SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 40. HD 2022/1737 E. 2024/940 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2022/1737

Karar No

2024/940

Karar Tarihi

13 Haziran 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

40. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

DOSYA NO: 2022/1737

KARAR NO: 2024/940

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi

TARİHİ: 29/03/2022

NUMARASI: 2019/603 (E) - 2022/283 (K)

DAVANIN KONUSU: Maddi Tazminat

KARAR TARİHİ: 13/06/2024

Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 22/10/2019 tarihinde, davalı nezdinde zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesiyle sigortalı ... plakalı çekicinin dava dışı ... iradesindeki ... plakalı traktöre bağlı römorka arkadan çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında ... plakalı traktörde yolcu olarak bulunan davacının yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 150 TL (sürekli iş göremezlik zararı için 50 TL, geçici iş göremezlik zararı için 50 TL ve bakıcı gideri zararı için 50 TL) maddi tazminatın diğer kusurlu kişilerin kusurlarına düşen sorumluluk dahil olmak üzere (... plakalı araç sürücüsünün kusuruna düşen kısım hariç) limit sınırları içerisinde temerrüt tarihi olan 05/12/2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt (avans) faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 02/02/2022 tarihli talep artırım dilekçesiyle, fazlaya ilişkin hakları ve ıslah hakları saklı kalmak kaydıyla; bakıcı gideri için talebini 3.069,60 TL'ye, sürekli iş göremezlik zararı için talebini 386.245,73 TL'ye artırmıştır. Davalı vekili cevap dilekçesinde davanın reddini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince; davanın kabulü ile geçici ve sürekli iş göremezlik maddi tazminat yönüyle, 386.245,73 TL tazminatın, bakıcı giderleriyle yönüyle 3.069,60 TL tazminatın temerrüt tarihi olan 03/12/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine (poliçe limitleri ile sınırlı olmak üzere) karar verilmiştir. Karara karşı istinaf başvurusunda bulunan davalı vekili dilekçesinde özetle; dosya kapsamına giren ve hesaplamada yer verilen %51 maluliyeti oranını gösterir maluliyet raporunun taraflarına tebliğ edilmeden karar verildiğini, dolayısıyla hukuki dinlenilme hakları ihlal edildiğini, hükme dayanak yapılan Hacettepe Üniversitesi Adli Tıp Raporunda davacının sürekli iş gücü kaybı oranının %51 olduğunun tespit edildiğini, maluliyet tespitinin Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre yapılması gerektiğini, yürürlükten kaldırılmış olan bir yönetmeliğe göre maluliyet hesaplaması yapılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, Yeni Genel Şartlar uyarınca maluliyet zararının TRH mortalite tablosuna göre ve %1,8 teknik faiz üzerinden yaralananın vergilendirilmiş gelirine göre hesaplanması gerektiğini, Anayasa Mahkemesinin 09/10/2020 tarihli RG'de yayımlanan 2019/40 Esas - 2020/40 Karar sayılı kararının geriye yürümeyeceğini, geçici iş göremezlik zararı ve bakıcı gideri taleplerinin teminat kapsamında olmamasına rağmen bu zarardan müvekkili şirketin sorumlu tutulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu zararların SGK tarafından ödenmesi gerektiğini, başvuru sahibinin geçici iş göremezlik zararının SGK tarafından karşılanıp karşılanmadığının araştırılmadan hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, dosya kapsamında davacının mesleği ve kazancına dair bilgi ve belge bulunmadığını, çalışmayan ve aylık geliri olmayan davacı için geçici iş göremezlik tazminatı hesaplanmasının hatalı olduğunu, bu nedenle geçici iş göremezlik açısından davanın reddi gerektiğini, davacının müvekkili şirkete usulüne uygun başvurusu bulunmadığından müvekkili şirketin temerrüde düşmediği gibi dava açılmasına da sebebiyet vermediğini, bu nedenle faiz, yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumluluğu bulunmadığını, davacının traktörde yolcu olması nedeni ile ayrıca müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, mahkemenin kararının gerekçesiz ve denetime elverişsiz olduğunu, avans faize hükmedilmesinin yasal dayanaktan yoksun olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. Katılma yoluyla istinaf başvurusunda bulunan davacı vekili dilekçesinde özetle; hükme esas alınan hesap bilirkişi raporunda maddi tazminat hesaplamasına ilişkin olarak kullanılan yöntem, kusur oranları, bakiye ömür tablosu, gelire ilişkin veriler ve diğer verilerin hatalı olduğunu, kararın bu yönüyle kaldırılması gerektiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. HMK'nin 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri tazminatı istemine ilişkindir. 1-Davalı vekilinin istinaf itirazlarının incelenmesi; Davacının, 22/10/2019 günü meydana gelen trafik kazasında yaralanmasından kaynaklanan sürekli iş göremezlik oranı ile iyileşme süresinin, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığının 25/01/2021 tarihli raporuyla amaç ve kapsam olarak tazminat hukuku ilkeleri bağlamında hükümler içeren ve haksız fiile maruz kalan kişideki travmatik lezyonlar ile birlikte meslek veya iş türü, meslek grup numaraları, iş kolları ve kişilerin yaşlarına yönelik ayrı ayrı cetveller içerdiğinden tıbbi kıyas/takdir metoduna elverişli olması nedeniyle bilirkişi/adli tıp uzmanının yorumuna olanak veren Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre belirlenmesinin yerinde olduğu kabul edilmiştir. İlk derece mahkemesince alınan ve davacının maluliyet oranını ilgili yönetmeliklere göre alternatifli olarak değerlendiren aktüer bilirkişi kök ve ek raporlarının davalıya tebliğ edildiği, davalı vekilinin aktüer rapora ilişkin itiraz dilekçelerinde maluliyet raporuna yönelik itirazlarını da ileri sürdüğü dikkate alındığında hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğinden bahsedilemeyeceğinden aksi yöndeki istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. 25/2/2011 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6111 sayılı Kanun ile değişik 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun (KTK) 98. maddesinde belirtilen tedavi giderleri yönünden sorumluluğun SGK'ye geçmesine karşın belgeye dayanmayan tedavi giderlerinden (geçici iş göremezlik, bakıcı gideri, tedavi yol gideri vb.) zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçesini düzenleyen sigorta şirketi ile araç işleteni ve sürücüsünün sorumluluğu devam ettiğinin anlaşılması karşısında, davalının geçici iş göremezlik tazminatından ve bakıcı giderinden sorumlu tutulmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. 2918 sayılı KTK'nin 90. maddesinde yer alan "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir" bölümündeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda" ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 7/7/2020 gün ve 2019/40 (E) - 2020/40 (K) sayılı kararıyla, Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmesi nedeniyle işgücü kaybı tazminat hesaplamasının %1,8 teknik faiz uygulanarak yapılmasına ilişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması olanağı bulunmadığının anlaşılması karşısında, davacının sürekli sakatlıktan kaynaklanan zararının işleyecek (bilinmeyen) devre bakımından her yıl için gelirin %10 artırılıp %10 iskonto edilmesi esasına dayanan progresif rant yöntemi kullanılarak hesaplanmasında isabetsizlik görülmemiştir. Bolu Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün 08/01/2020 tarihli yazısına göre davacıya rücuya tabi ödeme yapılmadığı, aylık ve gelir bağlanmadığının anlaşılmasına, ev hanımı olan davacı için %100 maluliyet döneminde geçici iş göremezlik tazminatı hesaplanmasının yerinde olmasına göre davalı vekilinin bu hususlara ilişkin itirazı kabul görmemiştir. Davacının ceza yargılamasında alınan ifadesinde kaza esnasında traktörün römorkunda bulunduğunu beyan ettiği anlaşılmakla yolcu taşımaya müsait olmayan traktör römorkunda amaç dışı yolculuk yapmasından dolayı hükmedilen tazminattan yerleşik Yargıtay içtihatları uyarınca %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerekirken ilk derece mahkemesince müterafik kusur değerlendirilmeden karar verilmesi doğru olmamıştır. Davacı tarafça dava açılmadan önce 22/11/2019 tarihinde davalı sigorta şirketine başvuruda bulunulduğu ve davalının 8 iş günü sonrası temerrüde düştüğü anlaşılmakla faize karar verilmesinde, dava açılmasına davalı sebebiyet verdiğinden yargılama giderlerinden ve avukatlık ücretinden sorumlu tutulmasında, davalıya trafik sigortalı ... plakalı aracın dosyada bulunan araç özet bilgilerine göre kullanım amacının yük nakli-ticari olduğu anlaşılmakla avans faizine hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. 2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun incelenmesi; Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, hükme esas alınan hesap bilirkişi raporunda kullanılan yöntem, kusur oranları, bakiye ömür tablosu, gelire ilişkin veriler ve diğer verilerin hatalı olduğunu belirtmiş ise de somut olarak istinaf nedenlerini bildirmemiştir.HMK'nin 342/2-e maddesinde istinaf dilekçesinde başvuru sebepleri ve gerekçesinin bulunması gerektiği düzenlenmiş, aynı kanunun 342/3. maddesinde ise "İstinaf dilekçesi, başvuranın kimliği ve imzasıyla, başvurulan kararı yeteri kadar belli edecek kayıtları taşıması durumunda diğer hususlar bulunmasa bile reddolunmayıp, 355 inci madde çerçevesinde gerekli inceleme yapılır." düzenlemesi yer almaktadır. Somut olayda davacı vekilinin istinaf dilekçesinin incelenmesinde, hükme esas alınan hesap bilirkişi raporunun hatalı olduğu belirtilmiş olmakla beraber istinaf sebeplerinin neler olduğu, karardaki usul ve yasaya aykırı hususların neler olduğu konusunda bir açıklamada bulunulmamıştır. HMK'nin 355.maddesinde düzenlenen "kamu düzenine aykırılık" ile sınırlı olarak yapılan incelemede ise ilk derece mahkemesi kararında kamu düzenine aykırılık oluşturacak bir eksiklik tespit edilmemiştir. Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının (hesaplanan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle) HMK’nin 353/1-b/2. maddesi uyarınca düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına karar verilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

A-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine,

B-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile Yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nin 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına, Buna göre: 1-Davanın kısmen kabulü ile 6.461,24 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 302.535,34 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 2.455,68 TL geçici bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 311.452,26 TL maddi tazminatın 03/12/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Alınması gereken 21.275,30 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 1.373,76 TL harcın mahsubu ile bakiye 19.901,54 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,3-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 44,40 TL karar ve ilam harcı ile 1.329,36 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.373,76 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,4-Dairemizin karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 48.717,84 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5-Davacının davasının reddedilen kısmı takdiri indirim nedenine dayandığından reddedilen miktar üzerinden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 6-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanacak 1.320 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 7-Davacı vekili tarafından yapılan 933,80 TL posta ve tebligat gideri, 4.900 TL bilirkişi ücreti, 3.902 TL ATK maluliyet rapor giderleri, 44,40 TL başvuru harcı, 6,40 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 9.786,60 TL yargılama giderinin kabul ve ret oranına göre hesaplanan 7.829,28 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 8-Karar kesinleştiğinde yatırılan ancak kullanılmayan gider avansının yatıranlara iadesine,

C-İstinaf İncelemesi Bakımından: 1-Davalı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından iadesine, 2-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan 38,50 TL posta ve tebligat gideri ile 220,70 TL istinaf başvuru harcının davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 3-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,9‬0 TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 4-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle sarf ettiği yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 5-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 6-İstinaf için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.13/06/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanıngereğiistanbulTazminatkonusudüşünüldüMaddimahkemesihüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:25

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim