İstanbul BAM 43. HD 2023/1485 E. 2023/1432 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
bam
2023/1485
2023/1432
20 Aralık 2023
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/1485
KARAR NO: 2023/1432
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 14/06/2023
NUMARASI: 2023/339 Esas - 2023/547 Karar
DAVA: Şirketin İhyası
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 20/12/2023
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı tasfiye memuru vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, ihyasını talep ettikleri ve İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sayılı sicilinde kayıtlı ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. bünyesinde 16.03.1998 tarihinde işe başladığını ve işten ayrıldığı 30.04.2001 tarihine dek aralıksız çalıştığını fakat müvekkilinin çalışma olgusunun SGK'na doğru bildirilmediğini, bu doğrultuda 16.03.1998 tarihinde işe başlanılmasına rağmen işe başlangıç tarihi olarak 06.04.2001 tarihinin bildirildiğini, müvekkilinin SGK'na eksik bildirilen 16.03.1998-06.04.2001 tarihleri arasındaki dönem hizmetleri için taraflarınca Bakırköy 3. İş Mahkemesinin 2022/171 Esas sayılı dosyasıyla ihyasını talep ettikleri ... Yan Hizmetleri San. Ltd. Şti. aleyhine hizmet tespit davası açıldığını, anılan hizmet tespiti davasında, ihyasını talep ettikleri şirketin tasfiye yoluyla ticaret sicilinden silindiğinin anlaşılması üzerine, mahkemece 24.02.2023 tarihli ara karar ile şirketin ihyası davası açılması konusunda taraflarınca yetki verildiğini, ihyasını talep ettikleri ... San. Ltd. Şti. isimli şirketin, "... Mah. ... Sok. No:... Zeytinburnu/İSTANBUL" adresinde faaliyet göstermekte olduğunu, Türk Ticaret Kanunu’nun ilgili hükümleri gereğince, 11.04.2008 tarihinde tasfiye sonucu sicilden terkin edildiğini, şirketin son tasfiye memurunun ise ... TC kimlik numaralı ... olduğunu ve bu kişinin ölüm kaydının mevcut olduğunu, şirketin tüzel kişiliğinin ticaret sicilinden silinme (terkin) ile sona ereceğini, tüzel kişiliğin sona ermesi için de, tasfiye işlemlerinin eksiksiz tamamlanması gerektiğini şayet tasfiye işlemleri gerektiği gibi tamamlanmamış ve tasfiyesi gereken hususlar eksik bırakılmışsa, tüzel kişilik ticaret sicilinden silinse bile, şirketin tüzel kişiliğinin sona erdiğinin kabulünün olanaksız olduğunu, somut davada şirketin, tasfiye dışında kalmış iş ve sosyal güvenlik hukukundan kaynaklanan borcu bulunmakta olduğundan ek tasfiyeye ihtiyaç olduğunu, bu nedenle de Bakırköy 3. İş Mahkemesinde açılmış bulunan dava bakımından şirketin ihyasını talep ettiklerini, işbu sebeplerle sayın mahkemeye müracaat ettiklerini, açıklanan sebepler ve mahkemece resen göz önüne alınacak sair sebepler ışığında, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil sayısında kayıtlı olan ... Sanayi Ticaret Ltd. Şti.’nin, Bakırköy 3. İş Mahkemesinin 2022/171 Esas sayılı dosyası bakımından ihyasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle ; Ticaret Sicili Müdürlüğünün, TTK.m.32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m.34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirket tasfiye memurunda olduğunu, müvekkili davanın açılmasına sebep olmadığını, bu yüzden yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını, tüm bu nedenlerle müvekkili yönünden açılan davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin diğer tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesince; ihyası talep edilen şirketin 6102 sayılı TTK'nun 547 maddesi gereğince tasfiye ile sicilden terkin olduğu, şirketin tasfiyesinin sona erdiği tarih 11.04.2008 ise de TTK 547 maddesinde zamanaşımı veya hak düşürücü süre öngörülmediği, davacı tarafın ihyası istenen şirkete karşı Bakırköy 3. İş Mahkemesinin 2022/171 Esas sayılı dosyasında hizmet tespiti davası açıldığı ve davacıya 24.02.2023 tarihli duruşmada ihya davası aça.rak taraf teşkilini sağlamak için süre verildiği anlaşılmakla Bakırköy 3. İş Mahkemesinin 2022/171 Esas sayılı takip dosyası ile sınırlı olarak Tasfiye Halinde ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nin ihyasını talep etmekte davacının hukuki yararının bulunduğu anlaşılmakla .. sicil numarasında kayıtlı Tasfiye Halinde ... Yan Hizmetleri Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nin ihyasına, tasfiye memuru ...'in (TCKN:...) 13.04.2018 tarihinde vefatı sebebi ile şirket ortaklarından ...'nun tasfiye memuru olarak atanmasına, kısa kararda şirket ortağı ...'nun soyadı "..." olarak yazıldığından yazım hatasının düzeltilerek davanın kabulüne" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı tasfiye memuru vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davacı 16.03.1998 - 30.04.2001 tarihleri arasına ilişkin hizmet tespit isteminde bulunmuş ise de, davalı işyerinde davacının 06.04.2001 işe giriş ve 30.04.2001 işten ayrılış tarihli olarak yalnızca 25 gün prim ödemesi bulunduğunu, 16.03.1998 - 06.04.2001 tarihleri arasında bildirilmeyen sigortalılık iddiasıyla ikame ettiği davada, 16.03.1998 - 06.04.2001 tarihleri yönünden kesintisiz çalışmanın bittiği tarihin 30.04.2001 olması nedeniyle hizmet tespit davası için 01.01.2007 itibariyle hak düşürücü süre geçtiğini, davacı yan, işbu davaya dayanak teşkil eden hizmet tespit davası ile EYT kapsamına girebilmeyi amaçladığını, güncel Hukuk Genel Kurulu Kararları ve bu karardaki kabulü benimseyen, içtihat haline getiren Yargıtay 10. Hukuk Dairesi Kararları gereğince açtığı dava hak düşürücü süreye uğradığını, davalı şirketten herhangi bir hak ve alacağı bulunmayan, davayı açmakta hukuki menfaati bulunmayan davacının, hizmet tespit iddiası da hak düşürücü süreye uğradığından huzurdaki davanın reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi hatalı olduğunu, karara bu nedenlerle itiraz edildiğini, bozulmasını/kaldırılmasını talep ettiğini, başka istinaf sebebi ise, kısa karar ile gerekçeli kararın arasında çelişki olduğunu, nitekim hakimin son oturumda tutanağa yazdırıp tefhim ettiği (taraflara bildirdiği) kısa karar, esas karar olup, sonradan yazılan gerekçeli kararın bu kısa karara aykırı olmaması gerektiğini, gerekçeli karar ile kısa kararın değiştirilmesi mümkün olmayıp, gerekçeli kararın kısa karara uygun yazılması şart olduğunu, ancak somut olayda, yerel mahkemece gerekçeli kararda "kısa kararda şirket ortağı ...'nun soyadı "..." olarak yazıldığından yazım hatasının düzeltilerek aşağıdaki yazılı olduğu biçimde hüküm kurulmuştur." şeklinde belirtildiğini, mahkemece her ne kadar "yazım hatası" deniliş ise de bunun yolu HMK Madde 304 gereği Hükmün Tashihi olup buna yola başvurulmamış, kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki olacak şekilde hüküm tanzim edildiğini, bu halde gerekçeli karar yok hükmünde olduğundan karara itiraz edildiğini, kararın kaldırılmasını/bozulmasını talep ederiz.
GEREKÇE: Dava,TTK'nın 547. Maddesi uyarınca tasfiye sonucu ticaret sicilinden terkin edilen şirketin derdest dava nedeniyle tüzel kişiliğinin ihyası istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı davalı tasfiye memuru tarafından, istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. TTK'nın 547. maddesi gereğince " (1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. (2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir". Alacaklıların çağrılması ve korunması başlıklı 541/3 maddesinde " şirketin, henüz muaccel olmayan veya hakkında uyuşmazlık bulunan borçlarını karşılayacak tutarda para notere depo edilir" hükümleri düzenlenmiştir. Şirketlerin tüzel kişiliği ticaret sicilinden terkin ile sona ermektedir. şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılması halinde tüzel kişiliğin sona ermesinden söz edilecektir.Tüzel kişiliğin son bulması sonucunu doğuran fesih ve tasfiye işleminin hatalı veya eksik olması halinde gerçek anlamda tasfiyeden söz etmek mümkün olmayıp bu durumda bundan zarar görenler veya o işlemi gerçekleştirenler tasfiyenin kaldırılmasını ve şirketin ihyasını talep etme hakkına olacaktır. Ek tasfiye niteliği gereği yeni bir hukuki durum yaratmayıp,tasfiye aşamasında ihmal edilen veya eksik yapılan işlerin tamamlanmasına imkan sağlayarak tasfiyenin gerçek anlamda tamamlanmasına hizmet eden geçici bir tedbir niteliğindedir. Somut olayda ihyası talep edilen İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nde kayıtlı ... Yan Hizmetleri San ve Tiç.Ltd.Şti 'nin tasfiyeye girdiği, tasfiye memuru davalının 11/04/2008 tarihinde şirketin tasfiye kapanışı yapılarak ticaret sicilden kaydının terkin edildiği, davacılar tarafından ihyası istenen şirket aleyhine Bakırköy 3. İş Mahkemesi’nin 2022/171Esas, sayılı hizmet tespiti dosyasının derdest olduğu anlaşılmıştır. Davaya konu şirket tasfiye sonucunda terkin edilmiş ve TTK geçiçi 7 maddesi uyarınca terkin edilmemiş olup, bu madde kapsamında düzenlenen hak düşürücü tabi olmadığı gibi AYM'nin 22/06/2023 tarih ve 2023/33 Esas ve 2022/117 K sayılı kararı ile de TTK geçici 7/15. Maddesinde "silinme tarihinden itibaren 5 yıl içinde" ibaresi iptal edilmiştir. TTK 547 maddesi uyarınca açılan ihya( ek tasfiye ) davaları için kanunda herhangi bir zaman aşımı süresi de düzenlenmediğinden davalı tasfiye memuru bu yöndeki itirazları yerinde görülmemiştir.(Yargıtay 11. Hukuk Dairesi23/03/2022 tarih E: 2022/265 -K: 2022/2291). Tasfiye halinde bulunan bir şirketten alacaklı bulunan kişilerin yapılan ilanlara rağmen alacaklarını yazdırmamalarının alacağın düşmesini gerektirmediği gibi (Y11.H.D 'nin 07.12.2009 tarih ve E: 2008/7980 -K: 2009/12584), tasfiye memurunun TTK 541/3 maddesindeki sorumluluğu da gözetildiğinde derdest bir davanın bulunması nedeniyle tasfiyenin usulüne uygun eksiksiz tamamlandığından bahsedilemeyecektir. Bu hale göre davacının anılan dava dosyası nedeniyle şirketin ihyasını istemekte haklı ve hukuki hukuki yararı bulunduğu ve terkin edilen şirket yönünden ek tasfiye koşulları oluştuğu anlaşılmıştır. Davalı tasfiye memuru davacının tasfiyenin sona ermesinden sonra açılan davanın hak düşürücü sürenin geçtiği ve haksız olduğunu belirterek şirketin ihyasını gerektiren koşulların oluşmadığını ileri sürmüş is de ileri sürülen bu husular eldeki davada incelenmesi gereken bir konu olmayıp devam eden derdest davanın konusunu oluşturduğundan, davalı tasfiye memuru vekilinin tasfiyenin usulüne uygun yapıldığı ve şirketin ihyasını gerektiren koşulların oluşmadığı yönünde ileri sürülen istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. İlk derece mahkemesince kısa karar da tasfiye memurunun soyadında yapılan harf hatasının gerekçeli kararda düzeltilmesi kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki doğuracak mahiyette bir değişiklik olamayıp HMK 304 maddesi kapsamında yapılan bir değişikliktir. Bu durumda mahkemece yasal hasım ticaret sicil müdürlüğü ve son tasfiye memuruna karşı açılan davanın kabulü ile davaya konu şirketin ihyası ile ticaret sicil müdürlüğüne tesciline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda davalı tasfiye memurunun istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davalı tasfiye memurunun istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf karar harcı başlangıçta peşin olarak yatırıldığından harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf yoluna başvuran tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda,HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğinden itibaren 2( iki hafta) içinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi'ne TEMYİZ YASA YOLU açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 20/12/2023
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:54:15