SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 40. HD 2023/1679 E. 2024/931 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2023/1679

Karar No

2024/931

Karar Tarihi

13 Haziran 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

40. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

DOSYA NO: 2023/1679

KARAR NO: 2024/931

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

TARİHİ: 16/03/2023

NUMARASI: 2014/1327 (E) - 2023/237 (K)

DAVANIN KONUSU: Maddi ve Manevi Tazminat

KARAR TARİHİ: 13/06/2024

Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 17/03/2014 günü, davalılardan ...'e ait, ... Şirketine zorunlu mali sorumluluk sigorta (ZMSS) poliçesi ile sigortalı, ...nın idaresindeki ... plakalı araç ile davalılardan ...Ltd. Şti'ne ait, ... Sigorta Anonim Şirketine ZMSS poliçesi ile sigortalı, ...'in idaresindeki ... plakalı aracın çarpıştığını, bu çarpışma nedeniyle ... plakalı aracın savrularak yaya davacıya çarpması sonucu davacının yaralandığını belirterek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 107. maddesi uyarınca toplanacak delillere göre maddi tazminat tutarı belirlenerek (fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere) işleten ve araç sahibi yönünden olay tarihinden; sigortacı yönünden sigorta limitini aşmamak üzere bildirim tarihinden itibaren işletilecek avans faiziyle birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, ayrıca her bir işleten için 25.000 TL olmak üzere 50.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek avans faiziyle birlikte malik ve sürücüden tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 09/12/2022 tarihli ıslah dilekçesiyle maddi tazminat talebini 106.519,35 TL'ye yükseltmiş, 50.000 TL manevi tazminatın işleten ve araç sahibi yönünden olay tarihinden, sigorta şirketinden sigorta limitini aşmamak üzere bildirim tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı ... Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın müvekkili şirkete ZMSS poliçesi ile sigortalı olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalılar ... San. Tic. Ltd. Şti. ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ... Şirketinin araç kiralama işiyle uğraştığını, kazaya karışan ... plakalı aracı diğer müvekkili ...'e 01/02/2014 tarihinde 1 yıllığına kiraladığını, dolayısıyla müvekkili şirketin işleten sıfatı bulunmadığından davanın husumet nedeniyle reddini, müvekkillerinin kazanın meydana gelmesinde kusurlarının bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde ZMSS poliçesiyle sigortalı olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun kanıtlanması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince; "1-Açılan davanın kısmen kabul kısmen reddi ile,

A-Maddi tazminat davası yönünden Açılan davanın kabulüne; Geçici iş göremezlik tazminatı 7.864,82 TL ve sürekli iş göremezlik tazminatı 98.654,53 TL olmak üzere toplam 106.519,35‬ TL'nin;

A-Kusur oranı nazara alınarak davalılar ..., ... İnşaat Ltd. ve ... Sigorta AŞ'nin sorumluluğu 79.889,51 TL ile sınırlı olmak kaydıyla; 79.889,51 TL'nin davalılar ..., ... İnşaat Ltd. yönünden kaza tarihi olan 17/03/2014 tarihinden, diğer davalı ... Sigorta yönünden dava tarihi olan 25/09/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi birlikte (davalı sigorta şirketi yönünden kaza tarihinden geçerli olan poliçe limitleri ile sınırlı olmak kaydıyla ) müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

B-Kusur oranı nazara alınarak davalılar ... Sigorta AŞ, ... ve ...'in sorumluluğu 26.629,84‬ TL ile sınırlı olmak kaydıyla; 26.629,84‬ TL'nin davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihi olan 17/03/2014 tarihinden, diğer davalı ... Sigorta yönünden dava tarihi olan 25/09/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi birlikte (davalı sigorta şirketi yönünden kaza tarihinden geçerli olan poliçe limitleri ile sınırlı olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

C-Manevi tazminat davası yönünden Açılan davanın kısmen kabulüne; Tarafların ekonomik ve sosyal durumları, kusur durumu, paranın satın alma gücü, manevi tazminatın zenginleşme amacı olmayışı ile birlikte haksız fiil karşısında da caydırıcı olması gerektiği, ihlal edilen şahsi hakkın niteliği, olayın oluş şekli, zararın ağırlığı ve hakkaniyet ilkesi nazara alınarak toplam 30.000 TL manevi tazminata hükmedilmesine, hükmedilen 30.000 TL'nin

A-Kusur oranı nazara alınarak davalılar ... ve ... yönünden sorumlulukları 7.500‬ TL olmak kaydıyla, diğer davalılar olan ... ve ... İnşaat Ltd.'nin yönünden sorumluluğu 22.500‬ TL olmak kaydıyla haksız fiil tarihi olan 17/03/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalılar ..., ..., ... İnşaat Ltd. ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine "karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili, davalı ... vekili, davalı ... Sigorta Şirketi vekili ile davalı ... İnş. Oto. Hay. Gıda Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkili lehine takdir edilen manevi tazminat miktarının yetersiz olduğunu, kaza nedeniyle müvekkilinin yüz ve boyun bölgesindeki yaralanmalardan ve akabindeki tedavi sürecindeki müdahalelerden dolayı müvekkilinde kalıcı izler oluştuğunu, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT) gereğince reddedilen manevi tazminat yönünden belirlenen vekalet ücretinin davacı tarafa verilen vekalet ücretini geçemeyeceğinin belirtildiğini, kabul kısmının ret kısmına kıyasla daha fazla olmasına karşın aynı miktarda vekalet ücreti hükmedildiğini belirterek bu yönlerden kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkemece ıslah dilekçesinin taleple bağlılık ilkesine açıkça aykırı olacak şekilde talep artırım olarak kabul edildiğini, ıslah harcı ödenmiş olmakla mahkemece dilekçenin niteliğinin farklı yorumlanmasının açıkça usul ve yasaya aykırı olduğunu, ıslah ile artırılan miktar yönünden zamanaşımı defini ileri sürmelerine rağmen mahkemece bu hususta karar verilmediğini, davacı tarafça sunulan ıslah dilekçesinde açıkça "kısmi açılan tutar" yönünden ibaresi belirtilmiş olmakla davanın kısmi dava olarak açıldığının belirtildiğini, dolayısıyla bu davada dava edilmeyen 103.519,35 TL'lik kısmın 17/03/2022 tarihinde zamanaşımına uğradığını, tahkikat aşaması sona ermeden önce verilen süre içerisinde talep artırım dilekçesinin sunulmadığını, dava değerinin ıslah ile değiştirildiğinin kabulü gerektiğini, ıslah ile tüm davalılar açısından artırılan maddi tazminatın davalı ... açısından bir kısmı kabul edildiğinden davalı ... yararına vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, ancak mahkemece sorumluluk miktarları belirtilmiş olmasına rağmen reddedilen miktarlar yönünden kısmen ret kararı ihdas edilmediğini, davacının, kaldırım mevcut iken yaya yolu dışında taşıt yolundan geçmekte iken kazaya maruz kaldığını, bu nedenle yaya olan davacının taşıt yolu üzerinde yürümesi sebebiyle müterafik kusurlu olduğundan tazminattan indirim yapılması gerektiğini, İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesince mahkemeye sunulan 12/03/2021 tarihli raporda kazanın meydana geldiği güzergahın hangisinin ana yol olduğu, hangisinin tali yol olduğunun krokiden anlaşılmadığı, bu nedenle dosyadaki veriler ile sağlıklı rapor tanzim edilemeyeceği bildirilmiş olmasına rağmen mahkemece kazanın olduğu yerde keşif incelemesi yapılarak dosyanın tekrar ATK'ye gönderilmesi yönünde karar verilmesi gerektiği halde dosyanın başkaca bilirkişiye tevdi edilerek eksik kroki ve bilgilerle hazırlanmış raporun hükme esas alındığını, sunulan uzman raporu ile dosyada mevcut kusur raporu arasındaki çelişkinin giderilmediğini, davalı ... yönetimindeki ... plakalı aracın müvekkiline ait ... plakalı araca çarpması sonucunda müvekkilinin aracının sürüklenerek taşıt yolunda olan davacıya çarptığını, müvekkiline ait aracın 1. kaza nedeniyle hakimiyetini kaybederek takla atması ve de taşıt yolunda yürümekte olan davacıya çarpması olayında müvekkiline ait aracın davalı sürücüsü için bu kazanın önlenemez ve de öngörülemez halde olduğunu, bu nedenle haksız fiil ile zarar arasında aranan illiyet bağının kesintiye uğradığını, nitekim dosyaya sunulan uzman raporunda da bu hususun detaylı şekilde açıklandığını, olayın 3. kişinin ağır kusuru ve de taşıt yolunda yürümekte olan zarar görenin kusuru sonucunda meydana geldiği açık olup, müvekkilinin sorumluluğunun bu husus gözetilerek değerlendirilmesi gerektiğini, müvekkilinin ve müvekkiline ait aracın sürücüsünün kusuru bulunmadığından kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı ... İnş ... Şti. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkili ... Şirketinin araç kiralama işiyle uğraştığını, müvekkili ... Şirketinin trafik kazasına karışan ... plakalı aracı 05/02/2014 tarihinde davalı ...'e 1 yıllığına, kaskosuz ve tüm sorumluluklar ...'e kiraladığını, dolayısıyla müvekkili şirket işleten sıfatını kaybettiğinden davanın kendisine yöneltilemeyeceğini ve müvekkili şirkete izafe edilecek herhangi bir kusur da bulunmadığını, mahkemece bu konudaki itirazlarının değerlendirilmediğini, mahkemece usul ve yasaya aykırı olarak nihai karar verilmeden önce müvekkili şirkete tahkikatın bittiğinin tefhim edilmesinden sonra yokluğunda aynı duruşmada sözlü yargılamaya geçileceğine dair ihtarı içerir şekilde tahkikat duruşma gününü bildirir tebligat çıkarılmadan müvekkili şirketin yokluğunda sözlü yargılamaya geçilerek nihai karar verildiğini, manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı ... Sigorta Şirketi vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; aleyhe kabul anlamına gelmemek kaydıyla sigortalı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda kusuru bulunmadığını, hükme esas alınan maluliyet raporunun usule, yasaya ve ilgili yönetmeliklere uygun olmadığını, rapora ilişkin itirazlarının değerlendirilmediğini, tespit edilen arazların kazayla illiyetinin irdelenmediğini, maluliyet raporunda davacının iyileşme sürecinin değerlendirilmediğini, hükme esas alınan hesap bilirkişi raporunda TRH 2010 yaşam tablosuna ve %1.8 teknik faiz uygulanarak hesap yapılması gerektiğini, progresif rant yönteminin kullanılmasının hatalı olduğunu, müvekkili şirketin geçici iş göremezlik teminatı, geçici bakıcı gideri ve tedavi giderinden sorumluluğunun bulunmadığını, dava konusu kazanın iş kazası olduğunu, SGK tarafından hak sahibine ödenmesi muhtemel tazminatlara ilişkin itirazlarının dikkate alınmadığını, davacıya ödenen geçici iş göremezlik ödemelerinin SGK'den sorulması gerektiğini, bilirkişi raporunda davacının SGK hizmet dökümünün incelenmediği ve emsal ücret üzerinden hesap yapıldığını, davacının gerçek gelirinin tespiti ile aksi aksi halde asgari ücret esas alınarak hesap yapılması gerektiğini, kişinin geliri SGK hizmet dökümü ile belli olduğu halde emsal gelir üzerinden benzer ücretli çalışan ile kıyaslama yapılarak gelir tespiti yapılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. HMK'nin 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Öncelikle, HMK'nin 184. maddesine göre "(1) Hâkim, tarafların iddia ve savunmalarıyla toplanan delilleri inceledikten sonra, duruşmada hazır bulunan taraflara tahkikatın tümü hakkında açıklama yapabilmeleri için söz verir. (2) Mahkeme tarafların tahkikatın tümü hakkındaki açıklamalarından sonra, tahkikatı gerektiren bir husus kalmadığını görürse, tahkikatın bittiğini taraflara tefhim eder.” 28/07/2020 tarihli ve 31199 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7251 sayılı Kanun’un 20. maddesi ile değişik HMK'nın 186. maddesi, "(1)Mahkeme, tahkikatın bittiğini tefhim ettikten sonra aynı duruşmada sözlü yargılama aşamasına geçer. Bu durumda taraflardan birinin talebi üzerine duruşma iki haftadan az olmamak üzere ertelenir. Hazır bulunsun veya bulunmasın sözlü yargılama için taraflara ayrıca davetiye gönderilmez. (2) Sözlü yargılamada mahkeme, taraflara son sözlerini sorar ve hükmünü verir. Şu kadar ki, 150 nci madde hükmü saklıdır." hükmü düzenlenmiştir. Mahkemece 16/03/2023 günlü duruşmada karar verildiği, davalı ... Şirketi vekilinin belirtilen duruşmaya katılmadığı ve geçerli bir mazeret de bildirmediği, son oturumun yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan 7251 sayılı Kanunun 20. maddesi ile değişik 186. maddesi gereğince sözlü yargılama için ayrı bir gün verilmesi gerekmediğinden davalı ... şirketi vekilinin bu hususa ilişkin istinaf nedeni yerinde değildir. 1-Kusura yönelik istinaf itirazlarının incelenmesi; Ceza yargılamasının yapıldığı İstanbul Anadolu 23. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/253 Esas-2015/576 K. sayılı dosyasında alınan 10/06/2015 tarihli kusur raporunda; kazanın meydana gelmesinde müşteki sanık ...'in asli kusurlu, müşteki sanık ...'nın tali kusurlu olduğu, mağdur ...'nun kusursuz olduğu tespit edilmiş, mahkemece sanıklar ...'in ve ...'nın taksirle birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma suçundan cezalandırılmalarına karar verildiği, kararın temyiz edilmeden kesinleştiği anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesince kusur oranının tespiti için ATK Trafik İhtisas Dairesine yazılan yazıya verilen cevapta, olay yerindeki güzergahlardan hangisinin ana yol tali yol olduğunun mevcut veriler ile anlaşılamadığı, yine olay mahallinde ... Sokağın devamının ... Sokak olup olmadığının yani bu iki sokağın birbirinin simetriği olup olmadığı hususlarının krokiden anlaşılamadığı belirtilerek dosyanın işlemsiz iade edilmesi üzerine ilk derece mahkemesince bu kez kusur oranının tespiti için yerinde inceleme yetkisi verilmek suretiyle alınan 31/12/2021 tarihli bilirkişi raporunda; olay mahallinin yerleşim yeri olduğu, ... plakalı aracın istikameti olan ... Caddesinin hafif iniş eğimli olduğu, ... plakalı aracın istikametine göre sağ tarafta bulunan ... Sokağın belli bir açı ile ... Caddesi ile kesiştiği, ... plakalı aracın istikametine göre sol taraftaki ... Sokağın belli bir açı ile ... Caddesi ile kesiştiği, gerek ... Sokak, gerekse ... Sokağın keşif tarihindeki tespitlere göre ... Caddesine göre trafik yoğunluğu az olan sokak konumunda oldukları, ... Sokak ve ... Sokağın birbirine simetrik olmadıkları, ... Sokak başı ile ... Sokak başı arasında 20 m mesafe bulunduğu, keşif esnasında yol şerit çizgisi, hız kesici yatay yer işaretlemeleri tespit edilmiş ise de ilk tespitleri içeren trafik kazası tespit tutanağında ve Google araştırmalarında kaza tarihinde yer işaretlemeleri ve hız kesici çizgiler bulunmadığı, yolun geometrisinin değişmediği, davalı sürücü ... yönetimindeki ... plakalı araç ile ... Sokak istikametinden gelerek ... Caddesine çıkmadan önce uygun pozisyonda durup yeterli ve gerekli kontrolü yapıp far ışıkları altında düz seyir halinde olan ... plakalı aracın geçişini tamamlamasını takiben kavşağa girmesi gerekirken belirtilen hususlara riayet etmediği, kontrolsüz şekilde ... Caddesine girdiği, düz seyir halinde olan araç sürücüsüne geçiş hakkını vermediği, ... Sokak ile ... Sokağın birbirine simetrik olmadığı hususu ve çarpışma öncesine ait 2 m fren izi bulunduğu da dikkate alındığında, dikkatsiz ve özensiz davranışlarından dolayı %75 oranında kusurlu olduğu, davalı sürücü ... yönetimindeki ... plakalı araç ile yerleşim yerinde gece vakti açık havada aydınlatma bulunan mahalde ... Caddesini takiben Sarıgazi istikametinde Dudullu istikametine seyir halinde iken hızını tedbir alabilecek düzeye düşürüp kontrollü şekilde seyrine özen göstermediği, belli bir mesafede gördüğü araç nedeniyle zamanında etkili tedbir almadığı, çarpma noktasından öncesine ait 3 m fren izi bulunduğu hususu da dikkate alındığında, dikkatsiz ve özensiz davranışlarından dolayı %25 oranında kusurlu olduğu, davacı yaya ...'na çarpma noktası yol üzerinde işaretlenmiş ise de, ilk çarpışma sonucu savrulan ... plakalı aracın davacı yayaya ve devamında park halindeki araçlara çarptığı da dikkate alındığında, kazanın oluşumunda kusursuz olduğu tespit edilmiştir. Bilirkişi raporunun yerinde inceleme yapılmak suretiyle düzenlendiği, davalı sürücüler ile yaya davacının kaza sırasındaki konumları ve davranışları irdelenerek, olayın meydana gelmesine neden olan kusur oranının yasal dayanaklarıyla birlikte, eylemler ile sonuç arasında nedensellik bağını ortaya koyacak biçimde, dosya kapsamından anlaşılan oluşa, bilimsel ölçütlere, usul ve kanuna uygun olarak saptandığının anlaşılması karşısında hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmamaktadır. 2-Davalı ... vekilinin müterafik kusur, kısmi dava ve zamanaşımına kusura yönelik itirazlarının incelenmesi; Kazanın meydana geliş şekli ve davacı yayanın zararın artmasına neden olacak nitelikte davranışının bulunmamasına göre tazminattan müterafik kusur indirimi yapılmamasında usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. Dava dilekçesinde HMK'nin 107. maddesi gereği belirsiz alacak davası olarak maddi tazminat talep edildiğinin açıkça belirtilmiş olması, zararın bilirkişi raporu ile tam ve kesin olarak öğrenilmiş olması karşısında davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı konusunda duraksama bulunmamaktadır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 02.03.2016 tarih 2014/15-439 Esas 2016/207 K. sayılı kararında belirtildiği üzere; belirsiz alacak davası açan davacı, kısmi davanın sonuçlarından yaralanamayacağı gibi kısmi dava açan davacı da belirsiz alacak davasının sonuçlarından yararlanamaz. Hâkim de kısmi dava olarak açılmış bir davayı belirsiz alacak davası olarak nitelendiremeyeceği gibi, belirsiz alacak davası olarak açılan davaya da kısmi dava olarak devam edemez. Belirsiz alacak davasında zamanaşımı yalnızca dava açılan kısım için değil, davanın tamamı için kesilir. 6100 sayılı HMK hükümleri gereğince davacının iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın, davanın başında belirtmiş olduğu alacak talebini HMK'nin 107/1. maddesi hükmüne göre bilirkişi raporu ile tam ve kesin olarak belirlendiği anda arttırması mümkündür. HMK'nin 107/2. maddesi gereğince yapılacak bu artırım bir ıslah olmadığı gibi bu artırım nedeniyle zamanaşımının da gerçekleştiğinden söz edilemez. Bu durumda bilirkişi raporu ile maddi tazminat miktarının belirlenmesinden sonra başlangıçta istenen tazminatın artırılmasına ilişkin davacı vekilince 09/12/2022 tarihinde sunulan dilekçenin teknik anlamda ıslah değil, bedel artırımına ilişkin talep olduğu dikkate alındığında davalı vekilinin artırılan kısım için zamanaşımının dolduğuna yönelik istinaf itirazı yerinde görülmemiştir. 3-Maluliyet raporuna yönelik istinaf itirazının incelenmesi; İlk derece mahkemesince Marmara Üniversitesi Pendik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Ana Bilim Dalından alınan 06/11/2020 tarihli raporda; davacının “Klavikula orta-lateral bölümünde malunion şekilde kaynaşmış eski fraktür hattı” arızası Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği'ne ve bu yönetmelikte bahsi geçen Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği eklerindeki tablolara göre hesaplandığında % 4 meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, geçici iş göremezlik (iyileşme) süresinin kaza tarihinden itibaren 9 aya kadar uzayabileceği tespit edilmiştir. İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan maluliyet raporunun davacının kaza nedeniyle düzenlenen tüm tıbbi belgeleri incelenerek, kaza tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği eklerindeki tablolardan yararlanılmak suretiyle düzenlendiği anlaşılmakla davalı ... Sigorta Şirketi vekilinin maluliyet raporuna ilişkin itirazları yerinde görülmemiştir. 4-Davalı sigorta şirketinin aktüer raporuna yönelik istinaf itirazlarının incelenmesi; İlk derece mahkemesince hükme esas alınan aktüer bilirkişi ek raporunda davacının aylık gelirinin asgari ücret seviyesinde olduğu kabul edilerek, TRH 2010 yaşam tablosuna göre hesaplama yapılmasına, kaza tarihi (17/03/2014) itibarıyla geçici iş göremezlik zararının teminat kapsamında olmasına, SGK Beykoz Sosyal Güvenlik Merkezinin 09/02/2022 tarihli yazısına göre davacıya rücuya tabi herhangi bir ödeme yapılmadığı ve gelir bağlanmadığının bildirilmesine göre davalı ... Sigorta Şirketi vekilinin bu yönlere ilişkin itirazları yerinde değildir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 90. maddesindeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda" ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiş olmakla bedensel zarar tazminatı hesabında, yeni ZMSS Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması mümkün olmadığından ve %1,8 teknik faiz uygulaması da anılan cetvellerle getirildiğinden artık uygulanması mümkün değildir. Bu nedenle, tazminat hesaplamasının, %1,8 teknik faiz uygulanarak yapılması gerektiğine ilişkin istinaf itirazı da yerinde değildir. 5-Davalı ... Şirketi vekilinin işleten sıfatına yönelik itirazının incelenmesi; Davalı tarafça kazaya karışan ... plakalı aracın uzun süreli kiralanmasına ilişkin 3. kişileri bağlayıcı nitelikte sözleşme sunulmadığından araç maliki olan davalı ... şirketinin araç işleteni olarak tazminattan sorumlu tutulmasında isabetsizlik bulunmamaktadır. 6-Davalı ... vekilinin maddi tazminat yönünden lehe avukatlık ücretine hükmedilmemesine yönelik itirazının incelenmesi; Davacı tarafça dava dilekçesinde maddi tazminatın tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili talep edilmesine rağmen mahkemece davalıların kusur oranlarına göre tazminata karar verilmiş olup bu husus davacı tarafça istinaf edilmediğinden kararın kaldırılma nedeni yapılmamıştır.Buna göre maddi tazminat davası kabul edilen davacı aleyhine davalı ... lehine avukatlık ücretine hükmedilmemesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. 7-Hükmedilen manevi tazminat miktarına yönelik itirazların incelenmesi; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 56/1. maddesinde hâkimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebileceği hüküm altına alınmıştır. Aynı Kanunun 51.maddesi gereğince hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler. Somut olayda; tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına, kazanın oluş şekline, davacının kazanın oluşumunda kusurunun bulunmamasına, paranın alım gücüne ve olayın meydana geldiği tarihe göre davacı lehine hükmolunan manevi tazminat miktarının az olduğu, davacı için 50.000 TL manevi tazminatın dosya kapsamına ve hakkaniyete uygun olacağı sonucuna varılmakla bu yöne ilişkin davacı vekilinin istinaf itirazı yerinde görülmüş, davalı ... İnş ... Şirketinin istinaf itirazı ise kabul edilmemiştir. Açıklanan nedenlerle; davalı ... vekili, ... Sigorta Şirketi vekili ile davalıYüzgüllü İnş ... Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının manevi tazminat miktarı yönünden HMK’nın 353/1-b/2 maddesi uyarınca düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına karar verilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; I-Davalı ... vekili, ... Sigorta Şirketi vekili ve davalı ... İnşaat Otomotiv Hayvancılık Gıda Taahhüt Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine, II-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile,Yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nin 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına, Buna göre: 1-Maddi tazminat davasının kabulüne; Geçici iş göremezlik tazminatı 7.864,82 TL ve sürekli iş göremezlik tazminatı 98.654,53 TL olmak üzere toplam 106.519,35‬ TL'nin; a) Kusur oranı nazara alınarak davalılar ..., ... İnşaat Otomotiv Hayvancılık Gıda Taahhüt Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ve ... Sigorta AŞ'nin sorumluluğu 79.889,51 TL ile sınırlı olmak kaydıyla; 79.889,51 TL'nin davalılar ..., ... İnşaat Ltd. yönünden kaza tarihi olan 17/03/2014 tarihinden, diğer davalı ... Sigorta yönünden dava tarihi olan 25/09/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi birlikte (davalı sigorta şirketi yönünden kaza tarihinden geçerli olan poliçe limitleri ile sınırlı olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, b) Kusur oranı nazara alınarak davalılar ... Sigorta AŞ, ... ve ...'in sorumluluğu 26.629,84‬ TL ile sınırlı olmak kaydıyla; 26.629,84‬ TL'nin davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihi olan 17/03/2014 tarihinden, diğer davalı ... Sigorta yönünden dava tarihi olan 25/09/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi birlikte (davalı sigorta şirketi yönünden kaza tarihinden geçerli olan poliçe limitleri ile sınırlı olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,2-Manevi tazminat davasının kabulüne, 50.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 17/03/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ..., ..., ... ve ... İnşaat Otomotiv Hayvancılık Gıda Taahhüt Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinden müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 3-a) Maddi tazminat davası bakımından Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 5.457,25 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan karar ve ilam harcından maddi tazminat talebine isabet eden 92,42 TL harç ile 1.575 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.667,42 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.789,83‬ TL karar ve ilam harcının davalı ..., ... İnşaat Otomotiv Hayvancılık Gıda Taahhüt Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ve ... Sigorta AŞ'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye gelir kaydına,b) Maddi tazminat davası bakımından Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 1.819,08 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan karar ve ilam harcından maddi tazminat talebine isabet eden 30,81 TL harç ve 525 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 555,81 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.263,27 TL karar ve ilam harcının davalı ... Sigorta AŞ, davalı ... ve davalı ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 4-Manevi davası bakımından Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 3.415,5‬0 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan karar ve ilam harcından manevi tazminat talebine isabet eden 57,83 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.357,67‬ TL karar ve ilam harcının davalılar ..., ... İnşaat Otomotiv Hayvancılık Gıda Taahhüt Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi, ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 5-Maddi tazminat talebi yönünden AAÜT'ye göre davacı vekili için takdir olunan 16.977,90 TL vekalet ücretinin (davalılar ... Sigorta AŞ, ... ve ... yönünden kabul edilen toplam 26.629,84‬ TL dava değeri üzerinden belirlenen 9.200 TL'sinden davalılar ... Sigorta AŞ, ... ve ...'in sorumlu tutulması suretiyle) davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine, 6-Manevi tazminat davası bakımından, Dairemizin hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 17.900 TL vekalet ücretinin davalılar ..., ... İnşaat Otomotiv Hayvancılık Gıda Taahhüt Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi, ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 7-a)Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 181,05 TL harçtan maddi tazminat talebine isabet eden 123,23 TL'den (davalılar ..., ... İnşaat Otomotiv Hayvancılık Gıda Taahhüt Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ve ... Sigorta 92,42 TL'sinden sorumlu olmak kaydı ile) tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, b)Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 181,05 TL harçtan manevi tazminat talebine isabet eden 57,83 TL harcın davalılar ..., ... İnşaat Otomotiv Hayvancılık Gıda Taahhüt Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi, ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 8-Davacı tarafından yatırılan 2.100 TL ıslah harcından (davalılar ..., ... İnşaat Otomotiv Hayvancılık Gıda Taahhüt Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ve ... Sigorta 1.575 TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla) tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 9-Davacı tarafından bilirkişi ücreti, ATK fatura ücreti ve posta ücreti olarak sarf edilen toplam 5.533,25 TL'nin (davalı ... Sigorta AŞ'nin 1.383,31 TL'sinden, davalı ... Sigorta Şirketi 461,25 TL'sinden sorumlu olacak şekilde) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 10-Davalıların sarf ettikleri yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına, 11-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, III-İstinaf İncelemesi Bakımından: 1-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından iadesine,2-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan 235,25‬ TL posta ve tebligat gideri ile 492 TL istinaf başvuru harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,3-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 10.691,84 TL karar ve ilam harcından (davalı ... Sigorta Şirketi 7.276,34 TL'sinden sorumlu olmak üzere) peşin alınan 6.482,82‬ TL harcın mahsubu ile bakiye 4.209,02‬ TL karar ve ilam harcının davalı , ... Sigorta Şirketi ve davalı ... İnşaat Otomotiv Hayvancılık Gıda Taahhüt Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinden müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 4-Davalı ..., ... Sigorta Şirketi ve davalı ... İnşaat Otom. Hay. Gıda Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin istinaf başvurusu nedeniyle sarf ettiği yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,5-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 6-İstinaf için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 13/6/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanıngereğiveistanbulManeviTazminatkonusudüşünüldüMaddimahkemesihüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:25

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim