İstanbul BAM 40. HD 2021/1080 E. 2024/830 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
bam
2021/1080
2024/830
28 Mayıs 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
40. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
DOSYA NO: 2021/1080
KARAR NO: 2024/830
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 15/10/2020
NUMARASI: 2016/673 (E) - 2020/518 (K)
DAVANIN KONUSU: Maddi ve Manevi Tazminat
KARAR TARİHİ: 28/05/2024
Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 08/06/2014 tarihinde, davalılardan ... Sigorta AŞ nezdinde sigortalı, ...’e ait, ...in idaresindeki ... plakalı aracın müvekkilinin idaresindeki... plakalı araca arkadan çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığını, davalı ... Sigorta tarafından %28 maluliyet oranı ve asgari ücret üzerinden yapılan hesaplama sonucu 15/03/2015 tarihinde müvekkiline 91.361 TL ödeme yapıldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50.000 TL maddi tazminatın tüm davalılardan (sigortanın limiti dahilinde), 60.000 manevi tazminatın ise davalı malik ve sürücüden kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş, davacı vekili 17/03/2020 tarihinde sunduğu talep artırım dilekçesiyle maddi tazminat talebini 116.249 TL'ye artırmıştır. Davalı ... Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir. Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı def'inde bulunarak davanın usulden ve esastan reddini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince; "Davacının maddi tazminat talebinin kabulü ile ıslah ile artırılmış 116.249 TL'nin davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihi olan 08/06/2014 tarihinden, davalı ... Sigorta Şirketi yönünden ise poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydı ile dava tarihi olan 06/06/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 10.000 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...den alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair talebin reddine" karar verilmiştir. Karara karşı davalı ... Sigorta Şirketi vekili ile davalılar ... ve ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı ... Sigorta Şirketi vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından 01/04/2015 tarihinde davacı tarafa 91.361,19 TL ödeme yapıldığını, ödeme tarihi verilerine göre yapılan ödemenin yeterli olduğunu, 2015 yılı bilinen son asgari ücrete göre hesaplama yapılıp zararın karşılanıp karşılanmadığının belirlenmesi gerektiğini, davacının kaza tarihinde üniversite öğrencisi olduğunu ve gelir getiren bir işte çalışmadığını, hesap raporunda henüz öğrenci olduğu dönem için gelir elde ediyormuş gibi geçici iş göremezlik hesabı yapılmasının hatalı olduğunu, davacının mezun olacağı tarih ile iş bulma sürecini kapsayan dönem için ilgili meslek odasından mezuniyetinden itibaren ne kadar sürede iş bulabileceğinin sorulması ve bu süre için asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması gerekirken bu dönem içinde asgari ücretin 2 katı üzerinden hesaplama yapıldığını, çalışmaya başlayacağı muhtemel süreden sonraki dönem yönünden ise ilgili meslek odasından mesleğine ve mesleki tecrübesine göre elde edebileceği emsal gelirin araştırılması ile SGK'den davacının tüm hizmet cetvelinin getirtilmesi ve tüm bu tespitlerden sonra davacının fiili durumuna göre belirlenecek geliri üzerinden hesaplama yapılması gerekirken varsayımsal ve afaki bir tespitle asgari ücretin 2 katı esas alındığını, ayrıca davacının mezuniyet bölümünün bilgisayar mühendisliği değil bilgisayar programcılığı olduğunu, hizmet kolunun mühendis değil satış elemanı olduğunu, davacının dosyaya SGK hizmet cetveli veya bağlı bulunduğu bağkur prim ödeme detaylarının sunulması gerektiğini ve bu kayıtları uyarınca asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, hesap raporunun bu yönüyle hatalı olduğunu, gelir hususunda ispat yükünün davacıda olduğunu, ancak dava dilekçesinde bu yönde bir delile dayanılmadığını, yeni delil bildirmesine muvafakatlerinin bulunmadığını, bu nedenle asgari ücretin hesaba esas alınması gerektiğini, geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri zararının sağlık giderleri teminatına alındığını ve bu teminatın SGK'nin sorumluluğunda olduğunu, davacının bu yöndeki taleplerinin reddi gerektiğini, kaldı ki davacıya SGK tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının dahi tespit edilmediğini, aksi durumda mükerrer ödemelerin söz konusu olacağını, hesaba esas alınan maluliyet oranında kaza ile illiyeti bulunmayan arazların da tespit edildiğini, sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmadığını, rapor hesap tarihi itibariyla güncel değerler üzerinden tazminat hesabı yapıldığından davacının faiz talebinin yerinde olmadığını, ancak rapor hesap tarihinden itibaren faiz talep edilebileceğini belirterek kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalılar ... ve ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi tarafından zamanaşımı itirazlarının dikkate alınmadığını, davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığının belirtilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, yargılama sırasında kusur oranlarına ilişkin denetime elverişli bir raporla inceleme yapılmaksızın müvekkillerinin kusurlu kabul edilmek suretiyle karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, ceza mahkemesinde alınan raporun hukuk hakimini bağlamayacağını, dosya kapsamında alınan 04/02/2020 tarihli bilirkişi raporunda müvekkiline %100 kusur atfedilmesinin raporun eksik inceleme ve araştırma ile oluşturulduğunu gösterdiğini, davacının maluliyeti bulunmamasına rağmen dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda davacının maluliyet oranının %11.2 olarak kabul edilmesinin hatalı olduğunu, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacıya dava tarihine kadar yapılmış ödemelerin mahsubu yönünde hiçbir değerlendirme yapılmayarak eksik inceleme ile karar verildiğini, bilirkişi raporunda raporunda yer alan bakiye iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tutarlarının fahiş hesaplandığını, bilirkişi raporunda ortaya konulan bütün hesaplamalara ve baz alınan rakamlara itiraz ettiklerini, davacının maddi tazminat taleplerinin tamamen reddi gerektiğini, davacı taraf tamamen iyileşmesine rağmen asılsız iddialar öne sürmek suretiyle manevi tazminat talebinde bulunduğunu, yaralanmasının psikolojisini ve hayatını etkileyecek nitelikte bir yaralanma olmadığını, dolayısıyla manevi tazminat talebinin tamamen reddi gerektiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. HMK'nin 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 1-Kusura yönelik istinaf itirazlarının incelenmesi; Ceza yargılamasının yapıldığı İzmir 43. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/63 Esas, 2016/332 Karar sayılı dosyasında Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan 17/02/2016 tarihli raporda; sürücü ...ın idaresindeki otomobili ile bölünmüş görüşün açık olduğu yol bölümünde sol şerit üzerinde seyir halinde iken orta şeride geçip yoluna devam ettiği esnada gerisinde sol şerit üzerinde kontrolsüz ve tedbirsiz bir şekilde şerit değiştiren araç nedeniyle meydana gelen olayda kusursuz olduğu, sanık sürücü ...'in idaresindeki otomobili ile bölünmüş görüşün açık olduğu yol bölümünde sol şerit üzerinde seyir halinde iken kontrolsüz, tedbirsiz ve trafik akışını tehlikeye düşürecek şekilde şerit değiştirerek orta şeritte bulanan araca çarptığı, yola gereken dikkatini vermediği, dikkatsiz ve tedbirsiz bir şekilde şerit değiştirerek çarpışmanın meydana gelmesine sebebiyet verdiği, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışları ile gerçekleşen kazada asli kusurlu olduğu tespit edilmiş, mahkemece sanık İlker Karademir'in sanığın makas tabir edilen şekilde şerit değiştirmesi ve alkollü oluşu dikkate alınarak asli ve tam kusurlu olduğu kabul edilerek bilinçli taksirle birden fazla kişinin yaralanmasına neden olmak suçundan cezalandırılmasına karar verildiği, kararın temyiz incelemesinden geçerek kesinleştiği anlaşılmıştır. Dosya içeriği, olayın oluş şekli ve ceza yargılamasında ATK Trafik İhtisas Dairesinden alınan kusur raporu dikkate alındığında ilk derece mahkemesince davalı sürücü ...'in % 100 oranında kusurlu, davacının ise kusursuz kabul edilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.Davalı sigorta şirketi vekili ile diğer davalılar vekilinin kusura yönelik itirazları yerinde görülmemiştir. 2-Zamanaşımına yönelik istinaf itirazının incelenmesi; 2918 sayılı KTK'nın 109/1. maddesinde "Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve her halde, kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar." Aynı Kanunun 109/2. maddesinde ise, "dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve Ceza Kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş ise bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir." düzenlemesi yer almaktadır. Davaya konu trafik kazası 08/06/2014 tarihinde meydana geldiğinden davacının yaralanması nedeniyle ceza dava zamanaşımı süresi 5237 sayılı TCK'nın 89 ve 66 maddelerine göre 8 yıldır. Dava, kazanın meydana geldiği tarihten 8 yıllık ceza dava zamanaşımı dolmadan 06/06/2016 tarihinde açıldığından davalılar ... ve ... vekilinin zamanaşımına yönelik istinaf itirazı kabul edilmemiştir. 3-Maluliyet raporuna yönelik istinaf itirazlarının incelenmesi; İlk derece mahkemesince Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulundan 29/04/2019 tarihli raporda, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak davacının % 11,2 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, iyileşme süresinin 9 aya kadar uzayabileceği tespit edilmiştir.İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan 29/04/2019 tarihli maluliyet raporunun davacının kaza nedeniyle düzenlenen tüm tıbbi belgeleri ve raporları incelenerek düzenlendiği anlaşılmakla davalı sigorta şirketi vekili ile diğer davalılar vekilinin maluliyete yönelik itirazları yerinde görülmemiştir. 4-Aktüer rapora yönelik istinaf itirazlarının incelenmesi; Mahkemece hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunda; davacının geçici iş göremezlik zararının 8.201,54 TL, sürekli iş göremezlik zararının 213.863,09 TL olduğu, davalı ... Sigorta Şirketi tarafından 01/04/2015 tarihinde yapılan 91.361,19 TL ödemenin güncellenmiş miktarı düşüldükten sonra davacının talep edebileceği bakiye sürekli iş göremezlik zararının 108.048,29 TL olduğu tespit edilmiştir. Davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin güncellenmiş miktarı düşüldükten sonra bakiye sürekli iş göremezlik tazminatına karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Dosyada bulunan İzmir Üniversitesi Mühendislik Fakültesinin 23/09/2014 tarihli geçici mezuniyet belgesine göre davacının 19/09/2014 tarihinde bilgisayar mühendisliği (İngilizce) bölümünden mezun olduğu anlaşılmakla bu yöne ilişkin istinaf itirazı yerinde değildir. Davacının üniversite mezunu olduğu ve asgari ücretin üzerinde gelir elde edeceği açıktır.Nitekim mahkemece alınan aktüer bilirkişi raporunda da dosyada bulunan hizmet döküm cetveli, maaş bordrosu ve SGK kayıtları incelenerek davacının gelirinin asgari ücretin ortalama 2 katı olduğu kabul edilerek hesaplama yapılmasında ayrıca davacı için %100 maluliyet döneminde geçici iş göremezlik tazminatı hesaplanmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. Davalı sigorta şirketi vekili davacıya SGK tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılmadığını ileri sürmüş ise de dosyada bulunan İzmir Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü Konak Sosyal Güvenlik Merkezinin 13/03/2017 tarihli yazısında rücuya tabi işlem yapılmadığı bildirilmekle bu yöne ilişkin itirazı yerinde değildir. 5-Davalı sigorta şirketinin geçici iş göremezlik zararının teminat dışı olduğuna yönelik itirazının incelenmesi; Kaza tarihi (08/06/2014) itibarıyla geçici iş göremezlik zararı teminat kapsamında olduğundan geçici iş göremezlik tazminatından davalı sigorta şirketinin sorumlu tutulmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. 6-Manevi tazminata yönelik istinaf itirazının incelenmesi; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 56. maddesinin 1. fıkrasına göre hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Somut olayda, davacının yaralanmasının niteliğine, davacı ile davalılar ... ve ...'in dosya kapsamından anlaşılan sosyal ve ekonomik durumlarına, olayın meydana geliş biçimine, kusur durumuna ve olayın meydana geldiği tarihe göre davacı lehine hükmolunan manevi tazminat miktarında isabetsizlik bulunmamaktadır.Davalılar ... ve ... vekilinin hükmedilen manevi tazminata yönelik istinaf itirazı da yerinde değildir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere 1-Davalı ... Sigorta Şirketi vekili ile davalılar ... ve ... vekilinin istinaf başvurularının HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine, 2-Harçlar Kanunu gereğince manevi tazminat miktarına göre alınması gereken 683,10 TL karar ve ilam harcından peşin alınan ve manevi tazminat miktarına denk gelen 512,32 TL harcın mahsubu ile 170,78 TL harcın davalılar ... ve ...'den tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Harçlar Kanunu gereğince maddi tazminat miktarına göre alınması gereken 7.940,97 TL karar ve ilam harcından peşin alınan ve maddi tazminat miktarına denk gelen 5.955,69 TL harcın mahsubu ile 1.985,28 TL harcın davalılar ... ve ... ile ... Sigorta Şirketinden tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 4-Davalı ... Sigorta Şirketi ile davalılar ... ve ...'in istinaf başvuruları nedeniyle sarf ettikleri yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına, 5-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 6-İstinaf yargılama giderleri için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.28/05/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:41:02