Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
bam
2021/1129
2024/998
27 Haziran 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
40. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
DOSYA NO: 2021/1129
KARAR NO: 2024/998
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 14/02/2020
NUMARASI: 2019/518 (E) - 2020/99 (K)
DAVANIN KONUSU: Maddi Tazminat
KARAR TARİHİ: 27/06/2024
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalıya kasko poliçesiyle sigortalı, dava dışı... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne ait ... plakalı aracın karıştığı kazada hasar gördüğünü, eksper incelemesi ile hasar tutarının KDV dahil 41.224,19 TL olduğunun tespit edildiğini ve 250 TL eksper ücreti ödendiğini, davalı sigorta şirketine hasar tutarı ve ekspertiz bedeli taleplerinin tebliğ edilmesine rağmen ödenmediğini, sigorta şirketinin 14/02/2019 tarihi itibariyle temerrüde düştüğünü, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 6.000 TL hasar bedeli ve 250 TL ekspertiz ücretinin poliçe limitleri dahilinde 14/02/2019 tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde, zamanaşımı itirazında bulunarak, davanın reddini savunmuştur. İlk derece mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dosyaya sunulan 06/01/2020 tarihli bilirkişi raporuna itirazlarının dikkate alınmadığını, hükme esas alınan raporda bilirkişinin hasarın gerçekleşme şekli ve tarafların yükümlülüklerine yönelik tespitlerinin farazi olduğunu, dava konusu araçta meydana gelen hasar ve işçilik için harcanan emek ve mesai göz önüne alındığında bilirkişice takdir olunan işçilik ücretlerinin piyasa rayiçleri ile uyumlu olmadığını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 1409/2. maddesi uyarınca kural olarak, rizikonun teminat dışı kaldığını ispat yükü sigortacıya aittir. Öngörülen kural, rizikonun iyi niyet kurallarına uygun olarak ihbar edildiği hallerde geçerlidir. TTK'nin 1446 vd. maddeleri (1292 maddesi) gereğince, sigortalının rizikoyu kasten ihbar etmediğini sigortacı ispat etmelidir. Sigortalı, rizikonun gerçekleştiğine dair ihbarı süresinde yapmış olmakla birlikte; iyi niyet kurallarına aykırı biçimde olayın gerçekleşme şekli yanlış bildirilmiş ve TMK'nin 2. maddesi uyarınca hakim, sigorta ettirenin kötü niyetini dosyadaki delil ve emarelerden tespit etmiş ise, bu durumda sigortacıya ispat külfeti yüklenmemelidir. Bu halde ispat külfeti, sigortalıya ait olmalı ve meydana gelen rizikonun teminat içinde kaldığı hususu sigortalı tarafından ispat edilmelidir. Bu varılan sonuç, hem yasa koyucunun amacına hem de tarafların menfaatler dengesine uygun olacaktır. TTK'nin hükümlerine göre sigortalının rizikoyu 5 gün içinde sigortacıya ihbar etmesi gerekmektedir. Rizikonun bu süre içinde ihbar edilmemesi durumunda ne gibi bir yaptırımın söz konusu olduğu hakkında açık bir düzenleme bulunmamaktadır. Ancak, ihbarın kasten yapılmaması hali sigorta haklarının zayiine, kusura bağlı olarak yerine getirilmemesi halinde ise kusurun ağırlığına göre sigorta tazminatında indirim yapılması gerektiği belirtilmiştir. Yine Sigorta Poliçesi Genel Şartlarının B.l.l maddesinde öngörülen (5) günlük ihbar süresi hak düşürücü süre değildir. Somut olayda; trafik kazası 21/12/2018 tarihinde meydana gelmiştir. Davacı tarafından hasar bildirimi, davalı sigorta şirketine 04/02/2019 tarihinde yapılmıştır. Davalı sigorta şirketince kazanın iddia edildiği şekilde gerçekleşmediği de ileri sürülmemiş olduğundan, davacı tarafın hasar talebinin değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir. İlk Derece Mahkemesince aldırılan 06/01/2020 bilirkişi raporunda; ... plakalı otomobildeki hasarların ve fotoğrafların kaza tespit tutanağında açıklanan kaza ile uyumsuz olduğu, ... plakalı otomobildeki uyumsuz hasarların onarım bedelinin KDV dahil 7.630 TL ve aşan kısmın abartı olduğu, kazanın / hasarın şüpheli olmaması halinde Kasko Sigortası Genel Şartları madde B.3.3.4.1 maddesi gereğince sigorta şirketinin 16/02/2019 tarihinde temerrüde düşeceği ve yasal faiz talebinin uygun olduğu, Hazine Müsteşarlığı'nın 28/08/2015 tarihli Ekspertiz Ücret Tarifesine İlişkin Genelge esas alınarak 2018 yılı için hasar tutarı belirleme ücretinin “181,17 TL +KDV = 214 TL” olduğu; davacının ödediği ve talep ettiği 250 TL ekspertiz bedelinin fazla olduğu, sigorta şirketine bildirim yapılmadan önce davacı tarafından ekspertiz yaptırıldığı; onarımın tamamlandığı ve onarım faturasının düzenlendiği, sigorta şirketine ihbar edilmeden eksper atanmasının iyi niyet kuralı ile uyuşmadığı için Karayolları Trafik Kanunu 97 ve Sigorta Eksperi Atama Yönetmeliğinin 4/1, 4/2, 7/1, 7/2 maddeleri gereğince davacının eksper ücreti talep edemeyeceğinin mahkemenin takdirinde olduğu, kasko sigortası genel şartlarının Rizikonun Gerçekleşmesi Halinde Sigortalı ve/veya Sigorta Ettirenin Yükümlülükleri kısmının B.1.5 -B.1.6 maddeleri gereğince, sigortalı doğru beyanda bulunma yükümlülüğünü yerine getirmediği ve sigorta şirketinin hasarlı aracı incelemesine fırsat vermediği için davacının tazminat talep edemeyeceğinin mahkemenin takdirinde olduğu yönünde görüş bildirilmiştir. Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, davacı vekili tarafından süresi içerisinde rapora itiraz dilekçesi sunulmuş, davacı taraf sebeplerini belirterek yeni bir bilirkişiden rapor alınmasını talep etmiştir. O halde mahkemece, davalı sigortalı araçta oluşan gerçek zarardan sorumlu olacağından, tereddüte mahal vermeyecek şekilde dosyayı farklı bir bilirkişiye tevdi ederek, bilirkişiden 21/12/2018 tarihinde meydana gelen kazada, hasarın uygun olup olmadığı, davalıya sigortalı araçta 21/12/2018 tarihli trafik kazası sonucunda hangi hasarların meydana gelebileceği, davacı tarafça dayanılan faturalarda belirtilen hasarların bu kazada oluşup oluşmayacağı konusunda gerekçeli, ayrıntılı denetime elverişli tüm dosya kapsamının bilikte değerlendirildiği önceki bilirkişi raporu ekspertiz raporu ve kaza tutanağının irdelendiği bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere : 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, yukarıda esas ve karar numarası belirtilen ilk derece mahkemesi kararının HMK'nin 353/1-a/6. maddesi uyarınca kaldırılmasına,2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine,3-İstinaf başvurusu için yatırılan istinaf karar ve ilam harcının, istekte bulunulması durumunda ilk derece mahkemesince yatıran tarafa geri verilmesine,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından, vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf kanun yolu başvurusundan ötürü davacı tarafından sarf edilen yargılama giderinin, ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda gözetilmesine, 6-İstinaf kanun yolu incelemesi için yatırılan gider avansından artan tutarın, HMK'nin 333. maddesinin, 1. fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesince kendiliğinden yatıran tarafa geri verilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nin 362/1-g maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 27/06/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:25