İstanbul BAM 43. HD 2023/1469 E. 2023/1256 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
bam
2023/1469
2023/1256
20 Kasım 2023
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/1469
KARAR NO: 2023/1256
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 09/06/2023 (Ara Karar)
NUMARASI: 2023/397 Esas (Derdest)
DAVA: Alacak (Ticari Nitelikteki İnanç Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 20/11/2023
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
TALEP: İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili talep dilekçesinde özetle; öncelikle ve ivedilikle, müvekkilinin ileride telafisi mümkün olamayacak zararlarla karşılaşmamasını teminen haklarının derhal korunmasında zorunluluk bulunduğu iddiasıyla davaya konu toplam 5.320.000,00 TL. bedelli ve 28 adet senet hakkında; üçüncü şahıslara devir ve temliğinin önlenmesi hususunda ihtiyati tedbir kararı verilmesi ve senetlere keşideci/kefil olarak imza atmış olan davalılar ... ile ... San. Tic. Ltd. Şti.'nin senet bedellerini ödemeden men edilmeleri ile vadesi gelen senet bedellerinin mahkemece tayin edilecek tevdi yerine ödenmesi için TTK'nın 757. maddesi gereğince önleyici önlem kararı verilmesi ve tevdi edilen hesaptaki paranın nemalandırılmasın kararı verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince ihtiyati tedbir talebi hakkında yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda, "Geçici hukuki korumaların bir türü olan ihtiyati tedbirin şartları 6100 sayılı HMK'nun 389 uncu maddesinde düzenlenmiş olup, anılan düzenleme "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." hükmünü haizdir.Anılan hükümde de açıkça belirtildiği üzere, ihtiyati tedbir kararı, bir hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında uygulanacak geçici bir hukuki korumadır. Aynı Yasa'nın 390/3. Maddesi, '' Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır'' düzenlemesini içermektedir. Kanun hükmü, tedbir talep edenin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğunu düzenlemiştir. Somut olayda dosyaya sunulan deliller yargılamanın geldiği aşama itibariyle davacı haklılığının yaklaşık olarak ispata elverişli olmadığı gibi, ibraz edilen deliller, ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için gerekli olan yaklaşık ispata elverişli görülmediğinden, istemde HMK 389 ve devamı madde hükümlerinde ön görülen koşullar gerçekleşmediğinden yerinde görülmeyen ihtiyati tedbir isteminin reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı ihtiyati tedbir talep eden vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin davayı konu 28 adet senedi kendisine teslime etmesi için pek çok kez damadı ...'e sözlü ve yazılı olarak çağrıda bulunmuş ise de senetlerin kendisine teslim edilmediğini, aynı zamanda kayınpeder ve damat arasındaki inançlı işlemin varlığından başından beri haberdar olan ve hatta bu inançlı işlem kapsamında şirket işlerinin görülmesine muvafakat etmiş biri olarak baştan itibaren satın almış olduğu %50 hissenin satış bedeline istinaden vermiş olduğu senetlerin gerçek alacaklısının ... değil ... olduğunu bilen ...'den de ödemeleri damadı ...a değil kendisine yapması hususunda müvekkilinin talepte bulunmuş ise de ... ve sahibi olduğu ... şirketinin bu çağrıya tepkisiz kaldığını, vadesi gelen senetler için müvekkiline herhangi bir ödeme yapmadıklarını, eldeki davanın açıldığı an itibarıyla vadesi geçmiş olan toplam 1.150.000,00 TL bedelinin ilk 9 adet senet bedeli için müvekkiline yapılmış herhangi bir ödeme olmadığı gibi henüz vadesi gelmeyen 18 adet ve toplam 4.170.000,00 TL bedelli senetlerin ve bedellerin de yargılama sonunda tahsilinin güçleşmemesi ve senetlerin üçüncü kişilere devrini önlemek amacıyla yargılama sonuna kadar tedbir kararına ihtiyacının bulunduğunu, yerel mahkemenin 09/06/2023 tarihli kararında özetle somut olayda dosyaya sunulan deliller ile davacı haklılığının yaklaşık olarak ispata elverişli görülmediğinden tedbir talebinin reddine karar verdiğini, işbu gerekçe gösterilerek yerel mahkemenin tedbir taleplerinin reddetmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, ispat külfeti kendisinde olan davacı müvekkilinin taraflar arasındaki anlaşmayı gösteren mektup, banka dekontu, yazışmalar gibi yazılı delil başlangıcı mahiyetindeki belgeler ile de iddiasını kanıtlamasının mümkün olduğunu, yerel mahkemenin dava konusu senetlerin 3. kişiye devrinin engellenmemesi ve davalı kıldıkları diğer davalılar olarak gösterilen muhatabın poliçeyi ödemekten men edilmemesi yahut tevdi mahallini tayin ettirilmemesinin alenen Kanuna aykırılık teşkil ettiğini, senetler hakkında önleyici tedbir kararı verilmemesinin ileride telafisi imkansız zararlara sebebiyet vereceğinin kuvvetle muhtemel olduğunu, belirtilen sebepler neticesinde yerel mahkemenin 09/06/2023 tarihli ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen kararın kaldırılması gerektiğini ileri sürmüştür. Davalı ... vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın tedbir talebinin reddine ilişkin istinaf taleplerinin yerinde olmadığını, davacının tedbir talebine ilişkin sunmuş olduğu istinaf sebeplerinin somut uyuşmazlık ile birlikte yargılamayı gerektirdiğini, davacı tarafın da iddia ve taleplerinin hukuki dayanaktan yoksun, haksız ve kötü niyetli olduğundan yerel mahkemenin tedbir isteminin reddine ilişkin kararının yerinde olduğunu, kaldı ki davacının tedbir talebinde dayanak gösterdiği delillerin hukuki gerçeklikten uzak ve ispata elverişli olmadığını, belirtilen sebepler neticesinde yerel mahkemenin 09/06/2023 tarihli ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen kararının usul ve yasaya uygun olduğundan davacı tarafın istinaf taleplerinin reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. Davalı ... ve davalı ... vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacı ...'un 2017 yılında şirketteki %30 hissesini ...'e devrettiğini, dava dilekçesinde yazıldığı gibi davacı ...'un ... şirketinde hiçbir zaman %50 hissesinin olmadığını, müvekkili ...'nin davalı ...'ten 2019 yılında %15, 2021 yılında %50 hissesini satın aldığını, bu sebeple 29/09/2021 tarihli hisse devir protokolü ve yine Noterde aynı tarihli hisse devir sözleşmesinde yer alan, vadesi gelen çek ve senetlerin zamanında ...'e ödenmiş olduğunu, halen ödenmeye devam ettiğini, müvekkilinin Türkiye Cumhuriyeti Kanunlarına göre ortağı olan ...'ten aldığı hisselerin bedelini ...'e ödemekte olduğunu, davacı tarafın ihtiyati tedbir talebinin haksız ve kabul edilemez olduğunu, belirtilen sebepler neticesinde davacı tarafın ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasını talep ve beyan etmiştir.
GEREKÇE: Talep ve iddia; gerçekte davacıya ait olup, inançlı işlem kapsamında davalı ...'e geçen şirket hisselerinin diğer davalı ...'ye satışı karşılığı davalı ...'in lehtar, diğer davalıların keşideci ve avalist oldukları 28 adet bononun gerçek alacaklısının davacı olduğunun tespiti ile senetlerin davacıya teslimi, bu mümkün olmaz ise senet bedellerinin davalılardan tahsili istemli davada; bonoların 3. Kişilere devir ve temliğinin önlenmesi, keşideci avalistin senet bedelini ödemekten men edilmesi için ihtiyati tedbir istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince tedbir talebinin reddine karar verilmiş, bu karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde; talep konusuna ilişkin olarak ihtiyati tedbir şartlarının oluşup oluşmadığı noktasındadır. HMK'nın 389. maddesi uyarınca, "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyat tedbir kararı verilebilir. " Aynı Kanun'un 390/3 maddesi,'' Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır'' düzenlemesini içermektedir. İhtiyati tedbir yasada geçici hukuki korumalardan olup, Kanun hükmü, tedbir talep edenin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğunu düzenlemiştir. Dava dilekçesindeki anlatıma göre üzeride hak iddia edilen ve istirdadı istenilen bonolar üzerindeki kayıtlarda davacının hiçbir sıfatla yer almaması, kamu güvenine mazhar kambiyo senetlerinin illetten mücerret olması, varlığı ihtilaflı ve tespite muhtaç olan bonolar üzerinde hak iddiası bulunmasına göre dosyanın geldiği aşama itibarı ile ibraz edilen deliller, ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için gerekli olan yaklaşık ispata elverişli bulunmadığından ilk derece mahkemesince ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 269,85 TL istinaf karar harcından peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 89,95 TL harcın ihtiyati tedbir talep eden taraftan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 3-İhtiyati tedbir talep eden tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.20/11/2023
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:58:12