Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
bam
2021/1209
2024/1007
27 Haziran 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
40. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
DOSYA NO: 2021/1209
KARAR NO: 2024/1007
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 06/04/2021
NUMARASI: 2020/16 (E) - 2021/424 (K)
DAVANIN KONUSU: Maddi Tazminat
KARAR TARİHİ: 27/06/2024
Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... AŞ'ye Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesiyle sigortalı, dava dışı ... Ltd. Şti adına kayıtlı, dava dışı ...in sevk ve idaresindeki ... plakalı araçla seyir halinde iken müvekkilinin sevk ve idaresindeki ... plakalı araca çarparak maddi hasarlı kazaya sebebiyet verdiğini, kaza sonucunda müvekkilinin aracının sol ön far altı kısmında hasar meydana geldiğini, davalı ... şirketi ile yapılan zorunlu arabuluculuk görüşmesinde anlaşmaya varılamadığını belirterek, müvekkilinin zararı olan 6.886,52 Euronun davalı ... şirketinden tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini savunmuştur. İlk derece mahkemesince; davanın kabulü ile poliçe teminat sınırlarını (36.000 +50.000=86.000 TL) aşmamak üzere 6.086,52 Euro hasar, 800 Euro değer kaybı olmak üzere toplam 6.886,52 Euro'nun 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ekspertiz ücretinin yargılama giderlerinde değerlendirilmesine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkemece davanın kabulüne, ekspertiz ücretinin de yargılama giderlerinde değerlendirilmesine karar verilmişse de hüküm kısmında ekspertiz ücreti yönünden net bir şekilde alacağın belirtilmemiş olmasının hükmün icrasında tereddüte ve karışıklığa neden olduğunu, mahkemece tavzih talepleri yönünden herhangi bir gerekçe gösterilmeden yalnızca tavzih ile giderilmesi mümkün olmadığı denilmekle tavzih taleplerinin reddine karar verildiğini, "973,90 Euro ekspertiz ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine" şeklinde hüküm kurulması gerektiğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; poliçe özel şartları gereğince müvekkili şirket İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortası (İMMS) yönünden sorumlu olmamasına rağmen eksik inceleme ile davanın kabulü yönünde karar verilmiş olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporu denetime elverişli olmayıp mahkemece hükmedilen maddi hasara ilişkin tazminat bedelinin fahiş olduğunu, kazaya karışan araçların kusur oranlarının Adli Tıp Kurumu (ATK) tarafından tespit edilmesi gerektiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda varsayımlara dayalı kusur tespiti yapılmış olup bu raporun kabul edilemeyeceğini, dava öncesi alınan ekspertiz raporunun tekrarı niteliğinde olduğunu, dava konusu kazanın trafik sigortası yeni genel şartları kapsamında olup değer kaybının yeni trafik sigortası genel şartları ekinde bulunan değer kaybı hesaplama formülüne göre belirlenmesi gerektiğini, bu şekilde hesaplama yapılmayan ve değer kaybı miktarının fahiş olduğu bilirkişi raporunun kabul edilemeyeceğini, söz konusu dolaylı zarara ilişkin müvekkil şirketin herhangi bir tazmin yükümlülüğü bulunmadığını, davacı tarafça müracaat şartının usulüne uygun olarak yerine getirilmediğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun (KTK) 91/1. maddesinde,“İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.”; 85/1 maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”; 85/son maddesinde ise, “İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de, “Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder.” şeklinde ifade edilmiştir. Motorlu Kara Taşıt Araçları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının 1. maddesine göre ise, sigortacı, zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçe limitinin dışında (üstünde) kalan miktardan başlayıp, ihtiyari mali sorumluluk sigortası teminat limitine kadar sorumludur. Bahse konu düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere, yasa koyucu trafik sigortacısı ve ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı bakımından müştereken ve müteselsilen bir sorumluluk öngörmemiş, sıralı bir sorumluluk düzenlemiştir. Davalı ... AŞ, kazaya neden olan aracın hem zorunlu trafik sigortacısı (ZMSS) hem de İhtiyari Mali Sorumluluk (İMSS) sigortacısı olup olay tarihi itibariyle davalının, ZMSS limitini aşan kısımdan (ve temin ettiği İMSS poliçe limiti dahilinde sınırlı olarak) sorumlu olacağı açıktır. Davalı, davacı ile aralarında düzenlenen poliçede "Sigortalının münferiden düzenlenmiş Kara Taşıtları Kasko Sigortası veya Motorlu Kara Taşıtları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası bulunmaması veya varsa bu poliçelerden Motorlu Kara Taşıtları İhtiyari Mali Mesuliyet teminat limitinin 50.000.-TL altında olması halinde, işbu poliçe Trafik Sigortası teminat limitlerine ilaveten (maddi, bedeni ayrımı yapılmaksızın) kombine 50.000.-TL Motorlu Kara Taşıtları İhtiyari Mali Mesuliyet limiti üzerinde geçerli olacaktır." şeklinde muafiyet şartı olduğunu ileri sürmüştür. Poliçede yer alan bu hükmün haksız şart olup olmadığının irdelenmesi gerekmektedir. Tüketici Sözleşmelerindeki Haksız Şartlar Hakkında Yönetmelik'in 4/1-c maddesi, 5. maddesi, 6. maddesi ve 7. maddesi doğrultusunda, davalı tarafça düzenlenen poliçedeki muafiyet şartının açık ve anlaşılır bir dille yazılmadığı, tüketiciyi yanıltıcı mahiyette olduğu bu anlamda tüketici aleyhine haksız şart niteliğinde olduğu sabittir. Zira Zorunlu Mesuliyet Sigortacısı tarafından karşılanacak bir zarar için ayrıca ihtiyari mali mesuliyet sigortası düzenleneceği düşünülemez. İhtiyari mali mesuliyet sigortasının Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortasını aşan kısım için düzenleneceği ortadadır. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, ilk derece mahkemesince alınan kazanın oluş şekline, dosya kapsamına uygun, denetime açık, ayrıntılı ve gerekçeli bilirkişi raporunun kusur oranı, hasar miktarı ve değer kaybı tespiti yönünden hükme esas alınmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmamasına, dava açılmadan önce davalıya başvuruda bulunulmak suretiyle davanın temerrüde düşürülmüş olmasına,davacıya ait aracın yabancı plakalı olmasına, davacının yaşadığı yabancı ülke koşullarına göre oluşan zararının davalı taraftan talep edebilmesine, ekspertiz ücretinin yargılama gideri olarak kabulünde hukuka aykırılık bulunmamasına göre davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin HMK'nin 353/1-b/1 madde hükmü gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir. Ancak; davacı tarafından Almanya'da yaptırılan ekspertiz incelemesi için 973,90 Euro harcama yapıldığı sabit olmakla; yargılama gideri niteliğinde olan bu harcamanın davanın kabul ve ret oranı gözetilerek davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekmekte olup mahkemece hükmün 2 numaralı bendinde ekspertiz ücretinin yargılama giderlerinde değerlendirilmesine karar verilmiş ancak hükümde davalıya yüklenecek miktar açıkça belirtilmemiştir. Bu yanılgının giderilmesi için 973,90 Euro ekspertiz ücreti yönünden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: I-Davalı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı ilk derece mahkemesinin hükmüne yönelik istinaf başvurusunun, HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine, II-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, yukarıda esas ve karar numarası belirtilen ilk derece mahkemesinin kararının, HMK'nin 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına, Buna göre: 1-Davanın kabulü ile; Poliçe teminat sınırlarını (36.000,00+50.000,00=86.000,00 TL) aşmamak üzere 6.086,52 Euro hasar, 800,00 Euro değer kaybı olmak üzere toplam 6.886,52 Euro'nun 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Ekspertiz ücreti olan 973,90 Euro'nun yargılama giderinden sayılarak davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 3.098,22 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 770,31 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.327,91 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından sarf edilen 54,40 TL başvurma harcı, 770,31 TL peşin harç, 7,80 TL vekâlet harcı olmak üzere toplam 832,51 TL ile tebligat, müzekkere, bilirkişi ücreti 1.683,50 TL olmak üzere toplam 2.516,01 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 6.696,19 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6-Davadan önce arabuluculuğa başvurulduğu, sonuç alınamadığı nazara alınarak, her ne kadar arabuluculuk ücretinin davalıdan alınıp Hazineye gelir kaydına karar verilmesi gerekiyorsa da, sisteme arabuluculuk ücreti dekontu taratılmadığından; arabuluculuk ücretinin Hazine tarafından davaya da takibe konmakla muhtariyetine; davalıdan bu yoldan tahsil edilmesine, 7-Karar kesinleştiğinde ve istek halinde kullanılmayan gider avansının ilgilisine iadesine,III-İstinaf incelemesi bakımından ; 1-Davacı tarafından peşin yatırılan istinaf karar ve ilam harcının, talep halinde ilk derece mahkemesi tarafından geri verilmesine,2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 3.098,22 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin yatırılan 774,56 TL karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 2.323,66 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,3-İstinaf aşamasında davacı tarafından sarf edilen 22 TL posta ve tebligat gideri ile 162,10 TL istinaf başvuru harcının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Davalının istinaf kanun yolu başvurusu nedeniyle harcadığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 5-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından, vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 6-İstinaf kanun yolu incelemesi için yatırılan gider avansından artan tutarın, HMK'nin 333. maddesinin, 1. fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesince, kendiliğinden yatıran tarafa geri verilmesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 27/06/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:25