İstanbul BAM 40. HD 2021/956 E. 2024/604 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
bam
2021/956
2024/604
26 Nisan 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
40. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
DOSYA NO: 2021/956
KARAR NO: 2024/604
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 25/12/2020
NUMARASI: 2017/312 Esas - 2020/714 Karar
DAVANIN KONUSU: Maddi ve Manevi Tazminat
KARAR TARİHİ 26/04/2024
Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; gerçekleşen zincirleme kaza sonucunda davacının iş görme gücünün kaybının oluştuğunu belirterek, 1.000 TL maddi tazminatın davalılardan, 100.000 TL manevi tazminatın sigorta şirketlerinin dışında kalan davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalılar ... AŞ vekili, ... ile ... vekili, ... AŞ vekili ve ... cevap dilekçelerinde; davanın reddini savunmuşlardır.İlk derece mahkemesince; davanın kısmen kabul ve kısmen reddine, davalılar ... ve davalı ... AŞ reddine, maddi tazminat davasının ..., ... mirasçısı ... ve diğer davalı ... AŞ yönünden kabulüne, 96.229,21 TL maddi tazminatın ..., ... yönünden kaza tarihinden, davalı sigorta şirketi yönünden ise ihbar tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalılardan müşterek müteselsil tahsili ile davacıya ödenmesine, manevi tazminat davasının kısmen kabulüne, olayın oluş şekli, tarafların sosyal ekonomik durumları, sürücünün ve mağdurun kusurları kaza sonrasında yaşanan elem ve ızdırabın giderilmesi maksadıyla hak ve nezafet gözetilerek takdiren ... ve ... (... mirasçısı ) ayrı ayrı 20.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Davalılar ... ve ... vekili, dava dilekçe ekinin tebliğ edilmediğini, belirlenen kusur oranının hatalı olduğunu, davalı ... araç sahibi olarak sorumlu olmadığını, maluliyet oranının yanlış olduğu, SGK ödemesi sorulmadığını, geçici maluliyetten sigorta şirketinin sorumlu olmadığını belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı ... AŞ vekili, dosyada maluliyet oranı ile ilgili çelişkili raporlar olduğunu, 01/06/2015 yürürlük tarihli Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları kapsamında geçici iş görmezlik tazminatının poliçe teminatı kapsamında olmadığını, uyuşmazlıkta geçici iş göremezlik yönünden ZMSS sigortacısı aleyhine kurulan hükmün hatalı olduğunu, davacıya SGK tarafından yapılan rücuya tabi ödemeler sorulmayarak mükerrer ödeme ve sebepsiz zenginleşmeye mahal verilebilecek bir hüküm kurulduğunu belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Mahkemece, alınan Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 04/12/2019 tarihli raporunda, kazanın meydana gelmesinde davacının % 20 oranında kusurlu olduğu, davalı sürücü ... % 80 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiş olup, kusur raporun kaza tespit tutanağı ve olayın oluşuna uygun düştüğü nazara alındığında kusura yönelik istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.Ayrıca, hükme esas alınan maluliyete ilişkin; 24/04/2018 tarihli Adli Tıp Kurumu'nun raporu Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu raporları hakkında yönetmeliğe göre hazırlanmış olduğundan, Mahkemece yeniden Adli Tıp Kurumu'ndan 05/03/2019 tarihli rapor aldırılmış ve Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre davacının dava konusu kaza nedeniyle meslekte kazanma gücünün azalma oranının % 22.2 olduğu, geçici iş göremezlik süresinin ise 9 ay olduğu bu sürede de bakıcıya ihtiyaç duyduğu tespit edilmiştir. Hükme esas alınan 05/03/2019 tarihli raporun, davacının meslekte kazanma gücü kaybını belirlemek bakımından uygulanması gereken yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmiş olması, raporların farklı yönetmeliklere göre düzenlenmesi karşısında raporlar arasında çelişki bulunduğundan söz edilemeyeceğinden bu konudaki istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.KTK'nın 3. maddesinde "İşleten: Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehin gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak, ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır." şeklinde tanımlanmıştır. Aynı Kanun'un 85/1. maddesine göre "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar. " maddenin son fıkrasına göre ise "işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur." İşletenin bu sorumluluğu bir tehlike sorumluluğudur. 2918 sayılı KTK'nın 3. maddesinde işleten sıfatının belirlenmesinde şekli ve maddi ölçüt olmak üzere iki ayrı ölçüden yararlanılmıştır. Şekli ölçüye göre trafik sicilinde malik görülen kişi işletendir. Maddi ölçüye göre ise trafik sicilinde adı geçen kişinin önemi bulunmamakta olup önemli olan araç üzerindeki fiili hakimiyet, araçtan ekonomik yarar sağlama, masraf ve rizikolara katlanma gibi ölçütlerdir. İşletenin belirlenmesinde doktrin ve Yargıtay'ın kabul ettiği görüş maddi ölçüdür (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 28/02/2019 tarih, 2016/6712 E. ve 2019/2237 K. sayılı kararı).Davalı ..., ... plakalı aracın maliki olduğuna ve işleten sıfatının başkasında olduğunun ispat edilememesine göre, işleten olarak kaza anında bu aracı kullanan sürücü ... kusurundan dolayı doğan zarardan davacıya karşı müteselsilen sorumludur. Aracın başkası tarafından kullanılması da bu sorumluluğu ortadan kaldırmayacaktır. Bu nedenle Mahkemece davalı ... yönünden de davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik yoktur.Her ne kadar yeni Genel Şartların A.5.b maddesinde açıklanan sağlık giderleri teminatının Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olduğu düzenlenmiş ise de KTK 98. maddesinde SGK'nun sorumlu olduğu tedavi giderleri açıkça sayılmıştır. Bu giderler kapsamında geçici iş göremezlik tazminatının bulunmadığı açıktır. Bu doğrultuda poliçenin ve genel şartların tarafı olmayan SGK'yı yasal düzenleme olmaksızın tüm sağlık gideri teminatı kapsamındaki tazminat kalemlerinden sorumlu tutmak mümkün olmayacaktır. Ayrıca sigorta şirketleri tarafından poliçe bazında KTK 98. maddesindeki sayılanlar kapsamında SGK'ya katkı payı aktarımı yapıldığı nazara alındığında, KTK 98.madde kapsamı dışında sağlık giderleri teminatı içinde kalan tazminat kalemlerine ilişkin sigortalıdan alınan prim ücretleri sigorta şirketlerinin uhdesinde kalmaktadır. Bu doğrultuda sigorta şirketlerinin KTK 98. madde dışında kalan sağlık gideri teminatı kapsamındaki geçici iş göremezlik tazminatından poliçe limiti ile sorumluluğu devam edecektir. Kaldı ki sağlık giderleri teminatı açıklayan Genel Şartların A.5.b bendinin son cümlesinde "Sağlık giderleri teminatı Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olup ilgili teminat dolayısıyla sigorta şirketinin ve Güvence Hesabının sorumluluğu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 98 inci maddesi hükmü gereğince sona ermiştir." ifadesiyle sigorta şirketinin ve Güvence Hesabının sorumluluğunun sona ermesini KTK'nın 98.maddesine bağlamıştır. Ancak kanun koyucu tarafından yeni Genel Şartlardaki bu düzenleme doğrultusunda KTK'nın 98.maddesinde değişiklik yapılarak "geçici iş göremezlik tazminatı madde kapsamına alınmadığı, açıkça SGK tarafından karşılanacağı ve Sigorta Şirketleri ve Güvence Hesabının sorumluluğunun sona erdiği" yönünde değişiklik yapılmadığından Genel Şartların A.5.b bendinin son cümlesi yürürlüğe girmemiştir. Başka bir ifadeyle halen yürürlükte bulunan KTK'nın 98.maddesinde, yeni Genel Şartlardaki sağlık giderleri teminatına ilişkin düzenleme doğrultusunda Sigorta Şirketleri ve Güvence Hesabının sorumluluğunun sona ereceğine ilişkin bir yasal düzenleme bulunmadığından 98.madde hükmü dışında kalan teminatlar (belgesiz sağlık giderleri, geçici bakıcı gideri ve geçici iş göremezlik tazminatı) bakımından sorumlulukları devam edecektir. Nitekim Yargıtay 17. Hukuk Dairesi genel şartlar değişikliğinden önce halen yürürlükte bulunan KTK'nın 98.maddesinin kapsamının belirlenmesi bakımından vermiş olduğu 27/03/2014 tarih, 2013/ 4616 E. ve 2014/4465 K. sayılı kararında "2918 sayılı Yasa'nın 98. maddesi kapsamında kalan tedavi giderlerinden Sosyal Güvenlik Kurumu, yasa kapsamı dışında kalan bakıcı veya tedaviye bağlı sair giderlerden varsa trafik şirketi yoksa Güvence Hesabı ve her iki halde de diğer haksız fiil sorumlularının (işleten ve sürücü gibi) sorumlulukları devam edecektir" yönünde karar vermiştir. Bu nedenle davalı vekilinin geçici iş göremezlik tazminatına ilişkin istinaf itirazı yerinde değildir.Son olarak, Dairemizce SGK'ya müzekkere yazılarak gerçekleşen kaza nedeniyle davacıya rücuya tabi ödeme yapılıp yapılmadığı sorulmuş ve herhangi bir ödeme yapılmadığı tespit edilmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davalılar ... ve ... vekili ile davalı ... Anonim Şirketi vekilinin istinaf başvurularının HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine,2-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 9.305,81 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 3.970,75 TL harcın mahsubu ile bakiye 5.335,06 TL karar ve ilam harcının davalılardan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,3-Davalıların istinaf başvurusu nedeniyle sarf ettiği yargılama giderinin üzerlerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf yargılama giderleri için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.26/04/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:43:41