SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/1256

Karar No

2024/976

Karar Tarihi

27 Haziran 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

40. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

DOSYA NO: 2021/1256

KARAR NO: 2024/976

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

TARİHİ: 26/04/2021

NUMARASI: 2017/560 (E) - 2021/376 (K)

DAVANIN KONUSU: Maddi Tazminat

KARAR TARİHİ: 27/06/2024

Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; sigortası bulunmayan ... plakalı aracın, davacının içinde bulunduğu ... plakalı araca çarptığını, kaza sonucunda davacının yaralandığını, davalıya yapılan başvuru sonucunda davalının kendilerine 34.718 TL ödeme yaptığını, ancak bu ödemenin yeterli olmadığını belirterek fazlaya ait hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı Güvence Hesabı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının kendilerine başvuruda bulunmayarak dava koşulunu yerine getirmediklerini belirterek davanın reddini savunmuştur. İlk derece mahkemesince; davanın kısmen kabulüne, 39.452,60 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davacının davalıya başvuruda bulunduğu tarihten sonraki 8. iş günü olan 12/05/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3.130,25 TL geçici iş göremezlik tazminatının davacının davalıya başvuruda bulunduğu tarihten sonraki 8. iş günü olan 12/05/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Davacı vekili; hükme esas alınan bilirkişi ek raporunun hatalı olup itirazlarının değerlendirilmediğini, Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay kararlarına aykırı olarak hesaplamanın PMF yaşam tablosu kullanılarak yapıldığını, davalı şirketin geçici iş göremezlik tazminatı ödemesi yapmadığını, davanın hiçbir aşamasında hatta bilirkişi kök raporuna itiraz dilekçelerinde dahi bu konuda herhangi bir beyanları bulunmadığını, davalı kurum tarafından davacıya 07/10/2015 tarihinde kısmi bir tazminat ödemesi yapıldığından ödemenin yapıldığı bu tarihte temerrüde düştüğünü, davalı, uyuşmazlığın her aşamasında hatta bilirkişi kök raporuna itiraz dilekçelerinde dahi geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadığını ileri sürmüş olup yapılan ödemenin farazi bir şekilde geçici iş göremezlik tazminatına pay edilmesinin hakkaniyetsiz olduğunu, 39.452,60 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 6.110,52 TL geçici iş göremezlik tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesi gerektiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Davalı vekili; davacının artan maluliyeti nedeniyle Sakarya İl Sağlık Müdürlüğü’nün yönlendirdiği Yenikent Devlet Hastanesi’ne başvurmadığını, bu sebeple başvuru şartının yerine getirilmediğini, Güvence Hesabının sigortasız aracın kusuru oranında sorumlu olup hesap raporu ve hükmedilen tazminat tutarının hatalı olduğunu, davacının ceza davasında şikayetçi olmadığının beyan ve zabıt altına alındığını, sürücü ....’in ifadesine göre, karşı tarafla anlaşıp uzlaştığını bildirdiğini, uzlaşma sağlandığı takdirde tüm maddi ve manevi haklarından da feragat etmiş sayılacağını, davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesinin talep kısmında geçici iş göremezlik tazminatı talebi olmamasına rağmen sonuç kısmında geçici iş göremezlik tazminatı talep edildiğini, davacı kaza tarihinde 64 yaşında olması dolayısıyla kaza tarihinde gelir elde edilen bir işte çalışmaması ve bu sebeple tedavi süresince mahrum kalacağı bir kazancının olmaması nedeniyle müvekkili kurumun geçici iş göremezlik tazminatına ilişkin sorumluluğunun söz konusu olmadığını, maluliyet raporları arasındaki çelişki giderildikten sonra hesaplanan tazminat tutarından hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, davalı şirketin dava tarihinden itibaren yasal faizle sorumlu olduğunu belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda:Dava, trafik kazasından kaynaklanan bedensel zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekilinin dava dilekçesinin sonuç kısmında talebini geçici ve sürekli iş görmezlik tazminatı olarak açıkça belirttiği anlaşılmıştır. Dosya kapsamından; 30/06/2009 tarihinde, ZMSS poliçesi olmayan araç ile davacının içinde bulunduğu aracın yaptığı kazada davacının yaralandığı; işbu dava öncesinde davacı tarafça davalıya başvurulması üzerine 04/05/2015 tarihinde taraflar arasında "İbraname, Mutabakatname ve Tazminat Makbuzu" düzenlenerek imzalandığı ve bu anlaşma gereğince davacıya, tüm maddi taleplerine karşılık olmak üzere toplamda 37.718 TL tazminatın 07/10/2015 tarihinde ödendiği; HMK'nin 107. maddesinde düzenlenen belirsiz alacak davası kapsamında, 13/06/2017 tarihinde açılan işbu davada, yapılan ödemenin yetersiz görülerek bakiye, geçici-sürekli iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri tazminatı adı altında maddi tazminat talep edildiği anlaşılmıştır. Yukarıdaki açıklamalar ve yasal düzenleme ile İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesi bir bütün olarak değerlendirildiğinde; dava konusu kaza ve ZMSS poliçesinden kaynaklanan tüm maddi taleplerin alındığına dair taraflar arasında düzenlenen 04/05/2015 tarihli ibranameden sonra işbu davanın açıldığı; davacının yaralanmasının niteliği ve ibranamede belirtilen maddi tazminat ödemesine esas alınan ve maluliyet oranı (%24) ile dava sırasında, Adli Tıp 2. İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 218/03/2019 tarihli rapordaki maluliyet oranı (%54) dikkate alındığında olayda gelişen bir durum olduğu anlaşılmıştır. Dava tarihinde yürürlükte bulunan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun (KTK) ‘Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı’ başlıklı 97. maddesinde (Değişik: 14/4/2016-6704/5 md.) “Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.” düzenlemesi yer almaktadır. Somut olayda davacı, 12/05/2017 tarihinde davalı Güvence Hesabına başvuruda bulunduğu anlaşılmakla davalının başvuru koşulunun yerine getirilmediği iddiası yerinde değildir. Ayrıca, KTK'nin 99. maddesine göre, ZMSS Genel Şartları ile belirlenen belgeler ile birlikte sigorta kuruluşuna başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü içinde sigortacının tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüdün gerçekleştiği, kısmi ödeme yapılması halinde ise bu tarih itibarıyla davalının temerrüt faizinden sorumlu olduğunun kabulü gerekir. Davalı tarafa, 12/05/2017 tarihinde başvuru yapıldığı bu nedenle temerrüdün 25/05/2017 tarihinde gerçekleştiği anlaşılmakla, Mahkemenin faiz başlangıcına ilişkin uygulaması isabetsizdir. Diğer yandan, davacı tarafça ceza soruşturması sırasında sürücü hakkında şikayetten vazgeçilmiş ise de davacı açıkça şahsi haklarından da vazgeçtiğini ifade etmediğine göre, şikayetten vazgeçme nedeniyle tazminat davası açmasına engel bir yasal düzenleme olmadığı gibi, taraflar arasında bu konuda CMK'nin 253/19 maddesi bağlamında uzlaşma bulunmadığı da gözetildiğinde, davalı vekilinin bu yöndeki istinaf itirazları kabul edilmemiştir. Somut olayda, ATK 2. İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 18/03/2019 tarihli raporda "Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği" ve "Sosyal Güvenlik Kurumu Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranları Tespit İşlemleri Yönetmeliği" hükümlerine göre maluliyetin belirlendiği anlaşılmıştır. Bu nedenle uygun yönetmelik hükümlerine göre belirlenen maluliyetin hükme esas alınması yerindedir. Sorumluluğu doğuran olayın, zarar görenin vücut bütünlüğünü ihlal etmesi hali 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 54. maddesinde özel olarak hükme bağlanmıştır. Bu hüküm gereğince, vücut bütünlüğünün ihlali halinde mağdurun malvarlığında meydana gelmesi muhtemel olan azalmanın ve dolayısıyla maddi zararın türleri; tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar şeklinde düzenlenmiştir. Davacı kaza nedeniyle yaralanıp geçici iş göremediğinden bahisle geçici iş göremezlik tazminatı isteminde bulunulmuştur. Davacı hakkında düzenlenen ve hükme esas alınan rapora göre davacının %54 oranında sürekli maluliyeti olduğu, iyileşme süresinin 12 ay olduğu tespit edilmiştir. Hesap bilirkişisi tarafından davacı için kaza tarihinden itibaren 12 ay için geçici iş göremezlik tazminatı hesabı yapılmış, davacı bakımından geçici iş göremezlik döneminde daha fazla efor sarf edeceği dikkate alınarak geçici iş göremezlik tazminatına hükmedilmesinde dosya içeriğine aykırılık yoktur. Hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığı cihetle, bu gibi taşımalarda TBK'nin 51. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Hatır taşımasından ya da kullanmadan söz edebilmek için yaralanan ya da ölen karşılıksız taşınmış olmalıdır. Taşınan veya kullananın yararının söz konusu olduğu durumda hatır taşıması ilişkisi gündeme geleceğinden işletenin sorumluluğu genel hükümlere göre değerlendirilecek ve ödenecek indirim yapılacaktır. Bu bakımdan hatır taşıma ilişkisinin değerlendirilmesinde taşıma ya da kullanmanın kimin çıkar ve yararına olduğunun saptanması önemlidir. Yarar ekonomik olabileceği gibi, ortak toplumsal değerleri de ilgilendirebilir. Ancak taşıma ve kullanmada işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin bir çıkarı veya yararının bulunması halinde hatır taşımasından söz edilemeyecektir. Ayrıca hâkim tazminattan mutlaka indirme yapmak zorunda değilse de bunun dahi gerekçesini kararında tartışması ve nedenlerini göstermesi gerekir. Somut olayda, davacının içinde bulunmadığı (davacıyı taşımayan) aracın sigortacısının hatır taşıması iddiası dinlenemez. Bu itibarla Mahkemenin hatır taşıması indirimi uygulamaması yerindedir. Yargıtay 17. (kapatılan) ve 4. Hukuk Dairelerinin, Anayasa Mahkemesi'nin 17/07/2020 tarih ve 2019/40 (E) - 2020/40 (K) sayılı kararı sonrasında vermiş olduğu güncel kararları gereğince tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosu uygulanacak, bilinmeyen (işleyecek) devre bakımından da "progresif rant" formülü kullanılarak tazminatın hesaplanması gerekecektir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2022/6135 E. ve 2022/10604 K., 2021/16078 E. ve 2022/10550 K., 2021/13398 E. ve 2022/10498 K.,Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2020/2598 E. ve 2021/34 K., 2019/3713 E. ve 2020/2420 K. sayılı kararları). Bu nedenle, Anayasa Mahkemesi iptal kararı gereğince genel şartlarda belirtilen 1,8 teknik faiz esas alınarak hesaplama yapılması olanaklı olmadığından, bu hususa değinen istinaf talebi yerinde değildir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde " 39.452,60 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 6.110,52 TL geçici iş göremezlik tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesi" gerektiğinden bahsetmiştir.Mahkemece geçici iş göremezlik tazminatının 3.130,25 TL miktarla davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. HMK'nin 341/2.fıkrasına göre miktar veya değeri Üçbin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir. HMK'nin 341/4. fıkrasına göre ise alacağın tamamının dava edilmiş olması durumunda, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü üç bin Türk Lirasını geçmeyen taraf, istinaf yoluna başvuramaz. Ayrıca HMK'nin ek 1. maddesinin 1. Fıkrasında; "HMK'nin 341. maddesindeki parasal sınırın her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların; o yıl için 04/01/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 298. maddesi hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanır. Bu şekilde belirlenen sınırların on Türk lirasını aşmayan kısımları dikkate alınmaz." hükmünün yanı sıra, aynı maddenin 2. fıkrasında; "HMK'nin 341. maddesindeki parasal sınırların uygulanmasında hükmün verildiği tarihteki miktarın esas alınacağı" düzenlenmiş bulunmaktadır. Yeniden değerleme oranındaki artış sonucu yerel mahkeme hükmünün verildiği 2021 yılı için HMK'nin 341/2. maddesindeki kesinlik sınırı 5.880 TL olacaktır. Bu halde davanın reddedilen kısmının kararın verildiği tarih itibarı ile 2021 yılı için öngörülen kesinlik sınırının altında kalması nedeniyle, davacı vekilinin ilk derece mahkemesince verilen karar için HMK'nin 341/4. maddesi gereğince istinaf hakkı yoktur. Yerel mahkemece, karara karşı kanun yolunun açık olduğunun belirtilmesi de sonuca etkili değildir. Bu nedenle davacı vekilinin istinaf dilekçesinin HMK'nin 341/4. ve 352. maddeleri gereğince reddine karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :

A-Davacı vekilinin ilk derece mahkemesinin kararına yönelik istinaf dilekçesinin, HMK'nin 352/1-b maddesi gereğince reddine,

B-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, Yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nin 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına, Buna göre:1-Davanın kısmen kabulüne,2-39.452,60 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 25/05/2017 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,3-3.130,25 TL geçici iş göremezlik tazminatının 25/05/2017 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 2.908,83 TL nispi karar ve ilam harcından, peşin ve tamamlama harcı toplamı 169,94 TL karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 2.738,89‬ TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 5-Davacı tarafından harcanan 31,40 TL başvurma harcı, 4,60 TL vekâletname harcı 750 TL bilirkişi ücreti, 607 TL tebligat posta masrafı olmak üzere toplam 1.393‬ TL yargılama giderinin kabul ve ret oranına göre takdiren hesaplanan 1.301,88 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine6-Davacı tarafından yatırılan 31,40 TL peşin harç, 138,54 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 169,94‬ TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 6.335,77 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 2.980,27 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 9-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının yatırana iadesine,

C-İstinaf İncelemesi Bakımından: 1-Davacı ve davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından yatırana iadesine,2-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan 33 TL posta ve tebligat gideri ile 162,10 TL istinaf başvuru harcının davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 3-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 4-İstinaf için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 27/06/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanıngereğiistanbulTazminatkonusudüşünüldüMaddimahkemesihüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:25

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim