SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 40. HD 2021/1077 E. 2024/851 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/1077

Karar No

2024/851

Karar Tarihi

30 Mayıs 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

40. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

DOSYA NO: 2021/1077

KARAR NO: 2024/851

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi

TARİHİ: 21/1/2021

NUMARASI: 2020/328 (E) - 2021/48 (K)

DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit

KARAR TARİHİ: 30/5/2024

Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ Dava, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 98'inci maddesinin 2'nci fıkrasında öngörülen ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'a (AATUHK) göre başlatılan icra takibi kapsamında ödenmesi istenen prim borcundan ötürü borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince, davanın kabulüne, KTK'nin 98'inci maddesine dayalı özel sigortacılık faaliyetinden doğan pirim alacağının 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun (5510 sayılı Kanun) 88'inci maddesinin 16'ncı fıkrası aracılığıyla AATUHK'ye göre takip edilemeyeceği gibi 5510 sayılı Kanun'un 88'inci maddesinin 20'nci fıkrası uyarınca davacının müteselsil sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, davalı Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından davacıya gönderilen 23/2/2017 gün ve ... sayılı toplam 5.751.058,77 TL meblağlı ödeme emrinin iptaline karar verilmiştir. Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili dilekçesinde özetle; kabul edilen dava değeri üzerinden nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, avukatlık ücretinin maktu olarak belirlenmesi için herhangi bir gerekli neden bulunmadığını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı SGK vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davaya konu uyuşmazlığın KTK'nin 98'inci maddesi aracılığıyla 5510 sayılı Kanun'un 89'uncu maddesinin 2'nci fıkrasının uygulanmasından kaynaklandığını; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 13/3/2013 gün ve 2012/10-1156 (E) - 2013/339 (K) sayılı kararında ".... sonuç olarak Kurumun süresinde aktarılmayan prim ve katkı payları için sigorta şirketlerine karşı 5510 sayılı kanunun 89. maddesine göre takip yaparak tahsil yetkisi bulunduğu gözetildiğinde ..." denilerek, sigorta şirketlerinden aktarılması gereken tutarların 5510 sayılı Kanun'un 89'uncu maddesi kapsamında bir borç olduğu ve tahsil yetkisinin bulunduğunun açıkça belirtildiğini; davalı Kurumun tahsil yetkisinin dayanağının 5510 sayılı Kanun'un 88'inci maddesinin 16'ncı fıkrası olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355'inci maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin konularla sınırlı biçimde yapılan incelemede: Davalı SGK tarafından, ... Sigorta AŞ'nin yönetim kurulu başkanı olarak görev yapan davacı ...'ten, 4.838.154,41 TL asıl alacak, 912.904,36 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 5.751.058,77 TL alacağın tahsili amacıyla 5510 sayılı Kanun'un 89'uncu maddesi uyarınca AATUHK'nin hükümlerine göre takibe başlandığı, ödeme emri kendisine tebliğ edilen davacının eldeki davayı 28/3/2017 günü açtığı anlaşılmıştır. Somut uyuşmazlıkta tartışılması gereken hukuki sorun, AATUHK hükümlerine göre başlatılan ve KTK'nin 98'inci maddesinin 2'nci fıkrasından kaynaklanan sigorta primi katkı payı alacağının kamu alacağı niteliğini taşıyıp taşımadığı ve dava dışı sigorta şirketinde yönetim kurulu başkanı olarak çalışan davacının, görev yaptığı dönemde ortaya çıkan ve KTK'nin 98'inci maddesinin 2'nci fıkrasından kaynaklanan sigorta primi katkı payı borcundan sorumlu olup olmadığına ilişkindir. Bilindiği gibi bir alacağın tahsilinde AATUHK hükümlerinin uygulanabilmesi için alacağın anılan Kanunun 1'inci maddesi uyarınca "amme alacağı" olarak nitelendirilmesi veya bu kapsama girmese dahi alacağın doğduğu Kanunda AATUHK hükümlerine açıkça atıfta bulunulması gerekmektedir. Bu çerçevede uyuşmazlığın çözüme kavuşturulması, KTK'nin 98'inci maddesinin 2'nci fıkrası uyarınca SGK tarafından tahsili öngörülen alacağın AATUHK'ye tabi olup olmamasına bağlıdır. KTK'nin 98'inci maddesinin 2'nci fıkrasında, "Trafik kazalarına sağlık teminatı sağlayan zorunlu sigortalarda; sigorta şirketlerince yazılan primlerin ve ...nca tahsil edilen katkı paylarının % 15’ini aşmamak üzere, münhasıran bu teminatın karşılığı olarak Hazine Müsteşarlığınca sigortacılık ilkeleri çerçevesinde maktu veya nispi olarak belirlenen tutarın tamamı sigorta şirketleri ve 3/6/2007 tarihli ve 5684 sayılı Sigortacılık Kanununun 14 üncü maddesinde düzenlenen durumlar için ... tarafından Sosyal Güvenlik Kurumuna aktarılır. Söz konusu tutar, ilgili sigorta şirketleri için sigortacılık ilkelerine göre ayrı ayrı belirlenebilir. Aktarım ile sigorta şirketlerinin ve ...nın bu teminat kapsamındaki yükümlülükleri sona erer. Cumhurbaşkanı söz konusu tutarı % 50’sine kadar artırmaya veya azaltmaya yetkilidir." hükmüne yer verilmiş; AATUHK'nin kapsamının belirlendiği 1'inci maddesinde ise KTK'nin 98'inci maddesinin 2'nci fıkrasından doğan alacaktan söz edilmemiştir.Öte yandan 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununa ekli IV sayılı listede yer verilen davacı SGK, anılan Kanuna ekli (I) sayılı cetvelde Genel Bütçe Kapsamındaki Kamu İdareleri arasında sayılmaması nedeniyle "alacaklı amme idaresi" niteliğini de taşımamaktadır. Bununla birlikte KTK'nin 98'inci maddesinin 3'üncü fıkrasında bu madde çerçevesinde sigorta şirketleri ve ... tarafından ödenecek meblağın süresinde ödenmemesi halinde 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Kanun'un 89'uncu maddesinin ikinci fıkrasının uygulanacağı belirtilmiştir. Bu itibarla somut uyuşmazlığın çözümü bakımından bu düzenlemenin de incelenmesi gerekmektedir. 5510 sayılı Kanunun 89'uncu maddesinin 2'nci fıkrasında "Kurumun prim ve diğer alacakları süresi içinde ve tam olarak ödenmezse, ödenmeyen kısmı sürenin bittiği tarihten itibaren ilk üç aylık sürede her bir ay için %3 (%2) oranında gecikme cezası uygulanarak artırılır. Ayrıca, her ay için bulunan tutarlara ödeme süresinin bittiği tarihten başlamak üzere borç ödeninceye kadar her ay için ayrı ayrı Hazine Müsteşarlığınca açıklanacak bir önceki aya ait Yeni Türk Lirası cinsinden iskontolu ihraç edilen Devlet iç borçlanma senetlerinin aylık ortalama faizi bileşik bazda uygulanarak gecikme zammı hesaplanır. Ancak, ödemenin yapıldığı ay için gecikme zammı günlük hesaplanır. Cumhurbaşkanı, ilk üç ay için uygulanan gecikme cezası oranını iki katına kadar artırmaya veya bu oranı %1 oranına kadar indirmeye, yeniden kanunî oranına getirmeye ve uygulama tarihini belirlemeye yetkilidir. Dava ve icra takibi açılmış olsa bile, prim ve diğer Kurum alacaklarının ödenmemiş kısmı için gecikme cezası ve gecikme zammı tahsil edilir." biçiminde düzenlemeye yer verilmiştir. Yukarıda açıklanan KTK'nin 98'inci maddesinin 3'üncü fıkrası, gerek özel sigorta şirketlerinin gerekse ...nın anılan maddenin 2'nci fıkrası uyarınca SGK'ye süresinde ödeme yapmamaları durumunda uygulanacak usulü belirlemektedir. Maddenin gönderme yaptığı 5510 sayılı Kanunun 89'uncu maddesinin 2'nci fıkrasında sigorta şirketlerinin ve ...nın SGK'ye vade tarihinde ödeme yapmamasının sonuçlarını düzenlemiş, bunun ötesinde alacağın AATUHK kapsamında takip ve tahsil edileceğine ilişkin düzenlemeye de yer vermemiştir. 5510 sayılı Kanunun 88'inci maddesinin 16'ncı fıkrasında ise, ödenmeyen prim ve diğer alacakların tahsilinde AATUHK'nin uygulanacağı hüküm altına alınmış olmakla birlikte, KTK'nin 98'inci maddesinin 2'nci fıkrası gereğince ... ve sigorta şirketlerinin yapması gereken ödemeler, 5510 sayılı Kanunun 88'inci maddesinin 16'ncı fıkrasında öngörülen "prim borcu" ve "diğer alacaklar" kapsamında bulunmamaktadır. Zira "prim borcu", 5510 sayılı Kanun uyarınca Sosyal Güvenlik Hukuku kapsamında sosyal sigorta kolları ve genel sağlık sigortası primlerine ilişkin borçları; "diğer alacaklar" ise 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna Göre Kullanılacak Yetkilere İlişkin Yönetmeliğin 3'üncü maddesinde tanımlanan alacakları kapsamaktadır. Özel sigortacılık faaliyetlerinden elde edilen ve KTK'nin 98'inci maddesinin 2'nci fıkrası gereğince ... ile sigorta şirketlerinin SGK'ye yapması gereken ödemeler ise, yukarıda açıklanan "prim borcu" ve "diğer alacaklar" kapsamında bulunmadığından 5510 sayılı Kanunun 88'inci maddesi gereğince AATUHK'ye göre takip edilemeyecektir. Hemen belirtmek gerekir ki, KTK'nin 98'inci maddesinin 2'nci fıkrasından kaynaklanan borç, yukarıda ayrıntılarıyla açıklandığı gibi 5510 sayılı Kanunun 88'inci maddesinin 16'ncı fıkrasında öngörülen "prim borcu" ve "diğer alacaklar" kapsamında bulunmadığından, sigorta şirketinde yönetim kurulu başkanı olarak çalışan davacının 5510 sayılı Kanunun 88'inci maddesinin 20'nci fıkrası uyarınca da sorumlu tutulamayacaktır. Yapılan açıklamalar ışığında somut uyuşmazlık değerlendirildiğinde, görülmekte olan davaya konu KTK'nin 98'inci maddesinin 2'nci fıkrasından kaynaklanan alacağın, gerek doğrudan AATUHK kapsamında, gerekse 5510 sayılı Kanunun 88'inci maddesinin 16'ncı fıkrası kapsamında bulunmaması nedeniyle davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. Diğer yandan, eldeki davanın, davacı aleyhine AATUHK kapsamında başlanan takipten kaynaklandığının anlaşılması karşısında, 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 168'inci maddesinin 2'nci fıkrası uyarınca, vekille temsil edilen davacı lehine maktu vekâlet ücretine hükmolunmasının yerinde olduğu sonucuna varılmıştır.

KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı ... ve davalı SGK vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı ilk derece mahkemesinin hükmüne yönelik istinaf başvurularının, HMK'nin 353/1-b/1'inci maddesi uyarınca ayrı ayrı esastan reddine,2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin yatırılan 59,30 TL istinaf karar ve ilam harcı mahsup edilerek, bakiye 368,3‬0 TL istinaf karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,3-5502 sayılı Kanun'un 36'ncı maddesinin 1'inci fıkrası uyarınca harçtan muaf olan SGK'den karar ve ilam harcı alınmasına yer olmadığında, 4-Davacı istinaf kanun yolu başvurusu nedeniyle harcadığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,5-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından, vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,6-İstinaf kanun yolu incelemesi için yatırılan gider avansından artan tutarın, HMK'nin 333'üncü maddesinin, 1'inci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesince kendiliğinden yatıran tarafa geri verilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nin 361'inci maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde, Dairemize ya da bulunulan yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilecek dilekçeyle Yargıtayda temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 30/5/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınkarargereğiTespitistanbulkonusudüşünüldüMenfimahkemesiaatuhk

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:45

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim