İstanbul BAM 40. HD 2023/1427 E. 2024/488 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
bam
2023/1427
2024/488
26 Mart 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
40. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
DOSYA NO: 2023/1427
KARAR NO: 2024/488
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 08/03/2022
NUMARASI: 2018/294 (E) - 2022/252 (K)
DAVANIN KONUSU: Maddi Tazminat
KARAR TARİHİ: 26/03/2024
Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin yetkilisi olan ...'ın müvekkili şirkete ait, davalı ... Sigorta AŞ nezdinde genişletilmiş kasko sigorta poliçesiyle sigortalı ... plakalı araç ile 19/04/2014 günü ... adıyla işletilen davalı ... Gıda Tic. San. Ltd. Şti.'ye ait mekana gittiğini, adı geçen mekanın aynı zamanda valeliğini yapan davalı ...'a 6 numaralı kart ile aracı teslim ettiğini, ancak mekan çıkışı müvekkilinin aracının bulunamadığını, olay gecesi mekanın camında "vip vale" yazılı afiş bulunduğunu, otopark olarak kullanılan boş arazinin davalı Başakşehir Belediyesine ait olup ruhsatsız olarak işletildiğini, davalı ... Ltd. Şirketinin otopark olarak kullandırmış olduğu arazinin işletme ruhsatı ve vergi levhasının bulunmadığını, davalı belediyenin denetim ve kontrol borcuna aykırı hareket ettiğini, bu nedenle meydana gelen zarardan işletenle birlikte zincirleme sorumlu olduğunu belirterek haksız fiil nedeniyle müvekkilinin uğradığı zararın tazmini için fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50.000 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş, davacı vekili 22/12/2021 tarihli bedel artırım dilekçesi ile maddi tazminat talebini 129.199 TL'ye artırmıştır. Davalı ... Tic. San. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; ...'un kendi çalışanları olmadığını, vale hizmeti ve otopark hizmeti vermediklerini, davacının kendi işletmelerine oturduğuna veya hizmet aldığına dair kendi beyanı dışında bir delil olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı ... Sigorta AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirkete ait aracın müvekkili şirkete kasko sigortası ile sigortalı olduğunu, dava dilekçesinde açıklandığı üzere araç davalılardan ...'a rızaen teslim edildiğini, dolayısıyla araç teslim sonucunda çalındığını, sigorta teminat kapsamında olmadığından davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... Tic. Ltd. Şti.'de çalışmadığını, ... Caddesinde bulunan cafe ve restorantlara sigortasız olarak vale hizmeti yaptığını, herhangi bir şirket veya işletmede çalışmadığını, iddia edildiği gibi davacı şirket yetkilisi tarafından olay tarihinde kendisine bir araç teslim edilmediğini, davacı şirket yetkilisini tanımadığını, olay tarihinde bulunduğu yerde bir aracın çalındığını duyduğunu, fakat aracı kendisinin teslim almadığını, kimin teslim aldığını da bilmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı Başakşehir Belediye Başkanlığı cevap dilekçesinde özetle; işbu yargılamada idari yargının görevli olduğunu, yargı yolu sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, dava konusu otoparkı ruhsatlandırma ve denetleme yetkisinin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığına ait olduğunu, bu nedenle davanın husumetten reddi gerektiğini, olayın meydana gelmesinden ve sonuçlarından aracın teslim edildiği vale ve işletenin sorumlu olduğunu, dava konusu zarar ile belediye arasında uygun illiyet bağının bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince; "1-Davacı tarafından davalı Başakşehir Belediye Başkanlığı aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine, 2-Davacı tarafından davalılar ... ve ... Tic. San. Ltd. Şti. aleyhine açılan davanın esastan reddine, 3-Davacı tarafından davalı ... Sigorta AŞ aleyhine açılan davanın kabulü ile dava konusu hırsızlık olayı sebebiyle davacının 129.199 TL zararının davalı ... Sigorta AŞ'den temerrüt tarihi olan başvurudan sekiz iş günü sonrası olan 08/05/2014 (davalının talebi dikkate alınarak) tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... Sigorta AŞ'den tahsili ile davacıya verilmesine, sigorta şirketinin poliçe limiti ile sorumlu olmasına" karar verilmiştir.Karara karşı davacı vekili ile davalı ... Sigorta AŞ vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; verilen kararın yalnızca sigorta şirketi yönünden kabulünün eksik ve hatalı olduğunu, davalı işletmenin müvekkilinin uğramış olduğu zarardan sorumlu olduğunu, davalı şirket tarafından işletilen mekana giden müşterilerin büyük bir çoğunluğu mekana ait vale hizmetinden yararlandığını, müvekkilinin de bu mekana sık sık gittiğini, her seferinde aracı valeye bıraktığını, kaldı ki tanımadığı bilmediği birine aracın anahtarının verilmesinin hayatın olağan akışına da aykırı olduğunu, tanık ifadelerinde de belirtildiği üzere vale hizmeti verilen yerin üzerinde "..." yazısının yer aldığını, ancak olayın olduğu geceden sonra kaldırıldığını, ayrıca tanık olarak dinlenen ...'in de aynı gece ve aynı mekanda aracını valeye teslim ettikten sonra bir daha teslim alamaması üzerine şikayette bulunduğunu, dolayısıyla davalı şirkete ait mekana güvenerek bırakılan aracın çalınmış olmasından şirketin müteselsil sorumlu olduğunu, davalı ...'un karakol ifadesinde davalı ... Şirketinin valeliğini yaptığını açıkça ikrar ettiğini, yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre bu ikrarın mahkeme dışı ikrar olup bir belgeyle ispat edilebilirse kesin delil hükmünde olacağını ve ikrarda bulunanı bağlayacağını, gerek davalı ...'ın gerekse diğer çalışanların ve görgü tanıklarının ifadelerinde valelerin davalı ...Şirketinin (...) çalışanları olduğunun açık bir şekilde anlaşıldığını, mahkemece vale olarak çalıştırılan davalının SGK kaydının olmadığı yönündeki tespitin tek başına yeterli bir gerekçe olmadığını, zira ülkemizde kayıt dışı çalıştırılan işçi sayısının çok fazla olduğunu, dolayısıyla davalı şirketin Borçlar Kanununun 66. maddesi gereği adam çalıştıranın sorumluluğu kurallarına göre kusursuz sorumluluğunun meydana geldiğini, mahkemece hükme esas alınan 17/10/2020 tarihli bilirkişi raporunda aracın davalı ...'a teslim edildiği, ancak bu davalının zilyetliğinde iken çalındığı sabit olduğundan bu davalının özen yükümlülüğünü yerine getirmediği, dolayısıyla da oluşan zarardan haksız fiil hükümleri uyarınca sorumlu olması gerektiğinin tespit edildiğini, aracın anılan davalıya teslim edilmesiyle birlikte davacı ile davalı ... Şirketi arasında saklama sözleşmesi bulunduğunu ve bu sözleşme uyarınca oluşan zarardan sorumlu olduğunu, davalı Başakşehir Belediye Başkanlığı yönünden verilen kararın da usul ve yasaya aykırı olduğunu, otopark olarak kullanılan boş arazinin haksız fiilin yaşandığı tarihte Başakşehir Belediyesine ait olup ruhsatsız olarak işletildiğini, davalı belediyenin görev ve yetkileri içerisinde bulunan işletme ruhsatı ve izin verme yükümlülüğüne aykırı hareket ettiğini, davalı belediyenin söz konusu mekan ve ruhsatsız otopark üzerinde yönetim ve kullanımı konusunda gerekli tedbirleri alması gerektiğini, bu nedenle meydana gelen zarardan işveren ile birlikte zincirleme sorumluluğunun olduğunu, güncel değerin hesaplanması için dosyanın yeniden bilirkişiye tevdi edilmesi yönündeki taleplerinin kabul görmediğini, ülkede yaşanan ekonomik kriz nedeniyle araç fiyatlarının fahiş miktarda artmış olduğu dikkate alındığında mahkemece hesaplanan tutarın hakkaniyete uygun olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı ... Sigorta AŞ vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın taraflarınca kasko poliçesi ile sigortalı olduğunu, taraflarından talep edilen araç rayiç bedeline ilişkin müvekkili şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, zira Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları içerisinde bulunan A.4 ek sözleşme ile "teminat kapsamına dahil edilebilecek zararlar" kısmında ek sözleşme ile teminat altına alınabilecek hususların sınırlı şekilde sayıldığını, aracın kasko poliçesinde belirtilen haller sonucunda çalınması halinde ancak ve ancak ek sözleşme yapılarak teminat altına alınabileceğini, kasko poliçesinde aracın çalınması teminatta olduğu tespitine yer verip kendi anahtarı ile çalınmasının ise teminatta olabilmesi için ek prim ödemek suretiyle bu hususun teminat kapsamına alınması gerektiğini, ancak poliçede herhangi bir ek prim ödemesi bulunmadığını, ek prim ödenmediği ve aracın kendi anahtarlarıyla çalınması sonucu müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun olmayacağını, kişi tarafından cafeye geldiğinde aracın anahtarının vale olduğundan emin olmadığı aracını teslim karşılığında fiş dahi almadığı kişiye teslim etmesi suretiyle aracın sahibinin dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davrandığını, mahkemece kararda yalnızca Kasko Sigorta Genel Şartları'nın A.5 maddesine atıfta bulunularak davanın kabulüne karar verildiğini, diğer ilgili maddeler incelenmeden yazılı şekilde karar verilmesinin hatalı olduğunu, aracın kim tarafından çalındığının teminat dışı halin meydana gelmesinde önemi bulunmadığını, sigortalının kendi rızasıyla aracın anahtarlarını teslim ettiği hususunda tüm dosyada herhangi bir şüphe bulunmadığını, aracın sahibi dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davrandığından kabul kararı verilmesinin hatalı olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkilinin sigorta bedelini ödeme yükümlülüğü dava tarihinde muaccel hale geldiğini, bu sebeple mahkemece faize hükmedilmesi halinde hükmedilecek faizin dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiz olduğunu, haksız olarak avans faizi üzerinden kurulan kararın hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. HMK'nin 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Davacı taraf, davalılardan ... Ltd. Şirketinin işletmeciliğini yaptığı kafeye bağlı olarak çalıştığı iddia edilen valeye teslim edilen aracın çalınması nedeniyle uğradığı maddi zararını aracın kasko sigorta şirketi, vale, valenin çalıştığı iddia edilen işletme ve otoparkı işlettiği iddia edilen Belediye Başkanlığından tazminini talep etmektedir. 1-Davacı vekilinin istinaf itirazlarının incelenmesi; Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/20542 soruşturma sayılı dosyasında, davacıya ait aracı çalan şahıs tespit edilemediğinden hırsızlık soruşturmasının failinin meçhul olması sebebiyle daimi arama kararı verilmiştir. Davalılar ..., davalı ... Ltd. Şti.'nin yetkilisi ... ve dava dışı valeler hakkında davacıya ait aracın sanıkların vale olarak çalıştığı yere bırakılmasına ve anahtarın teslim alınarak vale kulübesine konulmasına rağmen aracın ve kulübeye bırakılan anahtarı alarak kendilerine hizmet nedeniyle teslim edilen araç ve araca ait anahtarı sahiplendikleri iddiasıyla hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan kamu davası açıldığı, Küçükçekmece 8. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2017/187 Esas - 2017/671 Karar sayılı kararı ile sanıkların atılı suçu işledikleri sabit olmadığından CMK'nin 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine karar verildiği, karara karşı katılan vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesince yapılan duruşmalı yargılama sonucunda; ilk derece mahkemesince sanıklar hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan kurulan beraat hükümlerinin kaldırılmasına yer olmadığına kesin olarak karar verilmiştir. Dosyaya getirtilen SGK kayıtlarından davalı ...'un davalı ... Ltd. Şti.'nin çalışanı olmadığı anlaşılmış, davacıya ait aracın davalı vale ...'a teslim edildiği ve vale hizmetinin davalı ... Ltd. işletmeciliğini yaptığı kafeye bağlı olarak verildiği hususu dosya kapsamına sunulan deliller ile ispat edilememiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde her ne kadar davalı ...'ın bu hususu kolluk ifadesinde ikrar ettiğini ileri sürmüş ise de davalı ...'ın kolluktaki ifadesinde olay tarihinde Bahçeşehir Gölet Sosyal Tesislerinde vale olarak çalıştığını, aracı aldığını hatırlamadığını beyan ettiği görülmüştür. Ceza dosyası içeriğinden olay yerinde vale olarak çalışan birden çok kişinin olduğunun anlaşılması, ceza yargılamasında davalı ... ve davalı ... Ltd. Şti.'nin yetkilisi hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan delil yetersizliğinden beraat kararı verilmesi, ilk derece mahkemesince dinlenen tanık beyanlarından davacının aracının davalı ...'a teslim edildiğinin ispatlanamaması, hususları göz önüne alındığında ilk derece mahkemesince davalılar ... ve ... Tic. San. Ltd. Şti.'ne yönelik açılan davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Dosyada bulunan Başakşehir Belediye Başkanlığının 14/10/2014 tarihli yazısından dava konusu otoparkın Başakşehir Belediyesi tarafından işletilmediği, bu alanın vatandaşların araçlarını park edebileceği kamuya açık alan olduğu ve 14/06/2014 tarihinden itibaren İstanbul Büyükşehir Belediyesi ... AŞ tarafından işletilmeye başlandığı anlaşılmakla bu davalı yönünden davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.Davacı vekilinin ekonomik kriz nedeniyle hükmedilen tazminatın hakkaniyete uygun olmadığı yönündeki istinaf talebine gelince; dava konusu aracın Kasko Genel Şartları ve poliçede belirtilen özel şartlar çerçevesinde, hasar tarihi itibarıyla piyasa rayiç değerine kadar teminat altına alınmasına, hükme esas alınan bilirkişi raporunda olay tarihi olan 2014 yılı itibarıyla aracın rayiç değerinin 129.199 TL olduğunun tespit edilmesine göre mahkemece bu değer esas alınarak tazminata karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. 2-Davalı ... Sigorta Şirketi vekilinin istinaf itirazlarının incelenmesi; Mal sigortaları türünden olan kasko sigortasının teminat kapsamını belirleyen KSGŞ A/1 maddesine göre; gerek hareket gerekse durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketli bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi kazalar ile 3. kişilerin kötü niyet ve muziplikle yaptıkları hareketler ve fiil ehliyetine sahip olmayan kişilerin yol açacağı zararlar, aracın yanması, çalınması veya çalınmaya teşebbüs sonucu oluşan maddi zararların bütünü sigortanın teminatı kapsamındadır.Kasko Sigortası Genel Şartları ilgili bölümünde; genişletilmiş kasko sigorta poliçesi; yukarıda yer alan teminat gruplarının tamamı ve bu genel şartlarda ek sözleşme ile teminat kapsamına dahil edilebilecek risklerden bir kısmı için teminatın verildiği ürün olarak tanımlanmıştır.Kasko Sigortası Genel Şartları A.4. maddesinde ise; ek sözleşme ile teminat kapsamına dâhil edilebilecek zararlar ise 15 bent halinde sayılmıştır. Diğer taraftan TTK'nin 1409/1 maddesi uyarınca sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı kanunun 1409/2. maddesine göre kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir.Kasko poliçesinde "Aracın Çalınması veya Çalınmaya Teşebbüs Rizikosuna İlişkin Özel Şartlar" başlıklı maddesinde "Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartları’nın A.4.11 maddesi uyarınca; sigortalı araç anahtarlarının, sigortalının veya aracı kullanımına tahsis ettiği kişinin kendi ev veya işyeri niteliğindeki kapalı ve kilitli bir mekanda muhafazası esnasında, bu mekana; kırma, delme, yıkma, devirme, zorlama, öldürme, yaralama, zor ve şiddet kullanarak veya tehditle ya da araç gereç veya bedeni çeviklik sayesinde tırmanmak suretiyle ele geçirilerek aracın çalınması veya araç parçalarının çalınması veya çalınmaya teşebbüs edilmesi sonucu oluşacak zararlar teminat kapsamındadır.Bu fıkrada belirtilen yerler haricinde sigortalı araç anahtarlarının ele geçirilmesi suretiyle aracın çalınması veya çalınmaya teşebbüs edilmesi sonucu oluşacak zararlar, aşağıda sayılı haller dışında teminat kapsamındadır. Aracın aşağıdaki koşullarda çalınması durumunda, bu poliçe teminat dışıdır.1-Sigortalı araca ait anahtarların; araç üzerinde veya araç içerisinde bırakılması nedeniyle meydana gelen hırsızlık veya hırsızlığa teşebbüs zararları 2-Sigorta ettireni, sigortalıyı veya sürücüyü, resmi sıfat takınarak veya güven oluşturan şekil, davranış, görüntü ve eylemlerle yanıltarak sigortalı aracın ve/veya anahtarlarının elde edilmesi suretiyle meydana gelen hırsızlığa teşebbüs veya çalınmasından doğan zararlar 3-Cebir, fiziksel şiddet kullanılmaksızın araca ait anahtarları ele geçirerek yapılan hırsızlık veya hırsızlığa teşebbüs sonucu oluşan zararlar 4-Kendisine ait olmadığı halde gönül rızası ile kullanılmasına izin verilen veya kendisine emanet olarak teslim edilen aracın, bu kişilerce çalınmaya teşebbüs edilmesi veya çalınması neticesinde meydana gelen zararlar 5-Sigorta ettiren, sigortalı veya araç sürücüsünün algılama yeteneğinin zayıflığından ve/veya içinde bulunduğu hal ve şartlardan yararlanarak sigortalı aracın anahtarlarının ele geçirilmesi sonucu meydana gelen hırsızlık veya hırsızlığa teşebbüs” düzenlemesi yer almaktadır. Dava konusu aracın anahtarının cebir kullanılmaksızın davacı şirket yetkilisi tarafından valeye teslim edildiği hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır.Dosyaya sunulan, davacı adına kayıtlı ... plakalı, 2011 model ... marka otomobilin 30/10/2013-30/10/2014 vadeli genişletilmiş kasko sigorta poliçesinde, otopark ya da vale hizmetleri nedeniyle maruz kalınacak zararların teminat içi ya da teminat dışı olduğuna dair herhangi bir kloz bulunmaması, dava konusu aracın kim ya da kimler tarafından çalındığına dair dosya kapsamında herhangi bir delil veya ceza mahkemesi kararı bulunmaması, kural olarak zararın teminat dışı olduğunu ispat yükünün davalı sigortacıda bulunması, dosya içeriği itibarıyla ispat yükünün davalı tarafından yerine getirilmemesi hususları dikkate alındığında davalı sigorta şirketi vekilinin zararın teminat dışı olduğuna yönelik itirazı yerinde görülmemiştir. Davacı ve davalı ... Sigorta AŞ arasındaki uyuşmazlık, sigorta sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Bu tür sözleşmeler, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesi uyarınca, tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın, mutlak ticari işlerden olması nedeniyle mahkemece avans faizine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. Ancak; kaza tarihinde yürürlükte olan Kasko Sigortası Genel Şartlarının B.3.3.4.1. maddesi uyarınca, sigortacı hasar ihbarı üzerine talep ettiği belgelerin kendisine eksiksiz olarak verilmesi ve zararın eksper vasıtasıyla tespiti kararlaştırılmış ise eksper raporunun tesliminden itibaren en geç 10 işgünü içinde genel ve özel şartlar kapsamında gerekli incelemeleri tamamlamak ve ödemeye engel bir durumun bulunmaması halinde tazminat miktarını tespit edip sigortalıya ödemek zorundadır. Tazminat ödeme borcu her hâlde hasarın ihbarından itibaren 45 gün sonra muaccel olur” düzenlemesini getirmiştir. Somut olayda davacı tarafından davalı sigorta şirketine 24/04/2014 tarihinde başvurulduğu, davalı sigortacının 09/06/2014 tarihinde temerrüde düştüğü anlaşılmakla 08/05/2014 tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmesi doğru görülmemiş, davalı sigorta şirketi vekilinin bu husustaki istinaf itirazının yerinde olduğu kabul edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; A-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine, B-Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, Yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nin 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına, Buna göre: 1-Davacı tarafından davalı Başakşehir Belediye Başkanlığı aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine, 2-Davacı tarafından davalılar ... ve ... Tic. San. Ltd. Şti. aleyhine açılan davanın esastan reddine, 3-Davacı tarafından davalı ... Sigorta AŞ aleyhine açılan davanın kabulü ile; dava konusu hırsızlık olayı sebebiyle davacının 129.199 TL zararın davalı ... Sigorta AŞ'den temerrüt tarihi olan 09/06/2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... Sigorta AŞ'den tahsili ile davacıya verilmesine, sigorta şirketinin poliçe limiti ile sorumlu olmasına, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen miktar üzerinden alınması gereken 8.825,58 TL nispi karar harcından 853,90 TL peşin harç ve 1.353 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 2.206,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 6.618,68 TL karar harcının davalı ... Sigorta AŞ'den tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 5-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 16.223,91 TL nispi vekalet ücretinin davalı ... Sigorta AŞ'den tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yatırılan 853,90 TL peşin harç, 1.353 TL tamamlama harcı ve 25,20 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 2.232,10 TL harcın davalı ... Sigorta AŞ'den tahsili ile davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafından yapılan 4.691,90 TL yargılama giderinin davalı ... Sigorta AŞ'den tahsili ile davacıya verilmesine, 8-Davalı ... Tic. San. Ltd. Şti. davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükteki bulunan AAÜT uyarınca reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 16.223,91 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı ... Tic. San. Ltd. Şti.'ye verilmesine, 9-Davalı Başakşehir Belediye Başkanlığı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükteki bulunan AAÜT uyarınca takdir edilen 5.100 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı Başakşehir Belediye Başkanlığına verilmesine, 10-Davalı ... Tic. San. Ltd. Şti. tarafından yapılan 50 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalı ... Tic. San. Ltd. Şti.'ye verilmesine, 11-Kullanılmayan gider avansının 6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra yatırana iadesine, 12-Kararının kesinleşmesine müteakiben dosya arasında bulunan Küçükçekmece 8. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2017/187 Esas sayılı dosyasının mercine iadesine,
C-İstinaf İncelemesi Bakımından: 1-Davalı ... Sigorta AŞ tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından iadesine, 2-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle sarf ettiği yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında davalı ... Sigorta AŞ tarafından yatırılan 220,70 TL istinaf başvuru harcının davacıdan tahsili ile davalı ... Sigorta AŞ'ye verilmesine, 5-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 6-İstinaf için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.26/03/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:46:18