İstanbul BAM 40. HD 2023/2468 E. 2024/123 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
bam
2023/2468
2024/123
30 Ocak 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
40. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
DOSYA NO: 2023/2468
KARAR NO: 2024/123
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 26/09/2023
NUMARASI: 2022/344 Esas - 2023/645 Karar
DAVANIN KONUSU: Maddi ve manevi tazminat
KARAR TARİHİ: 30/01/2024
Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; sürücü ...'in idaresindeki, davalı sigorta şirketinin sigortalısı ... plakalı aracın, davacı yaya ...'a çarpması ile meydana gelen kazada sonucunda davacı için yol, tedavi, ilaç, bakım ve bakıcı giderleri ile iş gücü kaybı için fazlaya ilişkin talep ve hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan tahsilini, 50.000 TL manevi tazminatın ise davalılar ... ile ... Sanayi Ticaret Limited Şirketinden tahsilini talep etmiştir. Yapılan yargılama sonucunda, ilk derece mahkemesince, davacının maddi tazminat davasının kabulüne, 42.817,21 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, (davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihinden, davalılar ... ve ... Oto San. Tic. Ltd. Şti. yönünden kaza tarihi olan 01/03/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile), davacının manevi tazminat davasının kısmen kabulüne, 20.000 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ... San. Tic. Ltd. Şti. yönünden kaza tarihi olan 01/03/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. Davalı ... San. Tic. Ltd. Şti. vekili, davalı müvekkilin kusur oranı göz önüne alındığında yerel mahkemenin takdir ettiği tazminat tutarlarının hakkaniyete aykırı olduğunu, ayrıca maddi tazminat tutarından sadece davalı Sigorta Şirketinin sorumlu olması gerekirken davalı müvekkilin de sorumlu tutulduğunu, maddi tazminat tutarından 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu (KTK) uyarınca davalı sigorta şirketinin tek başına sorumlu olduğunu, dosya kapsamında alınan tüm bilirkişi raporlarında davacının %90 kusurlu olduğunun belirlendiğini, manevi tazminatın kabulünde gerekçe olarak kusur durumunun göz önüne alındığını belirtmişse de davalı müvekkilin %10 kusuruna karşılık gelen tazminat tutarının hakkaniyetten uzak ve fahiş olduğunu, belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 85/1. maddesine göre "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar. " maddenin son fıkrasına göre ise "işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur." İşletenin bu sorumluluğu bir tehlike sorumluluğudur. Davalı ... San. Tic. Ltd. Şirketi'nin ... plakalı aracın maliki olduğuna göre, işleten olarak kaza anında bu aracı kullanan sürücünün kusurundan dolayı doğan zarardan davacıya karşı müteselsilen sorumludur. Bu nedenle Mahkemece davalı ... San. Tic. Ltd. Şirketi yönünden davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur. Ayrıca, İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan aktüerya bilirkişi raporunun davacı için belirlenen maluliyet oranı, kaza tarihindeki yaşı, geliri esas alınarak, kusur oranlarına göre tazminatın belirlendiği anlaşıldığına göre usul, yasa, Yargıtay içtihatları ile belirlenmiş hesaplama yöntemine göre tazminat hesabı içeren aktüerya raporunun hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Son olarak, KTK'de manevi tazminat konusunda özel bir düzenleme yapılmadığından trafik kazası nedeniyle oluşan cismani zarar nedeniyle manevi tazminat talep edilmesi halinde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nda (TBK) manevi tazminata ilişkin hükümler uygulanacaktır. TBK'nin "manevi tazminat" başlıklı 56/1. maddesine göre, "Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir." TBK’nin 56/1. maddesi gereğince, hükmedilecek para, zarara uğrayanda manevi huzur duygusunu doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. O halde, tazminatın miktarı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır. Hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Manevi tazminat takdir edilirken, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, davacının uğradığı zararın kapsamı, davalının sorumluluğunun niteliği, kusur oranları ve özellikle caydırıcı bir etki doğuracak düzeyde olması gerektiği de göz önünde tutularak, meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen tutarlara hükmedilmesi gerekmektedir. Bu açıklamalara göre, kazanın oluş şekli, davacının yaralanması, maluliyet oranı ve iyileşme süresi, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ve ilk derece mahkemesi kararının gerekçesi birlikte değerlendirildiğinde, TBK'nin 56/1. maddesi kapsamında davacı lehine verilen manevi tazminat miktarı, manevi tazminat müessesinin amacına ve hakkaniyete uygundur. Bu nedenle davalı vekilinin bu yöndeki istinaf itirazı da yerinde değildir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı ... San. Tic. Ltd. Şti. vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine, 2-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 4.291,04 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 1.072,76 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.218,28 TL karar ve ilam harcının davalı ... San. Tic. Ltd. Şti. Vekilinin tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davalı ... San. Tic. Ltd. Şti. vekilinin istinaf başvurusu nedeniyle sarf ettiği yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf yargılama giderleri için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.31/01/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:50:20