve bilirkişi raporuna yapılan itirazlar da değerlendirilmek suretiyle rapor alındıktan sonra ve ortaklıktan çıkarma davası da gözetilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekir. Hal böyle iken eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmamıştır.HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda, Mahkemece eksik inceleme ile davanın sonuçlandırılması isabetli görülmemiş ve bu nedenle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.

KARAR:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)a-6 maddesi uyarınca USULDEN KALDIRILMASINA, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine,2-Davalı tarafça yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,3-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yapılacak yargılama sırasında değerlendirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)g maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 14/09/2023

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

sürülenistinafileri(YöneticilerindereceAzlinesebepleriusuldenİlişkin)istanbulkabulükaldırılmasınaTicariŞirketnumarasımahkemesikararıcevap

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 19:05:42

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim