İstanbul BAM 40. HD 2023/1684 E. 2024/78 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
bam
2023/1684
2024/78
23 Ocak 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
40. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
DOSYA NO: 2023/1684
KARAR NO: 2024/78
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 26/1/2023
NUMARASI: 2020/212 (E) - 2023/73 (K)
DAVANIN KONUSU: Maddi ve Manevi Tazminat
KARAR TARİHİ: 23/1/2024
Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ... Kooperatifindan aldığı otobüs bileti ile adı geçen davalıya ait davalı sürücü ... yönetimindeki ... plakalı otobüsle yolculuk yapan davacı ..., yolcu olarak bulunduğu otobüs ile davalılardan ...'ya ait davalı sürücü ... yönetimindeki ... plakalı otomobilin karıştığı kazada yaralandığını, her iki araç için davalı sigorta şirketi tarafından poliçeler düzenlendiğini belirterek, belirsiz alacak davası niteliğinde 10.000 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 100.000 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 17/5/2018 günü sunduğu dilekçeyle talep ettiği maddi tazminat tutarını 96.734 TL'ye yükseltmiştir. Davalı ... AŞ vekili ile davalılar ... vekili, davalı ... cevap dilekçelerinde davanın reddini savunmuşlardır. İlk derece mahkemesinin 20/9/2018 gün ve 2016/1333 (E) - 2018/809 (K) sayılı kararıyla 9.673,48 TL maddi tazminatın davalılar ... ile ... AŞ'den müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya verilmesine; 87.061,32 TL maddi tazminatın ... AŞ'den tahsil edilerek davacıya verilmesine; 25.000 TL manevi tazminatın davalılar ... Kooperatifinden müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya verilmesine hükmolunmuş; bu karara karşı davacı ile davalılar ... AŞ vekillerinin istinaf kanun yolu başvurusu üzerine Dairemizin 5/12/2019 gün ve 2019/3438 (E) - 2019/625 (K) sayılı kararıyla, somut olayda davacının içinde yolcu olarak bulunduğu aracın Karayolu Taşıma Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre taşımacılık sigorta poliçesinin bulunup bulunmadığı araştırıldıktan sonra davalı sigorta şirketinin sorumlu olup olmadığı konusunda açıklanan mevzuat hükümleri çerçevesinde değerlendirme yapılarak karar verilmesi; kabule ve uygulamaya göre de, davacının yaralanmasına ilişkin Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre aktüer hesabı yapılması, maddi tazminat davasında ıslah dilekçesi esas alınarak, davalılar ...AŞ ile ... Selçuk İlçesi ... Kooperatifinin müteselsil sorumluluğuna hükmedilmesine karşın, diğer davalılarla ilgili herhangi bir hüküm kurulmaması, manevi tazminata ilişkin hüküm fıkrasının "f" bendinde yer alan "fazlaya ilişkin talebin reddine" biçimindeki kararın maddi tazminat davasını da kapsayıp kapsamadığının belli olmadığı, bu haliyle verilen hükmün denetlenebilir olmaktan uzak infazda duraksamaya neden olacak nitelik taşıdığı, kusuruyla neden olduğu kazada ölen ...'nın mirasçısı olmasından dolayı sorumluluğu nedeniyle hakkında dava açılan davalı ... "araç sürücüsü veya işleteni olmadığı" gerekçesiyle davaların reddine karar verilmesinin isabetsiz olduğu gerekçesiyle ilk derece mahkemesinin anılan hükmün kaldırılmasına karar verilmiştir. Dairemizin bu kararından sonra sürdürülen yargılama sonunda ise ilk derece mahkemesinin 26/1/2023 gün ve 2020/212 (E) - 2023/73 (K) sayılı kararıyla davacı vekilinin maddi ve manevi zararların karşılandığını belirtmesi nedeniyle konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davalılar ... ile SS ... No.'lu Selçuk İlçesi Selçuk - ... Otobüsçüleri Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifi vekili 3/5/2023 günü sunduğu dilekçesinde özetle; davacı ile müvekkili davalılar arasında bir sulh anlaşması olmaması nedeniyle, müvekkilleri davalılar yönünden davaya devam edilmesi gerekirken, usule aykırı olarak konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığı yönünde karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu; istinaf incelemesi öncesi yapılan tüm bilirkişi, Adli Tıp Kurumu ve diğer tüm kurumların yaptıkları incelemeler sonucu düzenlenen raporlar ile istinaf incelemesi sonrası yapılan benzer inceleme sonucu düzenlenen raporlarda müvekkilleri lehine tespitler olmasına karşın, ilk derece mahkemesinin bu durumu dikkate almadan karar verdiğini; Dairemizin 5/12/2019 gün ve 2019/3438 (E) - 2019/625 (K) sayılı kararıyla müvekkilleri lehine bozulan İstanbul 1'inci İcra Dairesinin 2018/40740 (E) sayılı takip dosyasıyla icraya konulan ilk derece mahkemesinin önceki hükmününe konu 9.673 TL maddi, 25.000 TL manevi tazminatın müvekkilleri davalılar tarafından davacıya ödendiğini, bozmadan sonra sürdürülen yargılamada yeniden yapılan inceleme ve alınan görüşlerin çoğunun müvekkilleri davalılar lehine olduğunu, davacının engellilik oranının %4, geçici iş göremezlik zararının 5.269,24 TL, sürekli maluliyetinden kaynaklanan zararının ise 81.123,14 TL olarak hesaplandığını, İzmir 3'üncü Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/437 (E) - 2018/351 (K) sayılı dosyasında alınan bilirkişiler kurulu raporunda müvekkili davalı ... kusurunun bulunmadığı, ölen ... tam kusuruyla neden olduğunun belirtildiğini müvekkilleri davalılar lehine dava giderleri yönünden karar vermesi gereken ilk derece mahkemesinin bu konuda hüküm kurmadığını, müvekkili davalı ...'ın beraatine ilişkin İzmir 3'üncü Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/437 (E) - 2018/351 (K) sayılı davasının bekletici sorun yapılmadığını, nitekim bu dosyada alınan bilirkişiler kurulu raporunda müvekkili davalı ...'ın kusursuz olduğunun belirlendiğini; 30/1/2023 günü sunduğu dilekçede ise müvekkilleri hakkında herhangi bir hüküm kurulmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ... İlçesi ... Kooperatifinden bilet alarak davalı sürücü ...'ın yönetimindeki otobüste yolculuk yapan davacının meydana gelen kazada yaralanması nedeniyle her iki davalının sorumlu olmalarına karşın, müvekkili aleyhine vekâlet ücretine hükmedilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 355'inci maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin konularla sınırlı biçimde yapılan incelemede:Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Dairemizin 5/12/2019 gün ve 2019/3438 (E) - 2019/625 (K) sayılı kararında belirtildiği gibi 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 74'üncü maddesi uyarınca hukuk hakiminin zarar verenin kusurunun olup olmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleri bağlı olmadığından, davalı sürücü ... hakkındaki İzmir 3'üncü Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/437 (E) - 2018/351 (K) sayılı davasının bekletici sorun yapılmamasında isabetsizlik görülmemiştir. Diğer yandan ATK Trafik İhtisas Dairesinin 19/12/2017 tarihli raporunda yönetimindeki otobüsle seyir halinde iken mahal şartlarını, yol ve hava durumunu gözeterek hızını yeterince azaltıp müteyakkız biçimde seyretmeyen ve şeridine giren araç ile çarpışan davalı sürücü ...'ın %10 oranında; yönetimindeki ... plakalı otomobille seyir halinde iken yola gereken dikkatini verip takiben kontrollü ve tedbirli biçimde seyrini sürdürmesi gerekirken, bu hususlara uymayıp karşı istikamet şeridine geçerek şerit ihlali yapan ölen sürücü ...'nın ise %90 oranında asli kusurlu olduğu bildirilmiş; böylece, davalı sürücü ...'ın yönetimindeki otobüs ile ölen ... yönetimindeki kazaya karışan diğer otomobilin kaza sırasındaki konumları ve sürücülerinin davranışları irdelenerek, olayın meydana gelmesine neden olan kusur oranlarının, yasal dayanaklarıyla birlikte, eylemler ile sonuç arasında bulunan nedensellik bağını ortaya koyacak biçimde; dosya kapsamından anlaşılan oluşa, bilimsel ölçütlere, usul ve kanuna uygun olarak saptandığı sonucuna ulaşılmış; yukarıda açıklanan TBK'nin 74'üncü maddesi karşısında ATK Trafik İhtisas Dairesinin raporuna itibar edilmesinde hukuka aykırılık görülmemiş; ATK İstanbul 2'nci Adli Tıp İhtisas Kurulunun 26/11/2021 gün ve 18833 sayılı raporunda ise davacı ...'in 20/9/2016 günü geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre tüm vücut engellilik oranının %4 olduğu, iyileşme süresinin ise 4 aya kadar uzayabileceği bildirilmiş; aktüerya hesap uzmanı tarafından düzenlenen raporda ise davacının sürekli iş göremezlik zararının 5.269,24 TL, %4 engellilik oranına göre sürekli maluliyet zararının ise 81.123,14 TL olduğu belirtilmiştir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85'inci maddesinin 1'inci ve son fıkraları uyarınca, bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi doğan zarardan, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusuru kendi kusuru gibi gibi kabul edilerek müştereken ve müteselsilen sorumludurlar. TBK'nin 163'üncü maddesinin 1'inci maddesi uyarınca alacaklı, borcun tamamının veya bir kısmının ifasını, dilerse borçluların hepsinden, dilerse yalnız birinden isteyebilir. HMK'nin 331'inci maddesinin 1'inci fıkrası uyarınca, davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder. Somut uyuşmazlık yukarıda yapılan açıklamalar ışığında değerlendirildiğinde; 20/9/2016 günü geçirdiği trafik kazası nedeniyle yaralanan ve maddi ve manevi zararın giderilmesi için eldeki davayı açan davacı ...'in davanın açıldığı tarihteki duruma göre davayı açmakta haklı olduğu konusunda duraksama bulunmamaktadır. Bu itibarla davacı ... vekilinin maddi ve manevi zararlarının giderildiğini bildirilmesi nedeniyle konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi yerinde olmakla birlikte, davaya konu trafik kazası nedeniyle uğradığı zararın, müteselsil sorumlu davalılar tarafından giderilmesini talep eden davacı ...'in, davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre vekâlet ücretinden sorumlu tutulamayacağı gözetilmeden yazılı biçimde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: I-Davalılar ... ile ... İlçesi ... Kooperatifi vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı ilk derece mahkemesinin hükmüne yönelik istinaf başvurularının, HMK'nin 353/1-b/1'inci maddesi gereğince esastan reddine,II-Davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, yukarıda esas ve karar numarası belirtilen ilk derece mahkemesinin kararının, HMK'nin 353/1-b/2'nci maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına, Buna göre:1-Konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 2-Davacı tarafından peşin yatırılan 375,71 TL karar ve ilam harcı ile 1.481,20 TL ıslah harcının talep halinde geri verilmesine, 3-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 4-Dosyaya sunulan ibraname uyarınca yargılama gideri ve vekâlet ücreti hakkında karar verilmesine yer olmadığına,5-Harcanmayan gider avansının HMK'nin 333 üncü maddesinin 1 inci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesince kendiliğinden yatıran tarafa geri verilmesine, III-İstinaf incelemesi bakımından ;1-Davacı tarafından peşin yatırılan istinaf karar ve ilam harcının, talep halinde ilk derece mahkemesi tarafından geri verilmesine, 2-İstinaf kanun yolu başvurusu nedeniyle davacı tarafından harcanan posta ve tebligat gideri 150 TL, istinaf kanun yolu başvuru harcı 492 TL olmak üzere toplam 642 TL yargılama giderinin, davalılar ... ile ... İlçesi ... Kooperatifinden müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek, davacı ... verilmesine, 3- Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 269,85 TL karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 157,75 TL karar ve ilam harcının davalılar .. ile ... İlçesi ... Kooperatifinden tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, 4-Davalılar ... ile ... İlçesi ... Kooperatifi tarafından istinaf başvuru nedeniyle sarf edilen yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 5-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından, vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 6-İstinaf kanun yolu incelemesi için yatırılan gider avansından artan tutarın, HMK'nin 333'üncü maddesinin, 1'inci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesince, kendiliğinden yatıran tarafa geri verilmesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 23/1/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:51:38