İstanbul BAM 40. HD 2021/1225 E. 2024/688 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
bam
2021/1225
2024/688
7 Mayıs 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
40. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
DOSYA NO: 2021/1225
KARAR NO: 2024/688
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 30/09/2020
NUMARASI: 2018/1147 Esas - 2020/602 Karar
DAVANIN KONUSU: Maddi ve manevi tazminat
KARAR TARİHİ: 07/05/2024
Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 18/11/2017 tarihinde davalı ...'in idaresindeki ... plaka sayılı aracın yaya ...'a çarpması sonucunda vefat ettiğini, davacıların destekten yoksun kalma zararları sebebiyle şimdilik 50.000 TL ..., 75.000 TL ...', 75.000 TL ... için olmak üzere davalı ... ve ... yönünden olay tarihinden; ... sigorta şirketi bakımından temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsilini, davacı ... için 75.000 TL, ... için 125.000 TL, ... için 125.000 TL manevi tazminatın, davalı ... ve ...'den olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tazminini talep etmiştir. Davalı ... vekili, davalı ... Sigorta AŞ vekili, davalı ... cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini savunmuşlardır. İlk derece mahkemesince; davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekili, kazanın gerçekleştiği yerin yan yol olduğunu ve ilerisinde otobüs durağı bulunduğunu, otobüs durağının konumu itibariyle yolcuların otobüse inip bindiği bir yer olan kaza yerinde sürücülerin kontrollü bir şekilde seyir halinde olmaları ve yavaş bir şekilde araçlarını sürmeleri gerektiğini, ancak fren izinin bu denli uzun olmasının tek nedeninin sürücünün aydınlatma dahi bulunmayan yolda yüksek hızla seyir halinde olması olduğunu, kazadan önce selektörün yapılmış olmasının davalının müteveffayı gördüğünü ancak yüksek hızı ve aracın teknik yetersizliği nedeniyle yavaşlayamayıp kazaya sebep olduğunu gösterdiğini, dosya kapsamında sunulan itirazların değerlendirmeye alınmadığını, yerel mahkeme tarafından olayın gerçekleşme şekli ve hakkaniyet kuralları dikkate alınmaksızın sadece dosya kapsamında alınan raporlar doğrultusunda karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davalı sigorta şirketinin maddi tazminattan müteselsilen sorumlu olduğunu belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. HMK'nin 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Davacılar vekilinin özetle kusura ilişkin istinaf talebi bakımından değerlendirme yapıldığında; Mahkemece alınan kusur bilirkişi raporuna göre davalı sürücünün kusursuz, müteveffanın ise %100 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği ve aynı olay nedeniyle Beykoz 5.Asliye Ceza Mahkemesi'nde yapılan yargılamada davalı sürücünün beraat ettiği ve kararın BAM incelemesiyle kesinleştiği anlaşılmıştır. Mahkemece bu incelemeyle yetinilmeyerek 13/08/2020 tarihli Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesinden rapor alınmış, kazanın meydan gelmesinde davalı sürücünün kusursuz, müteveffanın ise tam kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Bu durumda Mahkemece alınan kusur raporları ile ceza yargılaması sırasında alınan kusur raporlarının birbiriyle örtüştüğü ve olayın oluşuna uygun düştüğü nazara alındığında, davalı sürücünün kusursuz olması nedeniyle davanın reddi dayandığı delil ve gerekçeyle usul ve yasaya uygundur. Davacılar vekilinin istinaf itirazının reddine karar verilmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine,2-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 163,2 TL harcın mahsubu ile bakiye 264,4 TL karar ve ilam harcının davacının tahsili ile Hazineye gelir kaydına,3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle sarf ettiği yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf yargılama giderleri için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nin 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde, dairemize ya da bulunulan yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilecek dilekçeyle Yargıtayda temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.07/05/2023
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:19