Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
bam
2024/776
2024/980
27 Haziran 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
40. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
DOSYA NO: 2024/776
KARAR NO: 2024/980
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 11/04/2023
NUMARASI: 2021/914 (E) - 2023/357 (K)
DAVANIN KONUSU: Tazminat
KARAR TARİHİ: 27/06/2024
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... Sigorta AŞ'nin sigortacısı, davalı ...'nun sürücüsü olduğu aracın yaptığı kazada araçta bulunan ...'nın hayatını kaybettiğini, davacı baba ... için 100.000 TL, davacı anne ... için 100.000 TL ve davacı kardeş ... için 100.000 TL manevi tazminatın ve fazlaya dair hakları saklı kalarak davacı ... için 1.000 TL davacı ... için 1.000 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. Davalı ... vekili ile davalı ... sigorta AŞ vekili, davanın reddini savunmuşlardır.İlk derece mahkemesince; "maddi tazminat davası yönünden; Davacı anne için 151.340,61-TL ve davacı baba için 98.539,45-TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılardan taleple bağlı kalınarak dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin istemin reddine, manevi tazminat davası yönünden; 1-Davacıların davalı ... hakkında açtıkları davanın Kısmen kabulü ile, -Müteveffanın annesi ... yönünden 50.000 TL, babası ... yönünden 50.000 TL ve kardeşi ... yönünden 40.000 TL olmak üzere toplam 140.000 TL manevi tazminatın 27/08/2016 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak ayrı ayrı davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir. Davacılar vekili; belirlenen tazminat miktarları az olduğunu, veraset ilamının dosyaya sunulmasına rağmen anne ve baba isimlerinin yanlış yazılarak bakiye ömür hesaplamalarınında da yanlışlık yapılmasına yol açıldığını, ilerleyen yıllara ilişkin gelir hesaplaması yapılırken, aylık ve yıllık gelirler artırılmaksızın aynı oran üzerinden hesaplandığını, müteveffanın aktif devre kazançları hatalı tespit edildiğini, bunun yanı sıra müteveffa ölüm tarihi itibariyle Anadolu Üniversitesi İktisat Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nde öğrenci olduğunu, bu itibarla olası mezuniyet tarihi, olası başlayacağı iş ve olası maaşı göz önüne alınarak hesaplama yapılması gerekirken bu durumun da raporda dikkate alınmadığını, davalılar savunmalarında hatır taşıması ve mütefarik kusur itirazında bulunmadıklarını, dava dilekçelerinde kaza tarihinden itibaren faiz talep etmiş olmalarına rağmen yerel mahkemenin dava tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verildiğini, davacıların, müteveffa oğulları ...'ın elim bir kazada hayatını kaybetmesi sebebiyle yaşamış olduğu üzüntü, elem ve yıpranmanın telafisi olmadığını, bu sebeple hükmedilen manevi tazminat miktarının acılarını bir nebze olsun gidermediğini, müvekkillerinin her biri lehine ayrı ayrı vekalet ücreti hesaplanarak bu şekilde hüküm kurulması gerekirken, toplam tazminat miktarı üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesinin de hatalı olduğunu belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Davalı ... Sigorta AŞ vekili; hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, davaya konu olan kazada kusura ilişkin Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınması gerektiğini, kaza tarihi 27/08/2016 olup o dönem kullanılmakta olan TRH 2010 kadın/erkek mortalite tablosu ve teknik faiz oranı %1,8 dikkate alınması gerektiğini, ayrıca bilirkişi tarafından müteveffanın anne ve baba adları ile doğum tarihleri tam ters şekilde çalışıldığından (anne yerine baba, baba yerine anne) hesaplamada bakiye ömürlerde ve tazminat tutarlarında farklıklılar oluştuğunu, işbu şekilde raporun hükme esas alınamayacağını, mütevveffanın araçta yolcu konumunda hatır için taşınarak emniyet kemeri takılı olmadığını, alkollü ve ön koltukta üç kişi yolculuk ettiklerini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Mahkemece davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 344.maddesi uyarınca yapılmamış sayılmasına karar verildiği, bu karara karşı istinaf başvurusunun bulunmadığı anlaşılmıştır.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Somut olaya ilişkin İstanbul 10. ACM 2017/142 E. 2018/600 K. sayılı kararından davalı sürücü ...'nun tek taraflı kaza ile birden fazla kişinin ölümüne sebep olduğundan mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmış, ceza yargılamasındaki olgular hukuk mahkemesini bağlayacağından ve desteğin araçta yolcu olmasından dolayı kusura yönelik istinaf itirazı yerinde görülmemiştir. Yargıtay 17 (kapatılan) ve 4. Hukuk Dairelerinin Anayasa Mahkemesinin 17/07/2020 tarih ve 2019/40 (E) - 2020/40 (K) sayılı kararı sonrasında vermiş olduğu güncel kararları gereğince tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosu uygulanacak, bilinmeyen (işleyecek) devre bakımından da "progresif rant" formülü kullanılarak tazminatın hesaplanması gerekecektir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2022/6135 E. ve 2022/10604 K., 2021/16078 E. ve 2022/10550 K., 2021/13398 E. ve 2022/10498 K.,Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2020/2598 E. ve 2021/34 K., 2019/3713 E. ve 2020/2420 K. sayılı kararları). Bu nedenle, Anayasa Mahkemesi iptal kararı gereğince genel şartlarda belirtilen 1,8 teknik faiz esas alınarak hesaplama yapılması olanaklı olmadığından, bu hususa değinen istinaf talebi yerinde değildir. Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 14/05/2019 tarih ve 2016/13076 (E) - 2019/6001 (K) sayılı kararında "...Kabule göre de; davacı, meydana gelen kazada yolcu olup, kusursuzdur. Davacının emniyet kemeri olmadan nizamlara aykırı ve kendi can emniyetini tehlikeye atacak şekilde yolculuk yapması ise sürüş kusurlarından olmayıp hakim tarafından tazminattan indirim sebebi olarak kabul edilmelidir." denilmektedir. Dosya içeriğine göre davacının ön koltukta sürücünün yanında üç kişi olacak şekilde oturduğu, sürücünün yanındaki koltukta iki kişi olmaları nedeniyle emniyet kemeri takmadıkları, birlikte alkol aldığı sürücünün aracında seyahat etmesi nedeniyle tazminattan resen müterafik kusurdan dolayı indirim yapılması isabetlidir. Bu itibarla davacılar vekilinin bu yöndeki uygulamaya yönelik itirazı yerinde görülmemiştir. Ancak, davalı sigorta şirketi vekili yasal süresinden sonra sunduğu cevap dilekçesinde hatır taşıması indirimine ilişkin itirazda bulunmamış, desteğin hatır için taşındığı yönünde savunma ileri sürmemiştir. Mahkemece, taşımanın hatır için olduğu değerlendirilerek tazminattan hatır indirimi yapılabilmesi için davalının bu yönde savunma getirmesi ve taşımanın hatır için olup olmadığı, tarafların yakınlığı, varsa hatır için taşımanın kimin arzusu ve ne amaçla yapıldığı gibi olayın özel şartlarını ortaya koyması gerekmektedir. Davalı tarafın, süresinde dosyaya sunulan cevap dilekçesi ile hatır taşıması olduğuna dair iddiası ve savunması olmadığına göre İlk Derece Mahkemesince hatır indirimi yapılmamış olmasında bir isabetsizlik yoktur.Davacılar vekili dava dilekçesi ve bedel artırım dilekçelerinde maddi tazminat yönünden dava tarihinden itibaren faiz talep etmiş olup mahkemece taleple bağlı kalınarak karar verilmesi yerindedir.İhtiyari dava arkadaşı olan davacıların her birinin ayrı ayrı manevi ve maddi tazminat talebinde bulunmuş olması, her birinin davasının diğerinden bağımsız olması ve aralarında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunanların usul ekonomisi ilkesi dikkate alınarak birlikte dava açtıkları durumda da esasen birden fazla dava olduğu dikkate alınarak; her bir davacı yönünden lehine hükmedilen tazminat miktarına göre ayrı ayrı vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekir (Benzer yönde Yargıtay 17 HD 25/11/2019 2017/5605 E. 2019/11036 K.). Bu nedenle İlk Derece Mahkemesince davacılar yararına yazılı olduğu şekilde tek vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru olmamış, davacılar vekilinin bu konudaki itirazı kabul edilmiştir. Ayrıca, İlk Derece Mahkemesinin hükme esas aldığı aktüer bilirkişi raporunda anne ve babanın isim ve kimlik bilgileri karıştırılıp buna bağlı olarak kadın ve erkek için bakiye yaşam süresinin hatalı hesaplandığı görülmüş, davacılar ve davalı Davalı ... Sigorta AŞ vekilinin bu konudaki istinaf itirazı yerinde görülmüştür.Bu itibarla; desteğin mezun olacağı okul, mezuniyetinden sonra ne kadar sürede iş bulabileceği, yapabileceği iş kolları konusunda davacı tarafça sunulan deliller değerlendirilerek, üniversite öğrencisi olan müteveffanın mezun olduktan sonra emsallerine göre kazanacağı aylık ortalama gelirinin ilgili meslek kuruluşlarından sorulup araştırılarak, ortalama gelir durumu tespit edildikten sonra, anne babanın adı ve doğum tarihleri doğru belirlenip TRH-2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemine göre yeniden destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanması için hükme esas alınan raporu düzenleyen bilirkişiden ek rapor alınıp sonucuna göre karar verilmek üzere ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. Kabule göre ve hükmün bölünmemesini teminen, manevi tazminat miktarına dair davacılar vekilinin istinaf itirazları bu aşamada değerlendirilmemiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davacılar vekili ile davalı ... Sigorta AŞ vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı kabulüne, yukarıda esas ve karar numarası belirtilen ilk derece mahkemesi kararının HMK'nin 353/1-a/6. maddesi uyarınca kaldırılmasına, 2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine,3-İstinaf başvurusu için yatırılan istinaf karar ve ilam harçlarının, istekte bulunulması durumunda ilk derece mahkemesince yatıran taraflara geri verilmesine, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından, vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf kanun yolu başvurusundan ötürü davacılar ile davalı ... Sigorta AŞ tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin, ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda gözetilmesine, 6-İstinaf kanun yolu incelemesi için yatırılan gider avansından artan tutarın, HMK'nin 333. maddesinin, 1. fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesince kendiliğinden yatıran tarafa geri verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nin 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 27/06/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:25