İstanbul BAM 40. HD 2023/2302 E. 2024/146 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
bam
2023/2302
2024/146
30 Ocak 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
40. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
DOSYA NO: 2023/2302
KARAR NO: 2024/146
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 28/03/2023
NUMARASI: 2021/750 (E) - 2023/263 (K)
DAVANIN KONUSU: Maddi Tazminat
KARAR TARİHİ: 30/01/2024
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı sürücü ...'nun sevk ve idaresindeki işyerine ait ... plakalı kamyon ile seyir halinde iken rampa olan şantiye yolunda direksiyon hakimiyetine kaybederek aracını geriye doğru kaçırması ve bu esnada arkasında bulunan ... plakalı kamyon sürücüsü müvekkilinin panikle kullanmakta olduğu araçtan aşağı atlayıp yaralanması sonucu çift taraflı yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza neticesinde müvekkilinin %12.1 oranında maluliyeti olduğunu, kazaya ilişkin düzenlenen uzman mütalaa raporunda ... plakalı araç sürücüsünün %100 asli kusurlu bulunduğunu, kazaya sebebiyet veren ... plakalı aracın kaza tarihinde sigortası bulunmadığını, Adana Arabuluculuk Bürosuna başvurulmasına rağmen davalı taraf ile anlaşma sağlanamadığını, 5.900 TL daimi maluliyet (sakatlık), 100 TL geçici iş göremezlik, 50 TL sürekli bakıcı gideri ve 50 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere toplam 6.100 TL tazminatın davalı sigorta şirketine başvuru tarihi olan 07/10/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde davanın reddini savunmuştur. İlk derece mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ceza dosyasında uzlaşma yoluna gidilmesi sebebiyle davanın reddedilmesinin usul ve hakkaniyete aykırı olup uzlaştırma işleminin usulüne uygun olup olmadığı hususunda yeterli inceleme yapılmadığını, uzlaşma tutanağında ödenilen bedelin müvekkilinin hangi zararına karşılık olduğunun belirtilmediği gibi ödenen tutarın maluliyet zararını gidermekten çok uzak olduğunu, mağdur ile fiil faili arasında yapılan uzlaşmanın sigorta şirketlerini hukuki sorumluluktan kurtarmayacağını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince davacı ile davalının sigortalısı arasında uzlaşma sağlandığı, bu halde CMK'nin 253/19 maddesi gereğince tazminat davası açılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253. maddesinin 19. fıkrasının 5. cümlesi olan "Uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz" bölümü, 18/10/2023 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 26/07/2023 tarih, 2023/43 Esas ve 2023/141 Karar sayılı kararı ile iptal edilmiştir. Anayasa Mahkemesi’nin somut norm denetimi neticesinde verdiği iptal kararları Resmi Gazete’de yayımlanması ile sonuç doğuracağı ve bu durumun da bozma kararına uyulmakla meydana gelen usuli müktesep hakkın istisnası olduğu ve uyuşmazlığa dair iptal kararının diğer mahkemelerde derdest olan davalar bakımından da uygulanması gerekir (Yargıtay HGK'nun 16/05/2018 tarih, 2017/20-1121 E.- 2018/1104 K. sayılı kararı, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 24/06/2020 tarih, 2020/1029 E. - 2020/6255 K. sayılı kararı). Bu açıklamalar çerçevesinde Anayasa Mahkemesinin 26/07/2023 Tarih, 2023/43 Esas ve 2023/141 Karar sayılı iptal kararının Dairemiz içinde bağlayıcı olduğunun, somut norm denetimi içerdiğinden istinaf aşamasında bulunan ve henüz kesinleşmeyen eldeki uyuşmazlık bakımından da uygulanması gerektiğinin kabulü gerekir. Bu bağlamda yapılan değerlendirmeye göre de CMK'nin 253/19 fıkrasının 5. cümlesi olan "Uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz" hükmünün iptali nedeniyle uzlaşma sağlansa bile tazminat davası açılabileceğinden davanın esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden davacı vekilinin istinaf talebi yerinde görülmüştür. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nin 353/1-a/6. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, yukarıda esas ve karar numarası belirtilen ilk derece mahkemesi kararının HMK'nin 353/1-a/6. maddesi uyarınca kaldırılmasına, 2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 3-İstinaf başvurusu için yatırılan istinaf karar ve ilam harcının, istekte bulunulması durumunda ilk derece mahkemesince yatıran tarafa geri verilmesine, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından, vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf kanun yolu başvurusundan ötürü davacı tarafından sarf edilen yargılama giderinin, ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda gözetilmesine, 6-İstinaf kanun yolu incelemesi için yatırılan gider avansından artan tutarın, HMK'nin 333. maddesinin, 1. fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesince kendiliğinden yatıran tarafa geri verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nin 362/1-g maddeleri uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.30/01/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:50:20