SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/1128

Karar No

2024/1105

Karar Tarihi

10 Eylül 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

40. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

DOSYA NO: 2021/1128

KARAR NO: 2024/1105

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

TARİHİ: 17/12/2020

NUMARASI: 2015/291 (E) - 2020/788 (K)

İstanbul 6'ncı Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/291 (E) sayılı davasında;

DAVANIN KONUSU: Maddi ve Manevi Tazminat

Birleşen İstanbul 3'üncü Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/480 (E) sayılı davasında;

DAVANIN KONUSU: Maddi ve Manevi Tazminat

KARAR TARİHİ: 10/9/2024

Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince, İstanbul 6'ncı Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/291 (E) sayılı davasında, davacı ...'ın maddi ve manevi tazminat davasının reddine; birleşen İstanbul 3'üncü Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/480 (E) sayılı davasında davacı ...'ın maddi tazminat davasının reddine karar verilmiştir.Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin karara esas aldığı raporun alanında uzman üniversite eğitim görevlileri tarafından düzenlenmediğini, dosya kapsamında belirtmiş oldukları ve söz konusu rapora itirazlarını içeren 11/11/2020 tarihli dilekçede de vurguladıkları gibi, şerit değiştirme esnasında gerçekleşen kazanın müvekkili tarafından değil, davalı sürücü ... tarafından gerçekleştirildiğini, üstelik adı geçen davalının trafiği aksatacak ve tehlikeye sokacak biçimde yaptığı sabit olan şerit değiştirme hamlesini emniyet şeridine doğru gerçekleştirdiğini, davaya konu kazaya neden olan eylemin davalı sürücü ... tarafından gerçekleştirildiğinin kuşkuya yer bırakmayacak kadar açık olduğunu; bilirkişi raporlarında, yalnızca müvekkilinin, davalı sürücünün kullandığı aracın tümüyle arkasında olduğundan yola çıkılarak böyle bir sonuca ulaşılıp hiçbir somut veri olmadan müvekkilinin yeterli mesafeden takip edilmediğine kanaat getirilen bu durumun hayatın olağan akışına aykırı olduğunu; davaya konu kazada müvekkilinin kullandığı aracın motosiklet olduğu gerçeği unutularak, otomobilin normal boyutu ile seyredebileceği alan esas alınarak takip mesafesinin yetersiz olduğu sonucuna ulaşıldığı; davalı dorse sürücüsünün yöntemine uygun olarak sinyal verip vermediği hususunun da araştırılmadığını, kendi içinde tutarsız raporun ilk derece mahkemesi tarafından hükme esas alındığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355'inci maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin konularla sınırlı biçimde yapılan incelemede: Davalı ...'ın İstanbul 6'ncı Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/291 (E) sayılı davası ile birleşen İstanbul 3'üncü Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/480 (E) sayılı davası açıldıktan sonra 26/12/2017 günü öldüğü anlaşılmış ise de, sunulan Uşak ... Noterliğinde düzenlenen 11/1/2018 gün ve ... yevmiye numaralı mirasçılık belgesi içeriğine göre adı geçen davalı mirasçısı olduğu anlaşılan davalı ... vekili Av. ... tarafından 31/1/2018 günü sunulan dilekçe ekinde yer alan Uşak 1'inci Sulh Hukuk Mahkemesinin 24/1/2018 günü kesinleşen 12/1/2018 gün ve 2018/111 (E) - 2018/76 (K) sayılı kararıyla ölen davalı ... mirasçıları ..., ... ve ...'ın 4721 sayılı Türk Medeni Kanunun 609'uncu maddesi uyarınca adı geçen davalının mirasını reddettikleri, mirası reddetmeyen ...'ın ise vekilinin 31/1/2018 tarihli dilekçesiyle davaya dahil olduğunun anlaşılması karşısında, gerek asıl, gerekse birleşen dava yönünden taraf teşkilinin sağlandığı anlaşılmıştır. Davaya konu trafik kazası nedeniyle kolluk tarafından düzenlenen "Ölümlü/Yaralanmalı Trafik Kazası Tespit Tutanağı" içeriğinde davacı sürücü ...'ın yönetimindeki ... plakalı motosiklet ile seyir halinde iken, trafiğin yavaşlaması sonucu emniyet şeridine girdiği anda motosikletin ön kısımlarıyla emniyet şeridinde, davalı sürücü ...'ın yönetimindeki ... plakalı çekiciye takılı ... yarı römorkun sol arka köşe kısmına çarpması sonucu kazanın meydana geldiği belirtilmiş; davaya konu olay nedeniyle adları geçen davacı ve davalı sürücülerin beyanları da değerlendirilerek Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen raporda ise, yönetimindeki motosiklet ile seyri sırasında yola gereken dikkati vermeyen, emniyet şeridini kullanmak suretiyle olay yerine yaklaştığında önünde aynı istikamette ilerleyen çekici ile arasında gerekli ve yeterli takip mesafesini korumayan, çekiciye bağlı dorseye karşı zamanında gerekli fren-direksiyon tedbirine başvurmayıp tedbirsizce çarpan davacı sürücü ...'ın asli kusurlu olduğu; yönetimindeki çekici ve buna bağlı yarı römork ile ileride dönüş yapacağını belirttiği sapağa yaklaştığında, emniyet şeridine girmek suretiyle seyrini devam ettirdiği esnada aracına gerisinden tedbirsizce yaklaşan motosiklet çarpan davalı sürücü ...'ın ise kusursuz olduğu belirtilmiş; ATK Trafik İhtisas Dairesinin 11/7/2019 gün ve 6041 sayılı raporunda da yönetimindeki motosikletle olay mahallinde seyir halinde iken, yola gereken dikkatini vermeyen, görüş alanını kontrol altında bulundurması, önünde seyretmekte olan araçlar ile kendi idaresindeki araç arasında güvenli takip mesafesini koruması gerekirken bu konulara uymayıp kontrolsüz ve tedbirsiz biçimde emniyet şeridine girerek diğer sürücünün yönetimindeki araca kontrolsüzce çarpan davacı sürücü ...'ın asli kusurlu olduğu; davaya konu kazanın meydana geldiği yerin koşulları ve olayın oluş biçimi itibarıyla davalı sürücü ...'ın ise kusursuz olduğu belirtilmiştir. Hükme esas alınan Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyetinden oluşturulan bilirkişiler kurulu tarafından düzenlenen raporda ise olayın meydana geldiği yer, davalı ve davacı sürücülerin beyanları, Bakırköy 43'üncü Asliye Ceza Mahkemesinde görülen davaya sunulan 7/3/2017 tarihli bilirkişi raporu, ATK Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen raporlar ile davacı ve davalı sürücünün beyanları irdelenerek düzenlenen raporda ise seyri sırasında gereken dikkat ve özeni göstermesi, önündeki aracı gerekli ve yeterli mesafeden takip etmesi durumunda önündeki aracın durması veya şerit değiştirmesi fark etmeksizin gerekli fren veya direksiyon manevrasını yaparak kazanın oluşumuna engel olabileceği kanısına varılan davacı motosiklet sürücüsü ...'ın 1'inci derecede kusurlu olduğu; rapora eklenen hava fotoğraflarına göre davaya konu kazanın meydana gelmesindeki asıl etkenin önündeki aracın manevrası olmayıp arkadan gelen aracın gerekli dikkat ve özeni göstermeden yeterli takip mesafesi olmaksızın seyri sonucu önünde giden araca çarpması olduğu, buna göre davacı sürücü ...'ın kazanın oluşumunda %100 oranında kusurlu olduğu, davalı sürücü ...'ın ise kusursuz olduğu belirtilmiş; böylece davacı sürücü ...'ın yönetimindeki ... plakalı motosiklet ile davalı sürücü ...'ın yönetimindeki ... plakalı çekici ve bu çekiciye bağlı ... plakalı dorsenin kaza sırasındaki konumları ve adları geçen sürücülerin davranışları irdelenerek, olayın meydana gelmesine neden olan kusur oranlarının yasal dayanaklarıyla birlikte, eylemler ile sonuç arasında bulunan nedensellik bağını ortaya koyacak biçimde, dosya kapsamından anlaşılan oluşa, bilimsel ölçütlere, usul ve kanuna uygun olarak saptandığının anlaşılması karşısında, HMK'nin 279'uncu maddesine uygun düzenlenen ve dosya kapsamına uygun somut olgu ve ölçütlere dayanan, yeterli gerekçeyi de taşıyan bilirkişiler kurulu raporunun hükme esas alınmasında hukuka aykırılık bulunmadığı kabul edilmiş; bu itibarla davanın reddine karar verilmesinin yerinde olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı ilk derece mahkemesinin asıl ve birleşen davada verilen hükmüne yönelik istinaf başvurusunun, HMK'nin 353/1-b/1'inci maddesi uyarınca esastan reddine, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin yatırılan 59,30 TL istinaf karar ve ilam harcı mahsup edilerek, bakiye 368,3‬0 TL istinaf karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, 3-Davacının istinaf kanun yolu başvurusu nedeniyle harcadığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından, vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf kanun yolu incelemesi için yatırılan gider avansından artan tutarın, HMK'nin 333'üncü maddesinin, 1'inci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesince kendiliğinden yatıran tarafa geri verilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nin 361'inci maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren başlayan iki haftalık süre içerisinde, Dairemize ya da bulunulan yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilecek dilekçeyle Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 10/9/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınkarargereğiistanbulManeviTazminatkonusudüşünüldüMaddimahkemesive

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:32

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim