İstanbul BAM 43. HD 2022/777 E. 2023/1480 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
bam
2022/777
2023/1480
22 Aralık 2023
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/777
KARAR NO: 2023/1480
KARAR TARİHİ: 22/12/2023
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 23/12/2021
NUMARASI: 2021/593 Esas - 2021/1064 Karar
DAVA: Şirketin İhyası
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 22/12/2023
Taraflar arasındaki Şirketin İhyası davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin ortağı ve yetkilisi olduğu dava dışı ... Tic. Ltd. Şti.'nin sicilden re'sen terkin edildiğini ancak, şirket yetkilisine tebliğ edilmeksizin doğrudan Ticaret Sicil Gazetesi'ndeki ilan suretiyle yapılan ihtarın usule aykırı olduğunu, davalı tarafın terkin işlemi öncesinde yapılması öngörülen ihtarın öncelikle şirkete veya yetkililerine tebliğ edilmesi gerektiğini, re'sen terkin işleminin usul ve yasalara aykırı nitelikte olduğunu ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle dava dışı ... Tic. Ltd. Şti.'nin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, müvekkili İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün TTK 32.md gereği işlem yaptığını, dava konusu olayda Ticaret Sicil Müdürlüğünün, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun geçici 7.maddesi ile "Münfesih Olmasına veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler ile Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicil Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliği" hükümleri çerçevesinde işlem gerçekleştirdiğini ve belirtilen usulle davalı şirketin re'sen terkin edildiğini, müvekkilinin davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, bu nedenle yargılama giderleri ile vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını da ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece Mahkemesince "... davalı ... Sicil Müdürlüğü'ne yazılan yazı cevabında ve eklerinde, TTK'nın geçici 7.md göre Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nde yayınlanan genel ilan dışında, şirket yöneticilerine ihtarat çıkartıldığına ilişkin herhangi bir belge sunulmamıştır. Dava dışı şirket hakkında 6102 sayılı TTK'nın geçici 7.maddesi gereğince re'sen terkin işlemi tesis edilmiş ise de; anılan madde hükmü gereğince, re'sen terkin işlemine ilişkin şirket yöneticilerine çıkartılan ihtarlı tebligatın bulunmadığı, davalı tarafça yukarıda değinilen mevzuata ilişkin yasal yükümlülüğün gereği gibi yerine getirilmediği, dolayısıyla dava konusu şirketin re'sen terkinine ilişkin işlemin iptalinin gerektiği alınan bilirkişi raporuyla tüm dosya kapsamından anlaşıldığından davanın kabulüne karar vermek gerekmiş; davalı taraf davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden davacı taraf yararına, davalı taraf aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmek suretiyle.." davanın kabulüne karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava konusu işleminin hukuka uygun olduğu halde, açılan davanın kabul edilerek; müvekkili aleyhine “yargılama giderleri” ve “vekâlet ücreti”ne hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, huzurdaki davanın açılmasına müvekkilinin neden olmadığına ve hattâ, davacının kendi ihmal ve hatası ile huzurdaki davanın açılmasına sebep olduğunu, müvekkili ticaret sicili müdürlüğü, dava açılmasına sebep olacak herhangi bir işlem yapmadığını, bu nedenle "yasal hasım" konumunda bulunan müvekkilinin, "vekalet ücreti ve yargılama masrafları"ndan sorumlu tutulamayacağını, dava konusu şirketin hukuka ve mevzuata uygun bir şekilde ticaret sicilinden re'sen terkin edilmesine ve emsal içtihatlara rağmen, eksik inceleme ve değerlendirmeyle dava konusu şirketin terkin işlemlerinin hatalı olduğunun kabul edilerek müvekkili müdürlük aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, kaldırılması gerektiğini, davanın açılmasına neden olmayan müvekkili aleyhine yüklenen yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesi talep etmiştir.
GEREKÇE :Dava, TTK'nın geçici 7. maddesine göre terkin edilen şirketin derdest dava dosyası nedeniyle tüzel kişiliğinin ihyası istemine ilişkindir.Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf yasa yoluna başvurmuştur.TTK'nın geçici 7. Maddesi uyarınca, 01.07.2015 tarihine kadar sayılan halleri tespit edilen ya da bildirilen şirketlerin tasfiyeleri, ilgili kanunlardaki tasfiye usulüne uyulmaksızın bu madde uyarınca yapılır.TTK'nın geçici 7. maddesinde belirtilen şartların gerçekleşmesi halinde ticaret sicil memurluğu tarafından şirketin sicil kaydı terkin edilir. Terkin edilmeden önce, TTK'nın geçici 7/4-a maddesi uyarınca, kapsam dâhilindeki şirket ve kooperatiflerin ticaret sicilindeki kayıtlı son adreslerine ve sicil kayıtlarına göre şirket veya kooperatifi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere bir ihtar yollanır. Yapılacak ihtar, ilan edilmek üzere Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi Müdürlüğüne aynı gün gönderilir. TTK'nın geçici 7/2. maddesine göre, davacı veya davalı sıfatıyla devam eden davaları bulunan şirket veya kooperatiflere bu madde hükümleri uygulanır.Somut olayda davalı ... Sicil Müdürlüğü tarafından dava dışı şirketlerin TTK geçici 7. Madde kapsamında; 30/12/2012 gün ve 28513 sayılı resmi gazetede yayınlanan "Münfesih olmasına veya sayılmasına rağmen tasfiye edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler ile Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin" Tebliğ'in 5. maddesinin "1-b" bendi uyarınca 30/06/2015 tarihinde münfesih olmaların nedeniyle ticaret sicil gazetesinde gerekli ilan yapılarak süresi içerisinde bir başvuru yapılmadığından sicil kaydı resen terkin edildiği ve eldeki dava 25/03/2021 tarihinde açıldığı anlaşımıştır.Sicil dosyasında davaya konu şirket ve temsilcilerine tebliğat yapıldığına ilişkin herhangi bir mazbata /belge sunulmadığı gibi yapılan tebligatın iade edildiğine ilişkin sicil müdürlüğü tarafından düzenlenen belgeyi destekleyecek mahiyette herhangi bir mazbata/ belge de sunulmış ve sicil dosyasında da rastlanılmamıştır.Buna göre yasa hükmünde öngörülen ihtar koşulunun yerine getirildiği hususu, davalı tarafça ispat edilememiştir.TTK gecici 7/ 15. Maddesinde düzenlenen Hak düşürücü ancak yasa da düzenlenen geçerli bir terkin işlemine yönelik açılacak davalarda öngörülmüş olup somut olayda olduğu gibi geçerli bir terkin işlemi bulunmayan haller TTK nın gecici 7 maddesinde öngörülen hak düşürücü süreye tabii olmadığı gibi henüz yeni bir yasal düzenleme yapılmasa da AYM'nin 22/06/2023 tarih ve 2023/33 Esas ve 2022/117 K sayılı kararı ile de TTK gecici 7/15. Maddesinde "sillinme tarihinden itibaren 5 yıl içinde" ibaresi iptal edilmiştir.Davacı şirket ortağı ve temsilcisinin şirketin ihyasını istemekte haklı ve hukuki yararı mevcut olup, terkin edilen şirket yönünden ihya koşulları oluştuğunun kabulü gerekmiştir.Davada İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. madde çerçevesinde yapılan terkin işleminin hatalı olup,davalı tarafından davaya karşı konularak müdürlük işleminin yerinde olduğundan bahisle davanın reddinin istendiği de nazara alındığında; somut olayda HMK'nın 312/2. maddesinin uygulanma koşullarının bulunmayıp, HMK'nın 326. maddesi uyarınca davalı sicil müdürlüğü yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu olacaktır.(Y.11 H.D 31/05/2021tarih ve E: 2021/3311-K: 2021/4580)Buna göre davalı sicil müdürlüğünün terkin edilen şirketlerin ihyasını gerektiren koşulların oluşmadığı yönünde ileri sürülen istinaf sebebi yerinde görülmemiş ve mahkemece davanın kabulü ile şirketlin ihyası ile ticaret sicil müdürlüğüne tesciline davacı l tarafından yapılan yargılama giderinin davalı sicil müdürlüğünden tahsiline karar verilmesinde ve davacı lehine vekalet ücreti takdir edilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davalı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 22/12/2023
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:54:15