SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 40. HD 2022/1721 E. 2024/338 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2022/1721

Karar No

2024/338

Karar Tarihi

27 Şubat 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

40. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

DOSYA NO: 2022/1721

KARAR NO: 2024/338

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi

TARİHİ: 30/06/2022

NUMARASI: 2015/1150 Esas - 2022/654 Karar

DAVANIN KONUSU: Tazminat

KARAR TARİHİ: 27/02/2024

KARAR YAZIM TARİHİ: 13/03/2024

Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 05/09/2015 tarihli trafik kazasında dava dışı kişinin idaresindeki ... plakalı aracın, davacı ...'in idaresindeki araca çarpması sonucunda araçta yolcu konumunda bulunan davacı ... ile birlikte yaralandığını, şimdilik her bir davacı yönünden 1.000 'er TL olmak üzere toplam 2.000 TL geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 23/05/2022 tarihli tarihli talep arttırım dilekçesinde; davacı ... yönünden 39.525,19 TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 255.435,58 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 294.960,77 TL'ye, davacı ... yönünden 3.707,95 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 253.349,70 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 257.057,65 TL'ye yükseltmiştir. İlk derece mahkemesince; davanın kabulü ile davacı ... için 39.525,19 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 255.435,58 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 294.960,77 TL tazminatın ve davacı ... için 3.707,95 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 253.349,70 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 257.057,65 TL tazminatına dava tarihi olan 24/11/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak adı geçen davacılara ödenmesine karar verilmiştir. Davalı vekili, Trafik Sigortası Genel Şartları gereğince dava şartı olarak dava açmadan önce sigorta şirketine başvurulmadığını, Trafik Sigortası Genel Şartlarındaki değişiklik ile, değişiklikten sonra meydana gelen kazalarda geçici iş göremezlik zararının teminat dışı bırakıldığını, kabul anlamına gelmemek üzere teminat limiti aşılarak hüküm kurulduğunu, zarar görenin SGK'den geçici iş göremezlik ödemesi alıp almadığının araştırılması gerektiğini, dosyada bulunan maluliyet raporları ve yönetmelikler arasında çelişkiler bulunduğunu, 01/06/2015 tarihinden sonra meydana gelen kazaya ilişkin olarak ikame edilen işbu davada, bilirkişi tarafından yapılan hesaplamada TRH 2010 yaşam tablosunun ve teknik faizin dikkate alınması gerekeceğini, yargılama kapsamında davacıların müterafik kusurları ve hatır taşıması yapılıp yapılmadığı hususunun tartışılmadan karar verildiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Somut olayda, kazaya ilişkin tutulan trafik kazası tespit tutanağında davacıların müterafik kusuruna ilişkin bir saptama bulunmadığı gibi, davalı tarafça da aksinin ispat edilememiş olması nedeniyle müterafik kusura yönelik istinaf itirazının; Davalı tarafça hatır taşıması iddiasını cevap dilekçesi ile sunulmamasına göre hatır taşıması istinaf itirazının yerinde olmadığına karar verilmiştir. Ayrıca, hükme esas alınan maluliyete ilişkin; Hacettepe Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 14/01/2021 ve 25/11/2021 tarihli bilirkişi raporları ile ATK 2. İhtisas Kurulu'nun 02/11/2021 tarihli bilirkişi raporlarının Özürlülük ölçütü... Yönetmeliği hükümlerine göre hazırlandığı anlaşılmıştır. Olay tarihine göre uygun yönetmelik hükümlerine göre maluliyet belirlenmiş olması karşısında istinaf itirazları yerinde değildir. Bununla beraber, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun ‘Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı’ başlıklı 97. maddesinde (Değişik: 14/4/2016-6704/5 md.) “Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.” düzenlemesi yer almaktadır. Ancak somut olay 05/09/2015 tarihinde gerçekleşmekle zorunlu başvuru koşuluna tabi değildir. Her ne kadar yeni Genel Şartların A.5.b maddesinde açıklanan sağlık giderleri teminatının Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olduğu düzenlenmiş ise de KTK 98. maddesinde SGK'nun sorumlu olduğu tedavi giderleri açıkça sayılmıştır. Bu giderler kapsamında geçici iş göremezlik tazminatının bulunmadığı açıktır. Bu doğrultuda poliçenin ve genel şartların tarafı olmayan SGK'yı yasal düzenleme olmaksızın tüm sağlık gideri teminatı kapsamındaki tazminat kalemlerinden sorumlu tutmak mümkün olmayacaktır. Ayrıca sigorta şirketleri tarafından poliçe bazında KTK 98. maddesindeki sayılanlar kapsamında SGK'ya katkı payı aktarımı yapıldığı nazara alındığında, KTK 98.madde kapsamı dışında sağlık giderleri teminatı içinde kalan tazminat kalemlerine ilişkin sigortalıdan alınan prim ücretleri sigorta şirketlerinin uhdesinde kalmaktadır. Bu doğrultuda sigorta şirketlerinin KTK 98. madde dışında kalan sağlık gideri teminatı kapsamındaki geçici iş göremezlik tazminatından poliçe limiti ile sorumluluğu devam edecektir. Kaldı ki sağlık giderleri teminatı açıklayan Genel Şartların A.5.b bendinin son cümlesinde "Sağlık giderleri teminatı Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olup ilgili teminat dolayısıyla sigorta şirketinin ve Güvence Hesabının sorumluluğu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 98 inci maddesi hükmü gereğince sona ermiştir." ifadesiyle sigorta şirketinin ve Güvence Hesabının sorumluluğunun sona ermesini KTK'nın 98.maddesine bağlamıştır. Ancak kanun koyucu tarafından yeni Genel Şartlarda ki bu düzenleme doğrultusunda KTK'nın 98.maddesinde değişiklik yapılarak" geçici iş göremezlik tazminatı madde kapsamına alınmadığı, açıkça SGK tarafından karşılanacağı ve Sigorta Şirketleri ve Güvence Hesabının sorumluluğunun sona erdiği" yönünde değişiklik yapılmadığından Genel Şartların A.5.b bendinin son cümlesi kadük kalmıştır/ yürürlüğe girmemiştir. Başka bir ifadeyle halen yürürlükte bulunan KTK'nın 98.maddesinde, yeni Genel Şartlarda ki sağlık giderleri teminatına ilişkin düzenleme doğrultusunda Sigorta Şirketleri ve Güvence Hesabının sorumluluğunun sona ereceğine ilişkin bir yasal düzenleme bulunmadığından 98.madde hükmü dışında kalan teminatlar (belgesiz sağlık giderleri, geçici bakıcı gideri ve geçici iş göremezlik tazminatı) bakımından ayrı olarak sigorta şirketi poliçe limiti olan 290.000 tl ile sorumluluğu devam edecektir. Aynı zamanda, Anayasa Mahkemesi'nin 17/07/2020 tarih 2019/40-2020/40 sayılı kararı ile KTK'nın 90. maddesindeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir" bölümündeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda" ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir. Bu nedenle; tazminat hesabında, yeni ZMSS Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması mümkün olmadığından ve %1,8 teknik faiz uygulaması da anılan cetvellerle getirildiğinden, artık uygulanması mümkün değildir. Son olarak, İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan aktüerya bilirkişi raporunun davacılar için belirlenen maluliyet oranları, kaza tarihindeki yaşları, gelirleri esas alınarak TRH 2010 yaşam tablosuna ve progresif rant yöntemine göre düzenlendiği, SGK tarafından rücuya tabi ödeme olmadığı anlaşıldığına göre usul, yasa, Yargıtay içtihatları ile belirlenmiş hesaplama yöntemine göre tazminat hesabı içeren aktüerya raporunun hükme esas alınmasında isabetsizlik yoktur. Davalı vekilinin istinaf itirazlarının reddine karar verilmiştir.

KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine, 2-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 37.708,37 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 9.427,09‬ TL harcın mahsubu ile bakiye 28.281,28‬ TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,3-Davalının istinaf başvurusu nedeniyle sarf ettiği yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf yargılama giderleri için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.27/02/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınkarargereğiistanbulTazminatkonusudüşünüldünumarasımahkemesi

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:48:59

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim