İstanbul BAM 40. HD 2023/1741 E. 2024/57 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
bam
2023/1741
2024/57
16 Ocak 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
40. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
DOSYA NO: 2023/1741
KARAR NO: 2024/57
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 11/07/2023
NUMARASI: 2022/856 (E) - 2023/675 (K)
DAVANIN KONUSU: Tespit
KARAR TARİHİ: 16/01/2024
Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı ... adına kayıtlı, davalı ... Sigorta AŞ'ye Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesiyle sigortalı ... plakalı aracın müvekkiline ait ... plakalı araca çarparak hasar görmesine neden olduğunu, kaza nedeniyle davalı sigorta şirketine başvurulmasına rağmen sigorta şirketi tarafından herhangi bir ödeme yapılmaması üzerine Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurulduğunu, Tahkim Komisyonunca alınan bilirkişi raporunda müvekkili şirkete ait araçta KDV dahil toplam 29.359,78 TL hasar, 24.000 TL değer kaybı meydana geldiğini, 14/11/2020 tarihinde gerçekleşmiş olan kaza sebebiyle Sigorta Suistimalleri Bilgi Paylaşım Sistemi (SİSBİS) veri tabanının müvekkili şirketine ait ... plakalı aracın haksız, mesnetsiz ve hukuka aykırı şekilde yapılan kaydının kaldırılmasını/silinmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde davanın reddini savunmuştur. İlk derece mahkemesince; davanın kabulü ile ... plakalı aracın karıştığı 14/11/2020 tarihli trafik kazası nedeniyle davacı ve işbu araç adına oluşturulmuş ve onaylanmış 15/06/2021 tarihli SİSBİS kaydının kaldırılmasına karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacı tarafından mevcut SBM kayıtlarına rağmen sigortalı aracın %100 kusurlu olduğu iddiasıyla başvuru yaparak gerçekle bağdaşmayan yanıltıcı beyanlarda bulunduğunu, davacının müvekkil şirkete yapmış olduğu başvuruda da SBM kayıtlarının aksini ispata elverişli herhangi bir delil sunamadığını, müvekkil şirkete yapılan yanıltıcı başvuru doğrultusunda SİSBİS'e bildirimde bulunmak Yanlış Sigorta Uygulamalarının Tespiti, Bildirimi, Kaydı ve Bu Uygulamalarla Mücadele Usul Ve Esasları Hakkında Yönetmelik doğrultusunda müvekkil açısından zorunluluk olmasına rağmen bu hususun mahkemece incelenmediğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda:Dava Yanlış Sigorta Uygulamalarının Tespiti, Bildirimi, Kaydı ve Bu Uygulamalarla Mücadele Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik gereğince oluşturulan SİSBİS kaydının silinmesi istemine ilişkindir. 30/04/2011 tarihinde 27920 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Yanlış Sigorta Uygulamalarının Tespiti Bildirimi Kaydı ve Bu Uygulamalarla Mücadele Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik’in, “Bildirim Yükümlülüğü” başlıklı 11. maddesinde “sigorta şirketleri yanlış sigorta uygulaması şüphesi nedeniyle tazminat talebini reddettiklerinde durumu ilgiliye yazılı olarak bildirmek ve Merkezde bu amaçla hazırlanan veri tabanına işlemek zorundadırlar.” düzenlemesi yapılmıştır. Davacı vekili, 14/11/2020 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle oluşturulan SİSBİS kaydının silinmesini talep etmiş, davacı tarafından Uyuşmazlık Hakem Heyetine başvuru yapılarak maddi tazminat talebinde bulunulmuş, Hakem dosyasında alınan bilirkişi raporunda kazanın oluşumunda davacıya ait araç sürücüsünün %75, davalıya sigortalı araç sürücüsünün %25 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiş ve bu kusur oranları göz önüne alınarak tazminata hükmedilmiş, itiraz hakem heyeti kararıyla karar kesinleşmiştir. Mevcut dava dosyasında alınan 27/04/2023 tarihli bilirkişi raporunda da kazanın oluşumunda davacıya ait aracı kullanan dava dışı sürücünün %75, davalıya sigortalı araç sürücüsünün ise %25 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Bu durumda dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde değildir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı ilk derece mahkemesinin hükmüne yönelik istinaf başvurusunun, HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine,2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin yatırılan 269,85 TL istinaf karar ve ilam harcı mahsup edilerek, bakiye 157,75 TL istinaf karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davalının istinaf kanun yolu başvurusu nedeniyle harcadığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından, vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf kanun yolu incelemesi için yatırılan gider avansından artan tutarın, HMK'nin 333. maddesinin, 1. fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesince kendiliğinden yatıran tarafa geri verilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 16/01/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:51:38