SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 40. HD 2023/1652 E. 2024/149 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2023/1652

Karar No

2024/149

Karar Tarihi

30 Ocak 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

40. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

DOSYA NO: 2023/1652

KARAR NO: 2024/149

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

TARİHİ: 21/06/2023

NUMARASI: 2020/885 (E) - 2023/734 (K)

DAVANIN KONUSU: Maddi Tazminat

KARAR TARİHİ: 30/01/2024

Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı Anadolu ... Sigorta Şirketi'ne Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesiyle sigortalı davalı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile hızlı bir şekilde müvekkiline çarparak sol ayağının üzerinden geçtiğini, Küçükçekmece 11. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 23/01/2020 tarih ve 2019/60 (E) - 2020/66 (K) sayılı dosyasıyla davalının taksirle yaralama suçundan adli para cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiğini, 10.000 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini karar verilmesini talep ve dava etmiş; 16/05/2023 tarihli bedel artırım dilekçesiyle 434.722,72 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile bilirkişi raporunda tespit edilen toplam 434.722,72 TL'nin haksız fiil tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya bakmakla görevli mahkemenin Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, davanın Küçükçekmece 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/166 (E) sayılı dosyasında devam eden manevi tazminat talepli dava ile birleştirilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde davanın reddini savunmuştur. İlk derece mahkemesince; davanın kısmen kabulü ile 434.722,72 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalı ... yönünden kaza tarihi olan 28/06/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi olan 18/02/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle (poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere) birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davalılardan alınarak davacıya verilmesine, ekonomik geleceğin sarsılmasına ve tedavi giderlerine ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; aşçı olduğunu ve asgari ücretten fazla ücret aldığını yazılı delillerle ispat edemeyen ve süresinde tanık listesi sunamayan davacı hakkında Yargıtay içtihatlarına aykırı olarak mahkemece dinlenen çelişkili tanık beyanlarına itibar edilerek karar verildiğini, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun 26/10/2018 kaza tarihinden itibaren başlaması gerekirken 18/02/2020 tarihinden itibaren faizden sorumlu olmasının hatalı olduğunu, müvekkilinin hem zorunlu sigorta poliçesi hem de genişletilmiş kasko poliçesi varken mahkemece genişletilmiş kasko poliçesinin dikkate alınmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik ve hatalı değerlendirmeler içerdiğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.Davalı ... Sigorta Şirketi vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacının aşçı olduğu iddiasını destekleyen sigorta kaydı, herhangi bir mesleki yeterlilik sertifikası veya ustalık belgesi olmaması nedeniyle hesaplamanın asgari ücret üzerinden yapılması gerektiğini, maluliyet raporunun 20/02/2019 tarihinde yürürlüğe giren Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğine uygun alınması gerektiğini, ZMSS genel şartlarına göre geçici iş göremezlik, bakıcı ve tedavi gideri tazminatının poliçe teminatı kapsamında olmadığını, sağlık giderleri teminatının Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olup kabul anlamına gelmemekle birlikte tazminat sorumluluklarının 15/08/2007 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanmış olan Aktüerler Yönetmeliği uyarınca aktüer sıfatına sahip bilirkişilerce azami poliçe limitleri ve aktüeryal kurallar gözetilerek yapılması gerektiğini, sürekli sakatlık tazminatı hesaplamasının TRH 2010 Mortalite Tablosuna göre yapılması gerektiğini, davacının müterafik kusurunun araştırılması gerektiğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Eldeki davada Adli Tıp Kurumu (ATK) Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 16/07/2021 tarihli raporda, video görüntüleri de değerlendirilerek, davalı sürücü ...'ın idaresindeki araç ile olay mahalli kavşağa geldiğinde kavşak mahallinde kavşak giriş ve çıkışında karşıdan karşıya geçmek isteyen yayalar ilk geçiş hakkı bırakması gerekirken belirtilen bu kurala riayet etmediği, karşıdan karşıya geçmekte olan yayaya ilk geçiş hakkı bırakmayıp dikkatsizliğine bağlı olarak kazayı önleme adına fren tedbirine başvurmakta geciktiği, olayda, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareketleri ile %75 oranında asli kusurlu olduğu, davacı yaya ...'ın, olay mahalli kavşakta geçişini yapmadan önce sol tarafından yaklaşmakta olan araçların seyir durumunu dikkate alıp gerekli ve yeterli kontrollerini yaptıktan sonra geçişini tedbirli bir şekilde yapması gerektiği halde bahsedilen bu hususlara riayet etmediği, kendi can güvenliğini tehlikeye düşürecek şekilde, gerekli korunma tedbiri almadan geçişi ve dikkatsiz bir şekilde karşıdan karşıya geçmeye çalıştığı, olayda, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareketleri ile %25 oranında tali kusurlu olduğu yönünde görüş bildirilmiştir.Davaya konu olay nedeniyle Küçükçekmece 11. Asliye Ceza Mahkemesinde görülen 2019/60 (E) sayılı ceza davasında, İstanbul ATK Başkanlığı'nın 30/05/2019 tarihli raporunda; sanık sürücü ...'ın asli kusurlu olduğu, müşteki yaya ...'ın tali kusurlu olduğunun kanaat edildiği belirtilmiştir. Mahkemece hükme esas alınan kusur raporunun Trafik Kazası Tespit Tutanağı, dosya kapsamı, ceza dosyası muhteviyatı ve kaza anına ilişkin video görüntüleri bir bütün olarak değerlendirilerek hazırlanmış olmasına, kazanın oluş şekline uygun ve ceza dosyasında ve bu dosyada aldırılan kusur raporlarının birbirini teyit eder nitelikte olmasına göre kusura yönelik istinaf itirazı yerinde değildir. Davacının maluliyetine ilişkin İstanbul Adli Tıp 2. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 23/03/2022 tarihli 4057 sayılı raporun yorum ve sonuç kısmında kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan yönetmeliğe göre kişinin tüm vücut engellilik oranının %8 (yüzde sekiz) olduğu, iyileşme süresinin (iş göremezlik süresi) olay tarihinden itibaren 3 (üç) aya kadar uzayabileceğinin bildirildiği, mahkemece söz konusu rapor dikkate alınarak hesaplama yapan bilirkişi raporunun hükme esas alındığı anlaşılmış olduğundan kaza tarihine göre doğru yönetmelik esas alınarak yapılan maluliyet tespiti yerindedir. Trafik kazası sonucu bedensel zarara uğrayan ve buna dayalı olarak iş gücü kaybı tazminatı isteminde bulunan hak sahiplerinin bakiye ömürlerinin belirlenmesi gerekmektedir. Gerçek zarar hesabı, özü itibariyle varsayımlara dayalı bir tespit olduğundan gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu nedenle yapılan bilimsel çalışmalar sonucu “TRH 2010” adı verilen “Ulusal Mortalite Tablosu” hazırlanmış olup bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içermesi ve yargı mercileri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından Yargıtay 4. Hukuk Dairesince de tazminata esas bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinde TRH 2010 Yaşam Tablosu’nun kullanılmasının uygun olacağına karar verilmiştir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2023/376 E. ve 2023/4016 K., 2020/2598 E. ve 2021/34 K. sayılı kararı). Bu nedenle mahkemece hükme esas alınan 04/01/2023 tarihli aktüer bilirkişi raporunda TRH 2010 yaşam tablosuna göre yapılan hesaplama hesaplama doğrudur. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 98. maddesinin kapsamının belirlenmesi bakımından vermiş olduğu 02/03/2022 tarih ve 2022/312 (E) - 2022/3685 (K) sayılı kararında, sigorta şirketinin, işleten ve sürücünün yasadan ve sözleşmeden doğan bu yükümlülüğü, 6111 sayılı Kanun ile getirilen düzenleme ile sona erdirilmiş bulunduğunu, KTK’nın 98. maddesinde belirtilen tedavi giderleri yönünden sorumluluğun dava dışı Sosyal Güvenlik Kurumuna geçtiğini belirlemiş ancak geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri yönünden sigorta şirketlerinin sorumluluğu devam ettiğini vurgulamıştır. Bu nedenle davalı vekilinin geçici iş göremezlik tazminatına ve geçici bakıcı giderine ilişkin istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerekmiştir. (Benzer yönde Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/6911 E. ve 2021/10351 K., 2021/5305 E. ve 2021/7685 K. sayılı kararları). 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 52. maddesi uyarınca zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış (müterafik kusur hâli söz konusu) ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Somut olayda davacının kazanın oluşumunda kusurlu olduğu ve oranı tespit edilmiş olup, müterafik kusurlu olduğu kabul edilemez. Yasa koyucu, trafik sigortacısı ve varsa ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı bakımından müştereken ve müteselsilen bir sorumluluk öngörmemiş, "sıralı bir sorumluluk" düzenlemiştir. KTK'nin 88. maddesinde “Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur.” düzenlemesi ile motorlu araçların işletilmesi neticesi üçüncü kişinin zarar görmesi durumunda o aracın işleteni, aracın sürücüsü ve varsa teşebbüs sahibinin müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu ayrıca birden fazla kişinin zararı tazminat ile yükümlü olması durumunda zarar görene karşı müteselsil sorumlu oldukları belirtmiştir. Bu haliyle KTK, trafik kazaları neticesi doğacak zarar sorumluluğunda müteselsillik esasını benimsemiştir.Bu nedenle davacı taraf müteselsil sorumlulardan istediği aleyhine dava açma hakkına sahip olup davalıların kaskosundan talepte bulunmadan doğrudan davalılardan zararını isteyebileceğinden buna yönelik istinaf itirazı yerinde değildir. KTK'nin 99. maddesine göre, ZMSS Genel Şartları ile belirlenen belgeler ile birlikte sigorta kuruluşuna başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü içinde sigortacının tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüdün gerçekleştiği ve davalının temerrüt faizinden sorumlu olduğunun kabulü gerekir. Bu hususa uygun olarak mahkemece davalı sigorta şirketi yönünden tespit edilen temerrüt ve faiz başlangıç tarihi yönünden isabetsizlik yoktur. Yargıtay'ın yerleşmiş içtihatlarına göre, malul olan davacının kaza tarihi itibariyle gelir durumunun davacı tarafça kanıtlanması gerekir. Bunun kanıtlanmaması halinde ise maddi destek tazminatının hesabında asgari ücretin esas alınacağı kabul edilmektedir. Sadece tanık beyanları ile kazanç tespiti mümkün olmayıp bunun bir takım belge ve kayıtlarla desteklenmesi gerekmektedir. Kişi belirli bir iş yerine bağlı olmaksızın belirli bir meslek icra eden kişilerden ise SGK kayıtları olup olmadığı da araştırılarak ekonomik ve sosyal durumu ile ilgili zabıta araştırması yanında o meslek odasından o mesleği icra edenlerin kaza tarihi itibarı ile ortalama ücretleri sorulmalıdır (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2018/910 Esas ve 2019/12325 Karar sayılı ilamı). Somut olayda, dosyada mevcut davacıya ait SGK hizmet döküm belgesinde davacının 5510 sayılı Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerine tabi sigortalılığının bulunmadığı, (4/a) kapsamında 01/04/2006 tarihinden itibaren ölüm aylığı aldığının belirtildiği görülmüştür. Dolayısıyla yukarıda yapılan açıklama doğrultusunda SGK'dan gelen yazı cevabı da dikkate alındığında, tanık beyanlarına dayalı olarak davacının gelir durumunun tespit edilerek ihtimalli hesaplanan tazminat miktarının esas alınması doğru olmamıştır.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:

A-Davalı ... vekili ile davalı ... Sigorta Şirketi vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı kabulü ile, Yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nin 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına, Buna göre: 1-Davanın kısmen kabulü ile 183.495,32 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalı ... yönünden kaza tarihi olan 28/06/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Sigorta Şirketiyönünden temerrüt tarihi olan 18/02/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile (poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere) birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 2-Ekonomik geleceğin sarsılmasına ve tedavi giderlerine ilişkin talebin reddine, 3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 12.534,56 TL ilam harcından peşin alınan 54,40 TL, ıslah harcı olarak alınan 7.500 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.980,16‬ TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek Hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından sarf edilen 54,40 TL başvurma harcı, 54,40 TL peşin harç, 7.500 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 7.608,80 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından posta, tebligat ve bilirkişi gideri olarak yapılan toplam 3.510,90 TL yargılama giderinin kabul ve ret oranına göre hesaplanan 1.481,94 TL'sinin davalılardan (davalı ... Sigorta Şirketinin poliçe limitiyle sorumlu olmak kaydıyla) alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT) uyarınca hesaplanan 29.359,25 TL vekâlet ücretinin davalılardan (davalı ... Sigorta Şirketinin poliçe limitiyle sorumlu olmak kaydıyla) alınarak kendisini vekil ile temsil ettiren davacıya verilmesine,7-AAÜT'nin 13/3. maddesi uyarınca reddedilen kısım üzerinden belirlenen 29.359,25 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 8-Arabuluculuk ücreti olan 1.320 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek Hazineye gelir kaydına, 9-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,

B-İstinaf İncelemesi Bakımından: 1-Davalılar tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından iadesine,2-İstinaf aşamasında davalı ... Sigorta Şirketi tarafından yapılan 200 TL posta ve tebligat gideri ile 738 TL istinaf başvuru harcının davacıdan tahsili ile davalı ... Sigorta Şirketi'ne verilmesine, 3-İstinaf aşamasında davalı ... tarafından yapılan 34 TL posta ve tebligat gideri ile 738 TL istinaf başvuru harcının davacıdan tahsili ile davalı ...'a verilmesine, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran taraflara iadesine, Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 30/01/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanıngereğiistanbulTazminatkonusudüşünüldüMaddimahkemesihüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:50:20

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim