SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 40. HD 2021/1269 E. 2024/905 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/1269

Karar No

2024/905

Karar Tarihi

7 Haziran 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

40. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

DOSYA NO: 2021/1269

KARAR NO: 2024/905

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

TARİHİ: 15/03/2021

NUMARASI: 2020/48 Esas - 2021/198 Karar

DAVANIN KONUSU: Sürekli iş göremezlik tazminatı

KARAR TARİHİ: 07/06/2024

Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ...'ın Karayolları Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası bulunmayan ... plaka sayılı traktörün neden olduğu kazada yaralandığını, fazlaya ilişkin talep hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000 TL sürekli iş göremezlik tazminatının olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini savunmuştur. İlk derece mahkemesince; "duraklanılan yerin taşıt yolu ve karayolu sayılabilecek yerlerden olmadığı, traktörün eylemsiz ve sabit bulunduğu, hareket halinde olmadığı ve dava konusu kazanın trafik kazası olmadığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacılar vekili, yargısal kararlar çerçevesinde karayolu sayılan bir yerde meydana geldiğini, olaya sebebiyet veren traktör sürücüsünün Karayolları Trafik Kanunu hükümleri doğrultusunda kusurlu bulunduğunu, davacı küçüğün ağır kusuru sebebi ile olayın meydana geldiği yönündeki gerekçesine dayanak olacak hiçbir kusur incelemesi bulunmadığını belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. HMK'nin 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, trafik kazasından kaynaklanan bedensel zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Trafik kazası 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 3. maddesinde tanımlanmış olup buna göre "Karayolu üzerinde hareket halinde olan bir veya birden fazla aracın karıştığı ölüm, yaralanma ve zararla sonuçlanmış olan olaydır." Karayolları Trafik Kanununun 91. maddesi gereğince aynı Kanunun 85. maddesinde belirtilen, bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olması durumunda, poliçe limiti dahilinde işletenin sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere, mali sorumluluk sigortası yaptırılması zorunludur. Zorunlu mali sorumluluk sigortasının yaptırılmaması durumunda Sigortacılık Kanunu'nun 14. maddesi gereğince, zorunlu mali sorumluluk sigortasının kaza tarihindeki limitleri dahilinde işletenin üçüncü kişilere karşı sorumluluğunu Güvence Hesabı karşılayacaktır. Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası, motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan üçüncü kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü kişileri korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile ön görülen sorumluluğun bir kusur sorumluluğu olmayıp sebep sorumluluğu olduğu, böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, yargısal içtihatlarda kabul edilmektedir. Somut uyuşmazlıkta, olayın karayolu ile bağlantısı bulunan, Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına göre karayolu ile bağlantısı bulunan ve bu itibarla karayolu sayılan bahçelik alanda meydana geldiği, davacı ...'ın motoru çalışır halde ancak sabit-hareketsiz durmakta olan traktörün değişik dönen parçaların bulunduğu motor kısmına elini sokmasıyla yaralandığı anlaşılmıştır. Dosya kapsamından davaya konu kaza sırasında traktör sürücüsünün aracın direksiyonunun başında (şoför koltuğunda) ve traktörün de çalışır vaziyette olduğu, tarım işçilerinin traktörün kasasından indikleri ve sürücünün işçilere yevmiyelerini dağıttığı sırada davacı çocuğun elini çalışır durumdaki motorun içine sokup dönen pervaneye kaptırması ile yaralandığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, sürücüsü direksiyon başında ve duraklama halinde çalışır durumdaki aracın 2918 sayılı Kanun'un 85/1 maddesi kapsamında işletilme halinde olan araç olarak kabul edilmesi gerekir. Dolayısıyla davalı Güvence Hesabının sorumluluğunun, anılan Kanun'un 85/3 maddesindeki "işletilme halinde olmayan" aracın sebep olduğu kaza kapsamında kabul edilmesi olanağı bulunmayıp mahkemenin bu yöndeki kabulü yerinde görülmemiştir. Bu nedenle aracın KTK'nin 85/1. maddesinde tanımlanan işletilme halinde olduğu, dolayısıyla kazanın trafik kazası niteliğinde bulunmasına göre yukarıdaki açıklamalar kapsamında bir değerlendirme yapılması gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Bununla birlikte, Mahkemece alınan 16/11/2020 tarihli kusur heyet raporu ile ceza dosyasında alınan 17/07/2019 tarihli kusur heyet raporu arasında sorumlulukların kapsamı ve derecesince farklılıklar olduğu anlaşılmaktadır. Dolayısıyla, Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek uzman bilirkişi kurulundan, önceki raporlardaki farklılıkların irdelendiği, denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli şekilde alınacak kusur raporu doğrultusunda aktüer bilirkişiye kalıcı maluliyete ilişkin tazminat hesabı yaptırılarak varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekmektedir.

KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nin 353/1-a/6. maddesi uyarınca kaldırılmasına,2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,3-İstinaf başvurusu için yatırılan karar ve ilam harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana iadesine, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Davacılar vekili tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,6-İstinaf talep eden tarafından istinaf aşaması için yatırılan gider avansının yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.07/06/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınkarargereğiSüreklitazminatıistanbulkonusudüşünüldünumarasımahkemesigöremezlik

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:25

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim