Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
bam
2023/1054
2024/1057
30 Temmuz 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
40. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
DOSYA NO: 2023/1054
KARAR NO: 2024/1057
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 13/01/2023
NUMARASI: 2020/628 Esas - 2023/41 Karar
DAVANIN KONUSU: Tazminat
KARAR TARİHİ: 30/07/2024
Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 12/01/2020 tarihinde, davalılardan ... adına kayıtlı, davalı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile trafiğe kapalı alan üzerinde ...’ya çarparak ağır yaralanmasına ve uzun bir tedavi sürecinden sonra tüm müdahalelere ragmen iyileşemeyip 25/02/2020 tarihinde ölmesine neden olduğundan bahisle, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, anne ... için şimdilik 500 TL, baba ... için 400 TL maddi tazminatın, işletenler ve sürücü yönünden olay tarihinden, ... Sigorta A.Ş yönünden temerrüt tarihinden işletilecek faizi, yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte ortaklaşa ve zincirleme tahsiline; tüm davacılar için fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere şimdilik toplam 150.000 TL manevi tazminat ile cenaze defin giderleri için 50 TL ve ölüm öncesi tedavi giderleri için 50 TL'nin olay tarihinden işletilecek faizi, yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte ortaklaşa ve zincirleme araç işletenden ve sürücüden tahsiline, araç sürücüsü ve işleten adına kayıtlı menkul ve gayrimenkul kayıtları üzerine ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacılar vekili 17/06/2022 tarihli ıslah dilekçesiyle; davacı anne ... için 147.514,35 TL, davacı baba ... için 83.913,40 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile cenaze ve defin gideri olarak 5.886 TL'ye hükmedilmesini istemiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... ile davalı ..., davaya süresi içerisinde cevap vermemişlerdir. İlk derece mahkemesince; "Davacıların maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile kısmen reddine, 147.514,35 TL maddi tazminatının davalı ... yönünden dava tarihinden, davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihi olan 12/01/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'ye verilmesine,83.913,40 TL maddi tazminatının davalı ... yönünden dava tarihinden, davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihi olan 12/01/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'ye verilmesine, 5.886 TL cenaze defin masraflarının, davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihi olan 12/01/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, Ölüm öncesi tedavi giderlerine yönelik istemin reddine, Davacıların manevi tazminat davasının kabulü ile 75.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 12/01/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ile ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'ya verilmesine, 75.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 12/01/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ile ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'ya verilmesine" karar verilmiş, karara karşı davalılar vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davalı ... AŞ vekili; davaya konu kazanın meydana geldiği yerin 2918 sayılı kanun kapsamında karayolu niteliğinde olmadığını, meydana gelen zararların da trafik sigorta poliçesi kapsamında yer almadığını, kazanın trafiğe kapalı olan boş bir arazide meydana geldiğini, sigorta şirketinin sigortalısının kusuru oranında tazminat ödemesi yapmakla yükümlü olduğu gözönüne alınarak öncelikle davacı tarafından müvekkili şirket sigortalısı araç sürücüsünün kusuru bulunduğunun ispat edilmesi gerektiğini, cenaze ve defin giderleri ilişkin herhangi bir bilgi, belge, ayrıntı ya da dekont sunulmadığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.Davalılar ... ve ... vekili; Yerel mahkemenin kararının hatalı ve eksik incelemeyle verildiğini, kararda manevi tazminat olarak her bir davacı için ayrı ayrı hükmedilen 75.000 TL manevi tazminatın fahiş olduğunu beyanla kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Yargıtayın yerleşik kararlarında da sıkça ifade edildiği üzere; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu (KTK)’nun 2. maddesinde; bu Kanunun, karayollarında uygulanacağı belirtildikten sonra, bu kural biraz daha genişletilerek aynı maddenin (a) ve (b) fıkralarındaki durumlarda da uygulanabileceği öngörülmüş; karayolu tanımına girmediği halde genel trafiğin kullanımına açık olan yerler “karayolu gibi” kabul edilmiştir. Bu bağlamda, karayolu dışındaki alanlardan kamuya açık olanlar ile park, bahçe, park yeri, garaj, yolcu ve eşya terminali, servis ve akaryakıt istasyonlarında karayolu taşıt trafiği için faydalanılan yerler ile, erişme kontrollü karayolunda ve para ödenerek yararlanılan karayollarının kamuya açık kesimlerinde ve belirli bir karayolunun bağlantısını sağlayan deniz, göl ve akarsular üzerinde kamu hizmeti gören araçların, karayolu araçlarına ayrılan kısımlarında da, bu Kanun hükümlerinin uygulanacağı; bu haliyle, toplu trafiğin bulunduğu yerler ile karayoluyla bağlantısı olan yerlerin de bu kapsama alındığı belirtilmiştir.Anılan yasal düzenlemeler gereğince kamunun yararlandığı tüm yollar karayolu tanımı içindedir. Bu açıdan karayolunda taşıt trafiğine kamu yönetimince izin verilip verilmemesi önemli olmayıp fiilen bu amaçla kullanılması yeterlidir. Yine karayolu zemininin asfalt, beton, taş veya toprak olması arasında herhangi bir fark bulunmamaktadır. Bu açıdan köy, orman, dağ, tarla ve yayla yolları da karayoludur.Somut olay yukarıdaki ilkeler ışığında ele alındığında; ceza mahkemesindeki yargılamada alınan bilirkişi raporundaki tespitlere göre davalı ... şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olan aracın kazaya sebebiyet verdiği yerin, yapımı devam eden araç trafiğine kapalı alanda, olay tarihinde ham malzemesi serili, stabilize yol olduğu, yolun asfalt malzemesinin serilmiş olduğu, bordürlerinin yapılmış olduğu, halen araç trafiğine kapalı olduğu, araçların yapım aşamasındaki yola girmemeleri için beton bloklarla girişlerinin kapatıldığı ve yolun boş olması sebebiyle civarda oturan çocuklar tarafından yoğun olarak oyun alanı olarak kullanıldığı anlaşılmaktadır. Yukarıda da açıklandığı üzere; Karayolları Trafik Kanunu’nun uygulanması için kazanın mutlaka karayolunda meydana gelmesi gerekmeyip karayolu ile bağlantısı olan, karayolu sayılan bir alanda meydana gelmesi halinde de karayolunda meydana gelmiş gibi kabul edilmektedir. Bu durumda kaza yerinin karayolu sayılan yerlerden olmadığını kabul etme olanağı bulunmayıp davalı ... vekilinin bu yöndeki itirazı kabul edilmemiştir. Diğer yandan, ceza mahkemesinde alınan bilirkişi raporunun da olayın oluşuna uygun olduğu, sürücü belgesi bulunmayan davalı sürücünün araç kullanmayı öğreten davalı babası (işleten) ile seyir halinde iken alanda oyun oynayan davacılar desteği çocuğa çarptığı, ceza dosyası içeriğindeki beyanlardan, henüz araç kullanmayı öğrenmeyen davalının heyecana kapılarak frene basamadığı, çarpma sonrasında, yanında oturan davalı babasının el frenini çekmesiyle aracın durduğu, yine aracın eğitim aracı niteliklerinin de bulunmadığı, dolayısıyla desteğin olayda kusursuz olduğuna, davalıların asli ve tali kusurlu olduklarına ilişkin tespitin isabetli olduğu ve kusura ilişkin itirazın yerinde olmadığı kabul edilmiştir. Ayrıca, Mahkemece hükmedilen cenaze ve defin giderinin günün ekonomik koşullarına göre hakkaniyete uygun olduğu, belediyelerce karşılanan cenaze giderleri dışında kalan olağan masrafların bilirkişi tarafından isabetli bir şekilde ele alınıp hesaplandığı ve bu itibarla, bu giderlerle ilgili fatura veya belge sunulmaması nedeniyle ispat edilmediği şeklindeki itirazın isabetsiz olduğu değerlendirilmiştir. Davalılar ... ve ... vekilinin manevi tazminata ilişkin itirazlarına gelince; TBK'nin 56/1.maddesinde Hâkimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebileceği hüküm altına alınmıştır.Aynı kanunun 51.maddesi gereğince Hakim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.Somut olayda; tarafların dosya içeriğinden anlaşılan sosyal ve ekonomik durumlarına, kazanın oluş şekline, davacılar desteğinin kazanın oluşumunda kusurunun bulunmamasına, paranın alım gücüne ve olayın meydana geldiği tarihe göre davacılar lehine hükmolunan tazminatın manevi tazminat müessesesinin amacına ve hakkaniyet ilkesine uygun olduğu kanısına varılmış, bu yöndeki istinaf itirazının reddine karar verilmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalılar vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine, 2-Harçlar Kanununa göre maddi tazminat hükümleri bakımından alınması gereken 16.210,90 TL karar ve ilam harcından, davalılardan peşin alınan (Davalılar ... ve ... tarafından yatırılan toplam peşin harcın maddi tazminat hükümlerine isabet eden 8.105,44 TL ile davalı ... tarafından maddi tazminat hükümleri için yatırılan 6.614,35 TL olmak üzere) 14.719,79 TL'nin mahsubu ile kalan 1.491,11 TL karar ve ilam harcının davalılardan müteselsilen tahsili ile Hazineye gelir kaydına,3-Harçlar Kanununa göre manevi tazminat hükümleri bakımından alınması gereken 10.246,50 TL karar ve ilam harcından, davalılar ... ve ...'dan peşin alınan (Bu davalılar tarafından yatırılan peşin harcın manevi tazminat hükümlerine isabet eden) 5.123,26 TL'nin mahsubu ile kalan 5.123,24 TL karar ve ilam harcının davalılar ... ve ...'dan müteselsilen tahsili ile Hazineye gelir kaydına,4-Davalıların istinaf başvurusu nedeniyle sarf ettikleri yargılama giderinin üzerlerinde bırakılmasına,5-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 6-İstinaf yargılama giderleri için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.30/07/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:35:52