Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
bam
2021/1516
2024/985
27 Haziran 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
40. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
DOSYA NO: 2021/1516
KARAR NO: 2024/985
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 12/04/2021
NUMARASI: 2019/1048 (E) - 2021/340 (K)
DAVANIN KONUSU: İtirazın iptali (maddi tazminat)
KARAR TARİHİ: 27/06/2024
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ... Sigorta AŞ tarafından ZMSS poliçesi ile sigortalı olan ... plaka sayılı aracın karıştığı trafik kazası neticesinde araç içerisinde yolcu konumunda bulunan ...'ın vefat ettiğini, sigortalı aracın sürücüsü ...'ın kazaya karışan sigortalı aracı çalarak hırsızlık suçunda cezalandırıldığını, davacı şirket aleyhine ...'ın desteğinden yoksun kalanların açtığı davanın kabul edilerek icra takibi başlatıldığını, indirim yapılarak sulh olunduğunu 235.000 TL ödeme yapıldığını, bu nedenlerle İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... (E) sayılı dosyaya yapılan itirazın iptali ile takibin devamını talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini savunmuştur. İlk derece mahkemesince; davanın kabulü ile davalının İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... (E) sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacağın %20'si olan 54.405,39 TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Davalı vekili; Güvence Hesabı’nın sorumluluğunun poliçedeki teminat limiti ve kusur oranı ile sınırlı olacağını, kaza tarihi itibariyle teminat limitinini 225.000 TL olup poliçe teminat limitinin aşılarak 235.000 TL üzerinden hüküm kurulduğunu, müvekkil kurumun sorumluluğunun hem asıl alacak ve hem de avukatlık ücreti, yargılama giderleri ve harç açısından bu limitle oranlı olarak sınırlandırılması gerektiğini, kazaya sebebiyet verdiği iddia edilen aracın çalınmasında veya gaspedilmesinde araç sahibinin kusurunun bulunup bulunmadığı araştırılmadığını, araç sahibinin kusurunun bulunması halinde, davacının davalı kurumdan tazminat talep edilme hakkı bulunmadığını, Güvence Hesabı işleten ile araç sürücüsüne rücu edeceği ile ilgili ibraname gereği rücu edememe durumu ortaya çıktığını, bu nedenle Güvence Hesabının da dolaylı olarak ibra edilmiş olup davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, çalınan aracın sebebiyet verdiği zararın, aracın trafik sigortacısı olan davacı tarafından karşılandığı ve teminat kapsamında olmayan zarardan Güvence Hesabının sorumluluğu olduğu iddiasıyla yürütülen takibe itirazın iptali istemine ilişkindir. Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir (EREN Fikret, Borçlar Hukuku, 9. B, s. 631 vd.; KILIÇOĞLU Ahmet, Borçlar Hukuku, 10. B., s. 264 vd.). 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun (KTK) 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı yasanın 85/1 maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, 85/son maddesinde ise, “ işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1.maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir. Çalınan veya gasbedilen araçlarda sorumluluğu düzenleyen KTK 107. maddesi; ''Bir motorlu aracı çalan veya gasbeden kimse işleten gibi sorumlu tutulur. Aracın çalınmış veya gasbedilmiş olduğunu bilen veya gereken özen gösterildiği takdirde öğrenebilecek durumda olan aracın sürücüsü de onunla birlikte müteselsilen sorumludur. İşleten, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerden birinin, aracın çalınmasında veya gasbedilmesinde kusurlu olmadıgını ispat ederse, sorumlu tutulamaz. İşleten, sorumlu olduğu durumlarda diğer sorumlulara rücu edebilir.'' şeklindedir. ZMSS Genel şartlarının A.3-J maddesi gereği, çalınan veya gasbedilen araçların sebep oldukları ve KTK'ya göre işletenin sorumlu olmadığı zararlar ile aracın çalındığını veya gasbedildiğini bilerek binen kişilerin zarara uğramaları nedeniyle ileri sürülecek talep ile çalan ve gasbeden kişilerin talepleri, teminat dışındadır. ZMMS Genel Şartlarının A.6-h maddesinde; çalınan veya gasp edilen araçların sebep oldukları ve KTK'ye göre sigortalının sorumlu olmadığı zararların, aracın çalındığını veya gasp edildiğini bilerek binen kişilerin zarara uğramaları nedeniyle ileri sürülecek talepler ile çalan ve gasp eden kişilerin taleplerinin teminat dışında kaldığı düzenlenmiştir. Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortasından yararlanma olanağının ortadan kalkmış olması durumunda, kazaya neden olan motorlu aracın kimliği belirsiz ise, kaza sırasında geçerli poliçesi yoksa veya eksikse, poliçeyi düzenleyen sigorta şirketi iflâs etmişse veya ruhsatı iptal edilmişse, çalınan veya gaspedilen araçlardan dolayı işleten sorumlu tutulamıyorsa, Güvence Hesabına başvurularak olay tarihindeki güvence tutarlarıyla sınırlı olarak tazminat istenebilecektir. 5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14-2/ç maddesinde; çalınmış veya gasp edilmiş bir aracın karıştığı kazada, Karayolları Trafik Kanunu uyarınca işletenin sorumlu tutulmadığı hallerde, kişiye gelen bedensel zararlar için Güvence Hesabına başvurulabileceği düzenlenmiştir. Somut olayda, 29/07/2012 tarihinde, davacı sigorta şirketi nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı bulunan çalıntı araçta bulunan yolcunun vefatı nedeniyle İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2015/1163 (E) - 2017/1041 (K) sayılı dosyasında verilen 27/09/2017 tarihli ve 2015/1163 (E) - 2017/1041 (K) nolu kesinleşmiş hüküm gereği, davacı sigortacının destek alacaklısına 19/12/2017 tarihinde 235.000 TL tutarında tazminat ödediği anlaşılmıştır. Yukarıda açıklandığı üzere, işletenin, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerden birinin aracın çalınmasında veya gasp edilmesinde kusurlu olmadığını ispat ederse sorumlu tutulamayacağı öngörülmüştür. Babaeski Asliye Ceza Mahkemesi 2012/455 (E) - 2014/66 (K) sayılı dosyada dava dışı ...'ın kazaya karışan sigortalı aracı çaldığı ve kilitli olmayan eşya üzeninde basit hırsızlık suçundan cezalandırıldığı anlaşılmaktadır. Davacıya sigortalı araç işletenin, araca ekmek yüklendiği esnada aracın kapılarını kilitli tutmadığı, bu şekilde aracın çalınmasını önleyici tedbir almadığı ve dolayısıyla aracın çalınmasında kusurlu olmadığından söz edilemeyeceği anlaşılmaktadır. O halde, çalınan aracın zarar verdiği üçüncü kişinin zararından dava dışı işletenin ve dolayısıyla ZMS sigortacısının sorumlu olduğu sabittir. Bu nedenle davacı ZMS sigortacısı zarardan sorumlu olduğuna göre davalı Güvence Hesabı'nın sorumluluğu bulunmamaktadır.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
A-Davalı Güvence Hesabı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile,Yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nin 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına, Buna göre: 1-Davanın reddine,2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL nispi karar ve ilam harcından, peşin alınan 3.285,42 TL karar ve ilam harcının mahsubu ile artan 2.857,82 TL karar ve ilam harcının davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 4-Dairemizin karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 17.900 TL maktu vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Harcanmayan gider avansının ilk derece mahkemesince kendiliğinden yatıran tarafa geri verilmesine,
B-İstinaf İncelemesi Bakımından: 1-Davalı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından iadesine,2-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan 31,50 TL posta ve tebligat gideri ile 162,10 TL istinaf başvuru harcının davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 3-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 4-İstinaf için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 27/06/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:25